Klinik Psikolog Yeşim YAVUZ UYSAL

Klinik Psikolog Yeşim YAVUZ UYSAL Klinik Psikolog Yeşim YAVUZ UYSAL

Peter Pan ile yaşamak zor da Wendy ile yaşamak kolay mı?Wendy olmayı bırakmayı dileyenlere de sevgilerle ✨💬 Sormak ve öğ...
14/07/2026

Peter Pan ile yaşamak zor da Wendy ile yaşamak kolay mı?
Wendy olmayı bırakmayı dileyenlere de sevgilerle ✨

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Peter Pan’ın Düşler Ülkesi’ni hatırlıyor musunuz?Hani şu hiç bitmeyen çocukluk…Peki bir Peter Pan nasıl bir abi / abla o...
13/07/2026

Peter Pan’ın Düşler Ülkesi’ni hatırlıyor musunuz?
Hani şu hiç bitmeyen çocukluk…
Peki bir Peter Pan nasıl bir abi / abla olurdu?
Hatta nasıl anne / baba olurlar?
Büyümeyen ebeveynlerle büyüyen çocuklar erken yaşta yetişkin olmak zorunda kalır.
Bir sonraki gönderide Peter Pan’ın dostu Wendy ile devam edeceğiz.

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Günlerdir paylaştığım sınır koyma becerileri serisinin arkasındaki yüz olarak bugün sizi kliniğimden selamlamak istedim ...
07/07/2026

Günlerdir paylaştığım sınır koyma becerileri serisinin arkasındaki yüz olarak bugün sizi kliniğimden selamlamak istedim 🖖🏼
🌟 Evdeki güç savaşlarından tükenmiş ebeveynlerde gördüğüm en net gerçek şu: Çocuklar dünyayı tek başlarına yönetemeyeceklerini bilirler. Kuralsız bir evde patron gibi görünseler de, içten içe sırtlarını yaslayabilecekleri fırtına koptuğunda onları sakinleştirebilecek net ve şefkatli bir lider ararlar.
🌟 Çözüm kontrolü tamamen çocuğa bırakıp ebeveynlik koltuğunu boşaltmak ya da onu kurallarla ezmek değil. Çözüm kuralı sizin koyduğunuz, seçimi ise ona bıraktığınız güvenli bir alan yaratmaktır.
Siz koltuğunuzu şefkatle ve kararlılıkla doldurduğunuzda çocuğunuz da o ağır liderlik yükünü size devredip çocuk olmanın hafifliğiyle rahatlayacaktır.
🌟 Paylaştığım bu serinin evinizdeki dinamiklere küçük de olsa bir ayna tutabilmiş olmasını umuyorum. Süreçte zorlandığınız anlarda bir uzman desteği alarak bu sınırları şefkatle yeniden inşa edebileceğinizi unutmayın. ✨

Sınırlar konusunda en rahat uygulayabilen tekniklerden birisi seçenek sunma 💫💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yoruml...
05/07/2026

Sınırlar konusunda en rahat uygulayabilen tekniklerden birisi seçenek sunma 💫

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Sınırları yeniden inşaa ederken güç savaşlarını bitirme rehberi 📯💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirte...
04/07/2026

Sınırları yeniden inşaa ederken güç savaşlarını bitirme rehberi 📯

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Çocukken günler sanki hiç bitmek bilmezdi, hatırlarsınız. Bunun sebebi o yaşlarda dünyanın her köşesinin, her sesinin ve...
02/07/2026

