11/08/2022
Merhabalar 🍀
Sosyal kaygı bozukluğunun en önemli sebepleri arasında öncelikle ailelerin yetiştirme biçimi yer alır.
Aşırı koruyucu aileler çocukların gelişimini engellerler. Yargılayıcı olan aileler de aynı belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olur. “Sen karışma, biz senin yerine yaparız, sen küçüksün veya da senin için zor olduğu için biz yapıyoruz.” gibi ifadelerle çocuğun gelişimini engeller. Aşırı yargılayıcı olan aileler ise çocuğun tüm davranışılarının daha iyi olması için eleştirel davranırlar. Bu tür bir tutum dolaylı olarak çocuğun, eleştirilme ihtimaline karşın yapmak istediği eylemi yapmamayı tercih etmesi ile sonuçlanır. Sosyal kaygı bozukluğuyla alakalı akran istismari dediğimiz sosyalleşme ile birlikte okul ortamlarında çocuğun görünüşünün farklı olması veya ifadelerindeki bir durumun arkadaşları tarafından dalga geçilmesi, çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkiler ve bu düşünce şekli ilerleyen kısımlarda da yapılan eylemlerin diğerleri tarafından espri konusu olacağı için yapmamasına neden olur. Sosyal ortamlarda veya akademik çevrelerde başarısızlık sosyal kaygı bozukluğu’nun nedenleri arasında görülebilir. Özellikle çocukluk yıllarındaki bedensel farklılıklar akranları tarafından dalga geçilmesine sebep olabilir. Sosyal kaygı yaşayan çocuklar yaşadıklarını ebeveynlerine aktarmazlar. Ebeveyn çekimserliği fark ettiğinde bu konuyu konuşmak istemeleri sağlıklı bir yaklaşımdır. Ebeveynleri tarafından dinlenmek ve anlaşılmak çocuğun benliğinin güçlenmesini sağlayacaktır. Bu durum çocuğun kendisini ifade etme becerilerini artıracak, yaşadığı utanç duygusunun azalmasını sağlayacaktır.
İlerleyen yıllarda daha kronikleşmiş sosyal kaygı bozukluklarına eşlik eden belirtiler vardır. Bunların başında depresyon, panik atak gibi durumlar gelir.
Sosyal kaygı bozukluğu belirtileri şunlar olabilir.
Terleme, kızarma, şiddetli mide ağrıları, şiddetli kaygı, rezil olacağım gibi düşünceler, soru sormak ve el kaldırmak gibi bireysel özelliklerinin ortaya çıkabileceği durumlardan kaçınmak…
Tedaviye en iyi yanıt veren rahatsızlıkların başında gelir. Tedavisi veya dayı yaklaşım tarzı olarak maruz bırakma bir yöntem olabilir. Tabi maruz bırakma kontrolsüz şekilde değil. Ancak çocukluk döneminde bir uzman psikolog tarafından desteklenirse çok daha sağlıklı bir süreç yürütülür.
Bazen çekinme ile sosyal kaygı bozukluğunu birbirine karıştırabiliyoruz. Sosyal kaygı bozukluğunda hayati fonksiyonlarımız ciddi derecede etkilenmiş ve uyum problemi yaşıyor durumdadır. Okula gitmek istememek,
dışarı çıkmamak,
eve bir yabancı geldiğinde onunla karşılaşmak istememek, sosyal ortamlardan okumamak, yemek yememek gibi durumlar olabilir.
Son olarak sosyal kaygı bozukluğunda ilk önce aileyi ve çocuğu iyi eğitmek gerekiyor. Çocuğun bu yaşantıları nerelerde, hangi dönemlerde hangi sıkıntılarla yaşadığını formüle etmek gerekiyor.
üç konudan ortaya çıkabilir bu sosyal beceri eksikliği ile alakalı olabilir .becerilerini artırmak adına eğitimler verilebilir. Bir uzman yardımıyla kaçınma alanlarından, maruz bırakma yöntemi uygulanabilir. Zihinsel hatalara şöyle örnek verelim: Geçmiş dönemde iki olumsuz yaşantısı varken yeni bir deneyim de bunun beş gibi hissedilmesi veya nötr olan bir ortamın negatif olarak değerlendirilmesi.
Bu tip durumların terapi ile çalışılması etkili olacaktır.
💌
Daha fazla bilgi edinmek ve randevu oluşturmak için "0552 286 5282" numaralı telefondan ya da "kozaegitimdanismanlik.com" adresinden iletişime geçebilirsiniz.