Uzman Klinik Psikolog Özkan Yiğit

Uzman Klinik Psikolog Özkan Yiğit Teşvikiye, Sezai Selek Sk. Nişantaşı / İSTANBUL

0 531 937 79 54

Bağlanma korkusu çoğu zaman yetişkinlikte yaşanan ilişkiler üzerinden fark edilir. Yakınlaşmak istediği hâlde geri çekil...
22/08/2026

Bağlanma korkusu çoğu zaman yetişkinlikte yaşanan ilişkiler üzerinden fark edilir. Yakınlaşmak istediği hâlde geri çekilmek, bir ilişki ciddileştiğinde huzursuz olmak ya da karşısındaki kişiye güvenmekte zorlanmak, kişinin geçmişte kurduğu ilişkilerle bağlantılı olabilir. Bu ilişkilerin önemli bir parçası da baba ile kurulan bağdır.

Anne ve baba, çocuğun gelişiminde farklı roller üstlenebilir. Elbette bu roller her ailede aynı biçimde dağılmayabilir; ancak çocuğun iç dünyasında bakım, güven, sınır ve keşif deneyimleri çoğu zaman erken ilişkiler üzerinden şekillenir. Anneler çoğu zaman bakım verme, koruma ve kollama konusunda daha fazla sorumluluk alırken; babalar çocukla oyun kuran, onu yeni deneyimlere teşvik eden, cesaretlendiren ve dış dünyayı keşfetmesine alan açan bir konumda olabilir. Bu nedenle babayla kurulan ilişki, çocuğun yalnızca sevildiğini değil, aynı zamanda dünyayı keşfederken güvende olduğunu hissetmesi açısından da önem taşır.

Çocukluk döneminde baba, çocuğun ilgi alanlarını ve yeteneklerini fark ederek onu zorlamadan desteklediğinde önemli bir mesaj verir: “Olduğun hâlinle değerlisin ve kendi yolunu bulabilirsin.” Çocuğun denemesine, hata yapmasına ve yeniden başlamasına izin veren bu tutum, zamanla özdeğer duygusunun ve kendine güvenin gelişmesine katkıda bulunabilir. Çocuk, hem kendi kararlarına hem de çevresindeki insanlarla kurduğu ilişkilere daha fazla güvenmeyi öğrenebilir.

Buna karşılık baskıcı, aşırı otoriter, eleştirel ya da duygusal olarak ilgisiz bir baba figürü, çocuğun ilişkiler konusunda farklı bir deneyim geliştirmesine neden olabilir. Sevgi ve kabulün koşullu olduğu hissi, hata yapmanın eleştirilmekle sonuçlanması veya babanın çocuğun duygusal ihtiyaçlarına karşı uzak kalması; ilerleyen yıllarda yakın ilişkilerde temkinli olma, reddedilme beklentisi taşıma ya da duygusal mesafeyi koruma eğilimiyle kendini gösterebilir.

Bu nedenle bağlanma korkusu yalnızca “ilişki kuramamak” olarak değerlendirilmemelidir. Bazen kişinin yakınlık karşısında yaşadığı tedirginlik, çocuklukta öğrendiği bir korunma biçiminin devamıdır. Yakınlaşmanın güvenli mi, yoksa incinme ve hayal kırıklığıyla mı sonuçlanacağını belirlemeye çalışan kişi, farkında olmadan geçmiş deneyimlerinin izlerini bugünkü ilişkilerine taşıyabilir. Bu izleri fark etmek, kişinin ilişkilerinde aynı döngüyü tekrar etmek yerine kendini daha iyi anlamasına ve daha güvenli bağlar kurmasına alan açabilir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development.
•⁠ ⁠Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of Attachment.
•⁠ ⁠Lamb, M. E. (2010). The Role of the Father in Child Development.
•⁠ ⁠Paquette, D. (2004). “Theorizing the Father-Child Relationship: Mechanisms and Developmental Outcomes.” Human Development.

Bir ilişkinin bitmesi, iki kişinin yollarını ayırması anlamına gelir. Ancak bazı kişiler ayrılığı kabul etmek yerine esk...
13/08/2026

Bir ilişkinin bitmesi, iki kişinin yollarını ayırması anlamına gelir. Ancak bazı kişiler ayrılığı kabul etmek yerine eski partnerini izlemeye, sürekli iletişim kurmaya ya da karşısına çıkmaya devam edebilir. Bu davranışlar romantik bir ısrar değil, ısrarlı takip (stalking) olarak değerlendirilebilir.

