16/06/2026
Dün yaşanan olay hepimizi derinden sarstı. Böyle zamanlarda hızlı açıklamalar yapmak ya da tek bir neden aramak kolaydır. Oysa çocuk ve ergenlerin yaşadığı krizler çoğu zaman bireysel, ailesel ve toplumsal birçok etkenin kesişiminde ortaya çıkar.
Bu nedenle sorulması gereken soru yalnızca "Bu çocuğa ne oldu?" değildir. Belki de aynı zamanda şunu sormalıyız: Bir çocuğun içinde yaşadığı sistem, o çocuğun ihtiyaçlarını ne kadar görebildi ve ne kadar destekleyebildi?
Özellikle göç, dil bariyeri ve eğitimde kapsayıcılık açısından bakıldığında mesele yalnızca bireysel ya da ailevi değildir; aynı zamanda eğitim politikaları ve sosyal destek sistemleriyle de ilgilidir.
Bir çocuk farklı bir dilde eğitim sistemine dahil olduğunda aslında aynı anda birçok yük taşır. Örneğin, yeni bir dil öğrenmek, akademik başarı göstermeye çalışmak, akran ilişkileri kurmak, aidiyet geliştirmek,kimliğini ve benlik saygısını korumak ve daha bir çok etken.
Bu süreçte yeterli destek sunulmazsa çocuk yalnızca derslerde değil, "ait olma" duygusunda da zorlanabilir.
Elbette bu olayın nedenini tek bir faktöre indirgemek mümkün değildir.
Ancak şu soruları sormak önemlidir:
-Devlet okullarında ikinci dil desteği ne kadar sunuluyor?
-Göçmen veya yabancı uyruklu çocuklar için uyum programları var mı?
-Okullarda psikolojik danışmanlık hizmetleri erişilebilir mi?
-Öğretmenler kültürel çeşitlilik ve travma konusunda destek alıyor mu?
Bir ülkede çok sayıda yabancı uyruklu aile yaşıyorsa, kapsayıcı eğitim artık bir tercih değil, kamusal bir sorumluluktur.
Her ailenin özel okul veya özel ders imkânı olmayabilir. Bu nedenle devletin, ücretsiz veya düşük maliyetli dil destek programları, okul temelli psikolojik danışmanlık hizmetleri, uyum ve oryantasyon programları, ailelere yönelik bilgilendirme ve destek mekanizmaları sunması kritiktir.
Bir çocuğun yeni bir ülkeye uyum sağlamasını yalnızca ailenin sorumluluğu olarak mı görüyoruz, yoksa toplum ve kurumlar olarak biz de bu sorumluluğu paylaşıyor muyuz?
Aslında kapsayıcılık yalnızca kapıyı açmak değildir, içeri giren kişinin orada kalabilmesini sağlayacak desteği de sunabilmektir…