10/23/2026
Az önce bir seanstan çıktım, konuştuğumuz konuyu sizinle de biraz genişleterek paylaşmak istedim.
“Sevimsiz davranışlar problem değil, semptomdur” temeline dayanır Pozitif Disiplin. Semptomları problem olarak gördüğümüz sürece, sürekli çözümü davranışları sonlandırmak olarak algılarız.
🤜 Çocuk tırnak yer, yemesin diye her türlü yolu deneriz..
🤜 Çocuk bağırarak konuşur, sakin konuşmasının çözüm olduğunu düşünürüz
🤜 Çocuk tükürür, iter, çeker, bu davranışları yapmaması gerektiğini anlatır dururuz.
🍁Halbuki mesele ne tırnak yemedir, ne tükürmek ne de saygısız olmaya çalışmalarıdır.
🐻Sevimsiz (şımarıklık) dediğimiz davranışlar yapma dedikçe daha cazip hale gelir. Hatırlayın çocuğunuza ne zaman (itme, öyle konuşma, elini burnuna sokma:) dediyseniz çocuk onu bırakmak yerine daha çok yapar.
O zaman ne yapmalıyız?
✅ Davranışa değil altındaki, çocuğun bize anlatmaya çalıştığı ihtiyaca odaklanmalı.
✅ Tüm insanların ve özellikle çocukların 2 temel duygu ihtiyacı vardır; ait olmak ve değerli hissetmek.
Çocuklar tüm davranışlarında şunlardan emin olmak isterler;
1. Ben gerçekten var mıyım?
2. Güvende miyim?
🤜Bunlar dışarıya sevimsiz davranışlarla atıldığı için çoğumuz inatçı, huysuz olduğu için böyle yaptığını düşünür ve öfkelenir.
🤜Oysa içeride (çocuğun duygusal ve mantıksal) beyin gelişiminde mesele çok daha farklıdır.
🤜“İşine gelmediği için böyle yapıyor” gibi bir bakış açısı ancak çocukların gelişim dönemini anlayamadığımız, prefrontal korteksin (beynimizin CEO’su) henüz gelişmekte olduğu gerçeğini kaçırdığımız anlamına gelir.
🤜30 - 40 yaşındaki gelişmiş becerilerimizle çocukları değerlendirdiğimizi unutmayın!
🍁Onlar henüz öğrenmeye, tekrara, sabıra, kendi duygularını düzenleyen ebeveynlere ihtiyaç duyuyorlar.
🤜Ne dersiniz? Öksürük var diye boğazı yumuşatmak çözüm mü? Bir ciğerlere de bakmak gerekmez mi?
Sevgiler
Reyhan
❤️