Israrlı takip; ayrıldığın ya da hâlâ birlikte olduğun kişinin seni korkutacak, baskı altında hissettirecek veya hayatını kontrol etmeye çalışacak şekilde sürekli seni izlemesi, takip etmesi ya da peşinden gelmesidir. Amaç, yeniden ilişki kurmaktan çok kişinin üzerinde kontrol ve baskı oluşturmaktır. Bu davranışlar yalnızca yüz yüze değil, dijital ortamda da gerçekleşebilir.

Bu davranışlar bazen;

“Sadece konuşmak istiyorum.”

“Tesadüfen karşılaştık.”

“Seni ne kadar sevdiğimi göstermek istiyorum.”

“Bensiz mutlu olamazsın.”

gibi sözlerle normalleştirilmeye çalışılabilir.

Oysa haber vermeden evine, okuluna ya da iş yerine gelmek, sürekli gittiğin yerlerde karşına çıkmak, peş peşe mesaj ve aramalar yapmak, arkadaşlarından seninle ilgili bilgi almaya çalışmak, sürekli hediye göndermek ya da eşyalarına zarar vermek sevginin değil, ısrarlı takibin örnekleri olabilir. Zamanla bu davranışlar kişide sürekli tetikte olma ve güvensizlik hissine yol açabilir.

Sağlıklı bir ilişkide herkesin ayrılığı kabul edilme ve kendi yaşamına güven içinde devam etme hakkı vardır. Bir kişinin sınırlarına rağmen onun peşinden gitmek, onu korkutacak ya da huzursuz edecek davranışlarda bulunmak sevgi değildir.

Unutma;

•⁠ ⁠Ayrılık, takip etme hakkı vermez.
•⁠ ⁠Sürekli karşına çıkmak romantik değildir.
•⁠ ⁠Israr etmek, rıza yerine geçmez.
•⁠ ⁠Seni korkutan hiçbir davranış sevginin göstergesi değildir.

Sevgi, sınırlarına saygı duyar. Gerçek sevgi, kişinin “hayır” deme ve uzaklaşma hakkını da kabul eder. Takip etmek, korkutmak ve vazgeçmeyi reddetmek ise sevginin değil, şiddetin bir parçası olabilir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠Logan, T. K., & Walker, R. (2017). Stalking: A Multidimensional Framework for Assessment and Safety Planning.
•⁠ ⁠Sheridan, L., Blaauw, E., & Davies, G. M. (Eds.). (2003). Stalking: Criminal Justice Responses and Policy Practice.
•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni istemediğin bir cinsel yakınlığa ya da birlikteliğe zorlaması, baskı kurması veya ...
08/08/2026

Cinsel flört şiddeti, sevgilinin seni istemediğin bir cinsel yakınlığa ya da birlikteliğe zorlaması, baskı kurması veya “hayır” cevabını kabul etmemesidir. Bir ilişkinin içinde olmak ya da birbirini sevmek, kimseye karşı tarafın bedeni üzerinde hak vermez. Her bireyin bedensel sınırları ve kararları, ilişkinin her aşamasında saygıyı hak eder.

Cinsel şiddet yalnızca fiziksel zorlamadan ibaret değildir. İstemediğin hâlde seni öpmeye ya da sana dokunmaya çalışmak, cinsel birliktelik konusunda ısrar etmek, “Beni seviyorsan bunu yaparsın.” diyerek baskı kurmak, cinsel içerikli fotoğraf ya da video göndermen için seni zorlamak da cinsel şiddetin bir parçası olabilir.

Ayrıca sen alkol veya madde etkisi altındayken ya da bilincin yerinde değilken seninle cinsel birliktelik yaşanması, cinsel birliktelik öncesinde, sırasında veya sonrasında aşağılayıcı ve küçümseyici davranılması, doğum kontrol yöntemlerini kullanmamak ya da kullanmana izin vermemek de cinsel şiddet örnekleridir.

Bazı kişiler bu davranışları;

“Ama sevgiliyiz.”

