Aile Danışmanı & Terapist / Gülşah Kocatepe

  • Home
  • Aile Danışmanı & Terapist / Gülşah Kocatepe

Aile Danışmanı & Terapist / Gülşah Kocatepe Aile Danışmanı/ Kuantum Düşünce Tekniği/ Kişisel Gelişim/ Regresyon ve Bilinçaltı terapisi/ Bioenerji Terapisi/ Yaşam Koçu/ GÜLŞAH KOCATEPE

01/07/2026

🎬 Zeytin Ağacı dizisinin bu sahnelerinde; “Aile Dizimi”, “İçimizdeki Çocuk ile Buluşma” ve “Travma Nedir?” konularına dair etkileyici kesitler görüyoruz.

Bir yanda, yıllardır korkularını tek başına taşımış küçük bir çocuk…
Diğer yanda, ona sarılan yetişkin hali…

Ve sadece şu cümle:

“Artık yanındayım…
Güvendesin.”

Terapi odasında bazen en büyük değişim tam da bu anda başlıyor.

Çünkü bugün yaşadığımız birçok korkunun, öfkenin, değersizlik hissinin ya da terk edilme kaygısının kökleri; yıllar önce sesini duyuramamış o küçük çocuğun yaşadığı deneyimlere uzanabiliyor.

İçindeki çocuk çalışmaları ve uygun danışanlarda kullanılan regresyon terapisi gibi yöntemler, kişinin o duygularla güvenli bir ortamda yeniden temas etmesine ve onları farklı bir bakış açısıyla işlemesine yardımcı olabiliyor.

🧑‍🧑‍🧒Aynı bölümde dikkatimi çeken bir başka sahne ise soy ağacının çizildiği bölümdü.

Çünkü biz bazen sadece kendi hikâyemizi yaşadığımızı sanıyoruz.

Oysa aile sisteminin içinde; konuşulmayan acılar, tamamlanmamış yaslar, dışlanmış aile üyeleri ve kuşaklar boyunca etkisi hissedilen ilişki örüntüleri bulunabiliyor.

💭İşte aile dizimi çalışmalarında bazen tam da bunlara bakıyoruz.

Kim dışlandı?
Kim unutuldu?
Hangi acılar hiç konuşulmadı?
Ben gerçekten bana ait olanı mı taşıyorum, yoksa ailemden öğrendiğim bir yükü mü?

Farkındalık başladığında kişi suçlu aramaz.

Ne annesini…
Ne babasını…
Ne de kendisini…

🫸🏼Sadece gördüğü şeyi anlamaya başlar.

Ve çoğu zaman iyileşme de tam burada başlar.

Terapilerimde aile dizimi, bilinçaltı çalışmaları ve içindeki çocuk çalışmalarıyla danışanlarımın yalnızca bugünkü sorunlarına değil, o sorunların köklerine de birlikte bakıyoruz.

Çünkü bazen yetişkin olan tarafın yapması gereken tek şey, yıllardır bekleyen o küçük çocuğun yanına gidip ona şunu söylemektir:

“Artık yalnız değilsin…
Seni görüyorum…
Seni duyuyorum…
Ve bundan sonra seni koruyacak olan benim.”

Belki de gerçek şifa…

İçimizde yıllardır bekleyen o çocuğun, sonunda kendini güvende hissetmesiyle başlar. 🤍
NOT: “🎬 Zeytin Ağacı dizisinden ilhamla … Tavsiye -

26/06/2026

Babaya EVET demek ne demek?”

Babayı affetmek yapılanları onaylamak mıdır?”
Hayır.
Affetmek; unutmak değildir.
Haklı çıkarmak değildir.
Yaşanan acıyı yok saymak hiç değildir.
Bazen affetmek sadece şudur:
Artık bu yükü taşımayacağım…
”Çünkü insan, reddettiği şeyle görünmez bir bağ kurar.
Sürekli öfke duyduğun kişi, enerjini en çok tüketen kişi olur.
Ve bazen şifa… ilk kez şunu diyebilmektir: “Yaşananlar zordu…
Ama artık kendi hayatımı seçiyorum…”

Babaya EVET demek;
hayata EVET demektir.

Destek almaya… güvende hissetmeye bolluğa… neşeye başarıya EVET demektir.
“Belki de gerçek özgürlük… geçmişi değiştirmek değil, onun seni yönetmesine izin vermemektir…”
Gülşah Kocatepe

26/06/2026

İçimizdeki cezacı nasıl çalışıyor?”

