psk.dan.hilalhan

psk.dan.hilalhan � NEÜ | Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

29/07/2026

Sevdiklerimizle vakit geçirsek, hayatı ne kadar doya doya yaşasak da bazı boşlukların yeri kolay kolay dolmaz. Özellikle de çocuklukta bir babanın fiziksel varlığına rağmen hissettirdiği duygusal yokluk...

Bir çocuğun babasından ihtiyaç duyduğu şefkati, onayı ve güveni alamaması, yetişkinlikte de peşini bırakmayan derin bir "görülmeme" hissi yaratır. Hayatımıza arkadaşlar, kardeşler veya başarılar girse bile o boşluğun orada durmaya devam etmesinin psikolojik nedenleri vardır:

🌸İçimizdeki Çocuk Hâlâ Bekler: Kaç yaşına gelirsek gelelim, içimizdeki o çocuk hâlâ görülmeyi, duyulmayı ve babası tarafından koşulsuz kabul edilmeyi beklemeye devam eder.
🌸Geçmiş Geçmişte Kalmaz: Çocuklukta yaşanan bu duygusal mesafeler ve eksiklikler; yetişkinlikteki ilişkilerimize, özdeğerimize ve kendimizi nasıl algıladığımıza doğrudan yansır.
🌸Tamamlanmamış Bir Yas: Varlığı içinde yokluğu yaşamak, aslında hiçbir zaman tam olarak sahip olunamayan o baba-çocuk ilişkisinin yasını tutmayı gerektirir. Bu duyguyu kabullenmek, iyileşmenin ilk adımıdır.

Eğer siz de içinizde taşıdığınız bu görünmez boşluğu hissediyor ve geçmişten gelen bu yüklerin bugününüzü etkilediğini düşünüyorsanız, bu duygularla tek başınıza mücadele etmek zorunda değilsiniz. Kendi içsel yolculuğunuzda bu yaraları anlamak ve özdeğerinizi yeniden inşa etmek mümkündür.

📩 Bu süreçte profesyonel destek almak ve süreç hakkında detaylı bilgi edinmek için DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

📌 Duygularınızı yorumlarda paylaşabilir, bu farkındalığın ulaşmasını istediğiniz sevdiklerinizle videoyu paylaşabilirsiniz.

28/07/2026

Kendi çocukluğunda belirsizlik, çatışma ya da ayrılık deneyimlemiş bir anne/baba için en büyük endişelerden biri şudur: "Benim yaşadıklarımı ya çocuğum da yaşarsa?"

Zihnin travmatik deneyimler karşısında "Bu durum tekrar edecek" beklentisi oluşturması çok doğaldır. Ancak psikolojik açıdan bakıldığında; aynı olayın yaşanması, çocukta aynı duygusal sonucun doğacağı anlamına gelmez.

Çocukların duygusal dayanıklılığını belirleyen şey sadece yaşanan olay değil;

🌸O sürecin ebeveynler tarafından nasıl yönetildiği,
🌸Çocuğun güven duygusunun ne kadar korunduğu,
🌸Ve çocuğun duygusal ihtiyaçlarının ne ölçüde karşılandığıdır.

Çocuklar ebeveynlerinin kaderini veya geçmişini yaşamazlar; içinde bulundukları koşulları yaşarlar. Geçmişte deneyimlenen bir ayrılığın ya da zorluğun gölgesini bugünün ilişkilerine taşımak yerine, her hikâyenin kendine özgü olduğunu hatırlamak gerekir. Kendi geçmişinizde eksik kalan ne varsa, bugün çocuğunuza çok daha bilinçli ve duyarlı bir ebeveynlikle yaklaşmanız mümkündür.