“Herkes bunu yapıyor.”

“Beni gerçekten seviyorsan…”

“Sadece bir kez.”

gibi cümlelerle normalleştirmeye çalışabilir.

Oysa sağlıklı bir ilişkide yakınlık, karşılıklı istek ve açık rıza ile yaşanır. Rıza; baskıyla, korkuyla ya da suçluluk hissettirilerek alınamaz. Bir kez verilen rıza, her zaman geçerli olduğu anlamına gelmez. Herkes istediği anda fikrini değiştirme hakkına sahiptir. Rıza, her temas ve her yakınlık için özgür iradeyle verilmelidir.

Unutma;

•⁠ ⁠Hayır demek en doğal hakkındır.
•⁠ ⁠Sessiz kalmak rıza anlamına gelmez.
•⁠ ⁠Baskıyla alınan onay, gerçek bir onay değildir.
•⁠ ⁠Bedenin ve sınırların sana aittir.
•⁠ ⁠Sevgi, sınırlarına ve bedenine saygı duyar.

Cinsel yakınlık ancak iki taraf da gerçekten istediğinde anlamlıdır. Karşılıklı saygı ve güven, sağlıklı cinsel yakınlığın temelidir. Rızanın olmadığı yerde sevgi değil, sınır ihlali ve şiddet vardır.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.
•⁠ ⁠World Health Organization. (2022). Understanding and Addressing Violence Against Women.
•⁠ ⁠Basile, K. C., et al. (2014). STOP SV: A Technical Package to Prevent S*xual Violence. Centers for Disease Control and Prevention.

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin bedenine zarar vermeye yönelik her türlü davranışı kapsar. Tokat atmak, itmek, yumruk...
03/08/2026

Fiziksel flört şiddeti, sevgilinin bedenine zarar vermeye yönelik her türlü davranışı kapsar. Tokat atmak, itmek, yumruklamak, tekmelemek, saç çekmek, boğazını sıkmak, bir eşya fırlatmak ya da silahla tehdit etmek fiziksel şiddet örnekleridir. Bu davranışların hiçbiri “öfke anı” ya da “anlık kontrol kaybı” gerekçesiyle normalleştirilemez.

Toplumda fiziksel şiddet, flört şiddetinin en görünür biçimi olarak kabul edilir. Ancak çoğu zaman yaşanan ilk tokat ya da ilk itme, ilişkinin ilk sorunu değildir. Fiziksel şiddetin öncesinde hakaretler, tehditler, aşırı kıskançlık, kontrol etme isteği, sosyal çevreden uzaklaştırma ve dijital baskılar görülebilir. Bu nedenle fiziksel şiddet, çoğu zaman daha önce başlayan şiddetin görünür hâle gelmiş şeklidir.

Bazı kişiler, yaşanan ilk fiziksel saldırının ardından;

“Bir daha olmayacak.”

“Çok sinirlenmiştim.”

“Kendimi kaybettim.”

“Sen de beni çok zorladın.”

“Seni kaybetmekten korktum.”

gibi sözlerle karşılaşabilir.

Bu açıklamalar yaşanan şiddeti değiştirmez. Özür dilemek, pişman olduğunu söylemek ya da hediye almak da fiziksel şiddeti ortadan kaldırmaz. Çünkü önemli olan yalnızca söylenenler değil, davranışın kendisidir. Hiç kimse öfkesini başka bir insanın bedenine zarar vererek ifade etme hakkına sahip değildir.

Sağlıklı bir ilişkide anlaşmazlıklar ve tartışmalar yaşanabilir. Ancak öfke, hiçbir koşulda vurmayı, itmeyi, korkutmayı ya da fiziksel güç kullanmayı haklı çıkarmaz. Sevgi güven verir; korku yaratmaz. Güvenli bir ilişkide kişi, partnerinin yanında kendini tehdit altında hissetmez.
Unutma;

•⁠ ⁠Tokat da fiziksel şiddettir.
•⁠ ⁠İtmek de fiziksel şiddettir.
•⁠ ⁠Saç çekmek de fiziksel şiddettir.
•⁠ ⁠Eşya fırlatmak da fiziksel şiddettir.
•⁠ ⁠Fiziksel güç kullanarak korkutmak da şiddettir.
•⁠ ⁠“Bir kere oldu.” demek şiddeti normalleştirmez.

