Uzm. Dr. Selim Başarır

Uzm. Dr. Selim Başarır Bireysel Psikoterapi ve Çift Terapisi. Psikiyatrist & Psikoterapist
Uzm. Dr. Selim Başarır
Uzm. Psikolog Elif Lengerli
Uzm.

Psikolog Didem Sercan
( www.heliospsikoterapi.org )

14/03/2026

TIP BAYRAMI

İnsan hayatına ilk gününden itibaren dokunan bu zor ama bir o kadar da onurlu yolda, hekiminden hemşiresine, ebesinden sağlık teknisyenine, psikologlardan paramediklere, idari personelden temizlik ve destek ekiplerine kadar sağlık alanının her kademesinde emek veren sizler, iyi ki varsınız.

Tıp en temel anlamıyla, hastalıkları teşhis etme, gidişatını öngörme, tedavi etme ve mümkünse hiç ortaya çıkmadan engelleme bilimi ve sanatıdır.

Gecenizi gündüzünüze kattığınız, bayramlarda, tatillerde, özel günlerde bile görev başında olduğunuz, kendi yorgunluğunuzu ve her çeşit derdinizi çoğu zaman görmezden gelip bir başkasının yardımına koştuğunuz için her birinize ayrı ayrı minnettarız.

Bu emek, cesaret ve bilgi, merhamet, vicdan ve vatan sevgisiyle birleşince, Tıp Bayramı artık yalnızca bir meslek günü olmaktan çıkmakta, aynı zamanda bir insanlık ve vatani ve insani değerler günü haline dönüşmektedir.

Kalbiniz kadar temiz, vicdanınız kadar güçlü, bilginiz kadar aydınlık günleriniz olsun.
Sesinizin ve sözünüzün hemen her mesleğin önünde yer aldığını, dünya döndükçe her canlıya elinizin ve yüreğinizin ulaşacağını ve bunu kimsenin engelleyemeyeceğini asla unutmayın.

14 Mart Tıp Bayramı’nız kutlu olsun, iyi ki varsınız, iyi ki bu zor, onurlu ve mütevazı yolu seçtiniz.

S. B.

21/01/2026

Yapay Zeka Psikozu:
Gençlerimizi, geleceklerini koruyalım..!
ŞİMDİ..! Çok Geç Olmadan..!

YAPAY ZEKA PSİKOZU
Yoğun sohbet botu kullanımıyla ilişkili psikoz benzeri belirtilere dair olgu bildirimlerindeki artış, “YZ psikozu” olarak adlandırılan ve henüz resmi tanımı, prevalansı ya da insidansı netleşmemiş yeni bir risk alanına işaret etmektedir. Bildirilen vakalarda grandiyöz, paranoid, dinsel veya romantik temalı sanrılar, işlevsellikte belirgin bozulma, sosyal çekilme ve bazı olgularda intihar ya da şiddet davranışı bildirilmiştir.

Kasım 2025’te haftalık 800 milyondan fazla kişinin ChatGPT kullanması ve 2,5 milyardan fazla mesaj üretmeleri, maruz kalma ölçeğini göstermektedir.

Harvard Business Review verileri, başlıca kullanım nedenlerinin terapi, yoldaşlık ve duygusal destek olduğunu; RAND çalışması ise 18–21 yaş arası gençlerin %22’sinin sohbet botlarını özellikle ruh sağlığı danışmanlığı için kullandığını göstermektedir.

Bununla birlikte, mevcut veriler sohbet botlarının doğrudan yeni (başlangıç) psikotik hastalığa neden olduğuna işaret etmemektedir. Şu anda bildiklerimiz ağırlıklı olarak olgu sunumları, klinik gözlemler, medya raporları ve şirket içi izlem verilerine dayanmaktadır.

San Francisco’dan bildirilen bir seri, birkaç ay içinde yoğun chatbot etkileşimiyle zamansal olarak ilişkili, hızla ağırlaşan sanrılarla başvuran 12 hastayı tanımlamıştır. Bu olgularda iş kaybı, madde kullanımı, duygudurum bozukluğu, stres, uykusuzluk ve izolasyon gibi klasik risk faktörleri sık görülmüştür.

