26/11/2022
Bizler bu dünyayı diğer tüm canlılarla paylaşıyoruz. Bütün bu canlıların bizim kadar yaşamaya hakkı var. Eğer zihinsel, bilişsel ve duygusal olarak kendimizi “üstün” olarak tanımlıyorsak bu bize onlara kötü davranma ve hatta onları yok etme hakkı vermez. Aksine onların sağlıklı yaşaması için sorumluluk yükler. Tüm sokak hayvanlarını düzgün koşullarda yaşayabilmesini sağlamak insanların görevidir. Açlıkla sokaklarda çeteleşen hayvanların çocuklara zarar verdiğini görmek çok korkunç ve üzücü elbette!!! Ama bunun yolu hayvanları yok etmeyi düşünmek olamaz. Onların güzelce bakılıp kısırlaştırılacağı, sağlık sorunlarının iyileştirileceği bakım evleri kurmak, üremelerini kontrol altına almak hem hayvanların hem insanların şehirleri mutlulukla paylaşmasını sağlayacaktır.
Çünkü bu hayvanlar bizim en yakın dostlarımız ve yardımcılarımız. Doğanın bir parçası olduğunuzda -çiçekle böcekle ağaçla ve hayvanla temas ederek yaşadığınızda- ruh sağlığımızın olumlu etkilendiği tüm çalışmalarda vurgulanan ortak nokta!
Çocukluk ve gençlik dönemlerinde yalnızlık gibi temel problemleri tedavi etmede veya otizm gibi daha karmaşık bozukluklarda hayvanların terapötik yardımcılar olarak değeri büyüktür (Mallon,1992). Ergen ve erken ergen hayvan sahiplerinde benlik saygısı ve özerklik daha yüksek düzeydedir. Evcil hayvanlara sahip çocukların sosyal olarak daha iyi bütünleştikleri görülür, sosyal pozitif benlik saygısı daha yüksek, bilişsel gelişimi daha iyidir (Vidovićve ark.,1999). Ergenlik çağındaki gençlerin ise, ön ergenlik döneminde evcil hayvanlarıyla geliştirdiği arkadaşlık ilişkisi çok önemli olarak onların benlik saygılarının gelişmesine destek olur (Covert ve ark.,1985). Söz konusu bu ilişki, onların çevreyi ve insanı daha iyi anlamasını, onlarla daha yoğun ve olgun bir duygudaşlık içine girmesini sağlar (Uğurlu,2013).