Fiziksel şiddet, sevginin değil; kontrol etme ve güç kurma isteğinin bir göstergesidir. Hiçbir gerekçe fiziksel şiddeti haklı çıkarmaz. Tek bir fiziksel şiddet davranışı bile ciddiye alınması gereken bir durumdur. Şiddet bir kez başladığında, görmezden gelmek yerine onu olduğu gibi tanımak ve gerektiğinde destek aramak önemlidir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.
•⁠ ⁠Stark, E. (2007). Coercive Control: How Men Entrap Women in Personal Life.
•⁠ ⁠Centers for Disease Control and Prevention. (2022). Preventing Intimate Partner Violence.

İlişkiler artık yalnızca yüz yüze yaşanmıyor. Mesajlaşmalar, sosyal medya ve konum paylaşımı da ilişkinin bir parçası hâ...
29/07/2026

İlişkiler artık yalnızca yüz yüze yaşanmıyor. Mesajlaşmalar, sosyal medya ve konum paylaşımı da ilişkinin bir parçası hâline geldi. Ancak teknolojiyi iletişim kurmak için kullanmakla, birini kontrol etmek için kullanmak aynı şey değildir.

Dijital flört şiddeti, sevgilinin teknolojik araçları seni denetlemek, davranışlarını kontrol etmek veya baskı kurmak amacıyla kullanmasıdır. Bu davranışlar çoğu zaman küçük gibi görünse de zamanla özgürlüğünü ve özel alanını kısıtlayabilir. Bu nedenle, zaman içinde “normal” gibi algılanmaya başlayabilir.

Bazen şu cümlelerle başlayabilir:

“Şifreni neden benimle paylaşmıyorsun?”

“Konumunu açarsan içim rahat eder.”

“Mesajımı gördün, neden cevap vermedin?”

“O fotoğrafı kaldır.”

“Kim bu beğeni atan?”

Sürekli nerede olduğunu bilmek istemek, sosyal medya hesaplarını kontrol etmek, kimlerle iletişim kurduğunu sorgulamak, telefonunu karıştırmak, sürekli mesaj atarak anında cevap beklemek ya da istemediğin hâlde fotoğraf ve video göndermen için baskı yapmak dijital flört şiddetine örnek olabilir.

Bu davranışlar çoğu zaman “merak ediyorum”, “seni önemsiyorum” ya da “kıskandığım için” sözleriyle normalleştirilebilir. Oysa güven, sürekli denetim gerektirmez. Sağlıklı bir ilişkide herkesin dijital mahremiyetine ve kişisel sınırlarına saygı duyulur. Mahremiyet, gizlemek değil; bireysel sınırların korunmasıdır.

Unutma;

•⁠ ⁠Şifre paylaşmak sevginin kanıtı değildir.
•⁠ ⁠Sürekli hesap vermek zorunda değilsin.
•⁠ ⁠Telefonunu kontrol etmek güven göstergesi değildir.
•⁠ ⁠Dijital mahremiyet de kişisel bir haktır.

Teknoloji yakınlaştırabilir. Ama kontrol etmek için kullanıldığında şiddetin bir aracına dönüşebilir. Sağlıklı bir ilişkide teknoloji, güveni destekler; denetimi değil.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠Reed, L. A., Tolman, R. M., & Ward, L. M. (2016). Gender Matters: Experiences and Consequences of Digital Dating Abuse Victimization in Adolescent Dating Relationships.
•⁠ ⁠Stonard, K. E. (2020). Technology-Assisted Adolescent Dating Violence and Abuse: A Systematic Review. Trauma, Violence, & Abuse.
•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.

Sağlıklı bir ilişkide iki kişi birbirinin hayatını zenginleştirir; arkadaşlarını, ailesini ve sosyal çevresini elinden a...
25/07/2026

Sağlıklı bir ilişkide iki kişi birbirinin hayatını zenginleştirir; arkadaşlarını, ailesini ve sosyal çevresini elinden almaz. Ancak bazen “seni seviyorum”, “seni koruyorum” ya da “seni kıskanıyorum” gibi cümlelerin arkasına gizlenen davranışlar, sosyal flört şiddetinin bir parçası olabilir.