Bazı hastalarda yalnızca birkaç günlük yoğun yazışma ile belirgin semptom artışı olduğu saptanmıştır. Bu durum, prodrom (hastalık ortaya çıkış) döneminin ortalama 22 ay sürdüğü (klasik) ilk atak psikoz gidişinden daha hızlı bir alevlenmeye işaret etmektedir.
Bu tablo, Yapay Zeka’nın tek başına etiyoloji (neden) olmaktan ziyade, mevcut kırılganlıkları hızlandıran ve “kindling” benzeri etki yaratabilen bir çarpan olarak konumlandırmayı gerektirir..

Büyük dil modelli (LLM) tabanlı sohbet botları, kullanıcıyı sistemde tutma olasılığı en yüksek yanıtı üretmeye odaklanmakta, yanlış veya tehlikeli inançlarla yeterince yüzleştirmeyen “yalakalık” (sycophancy) eğilimi gösterebilmekte ve insana benzer akıcı dil ile antropomorfizmi güçlendirerek “tanrılaştırma” inançlarını besleyebilmektedir.

Uzun ve içine çeken etkileşimlerde, insan ilişkilerinde görülen doğal duraklar, çelişen geri bildirimler ve sınır koyan yanıtların yerini, kullanıcının duygudurumunu ve anlatısını sürekli yansıtan, çoğu zaman uyumlu yanıtlar almakta; bu da büyüsel düşünce, sanrısal temalar ve gerçeklikten kopuk “mikro-kozmos”ların pekişmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Ayrıca uzun diyaloglarda kullanılan modelin kendi tutarsızlıkları bilişsel çarpıtmaların hızla kristalize olmasına katkı sağlayabilir.

Resmi klinik kılavuzlar henüz oluşmamış olsa da, pek çok uzman YZ okuryazarlığının temel klinik yetkinlik haline gelmesini önermekte ve birkaç pratik yaklaşım öne çıkmaktadır; örneğin dijital ifşayı rutin anamneze eklemek ve “Ruhsal ya da duygusal konular için sohbet botu kullanıyor musunuz?” benzeri sorularla YZ kullanımını sistematik biçimde sorgulamak.
• Chatbotların metin tahmini yapan sistemler olduğunu, düşünmediğini veya “terapi” sunmadığını vurgulayan psiko-eğitimle aşırı beklenti ve bağımlılığı azaltmak.
• Özellikle yoğun stres, uykusuzluk ve izolasyon dönemlerinde kullanım sıklığı ve süresine sınır koymayı teşvik etmek; kullanımda artış, gerçek ilişkilerden çekilme, YZ kullanımını konuşmaktan kaçınma ve botu bilinçli/otoriter görmek gibi uyarı işaretlerini yakından izlemek.
• İnsan bağlantısını sistematik biçimde güçlendirmek ve psikoz şüphesinde tıbbi nedenlerin ekarte edilmesi, yargılayıcı olmayan iletişim ve erken psikoz programlarına hızlı yönlendirme gibi temel ilkeleri uygulamak.
• Geliştirici şirketler, psikoz, mani, kendine zarar ve intihar düşünceleri içeren konuşmalarda güvenlik katmanlarını artırdıklarını, daha temkinli yanıt politikaları ve kriz yönlendirme protokolleri uygulamaya koyduklarını bildirmektedir.
• Öte yandan, ABD’de Utah, Illinois, Nevada ve California gibi eyaletlerde YZ temelli terapide insan denetimi olması, intihar riski ve genç kullanıcıların korunmasına odaklanan düzenlemeler gelişirken Amerikan Psikiyatri Birliği’nin hazırlamakta olduğu kapsamlı YZ rehberi, bu geçiş döneminde klinisyenlere pratik ve politik düzeyde yol gösterici olma potansiyeli taşımaktadır.

Sonuç olarak, mevcut kanıtlar YZ psikozunu özgün, tam tanımlanmış bir nozolojik kategoriye dönüştürmek için henüz yetersizdir; ancak yoğun sohbet botu kullanımının savunmasız bireylerde sanrısal süreçleri hızlandırıp kristalize edebileceğine dair işaretler artmaktadır.
Klinik pratiğin odak noktası, YZ’nın olası yararlarını (düşük eşiğe sahip olanlara destek, psiko-eğitim, yapılandırılmış terapi botları gibi..) korurken, özellikle genç ve kırılgan kullanıcılar için güvenlik, sınırlar ve insan temelli bakışın öncelenmesi olmalıdır

21/01/2026

Paranoya (paranoid şizofreni değil) rahatsızlığı, sadece sinema filmlerinde gördüğünüz abartılmış bir kişilik değildir. Dilimizdeki deyişle "hem çeken hem de tüm yakınlarına çektiren" bir hastalıktır.

