22/07/2026
Bugün eve dönerken yaz yağmuru yağıyordu. Aylin’e Serdar Ortaç’ın yaz yağmuru şarkısını öğretmeye çalıştım. Yine o duygu çöktü üzerime.
Duyguları tanımlamayı neden bu kadar çok önemsiyorum bilmiyorum. Bir şekilde, “yalnız değilsin” diyor tanımlamak. İkincisi, ancak tanımlarsam kontrol edebilirim gibi geliyor.
Neyse, dün de bahsettiğim o duygunun adını buldum; “anticipatory nostalgia”
Yani, öngörülen nostalji.
İleride özleyeceğini bilerek yaşamak. Henüz bitmemiş bir döneme şimdiden özlem duymak.
Bu duygunun içinde birkaç katman daha hissediyorum. İlki, zamanın geçiciliği. Zamanın bu kadar hızlı aktığını fark etmek başımı döndürüyor. İkincisi, bulunduğum ana duyduğum tatmin ve şükür. Sonuncusu ise, yaşadığım anı romantize etme eğilimim. Neyse ki bu, epey iyi bildiğim bir şey.
Ayrıca, çekimdeki sarsıntılar sebebiyle bugün çektiğim video bile nostaljik :)