Sosyal flört şiddeti, sevgilinin seni arkadaşlarından, ailenden ya da sosyal çevrenden uzaklaştırmaya çalışması; kimlerle görüşeceğini, nerelere gideceğini ve kiminle iletişim kuracağını kontrol etmesidir. Amaç, seni yalnızlaştırarak üzerinde daha fazla kontrol kurmaktır. Bu süreç çoğu zaman ani değil, yavaş ve fark edilmesi güç bir şekilde ilerler.

Bu davranışlar çoğu zaman küçük isteklerle başlayabilir.

“Onunla görüşmeni istemiyorum.”
“Bana zaman ayırmak yerine neden arkadaşlarınla buluştun?”
“O arkadaşını hiç sevmiyorum.”
“Ben varken başkalarına ihtiyacın olmamalı.”
“Erkek arkadaşlarınla konuşmanı istemiyorum.”

İlk bakışta kıskançlık ya da ilgi gibi görünen bu davranışlar zamanla seni sevdiklerinden uzaklaştırabilir. Arkadaşlarınla görüşmekten vazgeçebilir, ailene daha az zaman ayırabilir ya da tartışma çıkmasın diye sosyal hayatını kendin sınırlandırmaya başlayabilirsin. Bir süre sonra bu değişiklikleri kendi tercihinmiş gibi hissetmen de mümkündür.

Oysa sağlıklı bir ilişkide sevgi, kişinin sosyal çevresini daraltmaz. Partnerler birbirlerinin bireyselliğine, arkadaşlıklarına ve aile ilişkilerine saygı duyar. Bir ilişki, seni yalnızlaştırıyor ve dünyanı giderek küçültüyorsa, bunu fark etmek önemlidir. Çünkü güçlü sosyal bağlar, psikolojik iyi oluşun önemli koruyucu kaynaklarından biridir.

Unutma;
•⁠ ⁠Kıskançlık, sevginin kanıtı değildir.
•⁠ ⁠Seni yalnızlaştırmak, seni korumak değildir.
•⁠ ⁠Arkadaşlarını ve aileni hayatından çıkarmanı istemek sevgi değildir.
•⁠ ⁠Sağlıklı ilişkiler özgürlüğü kısıtlamaz; güven üzerine kurulur.

Sosyal şiddet çoğu zaman “Seni sadece ben anlayabilirim.” cümlesiyle başlar. Oysa sevgi, seni sevdiklerinden koparmaz; hayatını paylaşırken dünyanı da korumana izin verir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠Stark, E. (2007). Coercive Control: How Men Entrap Women in Personal Life.
•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.
•⁠ ⁠Centers for Disease Control and Prevention. (2022). Preventing Intimate Partner Violence.

Bir ilişkide herkes zaman zaman kırılabilir, tartışabilir ya da hata yapabilir. Ancak sürekli seni korkutan, değersiz hi...
22/07/2026

Bir ilişkide herkes zaman zaman kırılabilir, tartışabilir ya da hata yapabilir. Ancak sürekli seni korkutan, değersiz hissettiren, suçlu hissetmene neden olan ya da kendinden şüphe ettiren davranışlar sağlıklı bir ilişkinin parçası değildir.

Psikolojik flört şiddeti, sevgilinin seni kontrol etmek, özsaygını zedelemek ve üzerinde güç kurmak amacıyla kullandığı söz ve davranışları kapsar. Çoğu zaman görünmezdir; iz bırakmaz ama kişinin benlik algısını derinden etkileyebilir. Bu nedenle fark edilmesi, fiziksel şiddete kıyasla daha güç olabilir.

Bazen bu davranışlar;

“Bunu senin iyiliğin için söylüyorum.”

“Sen çok abartıyorsun.”

“Ben olmasam kimse seni sevmez.”

“Biraz da kendine bak.”

“Beni buna sen mecbur bıraktın.”

gibi cümlelerin arkasına gizlenebilir.

Zamanla hakaret etmek, küçümsemek, sürekli eleştirmek, bağırmak, aşağılamak, lakap takmak, tehdit etmek, başkalarının yanında küçük düşürmek ya da seni sürekli suçlamak sıradanlaşabilir. Hatta ne giymen, kimlerle görüşmen ya da nasıl davranman gerektiğine kadar uzanan bir kontrol alanı oluşabilir. Bu durum zaman içinde kişinin özsaygısını zayıflatabilir ve kendi duygu ile düşüncelerine olan güvenini sarsabilir.

