Prof. Dr. Bülent Berker

Aşılama tedavisi, uygun zamanda hazırlanan s***mlerin rahim içine verilmesiyle uygulanan yardımcı üreme yöntemlerinden b...
12/06/2026

Aşılama tedavisi, uygun zamanda hazırlanan s***mlerin rahim içine verilmesiyle uygulanan yardımcı üreme yöntemlerinden biridir. İşlem sonrasında en çok merak edilen konulardan biri, embriyonun tutunup tutunmadığını gösteren belirtilerin olup olmadığıdır.

✨ Tutunma, döllenme gerçekleşirse embriyonun rahim iç tabakasına yerleşmesi anlamına gelir. Bu süreç genellikle aşılama işleminden birkaç gün sonra başlar ve gebelik testinden önce net olarak anlaşılması mümkün değildir. Bazı kadınlarda hafif kasık ağrısı, bel ağrısı, göğüslerde hassasiyet, yorgunluk, uyku hali veya hafif lekelenme görülebilir. Fakat bu belirtiler kişiden kişiye değişir ve tek başına gebelik göstergesi olarak kabul edilmez.

🌿 Aşılama sonrası en güvenilir değerlendirme, doktorun önerdiği zamanda yapılan kanda beta hCG testidir. Genellikle işlemden yaklaşık 12-14 gün sonra test yapılması önerilir. Daha erken yapılan testler yanıltıcı sonuç verebilir. Özellikle yumurtlama çatlatma iğnesi kullanılan hastalarda erken gebelik testleri yalancı pozitif çıkabilir. Bu nedenle test zamanı konusunda doktorun önerisine uymak önemlidir.

❗❗ Aşılama sonrası bekleme döneminde yoğun egzersizden kaçınmak, sigara ve alkolden uzak durmak, düzenli beslenmek ve doktorun verdiği ilaçları önerildiği şekilde kullanmak gerekir. Bununla birlikte sürekli yatmak ya da günlük yaşamı tamamen durdurmak genellikle gerekli değildir. Anne adayının kendini fiziksel ve psikolojik olarak zorlamadan normal yaşamına devam etmesi çoğu zaman yeterlidir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Prolaktin, beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan ve özellikle süt üretimiyle ilişkili olan bir hormondur. Normalde...
10/06/2026

Prolaktin, beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanan ve özellikle süt üretimiyle ilişkili olan bir hormondur. Normalde gebelik ve emzirme döneminde yükselmesi beklenir. Ancak gebelik ya da emzirme olmadığı halde prolaktin seviyesinin yüksek olması, adet düzenini ve yumurtlamayı etkileyebilir. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda prolaktin yüksekliği mutlaka değerlendirilmesi gereken hormonal nedenlerden biridir.

🔶 Prolaktin yüksekliği, yumurtlamayı sağlayan hormonlar üzerinde baskılayıcı etki gösterebilir. Bu durumda yumurtlama düzensizleşebilir veya bazı aylarda hiç yumurtlama olmayabilir. Yumurtlamanın düzenli gerçekleşmemesi de gebelik şansını azaltabilir. Özellikle adet gecikmesi, seyrek adet görme, adet görememe veya memeden süt gelmesi gibi belirtiler prolaktin yüksekliği açısından uyarıcı olabilir.

🔶 Her prolaktin yüksekliği hamile kalmayı aynı düzeyde zorlaştırmaz. Hafif yükselmeler bazen stres, uykusuzluk, yoğun egzersiz, meme ucu uyarısı, bazı ilaçlar veya kan verme öncesindeki koşullara bağlı geçici olarak görülebilir. Bu nedenle tek bir yüksek sonuçla hemen kesin tanı koymak doğru değildir. Doktor gerekli görürse prolaktin testi uygun koşullarda tekrar edilebilir ve yükselmenin kalıcı olup olmadığı değerlendirilir.

🔶 Prolaktin yüksekliğinin nedenleri arasında tiroit bezinin yavaş çalışması, bazı antidepresanlar ve mide ilaçları gibi ilaç kullanımları, polikistik over sendromu ve hipofiz bezinde prolaktin salgılayan iyi huylu oluşumlar yer alabilir. Bu nedenle değerlendirme yalnızca prolaktin değerine bakılarak yapılmaz. Hastanın adet düzeni, gebelik planı, kullandığı ilaçlar, tiroit hormonları ve gerekli durumlarda hipofiz görüntülemesi birlikte ele alınır.

