Beylikdüzü Psikolog- Kayra Psikolojik Danışma

Beylikdüzü Psikolog- Kayra Psikolojik Danışma Kurumumuz 2009 yılından beri bireysel, kurumsal danışma, aile ve çift-çocuk terapisi alanlar? Bu durumları yaşıyorsanız lütfen bize başvurun.

Bu sayfa üyelerimize yaşadıkları problemler hakkında çeşitli motivasyon yazıları, makale ve paylaşımlarla destek olmak için açılmıştır. Ayrıca Beylikdüzü Ekinoks Residans'ta 7 yıldır hizmet veren Kayra Psikolojik Danışma Merkezimizin etkinlikleri ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vermek ve üyelerimizi haberdar etmek için kurulmuştur. Merkezimizde
bireysel psikolojik danışma,
grupla psikoloj

ik danışma,
evlilik ve aile danışmanlığı,
cinsel terapi,
çocuk ve aile danışmanlığı,
çalışma grupları gibi hizmetler verilmektedir. Ayrıca Uzmanımızdan stresle baş etme,
zamanı etkili kullanabilme,
uyum problemleri,
etkili iletişim kurma yolları,
yalnızlığınızı ve utangaçlığınızı yenmek için neler yapabilirsiniz,
aile bireyleri ve çevrenizle nasıl daha uyumlu bireyler haline gelebilirsiniz,
duygusal ilişkilerinizde yaşadığınız sorunlarını nasıl halledebilirsiniz,
yas ve travmatik yaşam olayları (deprem, yakın birinin ölümü, taşınma (iş, şehir, okul değişiklikleri)ekonomik kayıplar) ile karşılaştığınızda ve sonrasında neler yapabilirsiniz,
depresyon (sürekli ağlama, mutsuzluk ve tükenmişlik hissettiğinizde),
gelişimsel görevler (okul hayatına alışma, evlenme, boşanma, emeklilik)konusunda yaşanan zorlanmalarda,
boşanmış aile çocuklarının yeni duruma alışmasında,
karar vermede güçlük çektiğinizde vs... gibi problem alanlarında yardım alabilirsiniz. Bize telefon, mail ya da internet adresimizden ulaşabilirsiniz.

Düşündüğünüz her şey gerçek değil. Ama gerçekmiş gibi davranırsanız, hayatınızı gerçekten etkileyebilir.BDT’nin temel ma...
08/09/2026

Düşündüğünüz her şey gerçek değil. Ama gerçekmiş gibi davranırsanız, hayatınızı gerçekten etkileyebilir.

BDT’nin temel mantığı tam olarak burada başlar: Yaşadığımız olay kadar, o olaya yüklediğimiz anlam da duygumuzu ve davranışımızı belirler.

“Kesin olmayacak.”
“Beni istemiyor.”
“Ben baş edemem.”

Bu cümleler zihinden geçtiğinde beyin onları otomatik olarak “gerçek” diye damgalamaz; ama siz tekrar tekrar aynı yoruma göre davranırsanız, o düşünce giderek daha ikna edici hale gelebilir.

Bu yüzden amaç kendinizi pozitif düşünmeye zorlamak değil. Amaç, düşünceyi test etmek.

Bir düşünce sizi sıkıştırdığında şunları deneyin:

* Kanıtım ne? Tahmin mi yapıyorum, yoksa elimde gerçekten veri var mı?
* Bu düşünce bana ne yaptırıyor? Kaçınmama, geri çekilmeme, vazgeçmeme neden oluyorsa küçük bir davranış deneyi yapın.

Çünkü yeni bir düşünce yalnızca cümle kurarak değil, yeni deneyimler yaşayarak güçlenir.

Kendinizle nasıl konuştuğunuz kaderiniz değildir.
Ama davranışlarınızı etkilediği için üzerinde çalışmaya değer.

Bu döngüleri tek başınıza fark etmekte veya değiştirmekte zorlanıyorsanız, psikolojik danışmanlıkta düşünce–duygu–davranış örüntülerini birlikte çalışabiliriz.

Kaydet; bir sonraki otomatik düşüncende bu sorulara geri dön.
Ve “aklımdan geçtiyse doğrudur” diyen birine gönder.

