22/08/2026
Bağlanma korkusu çoğu zaman yetişkinlikte yaşanan ilişkiler üzerinden fark edilir. Yakınlaşmak istediği hâlde geri çekilmek, bir ilişki ciddileştiğinde huzursuz olmak ya da karşısındaki kişiye güvenmekte zorlanmak, kişinin geçmişte kurduğu ilişkilerle bağlantılı olabilir. Bu ilişkilerin önemli bir parçası da baba ile kurulan bağdır.
Anne ve baba, çocuğun gelişiminde farklı roller üstlenebilir. Elbette bu roller her ailede aynı biçimde dağılmayabilir; ancak çocuğun iç dünyasında bakım, güven, sınır ve keşif deneyimleri çoğu zaman erken ilişkiler üzerinden şekillenir. Anneler çoğu zaman bakım verme, koruma ve kollama konusunda daha fazla sorumluluk alırken; babalar çocukla oyun kuran, onu yeni deneyimlere teşvik eden, cesaretlendiren ve dış dünyayı keşfetmesine alan açan bir konumda olabilir. Bu nedenle babayla kurulan ilişki, çocuğun yalnızca sevildiğini değil, aynı zamanda dünyayı keşfederken güvende olduğunu hissetmesi açısından da önem taşır.
Çocukluk döneminde baba, çocuğun ilgi alanlarını ve yeteneklerini fark ederek onu zorlamadan desteklediğinde önemli bir mesaj verir: “Olduğun hâlinle değerlisin ve kendi yolunu bulabilirsin.” Çocuğun denemesine, hata yapmasına ve yeniden başlamasına izin veren bu tutum, zamanla özdeğer duygusunun ve kendine güvenin gelişmesine katkıda bulunabilir. Çocuk, hem kendi kararlarına hem de çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkilere daha fazla güvenmeyi öğrenebilir.
Buna karşılık baskıcı, aşırı otoriter, eleştirel ya da duygusal olarak ilgisiz bir baba figürü, çocuğun ilişkiler konusunda farklı bir deneyim geliştirmesine neden olabilir. Sevgi ve kabulün koşullu olduğu hissi, hata yapmanın eleştirilmekle sonuçlanması veya babanın çocuğun duygusal ihtiyaçlarına karşı uzak kalması; ilerleyen yıllarda yakın ilişkilerde temkinli olma, reddedilme beklentisi taşıma ya da duygusal mesafeyi koruma eğilimiyle kendini gösterebilir.
Bu nedenle bağlanma korkusu yalnızca “ilişki kuramamak” olarak değerlendirilmemelidir. Bazen kişinin yakınlık karşısında yaşadığı tedirginlik, çocuklukta öğrendiği bir korunma biçiminin devamıdır. Yakınlaşmanın güvenli mi, yoksa incinme ve hayal kırıklığıyla mı sonuçlanacağını belirlemeye çalışan kişi, farkında olmadan geçmiş deneyimlerinin izlerini bugünkü ilişkilerine taşıyabilir. Bu izleri fark etmek, kişinin ilişkilerinde aynı döngüyü tekrar etmek yerine kendini daha iyi anlamasına ve daha güvenli bağlar kurmasına alan açabilir.
✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit
Kaynakça
• Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development.
• Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of Attachment.
• Lamb, M. E. (2010). The Role of the Father in Child Development.
• Paquette, D. (2004). “Theorizing the Father-Child Relationship: Mechanisms and Developmental Outcomes.” Human Development.