Kanaatim, yaşanan toplumda temel güvenin azalmasının da bu hastalığı -kişiye göre değişen derecelerde- alevlendirdiği yönündedir.

Aşağıya tıklayarak ilgili yazıya ulaşabilirsiniz:

07/01/2026

Yapay Zeka (AI) Psikoterapist Değildir..

Yapay zeka'ya günlük sorunlar, ruhsal sıkıntılar veya olumsuz etkileşimler için danışmak, son yıllarda ABD, İngiltere ve AB üniversitelerindeki araştırmalara göre çeşitli riskler barındırır.

Özellikle Stanford, Oxford ve diğer kurumların çalışmaları, bu tür danışmanlığın empati eksikliği ve potansiyel zararlarını vurgular.

Empati ve Bağ Eksikliği:
Yapay zeka sistemleri, terapinin temel unsuru olan insana özgü empati ve güven bağını sağlayamaz; bu da kullanıcıların duygusal ihtiyaçlarını tam karşılamadan bırakır. Stanford Üniversitesi'nin 2024 raporuna göre, gençlerin dörtte biri AI'ya başvururken, bu bağsız etkileşimler hassas ruh hallerinde kötüleşmeye yol açabilir.

Yanlış ve Zararlı Tavsiyeler:
Araştırmalar, AI chatbot'ların depresyondan ziyade şizofreni veya bağımlılık gibi konularda damgalayıcı ve tutarsız yanıtlar verdiğini gösterir; örneğin Stanford çalışması, bu yanıtların tedaviyi terk ettirme riski taşıdığını belirtir. AB'deki benzer incelemeler, algoritma yanlılıklarının kültürel veya bireysel farklılıkları göz ardı ettiğini ortaya koyar.

Bağımlılık ve Gizlilik Riskleri:
Kullanıcılar AI'ya aşırı bağımlı hale gelebilir, gerçek insan ilişkilerini zayıflatabilir; İngiltere'deki Oxford araştırmaları bu "yalnızlaştırıcı" etkiyi vurgular. Ayrıca, hassas verilerin paylaşımı gizlilik ihlallerine yol açar ve manipülasyon potansiyeli taşır.

Stanford araştırması, yapay zekanın "günlük psikolojik danışman" olarak kullanımının ciddi riskler taşıdığını gösteriyor. Özellikle ruh sağlığı krizlerinde zararlı yanıtlar verebilen AI araçlarının, kullanıcıların durumunu kötüleştirebileceğini ortaya koyuyor.

Ana Bulgular:
Yapay zeka sohbet botları, intihar düşünceleri, psikoz, mani veya halüsinasyon gibi durumlarda en az %20 oranında uygunsuz ve tehlikeli ifadeler üretiyor. Bu yanıtlar, kullanıcının olumsuz düşüncelerini pekiştirerek krizi derinleştirebiliyor.
*Araştırmacılar, AI'nin terapist yerine geçmesinin faydalarından çok riskler taşıdığını vurguluyor.*

Önerilen Önlemler:
Stanford uzmanları, bu teknolojilere "ihtiyatlı kısıtlamalar" getirilmesini ve insan denetimi olmadan kullanımını sınırlamayı tavsiye ediyor. Etik sınırlar, müdahale yetkisi eksikliği ve damgalamayı artıran etkiler nedeniyle, profesyonellerle terapiye yönlendirme zorunlu hale getirilmelidir.

31/10/2025

*Günlük Yaşamda En Sık Rastlanan Psikopat Kişilik Özellikleri*

Toplum karşıtı tutum / Sıkça kuralları çiğnemek.
Dürtüsellik / Sorumsuzluk.
Sıkça Yalan söylemek.
Empati eksikliği / Duygusuzluk / Vicdansızlık.
Kendi çıkarını öncelemek.
Aceleci, sabırsız, riskli karar almak.
Manipülasyon / Yüzeysel çekicilik sergilemek.

