Prof. Dr. Bülent Dinç Muayenehanesi

Prof. Dr. Bülent Dinç Muayenehanesi İzsiz (Kapalı Yöntemle) Tiroid ve Paratiroid Operasyon Ekibi

30/08/2026

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

Bağımsızlık mücadelemizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Zafer’in yıl dönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

28/08/2026

Diyaliz hastalarında paratiroid hormonu yüksekliği genellikle kronik böbrek hastalığına bağlı gelişir. Böbrekler fosforu yeterince atamadığında, aktif D vitamini üretimi azaldığında ve kalsiyum dengesi bozulduğunda paratiroid bezleri daha fazla hormon salgılamaya başlar. Bu duruma sekonder hiperparatiroidi denir.

✔ Paratiroid hormonunun uzun süre yüksek kalması kemikler, damarlar ve kalp üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Hastalarda kemik ağrısı, eklem ağrısı, kas güçsüzlüğü, kaşıntı, halsizlik ve kemik kırıklarına yatkınlık görülebilir. Bazı hastalarda ise belirgin şikayet olmadan yalnızca kan testlerinde fark edilir.

✔ Değerlendirmede yalnızca PTH değerine bakmak yeterli değildir. Kalsiyum, fosfor, D vitamini, alkalen fosfataz gibi değerler ve hastanın diyaliz düzeni birlikte incelenmelidir. Bu nedenle takip genellikle nefroloji ekibi tarafından yapılır ve tedavi hastanın kan sonuçlarına göre düzenlenir.

✔ Tedavide fosfor kısıtlaması, fosfor bağlayıcı ilaçlar, D vitamini tedavileri ve kalsimimetik ilaçlar kullanılabilir. Diyaliz seanslarının düzenli yapılması ve beslenme önerilerine uyulması da hormon dengesinin kontrolünde önemlidir. Her hastada aynı ilaç ya da aynı hedef değer uygun olmayabilir.

✔ Bazı hastalarda ilaç tedavisine rağmen PTH yüksekliği kontrol altına alınamaz. Paratiroid bezleri büyümüş, hormon seviyesi çok yüksek seyrediyor ve kemik-damar sorunları belirginleşiyorsa cerrahi tedavi gündeme gelebilir. Bu ameliyat paratiroidektomi olarak adlandırılır ve paratiroid bezlerinin tamamının ya da bir kısmının çıkarılması şeklinde planlanabilir.

✔ Diyaliz hastalarında paratiroid cerrahisi özel hazırlık gerektirir. Ameliyat öncesinde kalsiyum-fosfor dengesi, görüntüleme sonuçları, hastanın kalp durumu ve diyaliz planı birlikte değerlendirilir. Ameliyat sonrasında kalsiyum düşüklüğü gelişebileceği için yakın takip ve gerekirse kalsiyum-D vitamini desteği gerekir.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Adrenal bezler, böbreklerin üzerinde yer alan ve vücut için önemli hormonlar üreten küçük bezlerdir. Bu hormonlar tansiy...
24/08/2026

Adrenal bezler, böbreklerin üzerinde yer alan ve vücut için önemli hormonlar üreten küçük bezlerdir. Bu hormonlar tansiyon, stres yanıtı, tuz dengesi, kan şekeri ve bazı cinsiyet hormonları üzerinde etkilidir. Bu nedenle adrenal bez hastalıkları çok farklı belirtilerle ortaya çıkabilir.

🔶 Adrenal bezin fazla kortizol üretmesi durumunda kilo artışı, yüzde yuvarlaklaşma, karın bölgesinde yağlanma, ciltte incelme, mor çatlaklar, kas güçsüzlüğü, tansiyon yüksekliği ve kan şekeri yükselmesi görülebilir. Bu tablo Cushing sendromu ile ilişkili olabilir ve ayrıntılı hormon testleriyle değerlendirilmesi gerekir.

