Psikolog Merve Biyikli Danışmanlık Merkezi

Psikolog Merve Biyikli Danışmanlık Merkezi Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psikolog Merve Biyikli Danışmanlık Merkezi, Psychologist, Küçükhasbahçe mah. Keykubat Bulvari Onur İş Merkezi, Alanya.

Işık sensen, parlıyorsun demektir.Bazen karanlığın içinden geçmen, ışığını kaybettiğin anlamına gelmez. Belki de sadece ...
29/08/2026

Işık sensen, parlıyorsun demektir.

Bazen karanlığın içinden geçmen, ışığını kaybettiğin anlamına gelmez. Belki de sadece kendi ışığını yeniden fark etmen gerekiyordur.

Çünkü ışık sensen, yolunu her yerde bulursun.
Ve parlaman için her şeyin mükemmel olması gerekmez.

26/08/2026

Ya ters giden her şey, aslında olması gereken bir sebepse?

Belki bazı yolların kapanması, kaybolmamız için değil; kendimize daha doğru bir yolu bulmamız içindir. Bazı vedalar bizi eksiltmek için değil, içimizde yer açmak içindir. Ve belki de bugün “Neden benim başıma geliyor?” dediğimiz şeyler, bir gün dönüp baktığımızda “İyi ki böyle olmuş.” diyeceğimiz hikâyenin en önemli yeridir.

Her şey istediğimiz gibi gitmediğinde, belki de hayat bizi cezalandırmıyordur. Belki sadece bizi, henüz göremediğimiz bir yere hazırlıyordur.

Zaman aynı zaman… ama ben aynı insan değilim.Hayat değişiyor, insanlar değişiyor, yollar değişiyor. Bazen yaşadığımız ye...
25/08/2026

Zaman aynı zaman… ama ben aynı insan değilim.
Hayat değişiyor, insanlar değişiyor, yollar değişiyor. Bazen yaşadığımız yerler bile bize yabancılaşıyor.

Ama bence hayattaki en büyük sınav, tüm bunlara rağmen devam edebilmek.

Kırıldığın yerde güzellik bulabilmek, eksildiğin yerde yeniden çoğalabilmek, elindekilerle yaşadığın yeri kendi cennetine çevirebilmek…

Çünkü her zaman istediğimiz hayatın içinde olmayabiliriz. Ama bazen hayat, bulunduğumuz yere biraz sevgi, biraz umut ve biraz da kendimizden katmayı bekler.

Belki de mesele, hayatın bize mükemmel bir yer sunması değil;
nerede olursak olalım, içimizdeki güzellikle bulunduğumuz yeri cennete çevirebilmektir.

24/08/2026

Çoğunlukla sosyal medyada sergilenen kusursuz yaşamlar vitrin şeklinde bizlere sunuluyor. Sergilenen bu vitrinde çoğunlukla izleyiciler; yetersizlik, geç kalmışlık, kıyas, huzursuzluk vb. duyguları hissederek telefonu bir kenara koyuyor..

Sosyal medyada çoğu zaman insanların hayatlarının en güzel karelerini görüyoruz. Gülümsemeleri, başarıları, tatilleri, aldıkları hediyeleri, kusursuz görünen ilişkileri ve hayatın yolunda gittiğini düşündüren anları… 🪞

Ama her fotoğrafın dışında kalan bir alan var.

Paylaşılmayan kaygılar, gece uyutmayan düşünceler, ilişkilerde yaşanan kırgınlıklar, kendini yetersiz hissettiğin anlar, ağlanan geceler ve kimsenin görmediği mücadeleler…

Sosyal medya bize çoğu zaman insanların hayatını değil, hayatlarından seçtikleri anları gösteriyor.

Ve bazen kendi hayatımızı, başkalarının en parlak anlarıyla karşılaştırırken kendimize haksızlık ediyoruz. Çünkü kendi hayatımızın tüm perde arkasını bilirken, başkasının sadece sahneye çıkardığı kısmını izliyoruz.

Belki de hatırlamamız gereken en önemli şey şu:
Bir insanın ne kadar mutlu göründüğü, ne kadar mutlu olduğu hakkında her zaman her şeyi anlatmaz.

