Psk. Buse Kaya

Psk. Buse Kaya Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psk. Buse Kaya, Psychologist, Hipodrom Cad. No: 9/22 Yenimahalle, Ankara.

Cinsellik sadece bedensel bir eylem değildir; zihin, duygular, beden algısı, kültür ve sosyal baskılarla birlikte çalışa...
20/05/2026

Cinsellik sadece bedensel bir eylem değildir; zihin, duygular, beden algısı, kültür ve sosyal baskılarla birlikte çalışan bir sistemdir.
Bu yüzden birçok kişi cinsellikle ilgili kaygıları bedeninde değil, önce zihninde yaşar.

Toplumsal baskılar — “zorunluluk”, “yeterlilik”, “performans”, “normallik” — kişiyi bir anda tetikleyebilir.
Özellikle genç yetişkinlerde çok sık görülen bu kaygı, üç temel noktadan beslenir:

Karşılaştırma kültürü (başkaları ne yapıyor?)
Performans baskısı (iyi olmalıyım)
Cinselliğin doğal süreç yerine sınav hâline getirilmesi
Anksiyete yükseldiğinde beyin “kaç ya da savaş” moduna girer ve bu modda cinsel istek doğal olarak azalır. Çünkü organizma “tehlikede hissettiğinde” cinsellik ikinci plana düşer.

Bu durum bir bozukluk değil; beynin kendini koruma mekanizmasıdır.

Bedensel olarak bir sorun yokken zihinsel baskılar nedeniyle cinsel isteğin azalması çok yaygındır. Gerçek çözüm, performans düşüncesini bırakmak ve güven odaklı bir temas kurmaktır.

Psikolojik olarak cezasızlık, kişi için “davranışın sonuçsuz kaldığı” anlamına gelir. İnsan beyni ödül–ceza sistemiyle ö...
16/05/2026

Psikolojik olarak cezasızlık, kişi için “davranışın sonuçsuz kaldığı” anlamına gelir. İnsan beyni ödül–ceza sistemiyle öğrenir. Bir davranışın hiçbir sonucu olmazsa, zihin bunu “devam ettirilebilir” olarak kodlar.

Cezasızlık:
• Şiddetin normalleşmesine,
• Empati duygusunun körelmesine,
• Sınırların bulanıklaşmasına,
• Vicdan mekanizmasının zayıflamasına,
• İnsanların kendini güvende hissetmemesine neden olur.

İlginçtir: Şiddet uygulayan kişi, cezasız kaldıkça sadece davranışını değil, “şiddetin haklı olduğu”na dair inancını da pekiştirir.

Toplumsal düzeyde cezasızlık, bireysel vicdanı değil, korkuyu ve öfkeyi besler.
Güvende hissetmeyen bir toplumda insanlar daha tetikte, daha saldırgan, daha reaksiyonel olur.

Şiddeti azaltan şey cezalandırmak değil, tutarlı sınırlar, adalet duygusu ve sosyal güvendir.

Boşanma, çocukların dünyasında bir kırılmadır; ancak bu kırılma “aile bittiği için” değil, çoğu zaman çatışmanın uzun sü...
13/05/2026

Boşanma, çocukların dünyasında bir kırılmadır; ancak bu kırılma “aile bittiği için” değil, çoğu zaman çatışmanın uzun sürmesi, belirsizlik, duygusal ihtiyaçlarının fark edilmemesi nedeniyle ağır yaşanır.
İlginç bir şekilde, bazı çocuklar için asıl yıkıcı olan boşanma değil, “sırf dağılmasın diye devam eden ama sürekli kavga edilen bir aile ortamı”dır.

Aile dağılmasın diye sürdürülen toksik ilişkiler:
• Çocuğun güven algısını bozar,
• Duygusal olarak güvensiz bir ortam yaratır,
• Sürekli kaygı üretir,
• Rol karmaşasına neden olur (çocuk ebeveynleşir),
• Anne-babaya yük taşıyan bir yapıya dönüşür.