07/09/2026

KONTROLÜ KAYBETMEKTEN KORKTUKÇA, DAHA ÇOK KONTROL ETMEYE ÇALIŞIRSIN.

Dayanıksızlık şemasında kişi yalnızca “kötü bir şey olacak” diye korkmaz. Bazen asıl korku şudur:
“Olursa ben bununla baş edemem.”

Bu yüzden zihin kontrol alanını genişletmeye başlar.
Planları tekrar tekrar düşünmek, her ihtimali önceden hesaplamak, bedensel belirtileri takip etmek, sürekli güvence aramak, belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışmak…

Kısa vadede bunlar rahatlatır. Ama uzun vadede zihne şu mesajı verir:
“Kontrol etmezsem güvende değilim.”

Şema Terapide önemli hedeflerden biri, kontrolü daha da artırmak değil; baş edebilme kapasitesine duyulan güveni artırmaktır.

Kendinize iki soru sorun:

“Şu anda gerçekten çözmem gereken bir problem mi var, yoksa olabilecek bir şeyi mi kontrol etmeye çalışıyorum?”

“Bu gerçekleşirse gerçekten baş edemem mi, yoksa baş edemeyeceğimi mi varsayıyorum?”

Amaç hayatı tamamen kontrol etmek değil.
Kontrol edemediğiniz şeylerle karşılaştığınızda da kendinize güvenebilmeyi öğrenmek.

Bu döngü hayatınızın birçok alanını yönetmeye başladıysa, psikolojik danışmanlık sürecinde dayanıksızlık şemasını ve kontrol ihtiyacını birlikte çalışabiliriz.

Kaydet; kontrol ihtiyacının yükseldiği bir anda bu iki soruya yeniden dön.

DUYGU GELDİĞİNDE, ÖNCE ONU BESLEYEN DÜŞÜNCEYE BAK.Albert Ellis’in Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi yaklaşımına göre biz...
06/09/2026

DUYGU GELDİĞİNDE, ÖNCE ONU BESLEYEN DÜŞÜNCEYE BAK.

Albert Ellis’in Akılcı Duygusal Davranışçı Terapi yaklaşımına göre bizi yalnızca yaşadığımız olaylar değil, o olaylara verdiğimiz anlamlar da etkiler.

Bu yüzden zor bir duygu geldiğinde yalnızca “Ne hissediyorum?” diye sormak yetmez. Bir de şuna bakmak gerekir:

“Bu duygudan hemen önce kendime ne söyledim?”

Kaygı bir ihtimali kesinmiş gibi yorumlamaktan, öfke katı bir beklentiden, suçluluk kendine gereğinden ağır yüklenmekten, kıskançlık ise kaybetme korkusundan beslenebilir.

Ellis’in ABC modelinde:

A: Ne oldu?
B: Ben bunu nasıl yorumladım?
C: Bunun sonucunda ne hissettim ve nasıl davrandım?

Duyguyu bastırmak yerine önce onu besleyen düşünceyi yakalamayı deneyin:

Bu düşünce bir gerçek mi, yoksa benim yorumum mu?
Bu düşünceyi destekleyen kanıtlar neler?
Aynı durumu daha gerçekçi başka nasıl yorumlayabilirim?

Çünkü duygunun kendisi gerçektir; fakat o duyguyu doğuran yorum her zaman gerçeğin tamamı olmayabilir.

Aynı kaygı, öfke, suçluluk ya da kıskançlık döngülerinde tekrar tekrar kalıyorsanız, bu düşünce–duygu–davranış örüntülerini psikolojik danışmanlıkta birlikte çalışabiliriz.

Randevu ve bilgi için DM.

05/09/2026

PARAYI KAYBETMEKTEN Mİ KORKUYORSUN, YOKSA ONSUZ BAŞ EDEMEMEKTEN Mİ?

Dayanıksızlık şeması yalnızca hastalık, kaza ya da kötü bir şey olacak korkusuyla çalışmaz. Bazen doğrudan para üzerinden konuşur.

