Prof. Dr. Bülent Berker

14/08/2026

Çikolata kisti, tıbbi adıyla endometrioma, endometriozis hastalığının yumurtalıkta görülen şeklidir. Bu kistler bazı hastalarda adet ağrısı, kasık ağrısı, ilişki sırasında ağrı veya gebe kalmada güçlük gibi şikayetlere neden olabilir. Ancak her çikolata kisti aynı şekilde seyretmez.

🔺 Çikolata kisti yumurtalık rezervini etkileyebilir. Kistin yumurtalık dokusu içinde yer alması, çevre dokuda iltihabi değişikliklere ve sağlıklı yumurta dokusunun etkilenmesine yol açabilir. Bu etki kistin büyüklüğüne, tek ya da iki taraflı olmasına ve hastanın yaşına göre değişebilir.

✨ Yumurtalık rezervi değerlendirilirken en sık AMH testi ve ultrasonla antral folikül sayımı kullanılır. Bu testler, yumurtalıkların tedaviye verebileceği yanıt hakkında fikir verir. Ancak rezerv testleri tek başına doğal gebelik ihtimalini kesin olarak göstermez; hastanın yaşı, tüplerin durumu, s***m değerleri ve diğer faktörler birlikte değerlendirilmelidir.

Çikolata kistinde ameliyat kararı dikkatle verilmelidir. Çünkü kistin kendisi yumurtalık rezervini etkileyebildiği gibi kistin çıkarılması sırasında sağlıklı yumurtalık dokusu da zarar görebilir. Özellikle iki taraflı kistlerde, daha önce yumurtalık ameliyatı geçirenlerde veya rezervi düşük hastalarda tedavi planı daha hassas yapılmalıdır.

👉 Her çikolata kisti hemen ameliyat gerektirmez. Ağrı şikayeti, kistin boyutu, büyüme hızı, ultrason görünümü, gebelik planı ve tüp bebek ihtimali birlikte değerlendirilir. Bazı hastalarda takip uygun olabilirken bazı hastalarda cerrahi veya yardımcı üreme tedavileri gündeme gelebilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

13/08/2026

Aşılama Tedavisi Nedir? Neden Yapılır?

Aşılama tedavisi, baba adayından alınan sağlıklı s***m hücrelerinin anne adayının rahmine yerleştirildiği ve böylece gebelik olasılığının artırıldığı bir kısırlık tedavisidir. Yardımcı üreme tekniklerinden biri olan aşılama tedavisi, gerektiğinde tekrarlanabilir ve tüp bebek tedavisine göre daha ekonomik bir seçenek sunar.

Prof. Dr. Bülent Berker

Aşılama tedavisi, s***m hücrelerinin laboratuvarda hazırlanıp rahme yerleştirildiği bir üreme yöntemidir. Yumurtlama dönemi dikkate alınarak uygulanır.

Menopoz döneminde östrojen düzeyinin azalmasıyla birlikte kemik yoğunluğunda kayıp hızlanabilir. Bu durum zamanla kemik ...
12/08/2026

Menopoz döneminde östrojen düzeyinin azalmasıyla birlikte kemik yoğunluğunda kayıp hızlanabilir. Bu durum zamanla kemik erimesi, yani osteoporoz riskini artırabilir. Osteoporoz çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için kemik sağlığının düzenli değerlendirilmesi önemlidir.

✔ Kemik ölçümü, kemik mineral yoğunluğunu değerlendirmek için yapılan basit ve ağrısız bir testtir. En sık DXA adı verilen yöntem kullanılır. Bu ölçümle özellikle bel ve kalça bölgesindeki kemik yoğunluğu değerlendirilir ve kırık riski hakkında bilgi edinilir.

‼ Genel olarak 65 yaş ve üzerindeki kadınlarda kemik ölçümü önerilir. Ancak menopoz sonrası dönemde 65 yaş beklenmeden de ölçüm gerekebilir. Erken menopoz, düşük vücut ağırlığı, ailede osteoporoz veya kalça kırığı öyküsü, daha önce düşük travmayla kırık yaşanması, sigara kullanımı, uzun süre kortizon kullanımı, tiroid veya romatizmal hastalıklar gibi risk faktörleri varsa doktor daha erken kemik ölçümü isteyebilir.

🌞 Kemik ölçümü sonucuna göre yalnızca ilaç tedavisi değil, yaşam tarzı düzenlemeleri de planlanır. Kalsiyum ve D vitamini düzeyleri, beslenme alışkanlıkları, düzenli egzersiz, güneşlenme, düşme riskini azaltacak önlemler ve gerekirse ilaç tedavisi birlikte değerlendirilir.