🔶 Adrenal bezin aldosteron hormonunu fazla üretmesi ise özellikle dirençli tansiyon yüksekliği ile kendini gösterebilir. Bazı hastalarda potasyum düşüklüğüne bağlı halsizlik, kas krampları, çarpıntı, çok su içme ve sık idrara çıkma gibi şikayetler de görülebilir

❗❗ Adrenal bezden kaynaklanan bazı tümörler adrenalin benzeri hormonları fazla salgılayabilir. Bu durumda ataklar halinde gelen çarpıntı, baş ağrısı, terleme, ani tansiyon yükselmesi, titreme ve yoğun kaygı hissi ortaya çıkabilir. Bu belirtiler özellikle tekrarlıyorsa ihmal edilmemelidir.

🔶 Adrenal bezin yetersiz çalıştığı durumlarda ise halsizlik, kilo kaybı, iştahsızlık, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve cilt renginde koyulaşma görülebilir. Bu tablo bazen yavaş ilerler ve başka hastalıklarla karışabilir.

🔶 Adrenal bez hastalıkları bazen hiçbir belirti vermeden başka bir nedenle çekilen ultrason, tomografi veya MR sırasında saptanabilir. Bu durumda kitlenin hormon üretip üretmediği, boyutu ve görüntüleme özellikleri değerlendirilir. Hormon aktifliği olan, büyüyen veya kötü huylu olma şüphesi taşıyan adrenal kitlelerde genel cerrahi değerlendirmesi önemlidir.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Doğum sonrası tiroidit, gebelikten sonra tiroid bezinde gelişen geçici bir iltihaplanma durumudur. Genellikle doğumdan s...
21/08/2026

Doğum sonrası tiroidit, gebelikten sonra tiroid bezinde gelişen geçici bir iltihaplanma durumudur. Genellikle doğumdan sonraki ilk bir yıl içinde ortaya çıkar. Bağışıklık sistemiyle ilişkili bir tablo olduğu için Hashimoto tiroiditine benzer özellikler gösterebilir.

🔺 Bu hastalık bazı kadınlarda önce tiroid bezinin hızlı çalıştığı bir dönemle başlar. Bu dönemde çarpıntı, sinirlilik, terleme, kilo kaybı, titreme ve uykusuzluk gibi şikayetler görülebilir. Ancak bu belirtiler doğum sonrası yorgunluk ve stresle karışabildiği için her zaman hemen fark edilmeyebilir.

Bir süre sonra tiroid hormonları düşebilir ve bu kez halsizlik, kilo alma, kabızlık, saç dökülmesi, üşüme, cilt kuruluğu ve isteksizlik gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda yalnızca hormon yüksekliği ya da yalnızca hormon düşüklüğü dönemi görülebilir.

📌 Tanıda TSH, serbest T4 ve gerektiğinde tiroid antikorları değerlendirilir. Hastanın şikayetleri, doğumdan sonra geçen süre ve önceki tiroid hastalığı öyküsü birlikte ele alınır. Boyunda büyüme, nodül şüphesi veya ele gelen sertlik varsa tiroid ultrasonu da gerekebilir.

✨ Doğum sonrası tiroidit çoğu hastada zamanla düzelebilir. Tedavi, hastalığın dönemine ve şikayetlerin şiddetine göre planlanır. Çarpıntı gibi yakınmalar belirginse destekleyici ilaçlar kullanılabilir. Tiroid hormonları düşükse ve hasta belirgin şikayet yaşıyorsa geçici ya da kalıcı tiroid hormonu tedavisi gerekebilir.

Bu durumda cerrahi tedavi genellikle gerekli değildir. Ancak tiroid bezinde nodül, hızlı büyüyen guatr, bası hissi, yutma güçlüğü veya kanser şüphesi varsa genel cerrahi değerlendirmesi önem kazanır. Bu nedenle doğum sonrası dönemde devam eden tiroid şikayetleri ihmal edilmemeli ve uygun uzmanlıklarla birlikte takip edilmelidir.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Tiroid cerrahisi öncesinde hormon düzeylerinin değerlendirilmesi, ameliyat hazırlığının önemli bir parçasıdır. TSH, serb...
17/08/2026

Tiroid cerrahisi öncesinde hormon düzeylerinin değerlendirilmesi, ameliyat hazırlığının önemli bir parçasıdır. TSH, serbest T4 ve gerektiğinde serbest T3 değerleri hastanın tiroid bezinin nasıl çalıştığını gösterir. Bu sonuçlar, ameliyatın daha güvenli planlanmasına yardımcı olur.

