21/07/2026
Kamuoyuna...
Son günlerde kamuoyunda yaşanan gelişmeleri büyük bir üzüntüyle takip ediyorum.
Deprem gibi milletçe en büyük acılarımızdan birini yaşadığımız dönemde, milyonlarca insan hiçbir karşılık beklemeden elini vicdanına koyarak yardım etti. O gün yapılan bağışlar sadece maddi destek değil; umut, güven ve dayanışmanın en güçlü göstergesiydi.
Bugün ortaya çıkan iddialar ve yapılan açıklamalar, doğru olsun ya da olmasın, toplumda oluşan güven duygusunu derinden sarsmıştır. Asıl üzücü olan da budur. Çünkü böylesi dönemlerde zarar gören yalnızca kişiler değil; iyilik yapma inancı ve toplumsal dayanışma ruhudur.
Ben de geçmişte, maddi imkânları kısıtlı üniversite öğrencilerine destek olmak amacıyla faaliyet gösteren bir vakfın yönetiminde görev alma fırsatı buldum. Bu nedenle, emanet edilen her kuruşun ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını ve toplumun güveninin ne kadar kıymetli olduğunu yakından bilenlerdenim.
Bu sebeple yaşananlar beni sadece bir vatandaş olarak değil, sosyal sorumluluk alanında görev almış biri olarak da derinden üzdü. İnsanların en saf duygularıyla yaptığı yardımların gölgelenmesi, hepimiz adına büyük bir hayal kırıklığıdır.
Temennim; tüm iddiaların hukukun üstünlüğü çerçevesinde, şeffaf ve eksiksiz şekilde ortaya çıkarılması, kim suçluysa bunun hesabını vermesi, kim haksız yere itham edildiyse de aynı açıklıkla itibarının iade edilmesidir.
Çünkü toplumların en değerli sermayesi paradan önce güvendir. Güven kaybolduğunda, yarın gerçekten ihtiyaç sahibi olan insanlar da bu kaybın bedelini öder.
Dileğim, bu acı tecrübenin ülkemizde şeffaflığın, hesap verebilirliğin ve dürüstlüğün daha da güçlenmesine vesile olmasıdır.