🍂 Doğru tanı ve uygun tedaviyle çoğu hastada bu durum kontrol altına alınabilir. Adet düzensizliği, memeden süt gelmesi veya uzun süredir gebelik oluşmaması gibi şikayetlerde kadın doğum uzmanına başvurmak, gebelik planı açısından doğru bir adım olacaktır.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Dört boyutlu ultrason, bebeğin anne karnındaki görüntülerinin daha detaylı ve hareketli şekilde izlenmesini sağlayan bir...
08/06/2026

Dört boyutlu ultrason, bebeğin anne karnındaki görüntülerinin daha detaylı ve hareketli şekilde izlenmesini sağlayan bir ultrason yöntemidir. Bu inceleme sırasında bebeğin yüzü, el ve ayak hareketleri, vücut pozisyonu ve bazı yapısal özellikleri daha net değerlendirilebilir.

✔️ Dört boyutlu ultrason öncesinde en önemli noktalardan biri uygun gebelik haftasının seçilmesidir. Bebeğin yüz görüntülerinin daha net alınabilmesi için genellikle gebeliğin belirli haftaları tercih edilir.

🌿 İnceleme öncesinde annenin rahat kıyafetler giymesi önerilir. Karın bölgesinin kolay açılabilmesi, ultrason sırasında hem anne adayının hem de doktorun daha rahat hareket etmesini sağlar. İşlem ağrılı değildir ve genellikle özel bir hazırlık gerektirmez. Ancak doktorun önerdiği saat, gebelik haftası ve takip planına uygun şekilde randevuya gelmek görüntü kalitesi açısından önemlidir.

✔️ Bazı durumlarda randevu öncesinde hafif bir şeyler yemek bebeğin hareketlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu konuda aşırı şekerli gıdalar tüketmek doğru bir yaklaşım değildir. Özellikle gebelik şekeri riski olan anne adaylarının beslenme konusunda doktor önerisine uyması gerekir. Amaç bebeği zorla hareketlendirmek değil, annenin genel sağlığını koruyarak uygun koşullarda görüntüleme yapmaktır.

Bebeğin pozisyonu her zaman istenilen görüntüyü vermeyebilir ancak doğru zamanda ve uzman değerlendirmesiyle yapılan ultrason, gebelik takibine değerli bilgiler sağlar.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Tekrarlayan düşük, gebeliğin erken veya ileri haftalarında birden fazla kez kaybedilmesi durumudur. Bu tablo birçok fark...
05/06/2026

Tekrarlayan düşük, gebeliğin erken veya ileri haftalarında birden fazla kez kaybedilmesi durumudur. Bu tablo birçok farklı nedene bağlı gelişebilir.

🔻 Rahim yapısına ait sorunlar, genetik faktörler, hormonal düzensizlikler, enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemiyle ilgili durumlar tekrarlayan gebelik kayıplarında araştırılan başlıca nedenler arasındadır. Bu nedenlerden biri de pıhtılaşma bozukluğu, yani trombofilidir.

Trombofili, kanın normalden daha kolay pıhtılaşmaya eğilimli olması anlamına gelir. Gebelikte vücut zaten doğal olarak pıhtılaşmaya daha yatkın hale gelir. Bu değişim doğum sırasında kanamayı azaltmaya yardımcı olan fizyolojik bir mekanizmadır. Ancak bazı kadınlarda pıhtılaşma eğilimi normalin üzerine çıkabilir. Bu durumda rahme ve plasentaya giden kan akımı etkilenebilir.

👉 Tekrarlayan düşüklerde pıhtılaşma bozukluğu özellikle plasentanın gelişimi ve bebeğin beslenmesi açısından önem taşır. Plasenta, bebeğe oksijen ve besin taşıyan temel yapıdır. Küçük damarlar içinde oluşabilecek pıhtılar, plasentanın sağlıklı çalışmasını zorlaştırabilir. Bunun sonucunda düşük, gelişme geriliği, gebelik zehirlenmesi veya ileri gebelik haftalarında kayıp gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

👉 Her düşük yaşayan kadında trombofili olduğu düşünülmemelidir. Tekrarlayan gebelik kayıplarında değerlendirme, hastanın öyküsüne göre planlanır. Düşüklerin kaçıncı haftada olduğu, ailede pıhtı atma öyküsü, daha önce damar tıkanıklığı yaşanıp yaşanmadığı, gebelikte gelişme geriliği veya gebelik zehirlenmesi öyküsü gibi bilgiler önemlidir. Bu bilgiler doğrultusunda gerekli kan testleri istenebilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Va**nal akıntı, kadınlarda çoğu zaman normal kabul edilen doğal bir durumdur. Va**na kendi florasını korumak, nem denges...
04/06/2026

Va**nal akıntı, kadınlarda çoğu zaman normal kabul edilen doğal bir durumdur. Va**na kendi florasını korumak, nem dengesini sağlamak ve enfeksiyonlara karşı savunma oluşturmak için belirli miktarda akıntı üretebilir. Bu akıntı genellikle şeffaf ya da beyaz renkte, kokusuz veya hafif kokulu olur. Adet döngüsünün farklı dönemlerinde miktarı ve kıvamı değişebilir.

