10/08/2026
Kütüphanedeki Sessiz Kitap
Aradan yıllar geçmiş.
Mira, Yadyer’de bütün bilgelik eğitimlerine devam etmiş.
Bulduğu her kitabı okuyormuş.
Bilmediği hiçbir şeyi bırakmak istemiyormuş.
Bir gün ailesinin yanına dönmesine çok az zaman kala, Yadyer’in eski kütüphanesinde tozlu rafların arasında çok eski bir kitap bulmuş.
Kitabın kapağında yalnızca şu yazıyormuş:
“Hatırlayanların Kitabı.”
Merakla sayfalarını açmış.
Bu kitap, İlyer’in çok eski zamanlarında yaşanan iki büyük savaşın hikâyesini anlatıyormuş.
Ama onu diğer kitaplardan ayıran çok özel bir yanı varmış.
İçinde yalnızca savaşlar değil…
O savaşlarda yaşamış insanların isimleri…
Hayatları…
Sevdikleri…
Kayıpları…
tek tek yazıyormuş.
Mira’nın kalbi hızla atmaya başlamış.
“Acaba dedemin ailesi de burada var mı?”
diye düşünmüş.
Sayfaları çevirdikçe başı hafifçe ağrımaya başlamış.
Ama merakı daha güçlüymüş.
Bir ismin peşinden diğerine gitmiş.
Bir hikâyeden ötekine…
Sonunda dedesinin ailesini bulmuş.
Ve o anda dünya durmuş gibi olmuş.
Dedesinin babası…
Daha dedesi bir yaşındayken savaşta ölmüş.
Annesi ise bir yıl sonra salgın hastalıkta yaşamını yitirmiş.
Dedesi küçücük yaşta yapayalnız kalmış.
Onu ustaları büyütmüş.
Öğretmenleri yetiştirmiş.
İşte o an Mira’nın başındaki ağrı yavaş yavaş göğsüne inmeye başlamış.
Artık canı değil…
Kalbi acıyormuş.
Birden ninesinin yıllardır anlattığı bütün hikâyeler anlam kazanmış.
Dedesinin neden hep çalıştığını…
Neden sevgisini göstermekte zorlandığını…
Neden bazen öfkelendiğini…
İlk kez anlayabilmiş.
Sayfaları çevirmeye devam ederken başka bir hikâye daha okumuş.
Küçücük dedesi…
Bir gece çıkan büyük yangında…
Uyuyakalan ustasını kurtarabilmek için bulduğu her şeyi ateşe atarak onu uyandırmış.
İkisi de son anda kurtulmuş.
Mira’nın gözlerinden yaşlar süzülmeye başlamış.
Kütüphanedeki sessizlik artık ona ağır geliyormuş.