Kemik ölçümünün ne sıklıkla tekrarlanacağı da kişiye göre değişir. İlk sonuca, yaşa, risk faktörlerine ve tedavi alınıp alınmadığına göre takip aralığı kadın doğum uzmanı tarafından belirlenir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Progesteron, yumurtlama sonrasında artan ve rahim iç tabakasını gebeliğe hazırlayan önemli bir hormondur. Bu nedenle pro...
11/08/2026

Progesteron, yumurtlama sonrasında artan ve rahim iç tabakasını gebeliğe hazırlayan önemli bir hormondur. Bu nedenle progesteron testi genellikle yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak, adet düzensizliği veya gebe kalamama nedenlerini değerlendirmek için istenebilir.

🔶 Progesteron testi için en uygun zaman, beklenen adet tarihinden yaklaşık 7 gün öncesidir. Düzenli olarak 28 günde bir adet gören kadınlarda bu dönem çoğunlukla adetin 21. gününe denk gelir. Ancak her kadının adet döngüsü 28 gün olmadığı için testin mutlaka “21. gün” yapılması gerekmez.

👉 Adet döngüsü 35 gün olan bir kadında progesteron testi daha geç bir tarihte yapılmalıdır. Daha kısa döngüsü olanlarda ise test günü daha erken olabilir. Bu nedenle en doğru zamanlama, adet düzeni ve tahmini yumurtlama günü dikkate alınarak kadın doğum uzmanı tarafından belirlenmelidir.

🔶 Yumurtlama takibi yapılan hastalarda progesteron testi, ultrasonla yumurtlama izlendiğinde veya ovulasyon testi pozitifliği görüldüğünde buna göre planlanabilir. Amaç, testin yumurtlamadan sonraki orta luteal dönemde yapılmasıdır. Erken veya geç yapılan testler yanıltıcı sonuç verebilir.

Progesteron değeri tek başına tüm doğurganlık durumunu göstermez. Kadının yaşı, yumurtalık rezervi, tüplerin durumu, rahim yapısı, eşin s***m analizi ve diğer hormon testleri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle sonuçlar mutlaka doktor kontrolünde yorumlanmalıdır.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Rahim Ağzı Yarası Neden Olur?Rahim ağzı yarası, çoğunlukla hormonal değişiklikler sonucunda rahim ağzının iç bölümündeki...
11/08/2026

Rahim Ağzı Yarası Neden Olur?

Rahim ağzı yarası, çoğunlukla hormonal değişiklikler sonucunda rahim ağzının iç bölümündeki hassas hücrelerin dış yüzeyde görünür hale gelmesiyle oluşur.

Prof. Dr. Bülent Berker

Rahim ağzı yarası; hormonal değişiklikler, enfeksiyonlar, gebelik, doğum kontrol hapları ve rahim ağzı hassasiyeti gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.

Çatlatma iğnesi, yumurtlama takibinde sık kullanılan yöntemlerden biridir. Amaç, belirli bir büyüklüğe ulaşan yumurtanın...
10/08/2026

Çatlatma iğnesi, yumurtlama takibinde sık kullanılan yöntemlerden biridir. Amaç, belirli bir büyüklüğe ulaşan yumurtanın uygun zamanda çatlamasını sağlamak ve gebelik için en doğru zamanlamayı planlamaktır. Bu nedenle özellikle yumurtlama problemi yaşayan, düzensiz adet gören veya aşılama tedavisi planlanan hastalarda gündeme gelebilir.

🔺 Çatlatma iğnesi tek başına yumurta oluşturmaz. Öncesinde yumurtalıklarda gelişen folikülün ultrason ile takip edilmesi gerekir. Yumurtanın uygun büyüklüğe ulaştığı görüldüğünde iğne uygulanır ve ardından ilişki ya da aşılama zamanı doktor tarafından belirlenir.

👉 Gebelik şansı; kadının yaşı, yumurtalık rezervi, s***m değerleri, tüplerin açık olup olmadığı, rahim yapısı ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Bu nedenle çatlatma iğnesi doğru hastada gebelik ihtimalini artırmaya yardımcı olabilir ancak her uygulamada gebelik oluşacağı anlamına gelmez.