Kendi geçmişimizle yüzleşmek ve çocuğumuzun hikâyesini özgürleştirmek için uzman danışmanlığı almaktan çekinmeyin. ✨

28/07/2026

Toksik bir ilişki sadece tartışmalardan ibaret değildir; zamanla kişinin zihinsel ve bedensel sağlığını aşındıran sessiz bir döngüdür. 🌀

Çoğu zaman bu süreç şu aşamalarla ilerler:

🌸Sürekli Şüphe ve Belirsizlik: Kendinizi sık sık karşı tarafı denetlerken veya sezgilerinizle çatışırken bulursunuz.

🌸Tükenmeyen Kavgalar: Çözüme kavuşmayan, aynı noktada dönüp duran yıpratıcı tartışmalar.

🌸Bedensel Sinyaller (Ağlama Krizleri & Panik Atak): Zihnin bastırmaya çalıştığı stresi beden ağlama krizleri, nefes darlığı veya çarpıntı ile dışa vurur.

🌸"İyiyim" İllüzyonu: Çevreye ve kendine her şey yolundaymış gibi davranarak acıyı ertelemek.

Ancak bu döngü kaderiniz değil. 🌿

Toksik bir bağdan özgürleşmek; kaybettiğiniz özsaygıyı, huzuru ve kontrolü adım adım geri kazanmaktır. Duygusal sınırlarınızı belirlemek ve bu yükü geride bırakmak tek başınıza yürütmek zorunda olduğunuz bir süreç olmak zorunda değil.

Siz de benzer bir döngünün içinde sıkışmış hissediyorsanız, profesyonel psikolojik danışmanlık desteği alarak bu süreci daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde yönetebilirsiniz. ✨

💡 Sizin için bu döngünün en zorlayıcı adımı hangisiydi? Yorumlarda paylaşabilir veya ihtiyacı olan bir arkadaşınıza gönderebilirsiniz.

Detaylı bilgi ve randevu için DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
̇lişkiler

28/07/2026

Sevildiğimizi, saygı gördüğümüzü ve gerektiğinde arkamızda durulduğunu hissetmek sadece moralimizi yükseltmez; kendimizle kurduğumuz ilişkiyi de derinden şekillendirir.

Psikolojide “yansıtmalı benlik” kavramı, kendimize verdiğimiz değerin büyük oranda çevremizden—özellikle de hayatımızdaki önemli kişilerden—aldığımız dönütlerle şekillendiğini açıklar.

Sürekli küçümsendiğimiz, yalnız bırakıldığımız veya sınırlarının saygı görmediği bir ortamda kaldığımızda; içselleştirdiğimiz bu tutumlar zamanla özsaygımızı aşındırabilir. Buna karşılık, güvende hissettiğimiz ve arkamızda sağlam bir destek bulduğumuz ilişkilerde:

🌸Özdeğer hissi pekişir: "Ben saygıya ve sevilmeye layığım" inancı içselleşir.

🌸Sınır koymak kolaylaşır: Arkasında durulduğunu bilen birey, dış dünyaya karşı daha özgüvenli durur.

🌸İlişkisel güven artar: Sevgi sadece güzel sözlerden ibaret kalmaz, eylemle desteklenen somut bir güven alanına dönüşür.

Unutmayın; özsaygımız yalnızca başkalarının tutumlarına bağlı değildir ancak doğru ilişkiler, içimizdeki potansiyeli ve kendi değerimizi daha net görmemizi sağlayan bir ayna görevi görür.

Peki ya siz? Hayatınızdaki ilişkilerin kendinize verdiğiniz değere nasıl bir ayna tuttuğunu hiç düşündünüz mü? 💭

27/07/2026

Kendi değerini başkalarının sunduğu ilgiye, hediyelere ya da söze bağlayan insan; ilginin kesildiği an kendisini eksik ve yetersiz hissetmeye başlar.

Çünkü dışsal onay, geçici bir tatminden fazlasını sunmaz. Sürekli başkalarının gözünden kendini okumaya çalışmak, bir süre sonra kişiyi kendi duygularından ve ihtiyaçlarından uzaklaştırır.

Peki Gerçek Öz Değer Nerede Başlar?

