31/07/2026
“Haklısın kardeşim ama” dedi hoca: “veren verdiğinden ve alan da aldığından mesuldür. Sanıyor musunuz ki her ikisi de hesaba çekilmeyecekler? Verenin hem niçin ve neyin hakkını gözeterek hem de nasıl ve ne kadar ki yeterli mi? yetersiz mi? verdiği önemli. “Ben verdim kurtuldum” ile paçasını kurtaramıyor. Alanın almayla başlayan sorumluluğunu bilmesi ve verenin hem niyetine ve beklentisine uygun hakkını gözetmesi hem de emanete sahip çıkıp hıyanet etmemesi ve kendi haddini bilmesi ile hassas dengeleri koruması konularında ehil olması gerekiyor. “Ben aldığıma bakarım ve kimseye hesap verecek değilim” diyerek huzura kavuşması mümkün değil. Veren ile alan arasındaki devredilen objenin çok da önemi yok: maddiyat, borç, yetki, oy, kullanım hakkı, sadaka ve hayır gibi madden veya sır, mahremiyet, sevgi, saygı, aşk, hürmet, şefkat, can ve ömür gibi manen ne olursa olsun her biri özeldir, emanettir ve karşılıklı mesuliyet ister. Unutmayınız! Veren de olsanız alan da olsanız fark etmez ki mutlak bir hesap günü herkes için var”.