❗❗ İğnenin gereksiz veya kontrolsüz kullanılması uygun değildir. Çünkü yumurtalıkların aşırı uyarılması, çoğul gebelik riski veya zamanlama hataları tedavi başarısını olumsuz etkileyebilir. Bu yüzden çatlatma iğnesi mutlaka kadın doğum uzmanı takibiyle uygulanmalıdır.

Gebelik planlıyorsanız ve yumurtlama düzensizliği, adet düzensizliği veya uzun süredir gebe kalamama gibi bir durumunuz varsa uzman değerlendirmesi önemlidir. Yapılacak muayene, ultrason takibi ve gerekli testlerle size en uygun tedavi planı belirlenebilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Anne kanından fetal DNA testi, gebelik döneminde bebeğin bazı kromozomal hastalıklar açısından riskini değerlendirmek iç...
07/08/2026

Anne kanından fetal DNA testi, gebelik döneminde bebeğin bazı kromozomal hastalıklar açısından riskini değerlendirmek için yapılan bir tarama testidir. Halk arasında NIPT veya fetal DNA testi olarak da bilinir. Bu testte bebeğe ait genetik materyal doğrudan bebekten değil, anne kanında bulunan plasenta kaynaklı serbest DNA parçalarından incelenir.

📌 Test için anne adayından normal bir kan tahlili gibi kan örneği alınır. İşlem iğne ile yapılan standart kan alma işlemidir ve bebeğe herhangi bir müdahale yapılmaz. Bu nedenle amniyosentez veya CVS gibi girişimsel tanı testlerinden farklı olarak düşük riski oluşturmaz.

Fetal DNA testi genellikle gebeliğin 10. haftasından itibaren yapılabilir. Test en sık Down sendromu, Edwards sendromu, Patau sendromu ve bazı cinsiyet kromozomu farklılıkları açısından risk değerlendirmesi sağlar. Ancak hangi hastalıkların taranacağı, kullanılan test paneline göre değişebilir.

👉 Bu testin önemli noktalarından biri, kesin tanı testi olmamasıdır. Sonuç düşük riskli çıkarsa ilgili kromozomal hastalıklar açısından riskin azaldığı düşünülür. Sonuç yüksek riskli çıkarsa bu, bebeğin kesin olarak hasta olduğu anlamına gelmez. Böyle bir durumda ayrıntılı ultrason, genetik danışmanlık ve gerekirse amniyosentez veya CVS gibi tanı testleri gündeme gelebilir.

Test sonucu bazen yetersiz DNA miktarı, gebelik haftası, anne kilosu, çoğul gebelik veya teknik nedenlerle sonuçlanmayabilir. Bu durumda doktor değerlendirmesine göre test tekrarı ya da farklı bir takip planı yapılabilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Gebelik planlaması, yalnızca korunmayı bırakmakla başlayan bir süreç değildir. Anne adayının genel sağlık durumu, varsa ...
06/08/2026

Gebelik planlaması, yalnızca korunmayı bırakmakla başlayan bir süreç değildir. Anne adayının genel sağlık durumu, varsa kronik hastalıkları, kullandığı ilaçlar, aşı geçmişi ve önceki gebelik öyküsü birlikte değerlendirilmelidir. Bu değerlendirme, gebeliğe daha güvenli ve bilinçli bir başlangıç yapılmasına yardımcı olur.

✔ Gebelik öncesi dönemde genellikle tam kan sayımı, kan grubu, tiroid fonksiyon testleri, açlık kan şekeri, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri gibi temel kan tetkikleri istenebilir. Kansızlık, tiroid bozukluğu veya kan şekeri düzensizliği gibi durumların gebelik öncesinde fark edilmesi, tedavi planının daha doğru yapılmasını sağlar.

👉 Kızamıkçık, suçiçeği, hepatit B, hepatit C, HIV ve gerekli görülen diğer enfeksiyon taramaları da gebelik öncesi değerlendirmede önemlidir. Bazı enfeksiyonlara karşı bağışıklık yoksa gebelikten önce aşılama planlanabilir. Çünkü bazı aşılar gebelik sırasında uygulanamayabilir ve önceden tamamlanması gerekebilir.

✔ Daha önce düşük, erken doğum, dış gebelik, sezaryen, miyom ameliyatı veya gebelikte tansiyon ve şeker gibi sorunlar yaşanmışsa değerlendirme daha ayrıntılı yapılabilir. Ayrıca adet düzensizliği, polikistik over sendromu, tiroid hastalığı, diyabet, hipertansiyon veya pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda kişiye özel ek testler gerekebilir.

