Dönmez Psikolojik Danışmanlık Merkezi Çine

Dönmez Psikolojik Danışmanlık Merkezi Çine Çocuk, Ergen ve Yetişkinler için Psikolojik Danışma ve Psikoterapi Hizmeti. Yüz yüze & Online

03/04/2026

Bazen hayatın yükü olayların kendisinden değil, onları taşırken içimizde nasıl dağıldığımızdan gelir.

Bu pazar Google Meet üzerinden gerçekleştireceğim **Psikolojik Sağlamlık Çalışması**, zor zamanlarda daha güçlü kalabilmek, duygularını daha iyi yönetebilmek ve hayatın baskısı karşısında içsel dengesini koruyabilmek isteyen herkes için hazırlandı.

Bu çalışmaya katıldığında:

* Zorlayıcı dönemlerde zihninin nasıl çalıştığını daha iyi anlayacaksın.
* Stres, belirsizlik ve duygusal yük karşısında daha dayanıklı kalabilmenin yollarını göreceksin.
* Hayatın baskısı altında hemen dağılmak yerine kendini toparlama becerini güçlendireceksin.
* İç sesini, düşünce biçimini ve kriz anındaki tepkilerini daha yakından tanıyacaksın.
* Günlük yaşamda uygulayabileceğin, gerçekçi ve işe yarar psikolojik dayanıklılık araçlarıyla tanışacaksın.
* Kendini yalnız hissettiğin noktalarda, benzer duygulardan geçen insanlarla aynı alanda bulunmanın iyileştirici yönünü deneyimleyeceksin.

Bu çalışma, yalnızca bilgi edinmek için değil;
aynı zamanda kendine biraz daha yaklaşmak,
iç gücünü fark etmek
ve hayat karşısında daha sağlam bir yerde durabilmek için olacak.

Eğer sen de yaşadığın şeyler karşısında daha güçlü, daha net ve daha dengeli kalmak istiyorsan, bu pazar aramızda olabilirsin.

**Katılım Google Meet üzerinden olacaktır.**
Detaylar ve kayıt için bana DM üzerinden ulaşabilirsin.

31/03/2026

1 Nisan’da insan başkalarına şaka yapar.
Ama çoğu insanın en uzun süredir kandırdığı kişi başkası değil, kendisidir.

“Ben iyiyim.”
“Ben böyleyim.”
“Bir gün değişeceğim.”
“Bu kadar da önemli değil.”
“Benim buna ihtiyacım yok.”

İnsan bazen bu cümleleri düşünce gibi kurar…
ama zamanla hayatını onların içine gömer.

Kendine söylediğin her küçük yalan,
ilk başta seni korur gibi görünür.
Sonra seni tutmaya başlar.

Geçiştirdiğin şey büyür.
Ertelediğin şey kökleşir.
Yüzleşmediğin şey kaderin gibi görünmeye başlar.

Ve bir noktadan sonra insan,
hayatın ona bunu yaptığını sanır.

Oysa bazen mesele hayat değildir.

Bazen mesele,
insanın kendisine karşı uzun zamandır dürüst olmamasıdır.

Çünkü insanı en çok yoran şey
her zaman yaşadığı acı değildir.

Bazen en çok,
bildiği halde kendinden sakladığı gerçektir.

Bu yüzden belki de bugün başkalarına değil…
biraz kendine bakma günü.

Kendine şaka yapma vakti bitti.

Artık görmen gereken şeyi gör.
Ertelediğin şeyi fark et.
Geçiştirdiğin yere dürüstçe bak.

Çünkü değişim,
insan ilk kez gerçekten kendine ciddi davrandığında başlar.

24/03/2026

Ramazan rüyası sona erdi.
Şimdi uyanma vakti.

İnsan bazen bazı dönemleri bir perde gibi yaşar.
Kendine söz verir.
Biraz daha dikkat eder.
Biraz daha toparlanır.
Biraz daha kendine yaklaşır.

Ama sonra o dönem bittiğinde,
eski hayat bütün ağırlığıyla geri gelir.

