25/07/2026
Toplumsal travma ve kriz anlarında, kolektif olarak güvenli bir limana sığınma ve belirli figürlere koşulsuz güvenme eğilimindeyizdir. Haluk Levent gibi isimler etrafında kenetlenen halkın inancı, aslında içimizdeki “hala iyilik var” umudunun psikolojik bir yansımasıdır. Ancak bu derin ve saf güvenin sömürülmesi, sıradan bir hayal kırıklığından çok daha yıkıcı bir etkiye sahiptir. İnsanların en kırılgan anlarında sundukları iyi niyetin ve birine inanma arzusunun suistimal edilmesi, toplumda öğrenilmiş çaresizlik ve insan doğasına karşı kalıcı bir güvensizlik (sinisizm) yaratır. Çünkü böylesi bir travmada sönen şey sadece bir isme duyulan sempati değil, maalesef toplumun dayanışmaya, geleceğe ve birbirine olan umududur.