20/04/2025
... Heyecanlı, tutkulu olduğun konuların değersiz olduğunu düşünüyorsan hiçbir şey yapamazsın.
Bu konuları “ben üst insanım, çok değerliyim” diye yapma. Bu konular “ben daha az bir insanım” diye de değil, “benim heyecanlandığıma başkası da heyecanlanır, herkes kadar güzel, herkes kadar iç dünyası zengin bir insanım” deyip kendine dönük özgüven inşasıyla olur.
Sen de toplumun ürünüsün.
Özgüveni yıkık, ne yaptığını bilmeyen, neyin neden değerli olduğu konusunda düşünmemiş, arka planını kurcalamamış birisi, karşı taraf o işin değersiz olduğunu söylediğinde türbülansa girer; kendine, işine inanmadığı için orayı terk eder.
Eleştirmeye, eleştirilmeye karşı dayanıklı değilsen, komplekslerin devreye giriyorsa onu sürdüremez veya başka refleksler geliştirmeye başlarsın. Işler çözülür, sen çökersin.
Kimseyi hakir görmeden, hakaret etmeden, hiçbir şeyi değersizleştirmeden insanlık mücadelesinde hem içinize hem dışınıze doğru pozitif bir şeyin parçası olarak 47-48 yıllık ömrünün sonunda arkana yaslanır, başarının tadını çıkarırsın.
Çevresiyle didişen gelişemez. Hizmet odaklı ol...
------
Bunlar, geçen yıl in ile “Nasıl Olunur?” sohbetini dinlerken aldığım notlardan bir kısım. Bugün karşılaşınca, başka bir konu üzerine söylenmiş şu sözler bugünlere dair farklı açıdan birçok şey düşündürdü... Hepsini yazmam mümkün değilse de,
Temel haklarımız için mücadele ederken hayatta/ayakta kalmak için belki de bütün tuşlara basmayı ve basarken şiddetsiz olabilmeyi,
Değerlerimiz neyse ona paralel davranmayı, elimizden gelenin mümkün olduğunca en iyisini yapmayı, her şeye rağmen devam etme gayretini,
Bazen öfkemizi nereye yönelteceğimizi bilemediğimizde, umutsuzluğa kapıldığımızda; vazgeçmemeyi, bu gayretin, birlikten doğan kuvvetten nasıl da beslendiğini hatırlamayı…
Notlar şimdiki iklimde, bunları düşündürdü...
Buraya kadar okuduysanız bir işaret verin♥️
Görsel: 🙏