Boşanmanın kendisi travma değildir.
Travma, sevgi ve saygının bittiği evde yıllarca maruz kalınan duygusal iklimdir.
Boşanmış ama sağlıklı işbirliği içinde olan ebeveynler, çocuğu çok daha sağlıklı büyütebilir.

Çocuğu koruyan şey “evlilik” değildir;
• istikrarlı iletişim,
• açık duygusal temas,
• kavgasız ev ortamı,
• tutarlılık ve
• sevginin güvende hissettirmesidir.

Boşanmada da birlikte yaşamda da çocuk için iyileştirici olan ilişkinin kalitesidir.

Bugün benim için üç ayrı mutluluğun aynı karede buluştuğu bir gün🥹Bir yanda hayatına dokunmaya çalıştığım, her seansta y...
10/05/2026

Bugün benim için üç ayrı mutluluğun aynı karede buluştuğu bir gün🥹

Bir yanda hayatına dokunmaya çalıştığım, her seansta yeniden anlam bulduğum mesleğim,
Bir yanda emek vererek yazdığım yazının dergide yer almasının mutluluğu,
Bir yanda yeni yaşıma adım atmanın heyecanı..

Bazen insan tam da olmak istediği yerde olduğunu küçük anlarda hissediyor.
Bugün o his bende biraz daha fazla.

Tüm meslektaşlarımın Psikologlar Günü kutlu olsun🫶🏼

İlk sayısında benim de yer aldığım şimdi Amazon, hepsiburada, bkmkitap, kitapsepeti ve Pandora'da satışta. ✨

06/05/2026

Şiddet içerikli oyunlar ve videolar, gençlerde doğrudan şiddet “oluşturmaz”. Ancak bir gencin duygusal hassasiyeti, mizacı, aile ortamı ve sosyal desteği bu içeriklere verdiği tepkiyi değiştirir.

Şiddet içeriklerinin etkisi iki şekilde olur:

1. Duyarsızlaşma:
Sürekli şiddet görmek, beynin “tehlike” sinyalini zayıflatabilir. Bu, genci daha saldırgan yapmaz ama şiddeti daha sıradan görmesine yol açabilir.

2. Adrenalin bağımlılığı:
Şiddet sahneleri, yarışma ve çatışma içeren oyunlar gence hızlı bir heyecan sağlar. Bu yoğun duyguyu tekrar yaşama isteği oluşabilir.

Bunun dışında:
• Kaybetmeye tolerans düşer.
• Sabırsızlık artabilir.
• Gerçek hayatta çözüm üretme kapasitesi zayıflayabilir.
• Genç, problem çözmeyi “saldırarak” değil “kaçınarak” öğrenebilir.

Yani mesele oyunun kendisi değil; oyunun gençte hangi duyguyu tetiklediğidir.

29/04/2026

Uyuşturucu maddeler genç beyninde sandığımızdan çok daha derin bir etki bırakır. Çünkü genç beyninin duyguları düzenleyen bölgeleri henüz tamamlanmamıştır. Bu yüzden madde kullanımı gençte sadece “fizyolojik” değil; aynı zamanda “kimliksel” bir değişim yaratır.

Madde, beynin ödül sistemine müdahale eder. Normalde bir başarı yaşadığında, sevindiğinde, sarıldığında ya da keyif aldığında salgılanan dopamin maddeden sonra anormal derecede yükselir. Beyin bir süre sonra şu yanılgıyı geliştirir:

“Doğal yollarla hissettiğim mutluluk yetmiyor. Daha fazlasını istiyorum.”

Duygusal dönüşüm nasıl başlar?
• Genç eskiden keyif aldığı şeylerden keyif almamaya başlar.
• Duygular uçlara gider: Bir gün çok coşkulu, bir gün çok çökkün olabilir.
• Stres toleransı düşer; küçük bir gerilim bile krize dönüşebilir.
• Karar verme mekanizması yavaşlar, dürtüsellik artar.
• Kendine yabancılaşma hissi yükselebilir: “Sanki ben ben değilim…”

Bütün bunlar gencin karakteriyle ilgili değildir; madde beynin kimyasını yeniden yazmaya başlar. Bu nedenle gençler öfke, kaygı, hüzün ve boşluk duygularını daha yoğun yaşayabilir.

