25/11/2025
DİREKSİYONDA KİM VAR?
Bir karar anında zihnimizin içinde aslında birçok “mod” konuşabilir. Yetişkin modumuz, ebeveyn modlarımız, çocuk modlarımız… Hepsi farklı yönlere çeker. Hepsinin sesi, cümlesi, penceresi farklıdır.
• Yetişkin Modu: Durumu gerçekçi, analitik, sakin bir yerden değerlendiren; kar-zarar analizi yapan, etrafa dışarıdan da bakmaya çabalayan, duyguları inkâr etmeden ama onlara teslim olmadan değerlendirip karar vermeye çalışan tarafımız.
• Çocuk Modları: Güvensiz, incinmiş, tedirgin tarafımız. Bazen de öfkeli. Ama neticede küçük bir çocuk gibi kırılgan hissettiğimiz yanımız. Bir kararın altında “ya kaybedersem?”, “ya sevilmezsem?”, “ya rezil olursam?” gibi tedirginlik içeren duygularla beliriveren tarafımız.
•İşlevsiz Ebeveyn Modları: “Karar verirken hata yapmamalısın, güçlü olmalısın, zayıflık gösterme” gibi sert ve eleştirel iç sesler. “Mükemmel olmalısın,en doğru kararı vermelisin, yetmez, yeterli değilsin” diyen bitmeyen bir baskı sesi ile beliriverir.
•Başa Çıkma Modları: Küçük çocuğun yoğun duyguları, ve ebeveyn modlarının şiddetli baskısına karşın “kaçınma, teslim olma, savaşma” gibi baş etme yolları sunar. Aşırı uyum, inkâr, kontrol, dürtüsellik vb. stratejiler…
Tüm bunlara bakarak, bir karar verirken kendimize küçük bir kontrol soruları sorabiliriz: ‘Şu an hangi ses konuşuyor?’‘Ya kaybedersem baş edemem bunla, ya rezil olursam’ gibi korku dolu, çaresiz, incinmiş temelli çocuk yanım mı? ‘Mükemmel olmalısın, hata yapmamalısın’ gibi baskısıyla seslenen ebeveyn modlarım mı? Yoksa duygularımı görmezden gelmeden ama onlara teslim de olmadan, artıları-eksileri gerçekçi tartan, riskleri ve kolaylaştırıcı yolları gören, kendimi ve ilişkilerimi korumaya çabalayan, acele ettirmeden ve yoğun tehdit altında hissetmeden düşünmeye çalışan yetişkin tarafım mı? Bu kararı verirken direksiyonda kim var?