Çocukken günler sanki hiç bitmek bilmezdi, hatırlarsınız. Bunun sebebi o yaşlarda dünyanın her köşesinin, her sesinin ve her kokusunun bizim için tamamen yeni ve büyüleyici birer deneyim olmasıydı. Beynimiz her anı ilk kez işlerken zaman adeta genişler ve yavaşlar. Büyüdükçe hayatımıza sızan rutinler ise bizi otomatik pilota alarak zamanın hızla akıp gitmesine neden olur. İşte yeni yerler görmek bizi tam da o çocukluktaki zamansızlığa ve büyülenme hissine geri götürerek ruhumuzu ve bedenimizi gençleştirir.
Bilinmeyen sokaklarda kaybolmak, farklı bir dili duymak ve yabancı kokuları solumak beyne yoğun bir uyarıcı dalgası gönderir. Bu keşif anı beyinde nöroplastisiteyi (yeni sinirsel bağların oluşumunu) tetikleyerek zihnimizi hücresel düzeyde esnek, meraklı ve genç tutar. Tıpkı çocukluğumuzda olduğu gibi zihin çok fazla yeni veri işlediği için zaman algısı yavaşlar. Böylece sadece birkaç günlük bir seyahat bile sanki haftalarca sürmüş gibi derin bir yenilenme hissi bırakır.
Üstelik bu zihinsel canlanma, bedene de doğrudan bir gençlik aşısı gibi yansır. Rutinden ve günlük koşturmacadan uzaklaşmak, hücresel yaşlanmayı hızlandıran kortizol (stres) hormonunu hızla düşürür; vücut “dinlen ve onar” moduna geçer. Bu esnada farkında olmadan attığımız binlerce adım, kan dolaşımını hızlandırıp hücrelerimizi oksijenle doldurarak içimizdeki enerjiyi ve yaşam canlılığını yeniden uyandırır. Kısacası, dünyayı keşfetmek bizi sadece yeni yerlerle tanıştırmaz; bizi zamanın yavaş aktığı, o her şeye hayranlıkla bakan dinamik ve genç halimizle yeniden buluşturur.

Ebeveynler neden bazen çocuklarına arkadaş gibi olmak istiyorlar?Maceraya gerek yok ebeveynlerin sağlıklı ve tutarlı ebe...
01/07/2026

Ebeveynler neden bazen çocuklarına arkadaş gibi olmak istiyorlar?

Maceraya gerek yok ebeveynlerin sağlıklı ve tutarlı ebeveynlik yapmaları her daim yeterli 🪾

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Çocukların özgür olmasını sağlarken ihtiyaçtan fazla verilen alanın olumsuz sonuçlarından birisi evde artık çocuğun sözü...
30/06/2026

Çocukların özgür olmasını sağlarken ihtiyaçtan fazla verilen alanın olumsuz sonuçlarından birisi evde artık çocuğun sözünün yetişkinden fazla geçerli olmasıdır. Çocuğun otorite olduğu kısımda maalesef ki artık çocuk sağlıklı biçimde özgür de değildir.

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Anne - Baba olunduğunda sadece sevgi, bakım ve güven değil; bazen yaralar, korkular ve bastırılmış duygular da farkında ...
23/10/2025

Anne - Baba olunduğunda sadece sevgi, bakım ve güven değil; bazen yaralar, korkular ve bastırılmış duygular da farkında olmadan çocuğa geçer. Bu biyolojik değil, psikolojik bir kalıtımdır.
Çoğu zaman kader zannedilen şey aslında nesiller boyu tekrarlanan travmatik bir döngüdür.

Psikoloji ve nörobilim alanında son yıllarda yapılan çalışmalar, travmaların yalnızca bireyde kalmadığını, kuşaklar arası aktarım yoluyla çocuklara geçtiğini gösteriyor.

Yani “annem / babam da aynı şeyleri yaşadı” cümlesi, sadece kader benzerliği değil; bazen biyopsikolojik bir yankıdır.

🧑‍🧑‍🧒‍🧒 Nasıl aktarıyoruz?

Travma yalnızca büyük olaylarla oluşmaz; bazen sürekli ihmal edilmek, değersiz hissettirilmek, sevilmenin koşula bağlanması da derin izler bırakır.
Bir anne kendi acısıyla baş edemediğinde, çocuğa doğrudan bir travma yaşatmasa bile, o duygusal iklimi aktarır:
• Sürekli endişeli bir anne, çocuğuna “dünya tehlikelidir” mesajını verir.
• Sürekli susan bir anne, “hislerini söylemek zararlıdır” duygusunu öğretir.
• Sürekli fedakâr bir anne, “kendini ikinci plana koymak erdemdir” inancını yerleştirir.

