10/05/2026
Başta ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım olmak üzere tüm annelerimizin,merhamet ve fedakârlığını bir çocuğa göstermeyi bilen tüm kadınların Anneler Günü’nü kutluyoruz..
Mustafa Kemal Atatürk,27 Ocak 1923 günü sabahı İzmir’e gelerek,Karşıyaka İstasyonu’nda trenden inip annesinin kabrine gitmiş saygı ile dua edip şunları söylemişti:
Annemin kaybından şüphesiz çok üzüntülüyüm.Fakat bu üzüntümü gideren ve beni avutan bir konu vardır ki,o da anamız vatanı yok olmaya götüren idarenin artık bir daha geri gelmemek üzere yokluk mezarına götürülmüş olduğunu görmektir.Annem, bu toprağın altında, fakat millî hâkimiyet sonsuza dek devam etsin.Beni teselli eden en büyük kuvvet budur.Evet millî hâkimiyet sonsuza dek devam edecektir.Annemin ruhuna ve bütün ataların ruhuna üzerime almış olduğum vicdan yeminimi tekrar edeyim.Annemin mezarı önünde ve Allah’ın huzurunda yemin ediyorum.Bu kadar kan dökerek milletin kazandığı ve elde tuttuğu hâkimiyetin korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekte asla kararsız davranmayacağım.Millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek,benim için vicdan ve namus borcu olsun.
Burada yatan annem, eziyetin, zorlamanın bütün milleti felâket uçurumuna götüren bir keyfi idarenin kurbanı olmuştur.Bunu açıklamak için izin verirseniz acı hayatının belli birkaç noktasını sunayım.
Abdülhamit devrinde idi.1905’te mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım.Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil,zindana rastladı.Bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular.Orada aylarca kaldım.
Mütarekede Anadolu’ya geçtiğim zaman, annemi acılı bir halde İstanbul’da bırakmak zorunda kaldım.Annem, benim hakkımda halife ve padişah tarafından verilmiş idam kararının gerçekleştiğini zannetmiş ve bu zan,kendisini felce uğratmış.
Ondan sonra bütün hayatını acı,üzüntü içinde geçirmişti.Padişah ve hükûmetinin ve bütün düşmanların daima baskı ve işkencesi altında kalmıştı.İkametgâhı bin türlü bahanelerle basılır,araştırılır,kendisi rahatsız edilirdi.Annem 3,5 sene gece ve gündüzlerini göz yaşları içinde geçirdi. Bu göz yaşları ona gözlerini kaybettirdi.
Sonunda onu İstanbul’dan kurtardım.
Sinan Meydan