Eski alışkanlıklar.
Eski dağınıklık.
Eski ertelemeler.
Eski boşluklar…

Ve insan fark etmeden tekrar kendinden uzaklaşmaya başlar.

Oysa asıl mesele, belli zamanlarda iyi olmak değildir.
Asıl mesele, gördüğün hakikati dönem bittikten sonra da taşıyabilmektir.

Çünkü bazı insanlar kutsal zamanlarda değişmiş gibi hisseder…
ama eski düzenlerine geri dönünce, aslında sadece kısa süreliğine durmuş olduklarını anlarlar.

Şimdi soru şu:

Gerçekten değiştin mi?
Yoksa sadece bir süreliğine kendine ara mı verdin?

Ramazan bitti diye her şey bitmek zorunda değil.
Belki de şimdi, bahanesiz ve filtresiz şekilde
kendinle yeniden karşılaşma vakti.

Çünkü kalıcı değişim, özel zamanlarda değil…
normal günlerde verdiğin kararlarda belli olur.

Ramazan rüyası sona erdi.
Şimdi kim olduğunla gerçekten yüzleşme vakti.

19/03/2026

**Ramazan Bayramı’nda kiminle barışmalı, kiminle barışmamalı?**

Bayramlar çoğu zaman barışmak için bir fırsat olarak görülür.

Kırgınlıkları geride bırakmak…
İlişkileri onarmak…
“Büyüklük bende kalsın” demek…

Ama her kırgınlık aynı değildir.
Ve her ilişki barışmaya uygun değildir.

Bazı ilişkilerde sorun bir yanlış anlaşılma değildir.
Bir iletişim problemi de değildir.

Bazı ilişkilerde sorun, sürekli tekrar eden bir saygı ihlalidir.

Sınırlarının yok sayılmasıdır.
Değerinin küçümsenmesidir.
Sürekli aynı yerden incitilmendir.

Böyle durumlarda barışmak, çoğu zaman çözüm değil…
**döngünün devam etmesi** anlamına gelir.

Çünkü barışmak, her zaman iyileşmek değildir.
Bazen sadece aynı hikâyeye geri dönmektir.

Öte yandan bazı kırgınlıklar vardır ki,
bir ego savaşından ibarettir.

İki taraf da haklı olmak ister…
Ama kimse anlamaya çalışmaz.

İşte o noktada barışmak, gerçekten iyileştirici olabilir.

Çünkü mesele zarar vermek değil, anlaşılmamaktır.

Bu yüzden asıl soru şu:

Barışmak seni iyileştirecek mi,
yoksa sadece eski yarayı yeniden mi açacak?

Bayram, herkese kapı açmak zorunda olduğun bir zaman değildir.
Ama gerçekten değer verdiğin ilişkileri onarmak için bir fırsat olabilir.

Bazen barışmak olgunluktur.
Bazen mesafe koymak.

Ve ikisi de aynı derecede sağlıklı olabilir.

12/03/2026

**Bende psikolojik bir sorun var mı?**

Bu soru insanların düşündüğünden çok daha yaygındır.

Bazen bir ilişki bittikten sonra…
Bazen aynı hatayı tekrar tekrar yaptığını fark ettiğinde…
Bazen de kendini bir türlü anlayamadığında insan kendine şu soruyu sorar:

“Acaba bende bir problem mi var?”

Aslında insan psikolojisi çoğu zaman sandığımız kadar basit değildir.

Bazen yaptığımız şeyler bir “bozukluk” değildir.
Sadece yıllar içinde öğrenilmiş bir davranış biçimidir.

Çocuklukta öğrendiğimiz ilişki biçimleri, gördüğümüz iletişim tarzları ve içinde büyüdüğümüz duygusal atmosfer… Bunların hepsi yetişkinlikte nasıl düşüneceğimizi, nasıl tepki vereceğimizi ve insanlarla nasıl ilişki kuracağımızı etkiler.

Bu yüzden insan bazen kendini sabote eder.
Bazen aynı ilişki türünü tekrar tekrar seçer.
Bazen de kendini ifade etmekte zorlanır.

Bu durum her zaman bir psikolojik rahatsızlık anlamına gelmez.