❗❗ Ancak va**nal akıntının rengi, kokusu, miktarı veya kıvamı belirgin şekilde değiştiğinde bu durum normal olmayabilir. Özellikle sarı, yeşil, gri renkli, kötü kokulu, köpüklü ya da yoğun peynirimsi akıntılar enfeksiyon belirtisi olabilir. Akıntıya kaşıntı, yanma, kızarıklık, kasık ağrısı veya ilişki sırasında ağrı eşlik ediyorsa mutlaka değerlendirme gerekir.

👉 Akıntının adet dönemi dışında kanlı olması da normal kabul edilmez. Lekelenme tarzında bile olsa tekrarlayan kanlı akıntılar rahim ağzı, rahim içi veya hormonal nedenlerle ilişkili olabilir. Özellikle ilişki sonrası kanama, menopoz döneminde kanlı akıntı ya da sürekli tekrarlayan lekelenmeler kadın doğum uzmanı tarafından incelenmelidir.

👉 Va**nal akıntıda dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da kişinin kendi normalini bilmesidir. Her kadının doğal akıntı miktarı farklı olabilir. Ancak daha önce olmayan bir koku, renk değişikliği, kaşıntı, yanma veya ağrı ortaya çıkıyorsa bu durum basit bir değişiklik olarak görülmemelidir. Gelişigüzel ilaç kullanmak ya da va**nal yıkama yapmak, va**na florasını bozarak şikayetlerin artmasına neden olabilir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••
**nalakıntı **nalkaşıntı

Çikolata kisti, tıbbi adıyla endometrioma, endometriozis hastalığının yumurtalıklarda görülen formudur.🔺 Yumurta rezervi...
03/06/2026

Çikolata kisti, tıbbi adıyla endometrioma, endometriozis hastalığının yumurtalıklarda görülen formudur.

🔺 Yumurta rezervi, kadının yumurtalıklarında bulunan yumurta sayısı ve bu yumurtaların tedaviye verebileceği yanıt hakkında fikir veren önemli bir göstergedir. Çikolata kisti olan kadınlarda yumurtalık dokusu; kistin baskısı, çevresel iltihabi süreçler ve hastalığın yumurtalık üzerindeki etkileri nedeniyle zarar görebilir. Bu durum bazı hastalarda yumurta rezervinin azalmasına yol açabilir.

Çikolata kistinin yumurta rezervine etkisi her kadında aynı değildir. Kistin boyutu, tek ya da iki yumurtalıkta bulunması, hastalığın yaygınlığı, kadının yaşı ve daha önce geçirilmiş yumurtalık ameliyatları bu etkiyi belirleyen önemli faktörlerdir. Özellikle iki taraflı çikolata kisti olan kadınlarda yumurtalık rezervinin daha dikkatli takip edilmesi gerekir.

👉 Bu süreçte yalnızca kistin varlığı değil, uygulanacak tedavi yöntemi de önemlidir. Bazı hastalarda cerrahi tedavi gerekebilir; ancak çikolata kisti ameliyatlarında sağlıklı yumurtalık dokusunun korunması büyük önem taşır. Çünkü kistin çıkarılması sırasında yumurtalık dokusu da zarar görebilir ve bu durum yumurta rezervinde azalmaya neden olabilir. Bu nedenle ameliyat kararı, özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlarda dikkatle verilmelidir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Kadın yaşı ilerledikçe tüp bebek tedavisinde en çok merak edilen konulardan biri, “genetikli tüp bebek” olarak bilinen g...
01/06/2026

Kadın yaşı ilerledikçe tüp bebek tedavisinde en çok merak edilen konulardan biri, “genetikli tüp bebek” olarak bilinen genetik taramalı tüp bebek yönteminin daha avantajlı olup olmadığıdır.

👉 Bu yöntemde embriyolar, rahme transfer edilmeden önce kromozomal açıdan değerlendirilir. Amaç, kromozom sayısı normal olan embriyoyu seçerek gebelik şansını daha bilinçli şekilde değerlendirmektir.

İleri yaşta yumurta hücrelerinde kromozomal düzensizlik görülme ihtimali artabilir. Bu durum embriyonun rahme tutunmasını zorlaştırabilir, gebelik oluşsa bile düşük riskini artırabilir.

✔️ Genetik taramalı tüp bebek tedavisi, özellikle 35 yaş ve üzerindeki anne adaylarında embriyolar hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlayabilir. Bu sayede transfer edilecek embriyo seçimi daha kontrollü yapılabilir.