Hiç düşündün mü…
Neden bazı insanlar sürekli kendine zarar veren seçimler yapıyor?”
Bazen insan… öfkesini dışarıya gösteremez. Özellikle çocukken…
Anneye kızamaz. Babaya öfkesini ifade edemez. Ama bastırılan duygu kaybolmaz.
Sadece yön değiştirir. Ve bazen kişi,
farkında olmadan cezayı kendine keser. Sürekli yanlış seçimler…
Borçlar… Kendini değersiz hissetme…
Başarıdan korkma… Hatta bazen beden bile konuşmaya başlar.
Çünkü bilinçdışı şunu der:
Ben mutlu olmamalıyım…”
“Ben hak etmiyorum…”
İşte bu yüzden bazı insanlar, tam huzura yaklaşırken, kendi düzenini bozar. Çünkü içeride hâlâ çözülmemiş bir suçluluk vardır.
Şifalanmak… anne babayı haklı görmek değildir.
Ama onların yükünü artık taşımamayı seçmektir. // Gülşah Kocatepe

26/06/2026

Babayı reddeden çocuk neyi reddeder?”
Bir çocuk babasına kırgınsa…
sadece babasına mı kırgındır?”
Çocuk için baba sadece bir insan değildir. Baba; hayata açılan kapıdır.
Destek hissidir. Korunma hissidir.
Güç hissidir.
Ve çocuk… anne-baba çatışmalarında taraf olmak zorunda kaldığında… çoğu zaman içindeki bir parçayı reddeder.
Özellikle de: Babam kötü” Babam yetersiz”Babam suçlu” duygusuyla büyüyorsa…
Bir süre sonra hayatın eril tarafıyla da bağı bozulabilir. Yani:
karar almak,güvende hissetmek,
başarıyı taşıyabilmek, maddi gücü koruyabilmek…zorlaşabilir.
Çünkü insan bilinçdışında bazen şöyle hisseder: Güç tehlikelidir…
Erkeklik tehlikelidir… Başarı suçluluk yaratır…”
Ve sonra kişi kendi kendini sabote etmeye başlar. Kazandığını kaybeder.
Tam yükselirken geri çekilir.
Parayı tutamaz. Çünkü bilinçdışı hâlâ çatışmadadır. İnsan bazen babasını değil… kendi içindeki gücü reddediyordur…”
Devamı sonraki videoda
Gülşah Kocatepe

26/06/2026

“Para neden sende kalmıyor olabilir?”
Hiç dikkat ettin mi ?
Bazı insanların geliri yüksektir ama parası hiç birikmez…
Ne kadar kazanırsa kazansın…
Ay sonunu zor getirir…”
Belki sorun sadece ekonomi değildir…
Belki de insanın para ile ilişkisi,
çocuklukta şekilleniyordur.
Psikolojide baba figürü;
güven,
destek,
özgüven,
hayatta yer edinme duygusuyla ilişkilendirilir.
Ve bazı insanlar…
farkında olmadan,
babaya duyduğu öfkeyi,
hayata karşı da taşır.
Çünkü çocuk zihni bazen şöyle der:
Babamdan destek görmedim…
O zaman hayat da beni desteklemez…”
İşte tam burada… kişi para kazansa bile, onu tutmakta zorlanabilir.
Sürekli bir eksiklik hissi…
Sürekli bir yetişememe hali…
Ve insan bazen bunu nazar,
şanssızlık, tıkanıklık sanır…
Oysa mesele,
çok daha derinde olabilir…
“Bazen cüzdanımızdaki problemi,
önce kalbimizde aramamız gerekir…”
Devamı sonraki videoda) Gülşah Kocatepe

22/06/2026

Danışanlarıma senelerdir vermiş olduğum çalışma 🙌🏼
✅ Stanford Üniversitesi’nde nöroşirürji ve nörobilim profesörü Dr. James Doty’ye göre, niyet yazmak ve onu düzenli olarak tekrar etmek bir dileği evrene göndermekten çok; dikkati ve davranışları belirli bir hedefe yönlendirmekle ilgilidir.

Doty’nin özellikle vurguladığı şey şu:
✅Bu bir çekim yasası değildir.
✅Bir düşünceyi evrene göndermekten çok, onu zihninizde canlı ve onemli tutmaktır.

🪐Önerdiği yöntem oldukça basit:
1 Niyetinizi yazın.
2 Sessizce okuyun.
3 Ardından sesli olarak tekrar edin.
4 Gerçekleştiğini ayrıntılı şekilde zihninizde canlandırın.
5 Bu süreci düzenli olarak tekrarlayın.
Doty’ye göre amaç, sonucu sihirli bir şekilde kontrol etmek degildir.
Amaç; dikkatınizi, kararlarınızı ve davranışlarınızı gitmek istediğiniz yönle uyumlu hâle getirmektir.
Çünkü çoğu zaman değişim, yalnızca ne düşündüğümüzle değil; dikkatimizi nereye yönelttiğimizle de ilgilidir.
Peki ya sen?
Bugün dikkatini en çok neye veriyorsun?
Bu fikrin bir başkasına da ulaşması gerektiğini
düşünüyorsan paylaşabilirsin.
Konuşmacı: James R. Doty
Video: Mel Robbins
Remix : mindsynergy369

19/06/2026

İlişkinin temel unsurları arasında güven, sadakat, karşılıklı anlayış ve empati gibi farklı konular vardır… 🙌🏼

14/06/2026

1992 yapımı Malcolm X filminde yer aldığı söylenen bu sahne, yıllardır dinler tarihine dair tartışmalarla birlikte paylaşılmaya devam ediyor.
Birçok insan domuz eti yasağının yalnızca İslam’a ait olduğunu düşünse de, Eski Ahit’te (Tevrat’ta) bu konu açık şekilde yasak olarak geçer.
Zaman içinde dini yorumlar ve uygulamalar farklılaşmıştır.