Hayat, bir ekrana sığamayacak kadar gerçek, karmaşık ve derindir. 🌿

Hayallerimizdeki hayatı yaşamaya izin verdiğimiz günler bizimle olsun. Ve bu hayalleri kendimize layık gördüğümüz günler...
22/08/2026

Hayallerimizdeki hayatı yaşamaya izin verdiğimiz günler bizimle olsun. Ve bu hayalleri kendimize layık gördüğümüz günler..

Hayallerindeki hayatı yaşamak için her şeyin mükemmel olmasını bekleme. 🤍

Başlamak için bugün de güzel bir gün.
Kendine inan, cesaretini topla ve ilk adımı at.

Belki yol her zaman kolay olmayacak, belki bazen yorulacaksın… ama unutma; hayallerin, onlara doğru yürümeye başladığında sana daha da yaklaşır. ✨

Kendine izin ver, kendine inan ve yoluna devam et..

21/08/2026

Anksiyete bazen görünmeyen bir radyo gibidir.

Hayatımızın içinde kendi frekansımızda ilerlerken, bir anda zihnimizde başka bir kanal açılır. Bu kanalın adı **“Ya olursa?”**dır.

Radyo şöyle konuşmaya başlar:

“Ya kötü bir şey olursa?”
“Ya baş edemezsem?”
“Ya kontrolü kaybedersem?”
“Ya bir şeyleri fark etmezsem?”
“Ya bu his hiç geçmezse?”

Aslında o radyo dışarıdan açılmış değildir. Zihnimizin içindedir. Ve anksiyete yükseldikçe sesini artırır. Bir süre sonra o kadar yüksek sesle çalar ki, kendi gerçek düşüncelerimizi, bulunduğumuz anı ve çevremizdeki güveni duymakta zorlanırız.

İşte anksiyete biraz da böyle hissettirir:
Zihninde sürekli açık olan, en kötü senaryoları yayınlayan ve sesi kapatamadığın bir radyo gibi.

Ama terapiyle öğrendiğimiz şey, radyoyu zorla kırmak ya da tamamen susturmak değildir. Çünkü bazen ne kadar “Sus!” dersen, o kadar dikkat kesilirsin.

Asıl mesele şudur:

Radyo çalabilir, ama sen her duyduğuna inanmak zorunda değilsin.

“Bu bir düşünce.”
“Bu bir kaygı yayını.”
“Bu, şu anda gerçekten tehlikede olduğum anlamına gelmiyor.”

Bazen radyonun sesini tamamen kapatamayız. Ama sesini kısabilir, başka bir kanala geçebilir ve hayatımızın direksiyonunu yeniden elimize alabiliriz.

Ve belki iyileşmek, zihnindeki radyonun hiç susmaması değil;
o radyo açıkken bile kendi hayatının sesini duymayı yeniden öğrenmektir.

Bazen bir başkasını severken fark etmeden ondan bizi tamamlamasını bekliyoruz. Eksik olduğumuzu düşünüyor, onun sevgisin...
19/08/2026

Bazen bir başkasını severken fark etmeden ondan bizi tamamlamasını bekliyoruz. Eksik olduğumuzu düşünüyor, onun sevgisini kendimize ait bir bütünlüğün kanıtı gibi görüyoruz.

Oysa ben artık sevgiyi biraz daha farklı görüyorum.

Bir başkası hayatıma geldiğinde beni tamamlayan biri değil; zaten içimde var olan parçaları daha görünür kılan biri olsun istiyorum. Çünkü insan, yarım bir hayatın eksik parçasını bulunca tamamlanmıyor. Bazen kendine döndüğünde, kendi varlığının içinde zaten ne kadar çok şey taşıdığını fark ediyor.

Kusurlarımız da bunun bir parçası.

Kendimi yalnızca güçlü, güzel, başarılı ve iyi olduğum zamanlarda sevmek istemiyorum. Yorulduğum, hata yaptığım, kararsız kaldığım, bazen kendimi bile anlayamadığım hâlimle de kendime yer açmak istiyorum. Çünkü insanın bütünlüğü kusursuz olmasından değil, kendisinin hiçbir parçasını dışarıda bırakmamasından geçiyor.