Psikolojik şiddetin en zor yanı, çoğu zaman kişinin bunu fark etmekte güçlük çekmesidir. Çünkü bu davranışlar bazen “seni koruyorum”, “senin iyiliğini istiyorum” ya da “çok sevdiğim için böyle davranıyorum” söylemleriyle meşrulaştırılabilir. Davranışın gerekçesi ne olursa olsun, kişinin sınırlarını ihlal eden ve onu sürekli değersiz hissettiren tutumlar sağlıklı bir ilişkinin parçası değildir.

Oysa sevgi; korku yaratmaz, seni değersiz hissettirmez ve kendin olmaktan vazgeçmene neden olmaz.

Bir ilişkinin içinde sürekli kendini açıklamak zorunda hissediyorsan, söylediklerinden dolayı suçluluk duyuyorsan, “Acaba gerçekten sorun bende mi?” diye sık sık kendini sorguluyorsan, bu duyguların nedenini durup düşünmek önemlidir.

Unutma;

•⁠ ⁠Sürekli eleştirilmek sevgi değildir.
•⁠ ⁠Hakaret etmek iletişim değildir.
•⁠ ⁠Korkutmak korumak değildir.
•⁠ ⁠Seni değersiz hissettiren hiçbir davranış sevginin göstergesi olamaz.

Psikolojik şiddet görünmeyebilir. Ama etkileri uzun süre hissedilebilir. Sağlıklı bir ilişki, kişinin kendisini daha güvende, daha değerli ve daha özgür hissetmesine katkı sağlar. Sevgi seni küçültmez; büyütür.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça

•⁠ ⁠Stark, E. (2007). Coercive Control: How Men Entrap Women in Personal Life.
•⁠ ⁠Dutton, M. A., & Goodman, L. A. (2005). Coercion in Intimate Partner Violence: Toward a New Conceptualization. S*x Roles.
•⁠ ⁠World Health Organization. (2021). Violence against Women: Prevalence Estimates, 2018.

İlk ilişkiler, sevmenin ve sevilmenin ne anlama geldiğini keşfettiğimiz deneyimlerdir. Ancak özellikle genç yaşlarda baz...
17/07/2026

İlk ilişkiler, sevmenin ve sevilmenin ne anlama geldiğini keşfettiğimiz deneyimlerdir. Ancak özellikle genç yaşlarda bazı davranışlar; “çok seviyor”, “beni kıskanıyor”, “beni koruyor” ya da “ilişkiler zaten böyledir” düşüncesiyle normalleştirilebilir. Oysa sevgi gibi görünen bazı davranışlar, flört şiddetinin ilk işaretleri olabilir.

Flört şiddeti; partnerin fiziksel, psikolojik, cinsel, sosyal veya dijital yollarla seni kontrol etmeye, davranışlarını yönlendirmeye ve üzerinde güç kurmaya çalıştığı davranışların tümüdür. Çoğu zaman gündelik etkileşimlerin içine gizlenir ve başlangıçta fark edilmesi kolay olmayabilir. Yalnızca devam eden ilişkilerde değil, ayrılık sonrasında ısrarlı takip gibi davranışlarla da sürebilir.

Şiddet denildiğinde çoğu kişinin aklına fiziksel zarar gelir. Oysa şiddet çoğu zaman bundan çok daha önce başlar:

• Sürekli hesap sormak,
• Kıyafetlerine karışmak,
• Telefonunu kontrol etmek istemek,
• Arkadaşlarınla görüşmenden rahatsız olmak,
• Sosyal medya şifrelerini istemek,
• “Beni seviyorsan bunu yapmalısın.” diyerek baskı kurmak…

İlk bakışta ilgi, sahiplenme veya kıskançlık gibi görünen bu davranışlar zamanla özgürlüğünü kısıtlayabilir, özsaygını zedeleyebilir ve seni yalnızlaştırabilir. Flört şiddeti çoğu zaman bir anda başlamaz; küçük sınır ihlalleriyle ilerler ve giderek normalleşir.