Çoğu zaman bu, insanın henüz fark etmediği içsel dinamiklerin bir sonucudur.

Psikolojik sorun dediğimiz şey ise genellikle şurada başlar:
Yaşanan zorluklar kişinin hayatını ciddi biçimde etkilemeye başladığında.

İlişkilerde…
İş hayatında…
Günlük yaşamda…

Bazen insanın ihtiyacı olan şey “bende bir sorun var mı?” sorusunun cevabını aramak değil, kendini daha yakından tanımaya başlamaktır.

Çünkü insan çoğu zaman düşündüğünden çok daha karmaşık…
Ama aynı zamanda düşündüğünden çok daha anlaşılabilir bir varlıktır.

Peki siz ne düşünüyorsunuz?
İnsan gerçekten kendini ne kadar tanıyabilir?


Fuat Dönmez

09/03/2026

Kendinden o kadar çok bahsediyorsun ki değersiz hale geldin.

Sürekli kendini anlatıyorsun.
Ne yaptığını…
Nerede olduğunu…
Ne kadar meşgul olduğunu…
Ne kadar iyi olduğunu…

Ve fark etmeden bir şey oluyor.

Değer azalıyor.

Çünkü değer, sürekli anlatılan bir şey değildir.
Değer çoğu zaman hissedilen bir şeydir.

Bir insan kendini ne kadar çok anlatırsa,
o kadar az merak edilir.

Psikolojide buna basit bir şey deriz:
aşırı görünürlük.

Her düşünceni paylaştığında,
her başarını duyurduğunda,
her duygunu sergilediğinde…

İnsanlar seni daha iyi tanımaz.
Sadece sana alışır.

Ve alışılan şey, zamanla sıradanlaşır.

Oysa gerçek etki çoğu zaman sessizlikte oluşur.
Az konuşan insanların söyledikleri daha çok hatırlanır.

Çünkü nadirdir.

Bugün birçok insan kendini ifade etmiyor.
Kendini tüketiyor.

Sürekli anlatmak,
sürekli görünmek,
sürekli merkezde olmak…

Değer üretmez.

Tam tersine değeri aşındırır.

Bazen saygınlık;
kendin hakkında daha az konuştuğunda başlar.

Sürekli kendinden bahseden insanlar, bir süre sonra anlatacak bir şey değil; kaçılacak bir gürültü haline gelir.

🌿 Her şeyi anlatmak seni görünür yapar.
Ama her zaman değerli yapmaz.

07/03/2026

İnsanlar konuşuyor ama kimse dinlemiyor.

Hiç fark ettin mi?

Birine bir şey anlatıyorsun.
Karşındaki başını sallıyor.

Ama gözlerinde şu var:
Cevap hazırlıyor.

Çünkü çoğu insan dinlemek için değil,
sırası gelince konuşmak için bekler.

Gerçek dinlemek zordur.

Çünkü dinlemek;
haklı olma ihtiyacını bir kenara bırakmaktır.
Karşındakinin dünyasına girmektir.
Onu hemen düzeltmemektir.

Ama biz ne yapıyoruz?

Tavsiyeye atlıyoruz.
Karşılaştırıyoruz.
“Ben de aynı şeyi yaşadım” diyoruz.
Konuyu kendimize çekiyoruz.

Sonra da insanlar şunu hissediyor:

Anlaşılmadım.

İlişkilerin çoğu büyük hatalardan değil,
küçük anlaşılmamışlıklardan yıpranır.

Bir süre sonra insanlar konuşmayı bırakır.

Çünkü anlatmanın bir anlamı kalmaz.

İşte o noktada ilişkiler bitmez.
Ama sessizleşir.

Ve çoğu zaman gerçek kopuş tam orada başlar.

🌿 Bazen bir insanın ihtiyacı tavsiye değil, gerçekten duyulmaktır.

📩 İlişkilerinde sürekli anlaşılmadığını hissediyorsan, yüz yüze ve online seans için mesaj atabilirsin.

02/03/2026

Neden tüm ilişkilerin iyi gitmemeli?

