24/05/2026
Bazen sadece bir buluşma saati veya küçük bir lojistik detay üzerinde uzlaşmak istersiniz. Tıpkı videodaki gibi, basit bir "Cumartesi saat 11’de alabilir miyim?" sorusu, aslında taraflar arasında olması gereken tek iletişimi temsil eder. Ancak bir bakarsınız ki konu, çocukların programından çıkmış; karşı tarafın kendi içsel kaosuna, güvensizliklerine ve üzerinize boca ettiği suçlamalara evrilmiş.
Bu durum, aslında psikolojideki "yansıtma" (projection) mekanizmasının en çarpıcı örneklerinden biridir. Kişi, kendi zihnindeki karanlığı, yetersizlik hissini veya içsel huzursuzluğunu sizin aynanıza fırlatarak bir nebze rahatlamayı umar. Sizi, kendi kurguladığı senaryoda bir "suçlu" pozisyonuna sokup o eski tanıdık suçluluk duygusunu uyandırmak; onun bir savunma mekanizmasıdır.
Asıl mesele şu ki; hayat, kendi senaryolarını yazanlarla, o senaryoda bir figüran olmaya zorlananlar arasında geçer. Sizin o sakinliğinizi koruyup "bu konuşma artık konuyla ilgili değil" diyerek oyunun dışına çıkmanız, karşı tarafın kurduğu o devasa kurguyu bir anda yıkar. Çünkü o an sadece sınırı çekmiyor, aynı zamanda sizi o kaotik enerjiden özgürleştiriyorsunuz.
Unutmayın; bir tartışmayı kazanmaya çalışmak çoğu zaman bir şeyleri ispatlamakla karıştırılır. Oysa gerçek güç, kiminle tartışıp kiminle sadece bir "gözlemci" kalacağınızı seçebilmektir. Birine verebileceğiniz en ağır cevap; artık onun bitmek bilmeyen suçlamalarına ve o toksik oyunlarına malzeme olmayı reddetmektir.
Bazen bir masadan sessizce kalkmak, bir savaş kazanmaktan çok daha derin bir zaferdir.
📞 0533 162 18 86
📍Fenerbahçe / İstanbul
📩 [email protected]
🌐 www.adaletbagduakademi.com