Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

  • Home
  • Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi (2014)
Pedagog/Psikoterapist Ş. Nur Kurtuluş Kahyalar

10/08/2026

Çocuğumuzu her zorlandığı anda o durumdan çıkarmak, onu korumak gibi görünebilir. Peki her zorluğu ortadan kaldırdığımızda, hangi öğrenme fırsatını da elinden alıyoruz?

Çocukların bazen istemedikleri bir sorumluluğu tamamlamaları, biraz daha çaba göstermeleri, beklemeleri ya da hemen vazgeçmemeleri gerekir. Çünkü sabır, dayanıklılık ve hayal kırıklığıyla baş etme becerisi yalnızca anlatılarak değil, deneyimlenerek gelişir.

Burada amaç, çocuğu kapasitesinin üzerinde zorlamak değildir. Yaşına ve gelişimine uygun güçlüklerle karşılaşmasına izin verirken, ihtiyaç duyduğunda yanında olabilmektir.

Çocuğun her zorlanmasını ortadan kaldırmak yerine, “Bunun zor olduğunu görüyorum ama yapabileceğine inanıyorum.” mesajını verebilmek önemlidir.

Çünkü çocuk, hayatın her zaman kolay olmayacağını değil; zorlandığında da devam edebileceğini öğrenmeye ihtiyaç duyar.

Video Kaynak:

Günlük rutinler birçok aile için günün en zor anlarına dönüşebilir. Diş fırçalama, banyo, oyuncak toplama ya da uyku saa...
07/08/2026

Günlük rutinler birçok aile için günün en zor anlarına dönüşebilir. Diş fırçalama, banyo, oyuncak toplama ya da uyku saati…

Bazen her biri ayrı bir mücadele gibi hissedilebilir.
Çocukların bu anlarda gösterdiği direnç her zaman kurallara karşı çıkmak anlamına gelmez. Bazen oyunu bırakmakta zorlanabilir, biraz daha zamana ihtiyaç duyabilir ya da kontrol duygusunu korumaya çalışıyor olabilir.

Rutinlerin her seferinde sorunsuz ilerlemesi beklenemez; önemli olan, çocuğa bu süreçte nasıl eşlik ettiğimizdir.

Önceden haber vermek, küçük seçimler sunmak ve davranışın altındaki ihtiyacı fark etmek, çatışmaları azaltırken iş birliğini güçlendirebilir.

Sizin evinizde en çok hangi günlük rutin zorlayıcı olabiliyor? 👇

Telefonu elimize birkaç dakikalığına alırız. Sonra bir bakarız ki uzun zamandır ekrandayız; ne aradığımızı ya da neden t...
04/08/2026

Telefonu elimize birkaç dakikalığına alırız. Sonra bir bakarız ki uzun zamandır ekrandayız; ne aradığımızı ya da neden telefonu açtığımızı bile unutmuşuzdur.

Bazen durmadan kaydırmak; sıkıntı, yalnızlık, belirsizlik ya da zihinsel yorgunlukla aramıza kısa bir mesafe koyar. Ekran dikkatimizi başka bir yere taşır, fakat altta kalan duyguyu ortadan kaldırmaz.

Bu noktada yalnızca ekranda geçirilen süreye değil, telefona yönelmeden hemen önce yaşadığımız ana da bakabiliriz.

Can sıkıntısından mı uzaklaşmak istedik, zihnimizi meşgul eden düşünceleri mi susturmaya çalıştık, yoksa kendimizle baş başa kalmak mı zor geldi?

Bu anları kendimizi yargılamadan fark etmek, ekranla kurduğumuz ilişkiyi daha anlaşılır hâle getirebilir.

01/08/2026

Bize nasıl davranıldıysa, bazen fark etmeden başkalarına da öyle davranırız.

Çocuklukta duyguları sık sık küçümsenen ya da dikkate alınmayan biri, yetişkinliğinde bu iletişim biçimini normal kabul edebilir. Karşısındaki insan incindiğini söylediğinde onu anlamaya çalışmak yerine, neden incinmemesi gerektiğini anlatmaya başlayabilir.