Çünkü herkesle iyi anlaşmaya çalışmak,
çoğu zaman kendini kaybetmenin en nazik yoludur.

Sürekli uyumluysan,
sürekli anlayışlıysan,
sürekli alttan alıyorsan…

Bir yerde kim olduğunu susturuyorsundur.

Psikolojide buna “onay bağımlılığı” deriz.
Sevilmek için uyum sağlamak.
Terk edilmemek için susmak.
Dışlanmamak için kendini küçültmek.

Bu bir erdem değil.
Bu bir savunmadır.

Sağlıklı bir insanın hayatında sürtünme olur.
Çünkü sınır vardır.
Farklılık vardır.
“Hayır” vardır.

Her ilişkinin iyi gitmemesi,
senin problemli olduğun anlamına gelmez.

Bazen bu;
artık rol yapmadığın anlamına gelir.

Gerçek yakınlık, çatışmasızlık değildir.
Gerçek yakınlık; çatışmayı taşıyabilmektir.

Ama biz ne yapıyoruz?

Tetiklenince kaçıyoruz.
Kırılınca kapanıyoruz.
Öfkelenince patlıyoruz.
Yüzleşmek yerine mesafe koyuyoruz.

Sonra da “Neden ilişkilerim yürümüyor?” diyoruz.

Belki de ilk kez gerçek oluyorsundur.

Unutma:

Herkesle iyi anlaşan insanlar,
genelde kimliğini pazarlık masasına koymuş insanlardır.

Ve kimliğini pazarlık konusu yaptığında,
kazansan bile kaybedersin.

🌿 Tüm ilişkilerin iyi gitmemesi sorun değil.
Aynı döngüyü tekrar etmen sorun.

📩 İlişkilerinde sürekli aynı yerden kırılıyorsan, yüz yüze ve online seans için mesaj atabilirsin.

Yeni yıl, yeni başlangıçlar demektir ve bu müthiş bir fırsattır! Bu yıl kendi kendinizi daha iyi tanıyabilir, geçmişteki...
01/01/2023

Yeni yıl, yeni başlangıçlar demektir ve bu müthiş bir fırsattır! Bu yıl kendi kendinizi daha iyi tanıyabilir, geçmişteki hatalarınızdan dersler çıkararak geleceğe daha iyi hazırlanabilirsiniz. Ayrıca, bu yıl kendi hedeflerinizi belirleyebilir ve bunları gerçekleştirmeye çalışabilirsiniz. Unutmayın, her zorluk bir fırsattır ve aslında kendi gelişiminiz için büyük bir fırsattır. Yeni yılın sizin için yeni başarılar getirmesi dileğiyle!
Psikoterapi, hayatınızdaki sorunlarla başa çıkmada size yardımcı olabilir. Kendinizi dinleyebileceğiniz, duygularınızı rahatça ifade edebileceğiniz ve çözümler üretebileceğiniz güvenli bir ortam sunuyoruz. İster tek başınızıza ister sevdiklerinizle birlikte gelebilirsiniz. Hemen randevu almak için bizimle iletişime geçin. Birlikte duygusal ve zihinsel sağlığınızı iyileştirebilir, hayatınızı daha mutlu ve anlamlı hale getirebiliriz.

23/11/2022

Tam 12 kişiye %50 indirim hediye ediyoruz!

Kurumumuz 1. yılını kutluyor!

Bir yıl boyunca onlarca insanın hayatında olumlu değişimler yaşatmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Randevu talebi ve bilgi için: +905053680364

25/10/2022

Ücretsiz ön görüşme randevusu ve bilgi için: +90 505 368 03 64

Address

( Taksi Durağı Mevkii, özkayalar Apt. )
Çine
09500

Opening Hours

Monday 09:30 - 18:00
Tuesday 09:30 - 17:00
Wednesday 09:30 - 17:00
Thursday 09:30 - 19:00
Friday 09:30 - 19:00
Saturday 09:30 - 19:00
Sunday 12:00 - 18:00

Telephone

+905053680364

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Dönmez Psikolojik Danışmanlık Merkezi Çine posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share