20/05/2026
“Sen beni çok kızdırdın, senin yüzünden modum düştü, beni yoruyorsun...”
Gün içinde fark etmeden ne kadar sık kuruyoruz bu cümleleri değil mi?
Karşı tarafa duyduğumuz öfkeyi, kırgınlığı veya yorgunluğu anlatmaya çalışırken, aslında farkında olmadan bir suçlama savaşı başlatıyoruz.
Psikolojik bir gerçek var ki; kişinin kendi duygularının sorumluluğu tamamen kendisine aittir.
Karşımızdaki insanın davranışı bir tetikleyici olabilir, ancak o davranışın bizde uyandırdığı duygu bizim iç dünyamızla, sınırları koruma biçimimizle ve geçmiş deneyimlerimizin yankılarıyla ilgilidir.
Duygularımızın sorumluluğu bize aittir, başkasına devredilemez.
Kişi, kendisine ait olan bu duyguyu doğru şekilde, yani “Ben Dili” ile ifade edemediği noktada suçlayıcı cümleler kurmaya başlar.
“Sen şöyle yaptın, sen beni üzdün” dediğimiz an, karşı taraf otomatik olarak savunmaya geçer.
Bu durum, bizi asıl konudan uzaklaştırır ve haklıyken haksız duruma düşürür. İletişim kopar ve ortaya çözümsüz, yeni bir tartışma kapısı aralanır.
Gelin, bu haftanın ödevi duygularımızı sahiplenmek olsun.
Bir dahaki sefere öfkelendiğimizde veya kırıldığımızda, “Senin yüzünden...” diye başlamak yerine, “Bu davranış karşısında ben şöyle hissettim...” diyerek duygumuzun sorumluluğunu almayı deneyelim.
Kendi sesimize sahip çıkmak, ilişkilerimizi suçlamalardan çok daha güçlü kılacaktır…