Belki de huzur, hayatımıza hiç kimsenin girmemesi değil; biri geldiğinde de gitmesinden korkmadan, bizi sevdiğinde de sevmediğinde de kendi içimizde kalabilmek.

Bir ev düşünün…

Kapısını açtığınızda içeride sizi bekleyen biri yok diye ev eksik değildir. Ev, önce sizin yaşadığınız yerdir. Bir başkası geldiğinde ışığı çoğalabilir, odaları güzelleşebilir, kahkahalarla dolabilir. Ama evin anlamı, yalnızca birinin içeride olmasına bağlı değildir.

Ben kendi içimde böyle bir ev olmayı öğreniyorum.

Birinin sevgisiyle güzelleşebilirim ama sevgisiyle var olmam.
Birinin yanında huzur bulabilirim ama huzurun tek kaynağı o değildir.
Birinin kusurlarımı kabul etmesini isteyebilirim ama önce kendi kusurlarıma şefkatle bakmayı öğrenirim.

Çünkü gerçek yakınlık, “Sen olmadan eksik kalırım.” demekten çok,
“Seninle hayatım güzelleşiyor ama ben, sen olmadan da kendim olarak kalabiliyorum.” diyebilmektir.

Ve belki sevginin en huzurlu hâli tam da budur:
Birbirinin eksiklerini kapatmaya çalışmak değil, iki ayrı bütün olarak yan yana durabilmek.

Kendini tamamlamak için bir başkasını bekleme.

Bazen aradığın huzur, birinin sana gelişinde değil; kendine geri dönüşündedir.

18/08/2026

Bazen bedenimiz, zihnimizin sustuğu yerde konuşmaya başlar.

Söyleyemediğimiz bir söz, taşıdığımız bir kaygı, sürekli güçlü kalmaya çalışmak, bastırdığımız bir öfke… Bunların hepsi bedenimizde bir karşılık bulabilir.

Çünkü psikolojimiz bedenden ayrı bir yerde yaşamıyor.

Zihnimiz sürekli alarmdaysa bedenimiz de gevşemekte zorlanıyor. Omuzlarımız kasılıyor, nefesimiz değişiyor, uykumuz bozulabiliyor, enerjimiz düşebiliyor. Bazen de “Neden böyle hissediyorum?” diye anlam vermeye çalıştığımız bazı bedensel duyumlar, aslında uzun zamandır taşıdığımız psikolojik yüklerin bir yansıması olabiliyor.

Ben bu yüzden bedeni susturmaya çalışmaktan çok, onu dinlemeyi önemli buluyorum.

“Bedenimde ne oluyor?” kadar,
“Ben şu anda ne yaşıyorum?”
“Ne zamandır kendimi böyle hissediyorum?”
“Hayatımda neyi taşıyorum, neyi bastırıyorum?” diye de sorabilmek gerekiyor.

Çünkü beden çoğu zaman düşmanımız değil; bize bir şey anlatmaya çalışan en dürüst tarafımız.

Ve kendimize iyi bakmak yalnızca bedenimize değil, zihnimize de alan açmakla başlıyor.

Bazen iyileşmek, ağrıyı susturmak değil; bedenimizin bize anlatmaya çalıştığı şeyi duyabilmek.

Eve varmak, bir yere ulaşmak değilmiş. Eve varmak, sonunda kendinin yanında huzur bulmakmış.💫Dünyadaki en güzel şeylerde...
17/08/2026

Eve varmak, bir yere ulaşmak değilmiş.
Eve varmak, sonunda kendinin yanında huzur bulmakmış.💫

Dünyadaki en güzel şeylerden biri de eve varmaktır.

Ama zamanla anlıyorum ki insanın eve varması, anahtarın kapıyı bulmasıyla değil...
Bazen yıllarca bir evin içinde yaşıyoruz ama kendimize hiç varamıyoruz.
Bazen de bir insanın yanında otururken, ilk kez eve dönmüş gibi hissediyoruz.

Çünkü ev dediğimiz şey biraz da “Burada güvendeyim.” diyebilmektir.