Bu yüzden çocuklar büyüdüklerinde, kendi hayatlarını yaşarken bile annelerinin duygusal mirasının yankılarını taşır. Aynı cümleleri söyler, aynı sessizlikleri seçer, aynı ilişkileri kurar.

Bir yetişkin olarak neler yapabiliriz?
Bir sonraki gönderide değineceğim…

💬 Sormak ve öğrenmek istediklerinizi yorumlarda belirtebilir veya DM / WhatsApp aracılığıyla iletebilirsiniz.

📞 0 539 592 29 65
📍 Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apartmanı K:2 D:5
Konyaaltı / Antalya

Anne - Baba olunduğunda sadece sevgi, bakım ve güven değil; bazen yaralar, korkular ve bastırılmış duygular da farkında ...
23/10/2025

Anne - Baba olunduğunda sadece sevgi, bakım ve güven değil; bazen yaralar, korkular ve bastırılmış duygular da farkında olmadan çocuğa geçer. Bu biyolojik değil, psikolojik bir kalıtımdır.
Çoğu zaman kader zannedilen şey aslında nesiller boyu tekrarlanan travmatik bir döngüdür.

🔬 Bilim Ne Diyor?

Psikoloji ve nörobilim alanında son yıllarda yapılan çalışmalar, travmaların yalnızca bireyde kalmadığını, kuşaklar arası aktarım yoluyla çocuklara geçtiğini gösteriyor.
• Rachel Yehuda ve ekibi (2018) travma yaşayan ebeveynlerin çocuklarında kortizol düzeyleri ve stres tepkilerinin benzer biçimde değiştiğini buldu. Bu, travmanın yalnızca duygusal değil, biyolojik bir iz de bırakabileceğini kanıtlıyor.
• Danieli (1998) ve Faimberg (2005) gibi psikanalistler, özellikle annelerin yaşadığı bastırılmış travmaların çocuklarda kimlik, özgüven ve ilişkilerde tekrarlanan kalıplar olarak ortaya çıktığını vurguluyor.

“Epigenetik aktarım” olarak bilinen bu süreçte, bireyin yaşadığı yoğun stres ya da travma, gen ifadesini etkileyerek bir sonraki nesilde benzer duygusal tepkilerin ortaya çıkmasına neden olabilir (Kellermann, 2013).

Yani “annem / babam da aynı şeyleri yaşadı” cümlesi, sadece kader benzerliği değil; bazen biyopsikolojik bir yankıdır.

🧑‍🧑‍🧒‍🧒 Nasıl aktarıyoruz?

Travma yalnızca büyük olaylarla oluşmaz; bazen sürekli ihmal edilmek, değersiz hissettirilmek, sevilmenin koşula bağlanması da derin izler bırakır.
Bir anne kendi acısıyla baş edemediğinde, çocuğa doğrudan bir travma yaşatmasa bile, o duygusal iklimi aktarır:
• Sürekli endişeli bir anne, çocuğuna “dünya tehlikelidir” mesajını verir.
• Sürekli susan bir anne, “hislerini söylemek zararlıdır” duygusunu öğretir.
• Sürekli fedakâr bir anne, “kendini ikinci plana koymak erdemdir” inancını yerleştirir.

Bu yüzden çocuklar büyüdüklerinde, kendi hayatlarını yaşarken bile annelerinin duygusal mirasının yankılarını taşır. Aynı cümleleri söyler, aynı sessizlikleri seçer, aynı ilişkileri kurar.

Bir yetişkin olarak neler yapabiliriz?
Bir sonraki gönderide değineceğim…

Address

Arapsuyu Mahallesi 666 Sokak 81. Yıl Apt. Kat 2 Daire 5 Konyaaltı/Antalya
Antalya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Yeşim YAVUZ UYSAL posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share