Klinik Psikolog-Cinsel Terapist Görem Uygun

Klinik Psikolog-Cinsel Terapist Görem Uygun Bireysel Terapi
Cinsel Terapi

Vajinismus, Erken Boşalma, Sertleşme Bozukluğu, Orgazm Bozuklukları, Cinsel İstek Bozuklukları, Cinsel İletişim Sorunları, İlişki Sorunları ve Psikolojik Sorunlar

Sevgili meslektaşım Linda Fraim’le ‘Psikoloğun Günlüğü’nde’ cinsellik, cinsel sorunlar ve cinsel terapiler hakkında konu...
14/12/2024

Sevgili meslektaşım Linda Fraim’le ‘Psikoloğun Günlüğü’nde’ cinsellik, cinsel sorunlar ve cinsel terapiler hakkında konuştuk.

PSİKOLOGUN GÜNLÜĞÜ

Yayında!www.goremuygun.com Web sitesi üzerinden Psikoterapi, Cinsel Terapi ve Cinsellik Akademisi’nde yetişkinler için d...
17/12/2023

Yayında!
www.goremuygun.com
Web sitesi üzerinden Psikoterapi, Cinsel Terapi ve Cinsellik Akademisi’nde yetişkinler için düzenlenen Cinsellik Eğitimleri’ne ulaşabilirsiniz.

   ()・・・Dialogger yeni bölüm yayındaCinsel sorunlar yaşayanlar ne yapmalı? Seks terapisi nedir? Vajinismus’un çaresi var...
27/11/2018

()
・・・
Dialogger yeni bölüm yayında

Cinsel sorunlar yaşayanlar ne yapmalı? Seks terapisi nedir? Vajinismus’un çaresi var mı?
Seks terapisi nedir? Seks terapistleri ne yaparlar?

Cinsel sorun yaşayanlar ne yapabilir? Nereye başvurabilirler?

Cinsel sorunların kaynağı nedir?

CETAD (Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği) nedir ve ne yapar? CETAD’a nasıl ulaşılabilir?

Cinsel sorunlar ne ölçüde cinsel organlarla ilişkilidir?

Cinsel sorunların altında nasıl psikolojik sebepler yatar?

Cinsel sorunlarla nasıl yüzleşebiliriz?

Vajinismus yaşayan kadınlar ne yapabilir?
Vajinismus’un çaresi var mıdır?

Bir erkek cinsel bir sorunu olduğunu nasıl fark eder?

Böbreğimizle, karaciğerimizle ilgili bir sorun yaşadığımızda rahatlıkla ifade edebilirken cinsel organlarımızla ilgili sorunlarımızı konuşmaktan neden imtina ederiz?

Cinsel sorunlarla endişenin nasıl bir ilişkisi vardır?

Bu bölümden aklımızda kalsın: “Yatağa bütün tarihimizle gireriz. Yatak, dünyanın en kabalık yeridir...” Histrionik Kişilik Bozukluğu nedir?

Eril şiddeti taşıyan ve yeniden üreten anneler ve kadınlar olabilir mi? “Aslan oğul anneleri” kimler? Onların oğulları “çok canlar” mı yakacak?

Dialogger 25. Bölüm, Hazar Ergüçlü, Görem Uygun ve Onur Emer’le devam ediyor. Bu bölümde… Seks terapisi nedir? Seks terapistleri ne yaparlar? Cinsel sorun ya...

15/10/2018
16/06/2016

ERKEN BOŞALMA:
KISA SÜRÜYORSA, ARKASINDAKİ HİKAYE UZUNDUR…

Erken boşalma, ya da boşalma kontrolünün olmaması, cinselliği özellikle erkek için haz veren bir eylemler bütününden; çoğu zaman kaçınılan, sıkıntı veren bir eylem haline dönüştürür.

İlk başlarda cinsel birleşmeden kaçınma, giderek tensel herhangi bir yakınlaşmadan hatta duygusal yakınlaşmalardan bile kaçınmaya dönüşür.

Cinsellikle ilgili yaşanan diğer sorunlarda olduğu gibi, erken boşalmayla ilgili sorunlar da, birey için cinsel doyumun sağlanamamasının ötesinde sıkıntılar yaratır.

Bireyin ‘Erkeklik’ imajı zedelenir, terk edilme korkusu yaşar, kendini güçsüz hisseder.