❗❗ Özellikle tiroid bezinin fazla çalıştığı durumlarda hormon düzeylerinin ameliyat öncesi kontrol altına alınması gerekir. Kontrolsüz hipertiroidi; çarpıntı, tansiyon yüksekliği, ritim bozukluğu ve nadiren tiroid fırtınası gibi ciddi risklere yol açabilir. Bu nedenle uygun hastalarda ameliyat öncesinde ilaç tedavisiyle hormonların dengelenmesi hedeflenir.

👉 Graves hastalığı, toksik nodüler guatr veya zehirli guatr nedeniyle ameliyat planlanan hastalarda antitiroid ilaçlar, beta blokerler ve bazı özel durumlarda iyot tedavisi kullanılabilir. Bu tedaviler, hastanın kalp hızını ve tiroid hormon düzeylerini kontrol etmeye yardımcı olur. Hangi ilacın ne kadar süre kullanılacağı endokrinoloji ve cerrahi değerlendirme ile belirlenir.

Tiroid hormonlarının düşük olduğu hastalarda da durum ayrıca değerlendirilmelidir. Belirgin hipotiroidi varsa ameliyat öncesinde tiroid hormon replasmanı gerekebilir. Ancak her hastada aynı yaklaşım uygulanmaz; ameliyatın nedeni, aciliyeti ve hastanın genel sağlık durumu birlikte ele alınır.

👉 Tiroid kanseri şüphesi, büyük guatr, nefes darlığı veya bası bulguları gibi durumlarda cerrahi zamanlama daha özel planlanabilir. Acil ya da geciktirilmemesi gereken durumlarda hormon değerleri tamamen normale dönmeden de ameliyat gerekebilir. Böyle bir durumda riskler azaltılacak şekilde yakın takip ve uygun ilaç hazırlığı yapılır.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Tiroid Bozuklukları Çeşitleri
15/08/2026

Tiroid Bozuklukları Çeşitleri

Tiroid bozuklukları; hipotiroidi, hipertiroidi, guatr, tiroid nodülü ve tiroid kanseri gibi çeşitli hastalıkları içerir. Tanı ve tedavi şarttır.

Safra kesesi taşlarında tedavi planı yalnızca taşın büyüklüğüne göre yapılmaz. Hastanın şikayetleri, taşın safra kesesin...
14/08/2026

Safra kesesi taşlarında tedavi planı yalnızca taşın büyüklüğüne göre yapılmaz. Hastanın şikayetleri, taşın safra kesesinde oluşturduğu etkiler, enfeksiyon bulguları ve safra yollarında tıkanıklık olup olmadığı birlikte değerlendirilir.

🔻 Büyük safra kesesi taşları bazı hastalarda uzun süre belirti vermeyebilir. Ancak yemeklerden sonra sağ üst karın ağrısı, sırta vuran ağrı, bulantı, kusma, hazımsızlık veya şişkinlik gibi şikayetler varsa tedavi ihtiyacı daha belirgin hale gelir. Ağrı ataklarının tekrarlaması, safra kesesinin artık sorun oluşturmaya başladığını gösterebilir.

❗❗ Tedavi planlamasında ilk adım genellikle karın ultrasonudur. Ultrason ile taşın boyutu, sayısı, safra kesesi duvarında kalınlaşma olup olmadığı ve safra yollarında genişleme bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Gerekli durumlarda kan testleri, MR kolanjiyografi veya endoskopik değerlendirmeler de tedavi planına eklenebilir.

Şikayet yapan büyük safra kesesi taşlarında en sık uygulanan tedavi safra kesesinin ameliyatla alınmasıdır. Bu işlem kolesistektomi olarak adlandırılır ve uygun hastalarda çoğunlukla kapalı, yani laparoskopik yöntemle yapılır. Kapalı ameliyatta küçük kesilerden girilerek safra kesesi çıkarılır.

