02/09/2024
Olduğu gibi dışa vurmaya alışmadığımız, yaşamayı bilmediğimiz duygular yok olmaz, biçim değiştirir derler. Sinirden gülmek ya da ağlamak gibi... ya da değersiz hissettiğinizde öfkeli davranmak gibi. Bu maskeler o kadar gerçekçi ki özdeki duygunun başka olduğu ihtimali aklımıza bile gelmiyor. Kendimizi tanımıyoruz, tanımaya korkuyoruz. Sanki kelimeler can bulup çıkıverse ağzımızdan, üzüntümüz gözyaşlarına dönüşse büyük bir ayıpta bulunmuş gibi korkuyoruz, belki de duygularımızın yargılanması ihtimali zincir gibi takılıyor ayağımıza. Duyguları bir haberci gibi değil, biri düşman gibi görüyoruz ve def etmeye çalışıyoruz. Ama kaçamıyoruz, kaçtıkça kovalanıyoruz. Ya güvenli bir yol olsaydı ifade etmek için? Yine de kaçar mıydık duygulardan?