08/03/2026
Kadınların yaşadığı birçok psikolojik yük aslında bireysel değil, toplumsal.
Psikolojide çok temel bir gerçek vardır:
İnsan kendini güvende hissetmeden sağlıklı bir şekilde var olamaz.
Ama birçok kadın en güvende hissetmesi gereken yerde, kendi evinde, en yakınındaki erkekler tarafından şiddete uğruyor ya da hayatını kaybediyor.
Böyle bir gerçeklikte korku ile yaşamak, sürekli tetikte olmak, çocuklarımızı endişeyle büyütmek bir “zayıflık” değildir.
Bu, erkek egemen bir sistemin kadınların hayatında yarattığı kolektif bir travmadır.
Feminist terapi bize önemli bir şeyi hatırlatır:
Kadınların yaşadığı birçok psikolojik yara sadece bireyin içinde aranamaz. Çünkü kişisel olan politiktir.
Ve bize sürekli güçlü olmamız söyleniyor.
Ama biz önce güçlü olmak değil, güvende olmak istiyoruz.
Bu korku duvarını yıkmanın en güçlü yolu ise dayanışmadır.
Çünkü kadın dayanışması sadece bir mücadele değildir.
Aynı zamanda kolektif bir iyileşme alanıdır.
Kadın dayanışması iyileştirir.