Sağlıklı bir ilişkide sevgi; kontrol etmek, korkutmak veya yönetmek değildir. Sevgi, güvenmeyi, sınırlarına saygı duymayı ve seni olduğun gibi kabul etmeyi içerir. Kıskançlık, baskı ve sürekli denetleme sevginin göstergesi değildir.

Bu gönderiyle başlayan seride flört şiddetinin psikolojik, sosyal, dijital, fiziksel ve cinsel boyutlarını ayrı ayrı ele alacağız. Çünkü bir davranışın şiddet olduğunu fark etmek, kendini koruyabilmenin ilk adımlarından biridir.

Unutma:

• Sevgi kontrol etmez.
• Sevgi korkutmaz.
• Sevgi seni yalnızlaştırmaz.
• Sevgi sınırlarına saygı duyar.

Şiddet her zaman görünür değildir. Ancak çoğu zaman “geliyorum” der. İlişkinde kendini sürekli baskı altında, değersiz, korkmuş veya yalnız hissediyorsan yaşadıklarını yeniden değerlendirmek için kendine alan tanıman önemlidir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça:
• World Health Organization (WHO). Violence against Women.
• Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Teen Dating Violence.
• American Psychological Association (APA). Teen Dating Violence.

Bu nedenle yetişkinlikte yaşanan bazı ilişki örüntüleri yalnızca mevcut partnerin davranışları üzerinden değerlendirilem...
07/07/2026

Bu nedenle yetişkinlikte yaşanan bazı ilişki örüntüleri yalnızca mevcut partnerin davranışları üzerinden değerlendirilemez. Kişinin bugün aşka nasıl yaklaştığı, yakınlık karşısında ne hissettiği ve ilişkide hangi durumları tehdit olarak algıladığı geçmişte edindiği ilişkisel deneyimlerle bağlantılı olabilir. Çocuklukta gözlemlenen ve deneyimlenen ilişki biçimleri, yetişkinlikte birebir tekrar edilmek zorunda değildir; ancak fark edilmedikleri sürece kişinin ilişki seçimlerinde ve duygusal tepkilerinde etkili olmaya devam edebilir.

Kişinin kendi ilişki geçmişini anlamaya çalışması, anne ve babasının ilişkisini yalnızca “iyi” ya da “kötü” olarak değerlendirmekten daha geniş bir bakış gerektirir. Asıl önemli olan, çocukluk döneminde sevginin nasıl göründüğü, yakınlığın nasıl yaşandığı ve ilişkide olmanın kişiye hangi duyguları çağrıştırdığıdır. Çünkü bazen yetişkinlikte aşk olarak tanımlanan şey, geçmişten tanıdık gelen bir duygusal düzenin yeniden kurulması olabilir.

Bu farkındalık, kişinin ilişkilerinde yalnızca tanıdık olanı değil, kendisi için daha güvenli ve sağlıklı olanı da ayırt edebilmesine alan açabilir.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça
•⁠ ⁠Bowlby, J. (1969). Attachment and Loss: Vol. 1. Attachment.
•⁠ ⁠Ainsworth, M. D. S., Blehar, M. C., Waters, E., & Wall, S. (1978). Patterns of Attachment.
•⁠ ⁠Hazan, C., & Shaver, P. (1987). Romantic love conceptualized as an attachment process.

İnsan, ilişkiler içinde şekillenen bir varlıktır. Yaşamın ilk yıllarında bakım verenlerle kurulan bağlar, yalnızca çocuk...
27/06/2026

İnsan, ilişkiler içinde şekillenen bir varlıktır. Yaşamın ilk yıllarında bakım verenlerle kurulan bağlar, yalnızca çocukluk anıları olarak kalmaz; kişinin kendisini, diğer insanları ve dünyayı algılama biçiminin temelini oluşturur. Yakınlık kurma biçimleri, güven duygusu, terk edilme korkuları, ihtiyaçları ifade etme şekli ve duygularla kurulan ilişki büyük ölçüde bu erken deneyimlerin izlerini taşır.