Bireyin erken boşalma sorunundan yola çıkarak kendisiyle ilgili vardığı yargılar ve oluşan duygular çoğu zaman bu sorunun ortaya çıkışının da zeminini oluşturan yargılar ve duygulardır. Sadece kendine ortaya çıkmak için bir zemin bulmuştur.

Erkeğin bu sorunla ilgili duyguları ve yargıları, zamanla partneriyle yaşadığı ilişkinin diğer boyutlarında da sıkıntı yaşanmasına neden olabilir.

Erken boşalma sorunu, boşalma kontrolünün sağlanmasıyla ortadan kalkabilecek bir sorundur.

Cinsel Terapi için başvuran çiftlerle, boşalma kontrolünün sağlanmasını hedef alan terapi sürecinin yanı sıra, sorunun ortaya çıkmasına zemin oluşturan konular ve sonrasında oluşan çatışmalar cinsel terapi çerçevesi içinde çalışılır ve bu süreç, ilişkideki iletişimin ve yakınlaşmanın farklı boyutlarının gelişmesine de katkı sağlar.

Uz.Psk.Görem Uygun

Çocukluk Yaşantılarının İlişkilere Yansıması - 1Çift terapilerinde en sık karşılaşılan zorluklardan biri, çocukluk dönem...
14/02/2015

Çocukluk Yaşantılarının İlişkilere Yansıması - 1

Çift terapilerinde en sık karşılaşılan zorluklardan biri, çocukluk döneminde ebeveynlerle yaşanılan ilişkilerin ve o dönemdeki olumsuz duyguların konuşulmasıdır. Çiftler genellikle geçmiş yaşantılarının ve ebeveyn ilişkilerinin, bugünkü ilişkilerinin belirleyicisi olduğu farkındalığından uzaktır.

Oysa her ilişki bizim ebeveynlerle olan ilişkilerimizin tekrarını sahneler. İlişkilerimizde, çocukluk döneminde yaşadığımız ve/veya yaşayamadığımız duygusal yakınlık ve tatmini yetişkinlik yaşantımızda yenilemeye ve/veya bulmaya çalışırız. Bu eğilim doğal olmakla birlikte, birçok ilişkide yaşanılan sorunların temelini oluşturmaktadır.

‘Armudun sapı üzümün çöpü’ diye tabir edilen nedenlerle yaşanan tartışmalardaki sapa ve çöpe verilen tepkiler, olumsuz duygulanımlar çoğu zaman şimdiki zamana ait değildir.

İlişkilerde yaşanılan sorunların yatkınlık yaratıcı(geçmişten gelen), başlatıcı(tetikleyici) ve sürdürücü nedenleri vardır. Ebeveynlerle ilişkiler yatkınlık yaratıcı nedenleri oluşturur.

Eşin, sevgilinin bir talebi veya engellenme karşısında sergilenen tutum, kimi zaman ergenlik dönemindekine benzeyen bir isyanı (bu isyan kaçış veya üstüne gidiş şeklinde olabilir)beraberinde getirir.

Kişilerin ebeveynleriyle çözümlenmemiş çatışmaları; terk edilme korkusu, aşırı bağımlılık ve talepkarlık, kıskançlık, sahiplenme, bağlanma korkusu, rekabet duyguları, cinsel tepkilerde ketlenme gibi sorunlarla yetişkinlikte yaşanılan ilişkilerde kendini gösterir.

Uz.Psk. Görem Uygun

Psikoloji Merceği'nde meslektaşım Yrd.Doç.Dr.Fatih Bayraktar'ın konuğu oldum ve Cinsel Mitleri konuştuk...Program yarın ...
02/02/2015

Psikoloji Merceği'nde meslektaşım Yrd.Doç.Dr.Fatih Bayraktar'ın konuğu oldum ve Cinsel Mitleri konuştuk...Program yarın (3 Şubat salı) saat 19.45'te BRT 2'de yayınlanacak

Yanlış Cinsel İnanışlar-2  CİNSELLİK, CİNSEL BİRLEŞME DEMEKTİR ve HER SEVİŞME CİNSEL BİRLEŞMEYLE SON BULMALIDIR.Beni ‘ka...
15/01/2015

Yanlış Cinsel İnanışlar-2
CİNSELLİK, CİNSEL BİRLEŞME DEMEKTİR ve HER SEVİŞME CİNSEL BİRLEŞMEYLE SON BULMALIDIR.

