02/05/2026
Bazen iyi hissetmek bile suç gibi gelir…
Çünkü bir yerde, birileri o kadar iyi olamamıştır.
Özellikle de anne–çocuk bağında…
Çocuk, annenin yaşadığı zorlukları gördüğünde;
fark etmeden bir ‘borçluluk hissi’ geliştirebilir.
Sanki onun yaşayamadığını yaşamak,
bir haksızlıkmış gibi…
Oysa bu gerçek bir borç değil,
öğrenilmiş bir duygudur.
Ve bazen bu duygu öyle derinleşir ki,
kişi kendi hayatını kurarken bile
içinde görünmez bir sadakat hissi taşır.
Mutlu olmak ister…
ama aynı zamanda bunun bir ihanet gibi hissedilmesinden korkar.
İşte bu yüzden bazı insanlar
iyi giden hayatlarını bile tam yaşayamaz.
Ama belki de iyileşme,
şunu fark ettiğimiz yerde başlar:
Sevmek, birinin hayatını taşımak değildir.
Ve ben kendi hayatımı yaşayabilirim.