Psikiyatrist Dr. Hakan Tokur

  • Home
  • Psikiyatrist Dr. Hakan Tokur

Psikiyatrist Dr. Hakan Tokur Dr. Hakan Tokur

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhur...
19/05/2026

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet’in ışığında; umutla, inançla ve kararlılıkla geleceğe yürüyoruz. 🇹🇷

03/05/2026

Kusursuzluk değil, kendimize ait olanı seçebilmek önemlidir. Başkaları için ideal olan, bizim için olmayabilir. Fakat kabul görmek adına içsel olarak iyi hissetmediğimiz ve yerleşemediğimiz kararlar verdiğimizde, bu bir yere kadar sürdürülebilir olabilir. Bir yerden sonra âdeta o deneyime yabancılaşırız çünkü aslında bize ait değildir. İyi gelecek olanı, kabul görmek uğruna dışarıda bırakmışızdır. Yolumuz her zaman istediğimiz yöne çıkmayabilir; fakat yeni yollar inşa edebiliriz. Kendi yolculuğumuza tanıklık ederken, attığımız adımları dışarıdan değil, içeriden anlamlandırdığımızda gerçekten büyür ve gelişiriz. Başkalarının beklentilerine göre değil, içimizden geçenle temas ederek verilen kararlarla ilerlemek kıymetlidir.

02/05/2026

Herkesin zorlayıcı dönemleri ve deneyimleri olur; yaşamın içinde bu da vardır. Bu deneyimin içindeyken ona öyle kapılırız ki, bazen iç içe geçer ve sanki sonsuza dek geçmeyecekmiş gibi hissettirir. Aslında, ona ne kadar alan açar ve taşımaya devam edersek, o da o kadar bizimle kalır. Taşımak ve alan açmak elbette önemlidir; fakat gereğinden fazlası olduğunda, bu deneyim tüm dikkatimizi kaplar. Gözümüzün önünde sadece o olur ve başka hiçbir şeyi göremez hâle geliriz. Olması gereken; bu deneyimle temas kurmak, onu anlamak ve zamanı geldiğinde geride bırakılmasına da izin verebilmektir. Geride bırakamazsak, yeniye de alan açamayız. Her deneyim bizim için kıymetlidir; fakat fazlasıyla taşımak ruhsallıkta yük oluşturur ve bir noktadan sonra taşınamaz hâle gelir. Ruhsallık sadece taşımakla değil, zamanı geldiğinde bırakabilmekle de hafifler.

01/05/2026

Zihnimiz bir sahneye benzer; kimi zaman düşünceler, kimi zaman bedensel duyumlar ya da duygular bu sahnede yer kaplar. Bazı deneyimler o kadar yoğun bir biçimde ön plana çıkar ki, diğer her şey arka plana itilir. Böylece, bulunduğumuz anda var olanla tam bir temas kurma olasılığı kaybolur. Bu tek yönlü dikkat hâli, yaşamı dar bir pencereden izlemeye benzer. O an sahnede olan duygu ya da düşünce, tüm ışığı üzerine çekerken, diğer deneyimler karanlıkta kalır. Bu durum fark edilmeden sürdüğünde, kişi yaşantısının yalnızca o dar alandan ibaret olduğunu düşünebilir. Aslında bu sahnede herkesin rolü dengeli olduğunda ve ışığı tek bir deneyim kaplamadığında kişi sadece tek bir perspektifle değil, çeşitlilikle temas kurarak anda tam bir farkındalıkla var olabilir. Bu denge sayesinde, yaşanan deneyimlerin geçiciliği de daha kolay kabul edilir ve kişi, yaşamın değişken doğasına karşı esnek bir tutum geliştirir.

30/04/2026

Ruminasyon, kişinin zihninde aynı düşünceleri tekrar tekrar döndürmesi, olumsuz yaşantılar üzerinde sürekli düşünmesidir. Bu durum, problemi çözmek yerine kişinin bir döngüye sıkışmaya neden olur. Bir metaforla anlatacak olursak: Ruminasyon, sürekli ve hızlıca dönen bir dönme dolap gibidir. Dönme dolap hızlıca döndükçe çevrede olan biteni görmek, manzaraya odaklanmak ve keyfini çıkarmak zorlaşır. Ruminasyon, insanın düşüncelerinin netleşmesini engeller, ta ki durup derin bir nefes alana kadar. Burada terapi devreye girer. Örneğin, danışan ve terapist birlikte dönme dolaptan inmek, yavaşlamak ve geri adım atmak için çalışabilirler, böylece her iki ayak da sağlam bir şekilde yere basar. Sonuçta, dönme dolabında olduğunda, başka pek bir şey düşünmek zordur, ancak her iki ayak da yere sağlam basarsa, dünyada çok daha fazlasına bakma seçeneği bulunur. Bu şekilde, terapi sayesinde kişinin düşünceleri netleşir ve dünyayı daha geniş bir perspektiften gözlemleme imkânı doğar.