Bu süreçte en çok ihtiyaç duydukları şey suçlanmak değil; güvenli bir erişkinin yanında olduklarını hissetmektir.

Evet, güven duygusu genç için bir lüks değil; duygusal gelişimin temel taşıdır. Güvende olmadığını hisseden bir genç, sü...
24/04/2026

Evet, güven duygusu genç için bir lüks değil; duygusal gelişimin temel taşıdır. Güvende olmadığını hisseden bir genç, sürekli tetikte, sürekli uyanık, sürekli savunmada yaşar. Bu durum sinir sistemini yorar.

Evde güvensizlik:
• Sürekli tartışma
• Belirsizlik
• Hakaret, öfke, kontrol
• Aile bireyleri arasında huzursuzluk
Genç için dayanılmaz bir içsel ağırlık oluşturur.

Sokakta güvensizlik:
• Zorbalık
• Tehdit algısı
• Güvensiz ilişkiler
• Belirsiz ortamlar
Gencin güven duygusunu iyice zayıflatır.

Sonuçta genç şu iki yoldan birini seçebilir:
• İçe kapanır: Kaygı ve yalnızlık artar.
• Dışa patlar: Öfke, saldırganlık veya riskli davranışlara yönelir.

Güvensiz bir ortam, genç için sadece tehdit değil; dünyaya duyduğu temel güven duygusunun zedelenmesidir.
Bu yüzden bir gencin “iyi olması” için önce kendini güvende hissetmesi gerekir.

Sosyal medya gençler için kimlik, iletişim ve kabul görme alanıdır. Ancak bu alanın hızına genç beyninin duygusal filtre...
20/04/2026

Sosyal medya gençler için kimlik, iletişim ve kabul görme alanıdır. Ancak bu alanın hızına genç beyninin duygusal filtreleri çoğu zaman yetişemez. Uyarıcılar hızlı, tepkiler sert, yorumlar keskindir.

Genç bir içerik gördüğünde duygusal beynin tepkisi düşünme beyninden önce devreye girer.
Bu nedenle gençlerde “ani öfke”, “birden parlamak”, “hızlı tepki verme” çok sık görülür.

Neden öfke artar?
• Sürekli karşılaştırılmak gençte değersizlik hissi oluşturur.
• Dijital zorbalık gerçek bir tehdit gibi algılanır.
• Çevrimiçi kimlik ile gerçek kimlik arasındaki fark genci yorar.
• Genç, bir yorumu kişisel saldırı olarak görebilir.
• Sosyal medya “anında tepki verme kültürü” oluşturur.

Gencin öfkesini yönlendirmesi için zaman gerekir. Fakat sosyal medya ona “hemen tepki ver” sinyali verir. Bu da gencin duygusal kontrolünü zayıflatabilir.

Kumar, yalnızca bir “oyun” değildir. Beyin için bir döngüdür: belirsizlik–heyecan–dopamin. Gençlerde bu döngü daha hızlı...
18/04/2026

Kumar, yalnızca bir “oyun” değildir. Beyin için bir döngüdür: belirsizlik–heyecan–dopamin. Gençlerde bu döngü daha hızlı oluşur çünkü ergenlik döneminde risk alma davranışı zaten doğal olarak yüksektir.

Kumar, beyne şu illüzyonu yaratır:
“Bir sonraki denemede kazanabilirim.”
Bu ihtimal, kazanmaktan çok daha tehlikelidir; çünkü beyin bu ihtimalle dopamin salgılar.

Psikolojik süreç nasıl ilerler?
• Genç bir zafer duygusu yaşadığında bu duygu “gerçek başarı” ile karışır.
• Zaman içinde kayıplar artar ama genç beynin inatçı kısmı “döndürebilirim” diye düşünür.
• Gizleme davranışı başlar; bu da içsel yükü ikiye katlar.
• Suçluluk, utanma ve kaygı duyguları artar.
• Döngü devam ettikçe genç gerçeklik hissini kaybetmeye başlar.