Beni ‘kadın’ gibi sevme…

Bu inanış ne kadar yanlış ise, bu inanışın sadece erkeklere has bir inanış olduğu da o derece yanlıştır. Sevişmek ve birleşmekle ilgili tutumları ne kadar farklı olursa olsun, bu yanlış inanışa göre erkek için de kadın için de cinsel birleşmeyle son bulmayan bir sevişme, yakınlaşma eksiktir. Üreme odaklı cinselliğin süre gelen etkisi bu mitin nedenlerinden biridir.
Bir diğer neden, erkeğin duygusal yakınlık kurmasını engelleyen toplumsal öğretilerdir. Erkeğe ‘erk-ek’ olmanın kuralları öğretilirken, ifade edebileceği duyguların da sınırları çizilmiştir. Sevmenin erkekcesi ve kadıncası vardır. Bir kadın erkeği şefkatle, hassas bir şekilde sevip okşadığında, erkek buna tepki gösterir. Çünkü erkeğin ‘kadın gibi’ sevilmeye ihtiyacı yoktur.

Duygusal yakınlık kurmayı ve olumlu duygularını göstermeyi bilmeyen, bu hakkı kendinde görmeyen ve bunu yaparsa ‘erk-ek’ olamayacağını düşünen erkek, sevişirken de ‘kadın’ gibi sevişmekten korkar. Dokunmak/ dokunulmak, hassas bir şekilde okşamak/okşanmak, hissettiği olumlu duyguları dile getirmek/duymak; cinselliği ‘erk-ek-lik performansını ortaya koymak’ olarak değerlendiren erkeği tedirgin eder. Bir an önce erk-ek-lik organını (p***s), kadın cinsel organına (va**na) yerleştirerek bu ‘kaygı’ dolu dakikalara bir son vermek ister.

Klinikte ‘performans anksiyetesi’ olarak değerlendirilen bu kaygı, erken boşalma ve sertleşme sorunlarının nedenlerinden biri, hatta en önemlisidir.

Kısacası bu ‘erk-ek’ olma sevdası, haz alınacak, keyifli, güzel bir sevişmenin en büyük düşmanıdır.

Kadın bu süreci erkekten daha farklı yaşasa da, o da cinsel birleşmeyle son bulmayan bir sevişmede ‘istenmediğini’, ‘reddedildiğini’ düşünme eğilimindedir. Dokunmak, öpüşmek, duygusal olarak yakınlık kurmak ister, ‘uyarılmak’ için bu eylemlere ihtiyacı vardır. Bunlar yaşanmadığında birçok kadın orgazm olmakta sorun yaşar veya ‘erk-ek’ memnun olsun diye orgazm taklidi yapar.

Jiddu Krishnamurti “Bu denli hasta olan bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz” demiştir.

İlişkileri ve cinselliği bu denli ketleyen, bireyin kendini özgürce ve rahatça ifade etmesine engel olan yanlış inanışları değiştirmek kolay değildir. Ancak bunları konuşabilmek, okumak ve sorgulamak bir başlangıçtır.

Cinsellik, cinsel birleşmeden ibaret değildir. Bakışmak, konuşmak, kimi zaman sadece yan yana oturmak, dokunmak, sarılmak gibi beraber yapılan her eylemde cinsellik ve doyum vardır. Yeter ki rahatça, özgürce ve keyifli yaşanabilsin.

Cinsel birleşmenin yaşanmadığı sevişmeler değil, sadece cinsel birleşme odaklı yaşanan sevişmeler eksiktir; insanı yaşanacak diğer hazlardan ve yakınlıktan alıkoyduğu için.