❗❗ Genetikli tüp bebek yönteminin en önemli avantajlarından biri, kromozomal olarak sağlıklı görünen embriyoların seçilmesine yardımcı olmasıdır. Bu durum bazı hastalarda gereksiz embriyo transferlerinin azalmasına, gebeliğe ulaşma sürecinin daha planlı ilerlemesine ve düşük riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu yöntem gebeliği garanti etmez. Embriyonun genetik olarak uygun olması; rahim yapısı, hormon dengesi, s***m kalitesi ve annenin genel sağlık durumu gibi diğer faktörlerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Özellikle embriyo sayısı yeterli olan, tekrarlayan düşük öyküsü bulunan veya daha önce başarısız tüp bebek denemeleri yaşamış çiftlerde genetik tarama tedavi planına değer katabilir. Ancak her çiftin durumu farklıdır. Bu nedenle en doğru karar, kadın doğum ve tüp bebek uzmanı tarafından yapılacak ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmelidir.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

29/05/2026

Yumurta dondurma için en uygun yaş genellikle 20’li yaşların sonu ile 30’lu yaşların başı arasındadır. Çünkü bu dönemde yumurta sayısı ve kalitesi daha yüksektir. Dondurulan yumurtaların ileride sağlıklı gebelik oluşturma ihtimali de bu nedenle daha iyi olur.

🍂 35 yaşından sonra yumurta kalitesinde azalma başlar. Bu nedenle yumurta dondurma işlemi bu yaşlardan önce planlandığında başarı oranları daha yüksek olur. 40 yaş ve sonrasında ise hem yumurta sayısı hem de kalitesi belirgin şekilde azaldığı için işlem yapılabilse de başarı şansı düşebilir.

🍂 Ancak “en uygun yaş” her kadın için aynı değildir. Evlenmeyi erteleyen, kariyer planı olan ya da yumurtalık rezervini etkileyebilecek bir tedavi (örneğin kemoterapi) alacak olan kadınlarda daha erken yaşta da planlama yapılabilir.

En doğru zamanlama ise kişisel durum değerlendirilerek kadın doğum uzmanı ile birlikte belirlenmelidir.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini dilerim. Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz bu özel günleri...
27/05/2026

Kurban Bayramı’nın sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini dilerim. Sevdiklerinizle birlikte geçireceğiniz bu özel günlerin hayatınıza bereket ve gönül rahatlığı katmasını temenni ederim. Bayram boyunca yüzünüzden tebessüm, yuvanızdan mutluluk eksik olmasın. İyi bayramlar.

Tüp bebek tedavisinde AMH değeri, kadının yumurtalık rezervi hakkında önemli bilgiler veren bir hormondur. AMH, yumurtal...
25/05/2026

Tüp bebek tedavisinde AMH değeri, kadının yumurtalık rezervi hakkında önemli bilgiler veren bir hormondur. AMH, yumurtalıklarda bulunan ve gelişim potansiyeline sahip yumurta sayısı hakkında fikir verir.

👉 Bu nedenle tedavi planı oluşturulurken ilk bakılan parametrelerden biridir. AMH değeri tek başına gebelik şansını belirlemez ancak tedavinin nasıl ilerleyeceğini anlamada yol gösterici olur.

Tüp bebek tedavisinde amaç, kontrollü şekilde yeterli sayıda ve kaliteli yumurta elde etmektir. AMH değeri, bu hedefe ulaşmak için uygulanacak ilaç dozunun belirlenmesinde önemli rol oynar. Düşük AMH değerine sahip hastalarda yumurtalıklar ilaçlara daha sınırlı yanıt verebilirken yüksek AMH değerine sahip hastalarda aşırı yanıt riski olabilir. Bu nedenle tedavi tamamen kişiye özel planlanır.

🌿 Özellikle AMH değeri yüksek olan hastalarda, yumurtalıkların aşırı uyarılması riski göz önünde bulundurulur. Bu durum bazı komplikasyonlara yol açabileceği için ilaç dozları daha dikkatli ayarlanır ve yakın takip yapılır. Düşük AMH değerine sahip hastalarda ise mevcut yumurtaların en verimli şekilde değerlendirilmesi hedeflenir. Bu noktada sabırlı ve planlı bir yaklaşım önemlidir.

En doğru değerlendirme; AMH değeri ile birlikte yaş, ultrason bulguları ve diğer hormon testlerinin birlikte ele alınmasıyla yapılır. Bu bütüncül yaklaşım, tedavi başarısını artırmada önemli rol oynar.

⚠️ Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

•••
👩‍⚕️Prof. Dr. Bülent Berker
Kadın Doğum Jinekolojik Cerrahi
📞+(90) (542) 712 43 52
☎️+(90) (312) 285 20 21
🌐www.bulentberker.com
📩[email protected]
📍Çankaya/Ankara
•••

Address

Kızılırmak Mahallesi, 1450. Sokak ATM Plaza B Blok No: 1/50 Çukurambar Çankaya/Ankara
Çankaya
06510

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Bülent Berker posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Bülent Berker:

Shortcuts

Share