Kumar bağımlılığı, kişinin özgüvenini, ilişkilerini, okul performansını ve duygusal dünyasını zedelese de genç bunu genellikle açıkça söyleyemez.
O yüzden kumar bağımlılığı sessizdir; fark edildiğinde ise genç çoktan içsel bir mücadele yaşamaktadır.

Gençlerde şiddet davranışı, dışarıdan bakıldığında “kontrolsüzlük”, “öfke patlaması” ya da “saygısızlık” gibi yorumlanab...
15/04/2026

Gençlerde şiddet davranışı, dışarıdan bakıldığında “kontrolsüzlük”, “öfke patlaması” ya da “saygısızlık” gibi yorumlanabilir. Oysa şiddetin arkasında çoğu zaman gençlerin kendilerinin bile tarif edemediği bir duygusal karmaşa vardır. Ergenlik dönemi, beynin yeniden yapılanma sürecidir; duygular hızlı yükselir, düşünceler hızla değişir, kimlik arayışı ise sürekli bir içsel sorgulamaya dönüşür.

Genç bir insan için dünya çok gürültülüdür. Aile beklentileri, okul baskısı, arkadaş ilişkileri, sosyal medya karşılaştırmaları… Tüm bunların ortasında genç, benliğini koruyacak güçlü bir duygusal dil geliştiremeyebilir. Böyle olunca “şiddet” dışarıdan görünen bir davranış gibi olsa da aslında içte biriken çaresizliğin, anlaşılmamışlığın ve baskının dışa vurumudur.

Şiddete yönelimi artıran psikolojik dinamikler:
• Duygu düzenleme güçlüğü: Genç hissettiğini anlamlandıramazsa, duygu bedene yük olur ve tepkiye dönüşür.
• Güç ve kontrol arayışı: Kendini güçsüz hisseden bazı gençler gücü “zorbalık” ile karıştırabilir.
• Değer görmeme hissi: Sürekli eleştirilen, küçümsenen, başarısızlık korkusuyla büyüyen genç, dış dünyaya öfkeyle yanıt verebilir.
• Ailede çözümlenemeyen öfke modelleri: Evde yüksek ses, hakaret, kırıcı üslup varsa genç bunu iletişim biçimi sanabilir.
• Toplumsal baskı: “Güçlü olmalısın” kültürü genç ergen zihninde saldırganlıkla eşleşebilir.

Şiddeti azaltmanın ilk adımı, genci suçlamaktan çok, onun iç dünyasını anlamaktır. Çünkü genç, öfkesinin görüldüğünü hissettiğinde sakinleşir. Görülmeyen öfke ise büyür.

08/04/2026

Tabii ki — mümkündür ama kolay değildir.
Çünkü kontrol ihtiyacı çoğu zaman sadece “düzeni sağlama” isteği değildir;
kaygıyı azaltma çabasıdır.

İnsan üç alanla yaşar:

1️⃣ Kontrol edebildiklerimiz
(Ne giydiğimiz, ne söylediğimiz, davranışlarımız…)

2️⃣ Etkileyebildiklerimiz
(Bir ilişki, iletişim tarzı, işbirliği ortamı…)

3️⃣ Kontrol edemediklerimiz
(Başkalarının davranışları, hava, zaman, bazı sonuçlar…)

Kontrol edemediğimiz alana enerji harcadıkça:
• Yorgunluk artar
• Kaygı büyür
• Kişi tükenir
• Hayat sıkışmış hissettirir

Kontrolü bırakmak, “umursamamak” değildir;
gerçekliği kabul edip kendi alanına odaklanmaktır.

Barışmak =
• Direnmeyi bırakmak
• Kendi kapasiteni fark etmek
• Belirsizliğe tolerans geliştirmek
• Sorumluluk alanını yeniden çizmek

En büyük özgürlük, kontrol edemediklerinle savaşmayı bıraktığında başlar.

Address

Hipodrom Cad. No: 9/22 Yenimahalle
Ankara
06330

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Buse Kaya posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category