29/04/2026

Bazen bir manzara gözümüzün önündedir; ama onu gerçekten görmekten alıkoyan bir şey vardır. Gözlerimiz açıktır, pencere açıktır; ancak bakmakla görmek arasındaki o ince çizgide bir şey eksiktir. Belki de bu eksiklik dışarıda değil, içeride bir şeye dairdir. Bazen görmeye hazır olmayabiliriz ya da buna dair bir ihtiyacımız olduğunun farkında değilizdir. Bazen de bakarız ama anlamayız; çünkü gözümüzün önünde âdeta bir perde vardır. Öncelikle bu perdenin kalkması gerekir. Eğer ruhsallığımızda buna dair bir alan henüz oluşmadıysa, ihtiyaçlarımızla bağ kuramayız. Bakabilmek ve görebilmek için önce içeriden bir hazırlık yapmak gerekir. İçeride hazır oldukça bakış açımız da değişmeye başlar. İkisi arasında görünmez bir bağ vardır. Bu nedenle, önce içeride bir temel oluşturmaya alan açmak; adım adım ve kendimize yüklenmeden ilerlemek önemlidir. İçeride alan açıldıkça, dışarıdaki ışık da içeriye dolar; bizi besler ve bakış açılarımız bu ritimde dönüşmeye başlar.

28/04/2026

‘Şimdi ne yaparsan yap, beyaz bir ayı düşünme.’ Bu cümleyi okuduktan sonra zihninizde ne beliriyor? Çoğu insanın yanıtı şu olur: ‘Beyaz bir ayı’ çünkü “düşünme” komutu bile zihni o şeye odaklamaya yeter. Zihinde kontrolü ne kadar zorlamaya çalışırsak, kontrolü kaybetme olasılığımız o kadar artar çünkü bastırma işlemi, o düşünceyi “takip” etmeyi gerektirir; yani onun hâlâ zihinde olup olmadığını kontrol ederken bile aslında o düşünceyi çağırmış oluruz. Beyaz Ayı örneği bize düşünceleri bastırmanın ters etki yapabileceğini hatırlatır. Aslında kaçılan durumlara daha da bağlı kalınıyor çünkü zihinde bir şekilde dönmeye devam ediyor. Zihnin doğası düşünce üretmektir. Bazıları hoşumuza gider, bazıları can sıkıcıdır. Ancak onları bastırmaya ya da yok etmeye çalışmak, zihni tüketirken aynı zamanda düşüncelerin daha sık ve daha yoğun bir şekilde ortaya çıkmasına neden olabilir.

27/04/2026

Bazen her şeyin yolunda gittiği dönemler yaşarken, bazen de belirsizlikler karşılaşırız. Bu zamanlarda bu duygu ve deneyimlerden hemen kurtulmak ve uzaklaşmak isteriz. İnsan, tüm bu parçalarla birlikte bir bütündür. Hepsi, deneyimin farklı renkleridir. Birini dışlamak, diğerini yüceltmek yerine, her birine yer açmak; yaşamla daha derin bir bağ kurmayı sağlar. Yaşamın resmi tek renkten oluşmaz ve renkler birleştiğinde tüm hikâyeyi anlatan bir bütün çıkar. Bazen iyileşme, bir şeyleri düzeltmekten değil; oldukları gibi kabul etmekten geçer. 'Her şeyde bir çatlak vardır, ışık oradan içeri sızar' demiş Leonard Cohen. Bazen ışığın içeri girebilmesi için bir çatlağa da ihtiyacımız var.

26/04/2026

Bazen günler, birbirine eklenmiş, bitmek bilmeyen bir koşu gibi geçer. Her an bir şey yetiştirme, bir performans sergileme, bir sonraki adıma hazır olma telaşıyla doludur. Bu koşu içinde kendimize dönmek, ihtiyaçlarımızı duymak neredeyse imkânsızlaşır; sanki durduğumuz an geride kalacakmışız gibi hissederiz. Durmak ve soluklanmak, sanki bir kayıpmış gibi gelir. Aslında bu bir kayıp değil, oldukça önemli bir ihtiyaçtır. Bir metaforla anlatacak olursak: Toprağa sürekli bir şeyler ekmeye çalışırsak, toprak yorulur ve verimsizleşmeye başlar. İnsan da toprak gibidir; sürekli üreten bir hâlde kalamaz. Bazen ruhsallığı da nadasa bırakmak gerekir. Bu nadas, yenilenmenin ve derinleşmenin alanıdır. Durabildiğimizde yalnızca yaşamın bizden istediğine odaklanmayız; bizim gerçekten neye ihtiyaç duyduğumuz da görünür hâle gelir.

25/04/2026

Bazen insan, bugünkü duygularını anlamak için geçmişe bakar; ama orada fazlaca kalırsa, şu anın canlılığıyla ve iyi gelecek olanla bağ kurmakta zorlanabilir. Bir duygu varsa, yaşanması kıymetlidir; ama yaşamımızı onun etrafında inşa etmemeliyiz. Bu temelde inşa edilen yaşamda yeniye alan açmak oldukça zorlaşır ve tutunamayabilir. Geçmişle kurduğumuz bu temas, eğer dikkatle sürdürülmezse, zamanla bizi şimdiyle olan ilişkimizden uzaklaştırabilir. Oysa duygular, yalnızca geçmişin izlerini değil, bugünün ihtiyacını da taşır. Bu yüzden olanı olduğu yerde bırakmak; yaşanmamış olana bakıp onun yasını tutmak kadar, şimdi ne olduğunu duyumsamak da kıymetlidir. Bugün, içimizde başka filizlerin yeşerebileceği bir alan açabilir.

Address

C4MQ+FW Konak, İzmir

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 11:00 - 18:00

Telephone

+905428053535

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikiyatrist Dr. Hakan Tokur posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share