Milletlerin nitelikli terbiyeden (eğitimden) mahrum bırakılması, cumhuriyet ve demokrasi kazanımlarının heba edilmesine ...
28/10/2024

Milletlerin nitelikli terbiyeden (eğitimden) mahrum bırakılması, cumhuriyet ve demokrasi kazanımlarının heba edilmesine neden olur.
SB

10/06/2024
02/06/2024

CEP TELEFONU BAĞIMLILIĞIı, modern toplumlarda yaygın bir sorun haline gelmiştir ve birçok üniversite bu konuda kapsamlı araştırmalar yapmıştır. İşte cep telefonu bağımlılığının nasıl başladığı, nasıl geliştiği, kişilerde ne tür yanılsamalara neden olduğu, insan psikolojisini nasıl etkilediği ve bu sorunla başa çıkmak için önerilen çözümler hakkında dünyaca tanınmış üniversitelerin yaptığı araştırmalardan elde edilen bilgiler:

1. Cep Telefonu Bağımlılığı Nasıl Başlar?
Cep telefonu bağımlılığı genellikle sosyal bağlantı ihtiyacı ve bilgiye anında erişim isteği ile başlar. Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, insanların sosyal medyada ve mesajlaşma uygulamalarında sürekli olarak arkadaşlarıyla ve aileleriyle bağlantıda kalma isteği nedeniyle cep telefonlarını daha sık kullandığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Harvard Üniversitesi'nde yapılan başka bir çalışma, cep telefonlarının sunduğu anlık geri bildirim ve ödül sistemlerinin, kullanıcıların bu cihazlara olan bağımlılığını artırdığını göstermiştir.

2. Cep Telefonu Bağımlılığı Nasıl İlerler?
Bağımlılık, zamanla daha fazla kullanım ve cihazlara olan güvenin artmasıyla gelişir. Yale Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, cep telefonu kullanımının, özellikle gençler arasında, zamanla artarak daha fazla vakit harcamaya ve diğer günlük aktivitelerin ihmal edilmesine yol açtığını belirtmiştir. Bu süreç, beynin ödül merkezlerinin sürekli olarak uyarılması ve dopamin salınımı ile ilişkilidir.

3. Kişilerde Ne Tür Yanılsamalara Neden Olur?
Cep telefonu bağımlılığı, kişilerde çeşitli yanılsamalara neden olabilir. Örneğin, Michigan Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, cep telefonu bağımlısı bireylerin, sosyal medyada gördükleri idealize edilmiş yaşamları gerçek olarak algıladıklarını ve kendi yaşamlarını bu sahte gerçekliklerle kıyasladıklarını ortaya koymuştur. Bu durum, bireylerin kendilerini yetersiz hissetmelerine ve sosyal anksiyete geliştirmelerine neden olabilir.

4. İnsan Psikolojisini Nasıl Etkiler?
Cep telefonu bağımlılığı, insan psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Cambridge Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, aşırı cep telefonu kullanımının uyku bozukluklarına, dikkat dağınıklığına, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlara yol açtığını göstermiştir. Ayrıca, sürekli bildirimler ve mesajlar, bireylerin sürekli tetikte olmasına ve bu durumun stres seviyelerini artırmasına neden olabilir.

5. Bu Sorunla Başa Çıkmak İçin Önerilen Çözümler Nelerdir?
Cep telefonu bağımlılığı ile başa çıkmak için çeşitli çözümler önerilmiştir. Stanford Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma, dijital detoks programlarının ve belirli sürelerle cep telefonlarından uzak durmanın bağımlılığı azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, Harvard Üniversitesi'nde yapılan başka bir araştırma, mindfulness ve meditasyon tekniklerinin, bireylerin cep telefonu kullanımını kontrol altına almalarına yardımcı olabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, belirli zaman dilimlerinde telefon kullanımını sınırlamak ve sosyal medya uygulamalarına erişimi kısıtlamak da önerilen diğer stratejiler arasındadır.

15/04/2024
18/11/2023

I propose "Post Catastrophic Disorder"© term and its diagnostical approach.

Je propose le terme «Trouble Post-catastrophique»© et son approche de diagnostic.

"Felaket Sonrası Psikotravma Bozukluğu"© terimini ve teşhis yaklaşımını öneriyorum.

Address

Fulya Terrace Center 2 Blok, Kat 8 D. 39
Şişli
34365

Opening Hours

Tuesday 13:00 - 19:30
Wednesday 13:00 - 19:30
Thursday 13:00 - 19:30
Friday 13:00 - 19:30

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzm. Dr. Selim Başarır posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzm. Dr. Selim Başarır:

Shortcuts

Share