Uz. Psk. Görem Uygun

13/01/2015
12/01/2015

Yanlış Cinsel İnanışlar - MASTURBASYON AYIPTIR, ZARARLIDIR

Masturbasyon mu yaptın… çok ayıp bir daha görmeyeyim…biber sürerim…ahlaksızlık!!!...evlendikten sonra yapılmaz…

Cinsel hazzı kontrol altına almayı hedefleyen toplumsal, dinsel ve ahlaki baskılar, bireyin kendi bedeninden fantaziler yoluyla aldığı hazzı; ayıp, kirli ve zararlı olarak nitelendirir. Bu nedenden dolayı birçok ergen ilk mastürbasyon yapmaya başladığı zamanlarda, bu gelişimsel olarak normal olan hazzı aldığı için suçluluk hisseder ve bu yetişkinlikteki cinsel yaşamlarını da olumsuz yönde etkileyebilir. Oysa masturbasyonun, ergenlik yıllarında rahat ve güvenli bir ortamda yapıldığında, erkeklerde boşalma kontrolünü öğrenme konusunda olumlu etkisi vardır. Her ne kadar o yıllarda artan gerilimi boşaltma odaklı yapılsa da, aldığı hazdan suçluluk duyarak ‘bir an önce yakalanmadan yapayım bitsin’ düşüncesi, ileride karşılaşılacak cinsel sorunların habercisidir. Kadınlarda ise mastürbasyonla ilgili yapılan araştırmalarda, mastürbasyon yapmış kadınların sevişirken daha kolay orgazm olabildikleri ortaya çıkmıştır. Ergenlik yıllarıyla birlikte baskı altına alınmaya çalışılan kadın cinselliğinde, mastürbasyona yer yoktur. Kadınlar mastürbasyon yapmaz, yapan da ahlaksızdır, ayıplanır. Daha çok küçük yaşlarda kız çocuğu vücudundan almaya başladığı hazzı, erojen bölgelerine dokunarak keşfetmeye çalışırken, ebeveynleri tarafından ‘bir daha yaparsan biber sürerim, yakarım, çok ayıp’ gibi cümlelerle suçlanmakta hatta cezalandırılmaktadır. Kendi vücuduna dokunmak ayıptır, yasaktır, günahtır. Oysa çocuk aynen ilk kakasını yaparken aldığı boşaltma hazzı gibi kendi vücudundan, dokunarak aldığı hazzı keşfederken de gelişimsel olarak sağlıklıdır. Önemli olan aldığı bu hazdan dolayı ona suçluluk hissettirmemektir. Ergenlik döneminde de, ergenin kendini uyarma özelliklerinin değiştiğini bilerek ve anlayarak, ona her türlü özelini, güvenli ve rahat şekilde gerçekleştirebileceği alan sağlanmalıdır. Bunun gelişimsel olarak sağlıklı olduğu ona anlatılmalıdır. Yetişkinlikte yapılan mastürbasyonla ilgili yanlış inanışlardan biri de mastürbasyonun çiftlerin cinsel yaşamlarını olumsuz etkilediği yönündedir. Erken boşalma veya sertleşme problemleriyle gelen çiftlerde ‘Eşimi mastürbasyon yaparken yakaladım, acaba ondan mı?’ veya ‘Masturbasyon yapıyorum acaba o da etki etmiş olabilir mi?’ sorularıyla karşılaşabiliyoruz. Oysa mastürbasyonun erken boşalma veya sertleşme sorunlarına olumsuz yönde bir etkisi yoktur. Erken boşalma sorunu olan bazı kişiler, sevişme sırasında boşalmayı geciktirmek için öncesinde bu yola başvurdukları için neden olarak bunu görebilirler. Evlendikten sonra birçok kişi, eşi kırılır, incinir ‘yanlış anlar’ endişesi ise mastürbasyon yaptığını saklamakta veya yapmamaktadır. Erkekler daha çok saklama eğilimindeyken, kadınlar ise ‘arzulu, istekli, şehvetli’ görünmek istemediklerinden mastürbasyon yaptığını saklamakta veya artık ‘evli bir kadın’ olduğu için yapmamaktadır. Tıpkı arzunun, isteğin, şehvetin hem erkek hem de kadın için sağlıklı olduğu gibi, mastürbasyon da sağlıklıdır. Fantazilerle beslendiği için, cinsel yaşamı zenginleştirir, orgazmı kolaylaştırır ve hazzı yoğunlaştırır.

Uz. Psk. Görem Uygun

Address

Lefkosa

Opening Hours

Tuesday 11:00 - 19:00
Wednesday 11:00 - 19:00
Thursday 11:00 - 19:00
Friday 11:00 - 19:00

Telephone

05338402620

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog-Cinsel Terapist Görem Uygun posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Klinik Psikolog-Cinsel Terapist Görem Uygun:

Share

Category