👉 Bazı hastalarda taş yalnızca safra kesesinde değil, safra kanalında da bulunabilir. Bu durumda sarılık, idrar renginde koyulaşma, ateş veya pankreatit gibi daha ciddi tablolar gelişebilir. Safra kanalında taş şüphesi varsa ameliyat öncesinde veya tedavi sürecinin bir aşamasında ERCP gibi endoskopik yöntemler gerekebilir.

En doğru tedavi; hastanın şikayetleri, ultrason bulguları, kan değerleri ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek planlanır. Amaç yalnızca taşı değil, taşın yol açabileceği komplikasyonları da önlemektir.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Rektum Kanseri Belirtileri
13/08/2026

Rektum Kanseri Belirtileri

dışkıda mukus ve kan görülmesi, kilo kaybı, ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkan rektum kanseri erken teşhisi önemli hastalıklardan biridir.

Meme Kanseri Ameliyatı
11/08/2026

Meme Kanseri Ameliyatı

Meme kanseri ameliyatı; tümörün yayılımına göre planlanır. Meme koruyucu cerrahi, mastektomi ve lenf nodu değerlendirmesi uygulanabilir.

Tiroid kanseri bazı hastalarda boyundaki lenf bezlerine yayılabilir. Bu durum her zaman dışarıdan fark edilen büyük bir ...
10/08/2026

Tiroid kanseri bazı hastalarda boyundaki lenf bezlerine yayılabilir. Bu durum her zaman dışarıdan fark edilen büyük bir şişlik yapmayabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi muayene, ultrason ve gerekli görülürse biyopsi ile boyun lenf bezleri dikkatli şekilde değerlendirilir.

🔸 Boyun diseksiyonu, kanser hücresi içerdiği düşünülen veya kanser tutulumu saptanan lenf bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Tiroid ameliyatı ile aynı seansta yapılabileceği gibi bazı hastalarda daha sonraki dönemde de gerekebilir. Amaç, hastalığın boyundaki yayılımını kontrol altına almak ve tekrar riskini azaltmaktır.

Bu işlem her tiroid kanseri hastasına uygulanmaz. Boyun diseksiyonu kararı; kanserin türüne, tümörün boyutuna, lenf bezlerinde tutulum olup olmadığına, ultrason ve biyopsi sonuçlarına göre verilir. Gereksiz lenf bezi çıkarımından kaçınmak, hastayı ek cerrahi risklerden korumak açısından önemlidir.

👉 Boyun diseksiyonu merkezi boyun bölgesine veya yan boyun bölgesine yönelik yapılabilir. Merkezi bölge, tiroit bezine daha yakın lenf bezlerini içerir. Yan boyun diseksiyonu ise kanserin boynun yan tarafındaki lenf bezlerine yayıldığı durumlarda planlanır. Hangi bölgenin çıkarılacağı hastanın hastalık yayılımına göre belirlenir.

🌿 Ameliyat sonrası dönemde ses değişikliği, kalsiyum düşüklüğü, boyunda gerginlik veya omuz hareketlerinde zorlanma gibi durumlar görülebilir. Bu nedenle boyun diseksiyonu deneyimli cerrahi ekip tarafından planlanmalı ve hasta düzenli takip edilmelidir.

•••
🩺Prof. Dr. Bülent Dinç
Genel Cerrahi Uzmanı
🌐www.drbulentdinc.com
☎️+(90) (242) 505 83 00
📞+(90) (501) 333 83 00
📍Konyaaltı | ANTALYA
•••

Address

Toros Mah 807 Sok Kurgu-2 Plaza D:6
Antalya
07070

Opening Hours

Monday 09:00 - 15:00
Tuesday 09:00 - 15:00
Wednesday 09:00 - 15:00
Thursday 09:00 - 15:00
Friday 09:00 - 15:00

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Prof. Dr. Bülent Dinç Muayenehanesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Prof. Dr. Bülent Dinç Muayenehanesi:

Shortcuts

Share

Category