Psk. Muratsabanci

Psk. Muratsabanci Çocuk ve Ergen Psikolojisi, Özgül Öğrenme Güçlüğü, Yetişkin Psikolojisi. Depresyon, Kaygı, EMDR,

Yalan kime söylenir ?Diyelim ki birinden hoşlanmıyorsun.Ama ona ondan hoşlandığını söyledin.  Kuvvetle muhtemeldir ki öy...
12/08/2026

Yalan kime söylenir ?
Diyelim ki birinden hoşlanmıyorsun.
Ama ona ondan hoşlandığını söyledin.
Kuvvetle muhtemeldir ki öyle de davranmaya çalştın. Aksi çıkana kadar kişi ona inanacaktır. Bu da normal ve doğrudur.(inanmak)
Hoşlanmadığın halde aksini ifade eden olarak yalanı aslında kendi duygu ve inançlarına söylemiş bulunuyorsun. Ötekinin bilmediği bir bilgi üzerinden kendini kandırıyorsun.
Bu durumun nedenleri ve kazançları arasında sayılabilecek seçenekler:
• Ötekinin senin ondan hoşlanıyor olma halinden alacağı haz üzerinden haz alman.
• Kendi içindeki tutarsızlıklardan belirsiz alan açarak zaman kazanmak.
• Hoşlanabilecek, yani onu elde edecek süreci garantide tutmak.
• Yalan söylediğin kişinin beklentilerini ve bundan dolayı taleplerini canlı tutmak.
• Onun da senden hoşlanma halini oluşturmak veya sürdürmek.
Yani yalan ile Özne olarak
kendi hakikatini bastırmaktasın.
Gerçek varsaydıklarını söyleyerek veya gizleyerek hakikate varmak da ondan kaçmak da mümkündür.

10/08/2026

Ne istediğini bilmek üzerüne…
Ne istediğini bilmenin sorumluluğu yerine ne istemediği üzerinden dram yaratmak ve buna birilerini dahil etmek daha kolay gözükür.
Kaçan ve kovalayan iki kişiyi izlediğimizde kaçanın kovalayan ile arasındaki mesafenin belirsizliğinden dolayı daha çok tedirgindir. Kovalayanda isteme, kaçanda istememe daha belirgindir.
Kovalayanın hedefi de yönü de bellidir.
Kaçanın Bir yere sığınma çabası vardır ama yönü ve hedefi belirsizdir.
Çünkü yönünü kendi arzusu değil, kaçtığı şeyin varlığı belirler.
Acıdan kaçma hazzı ile istenen hedefe ulaşmadaki hazı ayırdetmek mümkün mü?

Suçluluk Duygusundan Duyguların SuçluluğunaDuyguların suçluluğu; tüm bu durum ve hallerde açığa çıkması gereken duygudan...
07/08/2026

Suçluluk Duygusundan Duyguların Suçluluğuna
Duyguların suçluluğu; tüm bu durum ve hallerde açığa çıkması gereken duygudan endişe etmektir.
Duyguları baskılamanın, onların yönünü değiştirmenin, reddetmenin, inkar etmenin nedeni anlam bulamama veya sonucunda yaşanacak acının yüküne katlanamama kaygısıdr.
Olumsuz eleştiri, aşağılanma, zorbalanma, ayıp, günah, haram, yasak gibi ototiter ifadeler dışsal, fantazilerin gerçekleşme kaygısı, yanlış yapma korkusu, pişmanlık, hayal kırıklığı, beklentiler de içsel olarak duyguların suçluluğuna neden olan etkenlerdir.
Arzuya, duyguya sahip çıkmak demek; doğru ya da yanlış saplantısından sıyrılarak, hissedileni hissetmek ve onun götürdüğü yere, anlama izin vermektir.

Zanettiğin, gerçek diye bildiğinden öte hakikati taşıyabilir göz ucunda.Yol ile çıkmazın ayrımına varmak, cebinde korku ...
02/08/2026

Zanettiğin, gerçek diye bildiğinden öte hakikati taşıyabilir göz ucunda.
Yol ile çıkmazın ayrımına varmak, cebinde korku ile birlikte yürümekten geçer.
Yolda gitmek ile yolunu açmak Özne’nin bireylikten sıyrılma idrakinde yol bulur.
Yolunda olduğunu bildiğindir gözüne ışık olan.

Körle Yatan Şaşı Kalkar deyişinden hareketle bakma ve görme, sorumluluk, suçluluk duygusuna ince bir dokunuş yaptık Sözl...
31/07/2026

Körle Yatan Şaşı Kalkar deyişinden hareketle bakma ve görme, sorumluluk, suçluluk duygusuna ince bir dokunuş yaptık Sözlerin Aynası podcastimizde. Dinleyerek görelim.

Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar…Ya hep sıçrarsa?Rivayet odur ki, bir ülkedeher şeyi bildiğini iddia edenve bundan çıkar e...
30/07/2026

Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar…
Ya hep sıçrarsa?
Rivayet odur ki, bir ülkede
her şeyi bildiğini iddia eden
ve bundan çıkar elde eden bir düzenbaz, kral tarafından huzura çağrılır. Kral, arkasında sakladığı elinde ne olduğunu düzenbazın bilmesini ister.
Düzenbaz da kendi kendine;
“Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, sonunda yakalanır.” diye kendi kendine hayıflanırken kralın elinde gerçekten çekirge olduğu anlaşılır. Böylece Düzenbaz kelleyi kurtarır.
Ne hikmet ve alaka ise buradan sonun kaçınılmazlığına dair anlam çıkarılır ve efsane halinde aktarılır.
Çekirgeyi özne, sıçramayı semptom, yakalanmayı deşifre olma ve yüzleşme olarak metafora dönüştürürsek neler çıkar bakalım.
Psikanalitik açıdan semptom, bilinçdışında bastırılmış arzuların, çatışmaların başka şekilde dışa vurumudur. Acı ve yorgunluk olsa da koruyucu ve haz verici etkisi vardır.
*Çekirgenin avlanmaktan korunması gibi.
Ancak avcının sürekli değişmesi gibi, semptomlar da şekil ve nitelik değiştirir. Bu da kaçınmanın sonucu olarak sürekli kaygı demektir.
Peki ya sıçrama;
kaçış veya korunma işlevi görse dahi çekirgenin doğası, yani varolma hâli ise?
Burada ünlü Psikanalist Lacan’ a sığınacağız.
Kendi kendine kelime türetmekte usta olan Lacan, Semptom’dan Sinthome kelimesini türetmiştir.
Sinthome; bizi hayata bağlayan, hayatta tutan, tuhaf, farklı yaratıcı üretimlerimizdir.
Sürekli yer ve şekil değiştiren(çekirgenin otlarda gizlenmesi) kaygılarımız ve ondan kurtulmak için ürettiğimiz semtomlar eninde sonunda avlanmaya meyilldir.(Baskılanan her şey vakti geldiğinde açığa çıkar. Freud)
Bazen bizi biz yapan şey, başkalarına “tuhaf” gelen ama bizi hayatta tutan o özel uğraşlarımız, yazma tutkumuz, sanata sığınışımız veya kendimize has rutinlerimizdir. Analizin ve kendini tanımanın amacı bu tuhaflıkları yok etmek değil, “Bu benim sıçrama biçimim” diyerek onunla barışmaktır.
Buna Çözülemeyen Haz deniyor.
Anlam ile açıklanamayan, yorumlama ile ortadan kalkmayan özgünlük.
Psikoterapi’nin yani analizin hedefi; sinthomu yok etmek değil, kişinin hayatını yaşanabilir kılan bu benzersiz haz biçimiyle barışmak ve onunla özdeşleşmektir.
Nihayetinde çekirge bu:
Hep sıçrar.

Bir durum ya da olaya dair sayısız bakış açısı olabilir. Her bir bakış, farklı gerçeklikleri arama girişimidir. Bu çaba ...
23/07/2026

Bir durum ya da olaya dair sayısız bakış açısı olabilir. Her bir bakış, farklı gerçeklikleri arama girişimidir. Bu çaba hakikati aramak gibi görünse de, çoğu zaman tam tersine hakikatten kaçmanın bir yoluna dönüşebilir. Çünkü bakış açılarının çoğalması, öznenin kendi hakikatiyle yüzleşmesini her zaman kolaylaştırmaz; bazen onu daha da görünmez kılar.
Bilinçdışı yapılanmadaki ruhsal çatışmalar da tam bu noktada ortaya çıkar. Bu çatışmaların temelinde bastırılmış fantaziler ve bunların etrafında örgütlenen nevrotik yapılanma yer alır. Hakikat ise çoğu zaman dışarıdaki olayların çeşitliliğinde değil; bastırılmış arzuların, eksikliklerin ve bilinçdışı fantazilerin izlerinde saklıdır.

09/07/2026

Ördekler göldeki rüzgara ve akıntılara karşı kararlı dururlarmış. suyun doğasıyla uyumlanarak kendi rotalarını çizerlermiş. Tabi bunu “Dur da direneyim, çok kararlıyım.” gibi bilinç düzeyinde yapmazlar. Suyun üzerinde sakin gibi görünürlerken suyun içinde paletler suda kalmak için sürekli çaba içindedir.
İnsanın da en önemli özelliği uyumlanma becerisi. Ancak insan beyni daha gelişmiş yapıya ve özeellikle de kurgulamaya meyillidir.
İnsanın, ördeğin paletleri gibi zihninde ve duygu dünyasında sürekli devinen de arzulama ve buna ilişkin bitmek bilmeyen fantezi dünyasıdır. Uyum ve denge insanda durağanlık ve huzursuzluk yaratır. Ama aynı zamanda yenilik de kaygı yaratır. Bu, kaos gibi görünse de varoluşsal yapının dinamik devamlılığıdır.

Zirve, aşağıdan bakılan yerdir. Zirveden aşağısı ova gibi görünür. Seviye matematiksel bir tanımdır. Asıl mesafe içindek...
06/07/2026

Zirve, aşağıdan bakılan yerdir.
Zirveden aşağısı ova gibi görünür. Seviye matematiksel bir tanımdır. Asıl mesafe içindeki mesafelerin birbirleriyle ve diğerleriyle olan konumudur. Nereden baktığın kadar, neden baktığın da elzemdir.

Address

Hatay Sokak 6/10 Çankaya
Ankara

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 10:00 - 20:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Muratsabanci posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Share

Category