✨ Gebelik planlayan kadınlarda folik asit desteği de önemli bir adımdır. Folik asidin gebelikten önce başlanması, bebeğin sinir sistemi gelişimi açısından koruyucu olabilir. Doz ve kullanım süresi, anne adayının sağlık durumuna ve risk faktörlerine göre kadın doğum uzmanı tarafından belirlenmelidir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Tekrarlayan düşük, çiftler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı bir süreçtir. Bu durum çoğu zaman yalnızca...
04/08/2026

Tekrarlayan düşük, çiftler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı bir süreçtir. Bu durum çoğu zaman yalnızca anne adayına bağlı nedenlerle ilişkilendirilse de erkek faktörü de değerlendirilmesi gereken önemli başlıklardan biridir.

✔️ Erkek faktörü denildiğinde yalnızca s***m sayısı, hareketi ve şekli akla gelmemelidir. Bazı durumlarda s***m DNA’sında hasar olabilir. S***m DNA fragmantasyonu olarak adlandırılan bu durum, embriyo gelişimini ve gebeliğin sağlıklı devamını olumsuz etkileyebilir.

Tekrarlayan düşük yaşayan çiftlerde kadın doğum değerlendirmesiyle birlikte erkeğe ait faktörler de gözden geçirilmelidir. S***m analizi, yaşam tarzı alışkanlıkları, sigara kullanımı, varikosel, enfeksiyon öyküsü, ileri yaş, fazla kilo ve çevresel maruziyetler bu süreçte dikkate alınabilir.

❗❗ Her tekrarlayan düşükte neden erkek faktörüdür demek doğru değildir. Gebelik kayıpları genetik, hormonal, rahim yapısına ait, bağışıklık sistemiyle ilişkili veya pıhtılaşma bozukluklarına bağlı nedenlerle de gelişebilir. Bu nedenle değerlendirme çift bazında, kapsamlı ve planlı şekilde yapılmalıdır.

🌿 Açıklanamayan tekrarlayan düşüklerde veya tüp bebek tedavisi planlanan çiftlerde s***m DNA hasarı gibi ileri testler gündeme gelebilir. Sonuçlara göre yaşam tarzı düzenlemeleri, üroloji değerlendirmesi, varikosel tedavisi veya yardımcı üreme tekniklerinde farklı s***m seçme yöntemleri planlanabilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••
***mdnahasarı ***mtesti

Myomektomi, rahmin korunarak miyomların çıkarıldığı bir ameliyattır. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda miy...
03/08/2026

Myomektomi, rahmin korunarak miyomların çıkarıldığı bir ameliyattır. Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen hastalarda miyomun rahim iç boşluğunu etkilemesi, embriyo tutunmasını zorlaştırması veya tekrarlayan düşüklerle ilişkili olması durumunda bu ameliyat gündeme gelebilir.

🔷 Myomektomi sonrası tüp bebek tedavisine ne zaman başlanacağı, ameliyatın şekline ve rahimde oluşan iyileşme sürecine göre belirlenir. Rahim duvarına derin müdahale edilen açık, laparoskopik veya robotik ameliyatlardan sonra genellikle rahmin yeterince iyileşmesi için bir süre beklemek gerekir.

👉 Histeroskopik myomektomide ise miyom rahim içinden çıkarıldığı için bekleme süresi daha kısa olabilir. Ancak burada da rahim iç tabakasının toparlanması ve embriyo transferi için uygun hale gelmesi önemlidir. Bu nedenle tüp bebek planı yapılmadan önce kontrol muayenesi ve gerekli görüntüleme değerlendirmeleri yapılmalıdır.

Tedavi zamanlamasında hastanın yaşı, yumurtalık rezervi, çıkarılan miyomların sayısı, büyüklüğü, yerleşimi ve ameliyat sonrası rahim yapısı birlikte değerlendirilir. Bazı hastalarda yumurta toplama işlemi daha erken planlanabilirken embriyo transferi rahmin iyileşme sürecinden sonra yapılabilir.

🌻 Myomektomi sonrası tüp bebek tedavisine başlamak için en doğru zaman, kadın doğum uzmanı ve tüp bebek ekibi tarafından kişiye özel belirlenmelidir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Address

Kızılırmak Mahallesi, 1450. Sokak ATM Plaza B Blok No: 1/50 Çukurambar Çankaya/Ankara
Çankaya
06510

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Bülent Berker posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Bülent Berker:

Shortcuts

Share