27/08/2026
“Kaygı, küçük şeyin gölgesini kocaman yapar.”
İsveç Atasözü
Kaygının en belirgin özelliklerinden biri, henüz gerçekleşmemiş bir olasılığı zihnimizde olduğundan daha büyük, daha yakın ve daha tehdit edici hâle getirebilmesidir. Bazen küçük bir belirsizlik büyür; zihnimiz ardı ardına ihtimaller üretmeye başlar ve sonunda karşı karşıya olduğumuz gerçek durumla, onun zihnimizde oluşturduğu gölge birbirinden oldukça farklı boyutlara ulaşabilir.
Bu, hissettiğimiz kaygının “yersiz” ya da “önemsiz” olduğu anlamına gelmez. Kaygı, insanın tehlikeyi öngörmesine ve kendisini korumasına yardımcı olan doğal bir duygudur. Ancak yoğunlaştığında dikkatimizi çoğunlukla “Şu anda ne oluyor?” sorusundan uzaklaştırıp “Ya şöyle olursa?” sorusuna yöneltebilir.
Böyle zamanlarda önemli olan kaygıyla mücadele etmekten çok, onun bize gösterdiği tabloya biraz daha yakından bakabilmektir. Gerçekten karşı karşıya olduğumuz şey nedir? Zihnimizin eklediği olasılıklar nelerdir? Kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz alanlar nerede ayrılıyor?
Farkındalık arttıkça gölge ile onu oluşturan şeyi birbirinden ayırmak da mümkün hâle gelebilir. Çünkü bazen bizi en çok zorlayan, yaşanan olayın kendisinden çok ona yüklediğimiz anlam, belirsizlik karşısında ürettiğimiz senaryolar ve henüz gerçekleşmemiş ihtimallerin ağırlığıdır.
Kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil; onu tanıyabilmek, ne zaman büyüdüğünü fark edebilmek ve hayatımızdaki yerini daha gerçekçi bir ölçüye taşıyabilmek önemli bir psikolojik beceridir.
Sizin zihninizde de bazen küçük bir belirsizliğin gölgesinin, gerçeğinden çok daha fazla büyüdüğünü fark ettiğiniz oluyor mu?
Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü Atayay
+90 501 794 91 99 (Whatsapp Hattı)
https://www.instagram.com/psikologiclalgozcu/