Niyetimiz kırmak olmayabilir. Ancak “Şakaydı”, “Çok büyütüyorsun” ya da “Bu kadar hassas olma” demek, yaşanan kırgınlığı ortadan kaldırmaz. Aksine, karşı tarafın duygusuyla yalnız kalmasına neden olabilir.

Sorumluluk almak, bütün suçu üstlenmek ya da kendini değersiz görmek değildir. Davranışımızın karşımızdaki kişide bıraktığı etkiyi fark edebilmek ve ilişkiyi onarmak için bir adım atabilmektir.

Sağlıklı ilişkilerde hata kabul etmek bağı zayıflatmaz. Bazen içten bir özür ve gerçekten dinlemeye hazır olmak, iki insanı yeniden yakınlaştırabilir.

Açıklama "Ben yapacağım." cümlesi, birçok ebeveyn için sabır gerektiren anların başlangıcı olabilir. Oysa bu istek, çoğu...
28/07/2026

Açıklama

"Ben yapacağım." cümlesi, birçok ebeveyn için sabır gerektiren anların başlangıcı olabilir.

Oysa bu istek, çoğu zaman çocuğun kendi becerilerini keşfetme ve bağımsızlaşma çabasının doğal bir parçasıdır.

Bu cümleyle çocuk yalnızca bir işi tek başına yapmak istemez; aynı zamanda "ben de yapabilirim" ve "bana güven" mesajını vermeye çalışır.

Her şeyi kusursuz yapmasını beklemek yerine denemesine fırsat vermek, gerektiğinde yanında durmak ve çabasını fark etmek; çocuğun hem özgüvenini hem de öğrenme isteğini besler.

Bu süreçte ebeveynin sabrı kadar, çocuğun denemelerinin nasıl karşılandığı da gelişimi açısından önemlidir.

Bazen en büyük destek, onun yerine yapmak değil; yapabileceğine inandığınızı hissettirmektir.

Siz çocuğunuzun en çok hangi anlarda "Ben yapacağım." dediğine tanık oluyorsunuz? 👇

Ergen çocuğunuz neden bir gün çok olgun, ertesi gün tamamen farklı davranıyor?Dr. Frances E. Jensen ve Amy Ellis Nutt’un...
25/07/2026

Ergen çocuğunuz neden bir gün çok olgun, ertesi gün tamamen farklı davranıyor?

Dr. Frances E. Jensen ve Amy Ellis Nutt’un ERGEN BEYNİ kitabı, ergenlik döneminde yaşanan davranış değişimlerini yalnızca hormonlarla değil, gelişmekte olan beynin işleyişiyle açıklıyor.

Dürtüsellik, risk alma eğilimi, yoğun duygular ya da ani karar değişiklikleri… Kitap, tüm bu davranışların arkasındaki nörobiyolojik süreçleri anlaşılır bir dille ele alırken ergenleri yargılamak yerine anlamaya davet ediyor.

Bilimsel araştırmalara dayanan bu çalışma, ergenlik dönemindeki davranışları farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek isteyen okurlar için kapsamlı bir kaynak sunuyor.

Sizce ergenlik döneminde en çok anlaşılmayan davranış hangisi?

20/07/2026

Neden bazen istediğimiz şeye ulaştığımız hâlde beklediğimiz tatmini hissedemeyiz?

İnsan zihni, çoğu zaman mutluluğu bir sonraki hedefe bağlama eğilimindedir. İstenen şeye ulaşana kadar bir eksiklik hissi yaşanır; ulaşıldığında ise zamanla o durum sıradanlaşır ve bu kez göz başka bir hedefe çevrilir.

Bu döngü, hayatın hiçbir zaman tatmin edici olmadığı anlamına gelmez. Ancak yaşamımızı yalnızca sahip olacaklarımız üzerine kurduğumuzda, kendimizi sürekli bir sonraki adımı beklerken bulabiliriz.

Buna karşılık anlam duygusu, yakın ilişkiler, üretmek ve kendi değerlerimiz doğrultusunda yaşamak; mutluluğu yalnızca ulaşılacak bir hedef olmaktan çıkarıp yaşanabilen bir deneyime dönüştürebilir.