NOT: Bu video dini tartışma yaratmak için değil; tarihsel ve kültürel bir bakış sunmak amacıyla paylaşılmıştır.

12/06/2026

BAKIŞINI DEĞİŞTİRDİĞİNDE
BAKTIĞIN ŞEY DE DEĞİŞİR…

“Denize düşmeden…
geminin kıymeti anlaşılmaz…”

Hiç düşündün mü…

Belki de bugün şikâyet ettiğin şey…
bir zamanlar dua ederek istediğin şeydi…

İnsan…
nefesi daralmadan nefesin,
kaybetmeden huzurun,
fırtınaya düşmeden güvenin kıymetini anlayamıyor…

Ve bununla ilgili çok çarpıcı bir kıssa anlatılır…

Bir padişah, gemiyle yolculuğa çıkar.
Yanında da hayatında ilk kez deniz gören genç bir köle vardır.

Gemi sallandıkça köle korkudan titremeye başlar…
Ağlar…
Bağırır…
Ne söyledilerse sakinleşmez…

Gemidekilerin huzuru kaçar.

Derken yaşlı bir bilge ayağa kalkar:

“İzin verirseniz…
onu susturabilirim.”

Köleyi denize atarlar…

Genç adam suya gömülür…
Çırpınır…
Nefes almaya çalışır…

Ölüm korkusunu iliklerine kadar hisseder…

Tam boğulacakken saçından tutup yeniden gemiye çekerler.

Ve o an…

Az önce korkudan deliren adam,
geminin bir köşesine sessizce oturur…

Geminin tahtasına sarılır…

Ve şükretmeye başlar…

Padişah şaşkınlıkla sorar:

“Ne yaptın ona?”

Yaşlı adam şöyle cevap verir:

“Denize düşmeden…
geminin kıymetini anlayamazdı…”

Hayat da bazen bizi böyle terbiye eder…

Önce sarsar…
Sonra uyandırır…

Önce eksiltir…
Sonra nimeti fark ettirir…

Önce karanlıktan geçirir…
Sonra ışığın değerini öğretir…

Tasavvufta buna:
“Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm” denir…

Önce CELÂL…
Yani dağıtan…
sarsan…
can yakan taraf…

Sonra İKRAM…

Yani rahmet…
şifa…
huzur…
lütuf…

Çünkü insan bazen ancak düştüğü yerden sonra görür gerçeği…

Belki bugün yaşadığın şey de…
sana acı vermek için değil…

Bir şeyin kıymetini öğretmek içindir…
Bakışın değiştiğinde…
baktığın dünya da değişir…🪽🩵Gülşah Kocatepe

10/06/2026

SENİ EN ÇOK RAHATSIZ EDEN İNSAN… ASLINDA SENİ NEYLE YÜZLEŞTİRİYOR?”

Bir insan düşün…
Onu gördüğünde aşırı sinirleniyorsun.
Belki kibirli geliyor.
Belki bencil.
Belki çok gösterişli…
Peki sana garip bir şey söylesem?
Bazen bizi en çok rahatsız eden insanlar…bizim bastırdığımız taraflarımızı taşıyor olabilir.
Yani kızdığın şey…aslında senden tamamen bağımsız olmayabilir.
✍🏼Carl Jung buna “projeksiyon” der.
İnsan kendi içinde kabul edemediği bazı yönleri…başkalarına yansıtır.

Mesela kendi değersizlik hissiyle yüzleşemeyen biri…başkalarının başarısına tahammül edemez.
Kendi öfkesini bastıran biri…
öfkesini gösteren insanlara aşırı tepki verir. Sürekli “mükemmel” görünmeye çalışan biri…hata yapan insanları acımasızca eleştirir.
Çünkü insan bazen başkasına değil…
kendi gölgesine tepki verir.
Tasavvufta da buna benzer çok derin anlatımlar vardır.
Muhyiddin İbnü’l-Arabî insanın dışarıda gördüğü birçok şeyin…
iç dünyanın aynası olduğunu anlatır.
Yani dışarıdaki insanlar bazen bizim iç dünyamızın yansımasıdır.
Bu yüzden bazı insanlar sürekli aynı tip ilişkileri yaşar.
Aynı kırgınlık.
Aynı terk edilme hissi. Aynı hayal kırıklığı…Çünkü çözülmeyen gölge…
farklı yüzlerle tekrar tekrar karşımıza çıkar. Belki de bugün seni en çok rahatsız eden kişi…aslında sana kendini gösteriyordur.
Çünkü insanın dönüşümü başkalarını suçlamayı bıraktığı yerde başlar.🧏‍♀️💜

Address

Sakarya

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Aile Danışmanı & Terapist / Gülşah Kocatepe posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Aile Danışmanı & Terapist / Gülşah Kocatepe:

Shortcuts

  • Want your practice to be the top-listed Clinic?

Share