24/07/2026
Sosyal medyanın hayatımıza kattığı en büyük illüzyonlardan biri, birkaç kısa video izleyerek veya içerik okuyarak etrafımızdaki herkesi "teşhis etme" hakkını kendimizde bulmamız oldu. Artık ilişkilerimizde yaşadığımız en insani çatışmaları, uyuşmazlıkları ve iletişim kazalarını dahi bilimsel terimlerin arkasına sığınarak çözmeye çalışıyoruz: Gaslighting, narsizm, toksik ilişki, sınır ihlali...
Kelimeler havalı ve bilimsel olabilir; ancak bu terimleri günlük tartışmalarda birer kalkan gibi kullanmak, bizi iyileştirmez. Aksine, karşı tarafı tek bir etiketle "suçlu" ilan edip, kendi davranışlarımızı sorgulama sorumluluğundan bizi muaf tutar. "O zaten narsist" dediğiniz an, kendi hatalarınızla yüzleşme kapısını kapatır, kendinizi "kusursuz mağdur" rolüne hapsedersiniz.
Gerçek psikolojik olgunluk; karşı tarafı klinik terimlerle yargılamak değil, kendi duygularımızın, hatalarımızın ve ilişkideki payımızın sorumluluğunu alabilme cesaretidir. Psikoloji bir yargılama silahı değil; önce kendimize tuttuğumuz bir aynadır.
Sizce tartışmalarda karşı tarafa 'teşhis koymak' ilişkiyi kurtarıyor mu, yoksa iletişimi tamamen bitiriyor mu? Yorumlarda buluşalım. 👇