🌸Dışarıya Değil, İçeriye Odaklanmak: Öz değer; sana ne verildiği veya senin için ne yapıldığıyla değil, senin kendine nasıl davrandığınla şekillenir.

🌸Kıyaslamayı Bırakmak: Kendini başkalarıyla kıyaslamayı kestiğinde, kimsenin onayına ihtiyaç duymadığını fark edersin.

🌸Kendi Sınırlarını Korumak: Saygı ve değer, dışarıdan talep edilen şeyler değil; kendi duruşunla ve öz saygınla inşa ettiğin alanlardır.

Görünür olmak için başkalarından farklı şeyler yapmaya çalışmana gerek yok. Kendine duyduğun saygı ve değerin farkında olmak, seni zaten kalabalıkların arasında kendiliğinden ayrıştırır.

Kendine sor: Gün içinde kendi değerini hatırlamak için başkalarının onayına ne kadar ihtiyaç duyuyorsun? 🌿

27/07/2026

Toplum olarak romantik ilişki bitişlerine, ayrılık acılarına meşru bir alan tanırız. Peki ya bir arkadaşla, bir dostla yolları ayırmak?

Çoğu zaman arkadaşlıkların bitişi konuşulmaz; oysa bir dostu kaybetmek, sadece bir insanı değil, onunla kurduğunuz güven alanını, ortak hafızanızı ve kendinizden bir parçayı kaybetmektir.

Psikolojik Bakış Açısıyla Arkadaş Ayrılığı:

🌸Belirsiz Kayıp (Ambiguous Loss): Arkadaşlıklar genelde net bir "ayrılma konuşması" olmadan, sessizce veya bir kırgınlıkla kopar. Bu belirsizlik, yas sürecini zorlaştırır.
🌸Aynalanma Eksikliği: En özgür halinizle, olduğunuz gibi kabul gördüğünüz bir ilişkinin bitmesi, özsaygınızı ve aidiyet hissinizi sarsabilir.
🌸Görünmeyen Yas: Çevrenizden romantik bir ayrılıktaki gibi bir "yas desteği" göremediğinizde, acınızı içinize hapsetmek zorunda kalabilirsiniz.

Unutmayın: Biten bir dostluğun ardından üzülmek, kırılmak veya yas tutmak son derece doğaldır. Her ilişki hayatımızın belli bir dönemine rehberlik eder ve vakti geldiğinde bitmesi, o bağın geçmişteki değerini eksiltmez.

💭 Sizin Düşünceniz Nedir?
Siz hiç böyle sessiz ve derin bir arkadaş ayrılığı yaşadınız mı? Bu süreçle başa çıkmak sizin için nasıl oldu? Yorumlarda buluşalım...

"Bir tik geçiyor, yenisi başlıyor..."Bu durum birçok ebeveyni endişelendirebilir. Ancak çocukluk çağında tiklerin zaman ...
26/07/2026

"Bir tik geçiyor, yenisi başlıyor..."

Bu durum birçok ebeveyni endişelendirebilir. Ancak çocukluk çağında tiklerin zaman içinde değişmesi oldukça sık görülen bir durumdur.

Önemli olan tiki sürekli durdurmaya çalışmak değil, çocuğun yaşadığı süreci doğru değerlendirebilmektir.

Bu gönderide;
✨ Tiklerin neden değişebildiğini,
✨ Hangi durumlarda arttığını,
✨ Ailelerin nasıl yaklaşması gerektiğini,
✨ Ne zaman uzman desteği alınmasının önemli olduğunu anlattım.

📌 Bu bilgilerin daha fazla ebeveyne ulaşması için gönderiyi kaydedebilir ve ihtiyacı olabilecek kişilerle paylaşabilirsiniz.

Not: Bu paylaşım genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her çocuğun gelişimsel özellikleri ve yaşadığı süreç farklıdır. Tanı ve değerlendirme yalnızca çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılabilir. Gerekli görülen durumlarda psikolojik destek süreci de planlanabilir.

Address

Adana

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when psk.dan.hilalhan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share