Belki de mesele, hayatın bize ne verdiğinden çok, onunla nasıl bir ilişki kurduğumuzdur.

nsanlarla iletişim kurmak her zamankinden daha kolay görünse de, gerçekten bağ kurmak aynı ölçüde kolay olmayabiliyor. A...
17/07/2026

nsanlarla iletişim kurmak her zamankinden daha kolay görünse de, gerçekten bağ kurmak aynı ölçüde kolay olmayabiliyor.

Aynı ortamda bulunmak, sık konuşmak ya da sürekli iletişim halinde olmak, her zaman yakınlık hissettiğimiz anlamına gelmeyebilir.

Bağ kurabilmek, yalnızca birlikte zaman geçirmekten değil; anlaşılabildiğimizi, yargılanmadan dinlenebildiğimizi ve kendimiz gibi olabildiğimizi hissedebildiğimiz anlarda gelişir.

Ancak yoğun tempo, sürekli meşguliyet, hayal kırıklıkları ya da incinme korkusu, bu teması kurmayı zorlaştırabilir.
Bazen uzaklaştıran şey yalnızlık değil, kendimizi koruma çabamızdır.

Geçmişte yaşanan deneyimler, yeniden incinme ihtimali ya da anlaşılmama kaygısı, farkında olmadan aramıza mesafe koymamıza neden olabilir.

Bağ kurmak, kusursuz ilişkiler kurmak anlamına gelmez. Kendimizi yavaş yavaş görünür kılabildiğimiz ve karşı tarafı da olduğu gibi karşılayabildiğimiz ilişkilerde güçlenir.

Çünkü gerçek yakınlık, yalnızca aynı ortamı paylaşmakla değil; karşılıklı olarak görüldüğümüzü ve anlaşıldığımızı hissedebildiğimiz anlarda oluşur.

Çocuğun her karşı çıkışı inatlaşmak anlamına gelmez. Özellikle erken çocukluk döneminde “hayır” demek, kendi kararlarını...
14/07/2026

Çocuğun her karşı çıkışı inatlaşmak anlamına gelmez.

Özellikle erken çocukluk döneminde “hayır” demek, kendi kararlarını verebilme ve bağımsızlaşma çabasının doğal bir parçasıdır.

Bu süreçte ebeveynin sakin, tutarlı ve anlayışlı yaklaşımı; çocuğun hem sınırları öğrenmesine hem de kendini güven içinde ifade edebilmesine katkı sağlar.

Davranışın arkasındaki gelişimsel ihtiyacı görmek, güç mücadelesi yerine ilişkiyi güçlendiren bir iletişimi destekleyebilir.

Sizce çocuklar en çok hangi durumlarda karşı çıkma eğilimi gösteriyor?

11/07/2026

Bazen bir insanın en çok ihtiyacı olan şey, kendisini neşelendirecek sözler değil; hissettiği duygunun görülmesidir. 👇

Zor duygularla karşılaştığımızda çoğu zaman onları hemen değiştirmeye çalışırız. "Boşver", "Geçer", "Takma kafana" gibi cümleler iyi niyetle söylense de, kişi bazen tam da o anda anlaşılmadığını hissedebilir.

Oysa bir duyguya alan açmak, onu büyütmek anlamına gelmez. Tam tersine, duygu görüldüğünde ve kabul edildiğinde sinir sistemi yavaş yavaş güvenli olduğunu hissetmeye başlar. Çoğu zaman insanı rahatlatan şey, çözüm bulmak değil; yaşadığı duyguyla yalnız kalmadığını hissetmektir.

Empati her zaman doğru cümleyi kurmak değildir. Bazen sadece yanında kalabilmek, dinlemek ve "Bu yaşadığın gerçekten zor olmalı." diyebilmektir.

Bazen sadece üzüntüyü hissetmeye izin vermek iyileştirir.

Çünkü bazı duygular, bastırıldığında değil; yaşanabildiğinde tamamlanır.

Video Kaynak: Inside Out 2

Address

Çağlayan Mah. , Fener Caddesi No: 44, Ataol Apt. , Kat: 3 Daire: 6, Muratpaşa

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:30
Tuesday 09:00 - 19:30
Wednesday 09:00 - 19:00
Thursday 09:00 - 19:30
Friday 09:00 - 19:30
Saturday 09:00 - 19:30

Telephone

+905422843622

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Antalya Yankı Psikolojik Danışmanlık Merkezi:

Shortcuts

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share