Yetişkinlikte yaşanan birçok ilişki sorunu, çoğu zaman bugünün koşullarından çok geçmişte karşılanmamış ihtiyaçların yankılarıyla ilişkilidir. Kişi zamanla kendi örüntülerini fark etmeye başlayabilir; neden sürekli benzer ilişkilere yöneldiğini, neden yakınlıktan kaçındığını ya da neden terk edilme korkusuyla mücadele ettiğini anlayabilir. Ancak fark etmek, değişimin yalnızca ilk adımıdır. Çünkü bazı örüntüler yalnızca anlaşılmayı değil, duygusal olarak yeniden deneyimlenmeyi ve dönüştürülmeyi de gerektirir.

Zihinsel düzeyde edinilen içgörü, duygusal düzeyde yaşanmadığında eski kalıplar varlığını sürdürmeye devam eder. Çünkü insan yalnızca düşündükleriyle değil, aynı zamanda hissettikleriyle de dönüşür. Bu nedenle değişim; bastırılan duygulara yaklaşabilmeyi, onları tanıyabilmeyi ve yaşanmalarına izin verebilmeyi gerektirir.

Üzüntü, öfke, korku, yalnızlık, değersizlik ya da özlem gibi duygular çoğu zaman geçmişte yeterince görülmemiş, kabul edilmemiş ya da güvenli biçimde ifade edilememiş olabilir. Yetişkinlikte bu duygular ortaya çıktığında kişi onları bastırmaya, yok saymaya veya kontrol etmeye çalışabilir. Oysa iyileşme, duygularla mücadele etmekten çok onlarla ilişki kurabilmekte saklıdır. Duygulara yaklaşmak, onların içinde kaybolmadan bize ne anlatmaya çalıştıklarını duyabilmektir.

Kişi bu duygulara yaklaştıkça, çoğu zaman onların yalnızca bugüne ait olmadığını da fark etmeye başlar. İç dünyada hâlâ görülmeyi, anlaşılmayı ve güvende hissetmeyi bekleyen daha kırılgan bir yan vardır. Bu içsel çocuk geçmişteki korkuları, karşılanmamış ihtiyaçları, sevgi ve kabul arayışını taşır. Çocuklukta yeterince karşılanmamış duygusal ihtiyaçlar, yetişkinlikte farklı biçimlerde varlığını sürdürebilir. Görülme, anlaşılma, koşulsuz kabul edilme ve güven içinde olma arzusu çoğu zaman bu içsel parçanın sesidir.

Dönüşüm, kişinin kendi iç dünyasına yönelerek bu çocuğa yeni bir deneyim sunabilmesiyle mümkün hale gelir. Kendisine şefkat gösterebilen, duygularını yargılamadan dinleyebilen ve ihtiyaçlarını fark edebilen birey, geçmişte eksik kalan duygusal desteği bugünün kaynaklarıyla yeniden inşa etmeye başlar. Kişi zamanla, geçmişten taşıdığı duygusal yüklerle daha şefkatli ve daha güvenli bir ilişki kurmaya başlar.

İçsel çocuğun yıllarca özlemini duyduğu şey çoğu zaman kusursuzluk değil; görülmek, anlaşılmak ve yanında güvenilir birinin olduğunu hissedebilmektir. Kişi bu güvenilir yetişkini kendi içinde geliştirebildiğinde, geçmişin izleri tamamen silinmese bile onların yaşam üzerindeki etkisi dönüşmeye başlar.

Gerçek değişim yalnızca neyin neden olduğunu anlamaktan değil, geçmişte yalnız kalmış duygulara bugün eşlik edebilmekten doğar. Kişi kendisine tutarlı bir şefkat sunabildiğinde, eski yaraların etrafında yeni bir ilişki kurar ve içsel dünyasında daha güvenli bir bağ geliştirmeye başlar. Bazen iyileşme, kendimize ilk kez gerçekten eşlik edebildiğimiz yerde başlar.

✨ Psikoterapi için bana ulaşın.👇
📞 0531 937 79 54ozkanyigit



Kaynakça
• Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development.
• Schore, A. N. (2003). Affect Regulation and the Repair of the Self.
• Greenberg, L. S. (2011). Emotion-Focused Therapy.

Address

Teşvikiye, Sezai Selek Sk. (Amerikan Hastanesi Karşısı) Nişantaşı/Istanbul
Şişli
34365

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Klinik Psikolog Özkan Yiğit posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share