Omuzlarını indirmek…
Kendini açıklamak zorunda hissetmemek…
Olduğun hâlinle kabul edilebilmek…
Sessiz kaldığında bile sevginin eksilmeyeceğini bilmek…

İşte güven biraz böyle bir şey.

Sonra aidiyet geliyor.

“Ben buraya aitim.”
“Burada kendim olabilirim.”
“Beni değiştirmeden de yanımda kalabilirler.”

İnsan, ait hissettiği yerde kendini sürekli yeniden kanıtlamaz.

Ama bence gerçek evin bir başka tarafı daha var:
Duygusal yeterlilik.

Çünkü bir başkasını evimiz yaparken, onun bizi tamamlamasını beklememek gerekiyor.
Kendi içimizde de bir oda bırakmak gerekiyor kendimize.

Üzüldüğümüzde kendimize sarılabildiğimiz, yorulduğumuzda durabildiğimiz, korktuğumuzda hemen her şeyi kontrol etmek zorunda kalmadığımız bir oda…

Ve sonra hayatın akışında kalmayı öğreniyoruz.

Her şeyi bilmeden de yürüyebilmek.
Her şeyi kontrol etmeden de güvende olabilmek.
Bazı kapıların kapanmasına, bazı yolların değişmesine izin verebilmek…

Çünkü bazen eve varmak, doğru yere ulaşmak değil; gittiğin yolda kendini kaybetmemektir.

Doğru ilişkiler de böyle hissettirir.

Seni kendinden uzaklaştırmaz.
Sürekli tetikte bırakmaz.
Sevilmek için küçülmeni istemez.
Kendi sesini duymanı engellemez.

Aksine, yanında kendine daha çok benzersin.

Ve belki de büyümek tam olarak budur:

Bir gün fark edersin ki aradığın o “ev” aslında hep dışarıda değilmiş.

Güvenmek istediğin insanlarda, ait olmak istediğin yerlerde, doğru ilişkilerde, huzur aradığın şehirlerde…

Hepsinin altında aynı şeyi arıyormuşsun:
Kendin olabildiğin bir yeri..

Sonra bir gün eve dönersin.

Belki bir insanın yanına.
Belki kendi hayatına.
Belki de yıllardır ihmal ettiğin kendi kalbine.

16/08/2026

Bir ilişki, iki ayrı dünyanın buluşmasıdır. Karşımızdakinin her duygusunu kendimize yormak, hem bizi hem de ilişkiyi tüketir. Oysa sağlıklı bağlanmanın temeli, “Onun duyguları ona, benim değerim bana ait” diyebilmektir. Kendi duygularımıza sahip çıkıp partnerimizi de özgür bırakabildiğimizde, ilişkiler daha dengeli ve besleyici hale gelir.

İlişkide partnerinizin her davranışını, suskunluğunu ya da gülüşünü kendinizle ilgili sanıyorsanız, aslında kendi değerinizi onun ruh haline teslim ediyorsunuz. Bu, zamanla kaygı, suçluluk ve yetersizlik duygusunu besler.

Oysa şunu unutmayın: Partnerinizin duyguları, sadece size ait değildir. Onun geçmişi, içsel dünyası ve hayatındaki diğer etkenler de bu duyguları şekillendirir.

🔑 Çözüm, önce kendinize dönmekten geçer:
• “Bu duygu gerçekten benimle ilgili mi?” diye sorun.
• Varsayımlar yerine doğrudan konuşun.
• Kendi ilgi alanlarınızı, hobilerinizi, sınırlarınızı koruyun.
• Kendinize şefkatli bir şekilde, “Onun duyguları ona, benim değerim bana ait” diyebilin.

İlişkide özgürleşmek, kendinizi unutmadan sevebilmekle başlar. 🌱

Address

Küçükhasbahçe Mah. Keykubat Bulvari Onur İş Merkezi
Alanya

Opening Hours

Monday 09:00 - 18:00
Tuesday 09:00 - 18:00
Wednesday 09:00 - 18:00
Thursday 09:00 - 18:00
Friday 09:00 - 18:00
Saturday 09:00 - 17:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psikolog Merve Biyikli Danışmanlık Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share