Hesabında para vardır ama rahatlayamazsın.
Harcarken suçluluk duyarsın.
Kazandığında bile “Ya biterse?” diye düşünürsün.
Çünkü zihnin parayı sadece bir araç olarak değil, güvende kalmanın garantisi olarak görmeye başlamıştır.

Şema Terapi açısından burada asıl korku çoğu zaman yalnızca “paramı kaybederim” değildir:

“Kaybedersem toparlayamam.”
“Bir şey ters giderse baş edemem.”
“Güvende olmak için sürekli daha fazlasını tutmalıyım.”

Bu yüzden gelir artsa bile kaygı aynı kalabilir. Çünkü mesele rakam değil, zihnin felaket ihtimaline verdiği anlamdır.

Peki ne yapabilirsin?

Bir para kaygısı geldiğinde önce şu iki soruyu yaz:
Gerçek risk ne?
Korktuğum şey gerçekleşirse gerçekten hiç baş edemez miyim, yoksa zihnim baş etme kapasitemi küçümsüyor mu?

Sonra “her ihtimale karşı” yaptığın davranışları fark et: sürekli hesabı kontrol etmek, harcamayı ertelemek, ihtiyaçlarını kısmak, kazandığın halde kendine hiçbir alan açmamak… Çünkü bu davranışlar kısa vadede rahatlatırken uzun vadede şemayı besleyebilir.

Eğer para konusu hayatında sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıkıp sürekli kaygı, kontrol ve felaket senaryosuna dönüşüyorsa, bunun altında çalışan şemaları psikolojik danışmanlıkta birlikte inceleyebiliriz.

Kaydet; bir sonraki para kaygısında bu iki soruya geri dön.
Danışmanlık için DM’den ulaşabilirsiniz.

Kaygıyı büyüten şey bazen düşündüğün şey değil, o düşünceden kurtulmak için yaptığın şeydir.BDT’de buna güvenlik davranı...
04/09/2026

Kaygıyı büyüten şey bazen düşündüğün şey değil, o düşünceden kurtulmak için yaptığın şeydir.

BDT’de buna güvenlik davranışları açısından bakarız.

Kişi kaygılandığında kontrol eder, kesinlik arar, tekrar düşünür ya da zihninde olasılıkları çözmeye çalışır. O anda biraz rahatlar.

Ve tam da burada döngü başlar.

Çünkü beyin şunu öğrenir:

“Demek ki kontrol etmeseydim güvende olmayacaktım.”

Kısa süreli rahatlama, kontrol davranışını güçlendirir. Bir sonraki belirsizlikte zihin bu kez daha hızlı alarm verir.

Bu yüzden amaç kendine sürekli
“Sakin ol, bir şey olmayacak.”
demek değildir.

Amaç, kesinlik olmadan da kaygının içinde kalabildiğini beynine öğretmektir.

BDT’den iki küçük uygulama:

Kontrolü geciktir.
Dürtü geldiği anda davranmak yerine bir süre bekle. Kaygının kontrol etmeden de yükselip sonra azalabildiğini gözlemle.

“Ya olursa?” sorusunu değiştir.
“Olmayacağından nasıl emin olurum?” yerine:
“Olursa bununla nasıl baş ederim?” diye sor.

Çünkü psikolojik esneklik, her şeyin istediğin gibi olacağından emin olmak değil;
ne olursa olsun kendinle kalabileceğini bilmektir.

Eğer kontrol etmeden rahatlayamıyor, belirsizlik zihninizi sürekli aynı döngüye sokuyor ve bunu tek başınıza değiştirmekte zorlanıyorsanız, bu örüntüler psikolojik danışmanlıkta çalışılabilir.

Kayra Psikolojik Danışma’dan psikolojik danışmanlık almak için iletişime geçebilirsiniz.

Kaydet; çünkü kaygı geldiğinde zihin bunu unutmaya çok meyilli.
İhtiyacı olan birine de gönder. 🤍

03/09/2026

Her tehlike gerçek değildir. Ama bedeniniz buna inanmış olabilir.

Dayanıksızlık şeması çoğu zaman yetişkinlikte başlamaz. Çocuklukta sık sık “Dikkat et!”, “Başına bir şey gelecek”, “Sen bunu kaldıramazsın” mesajlarını almak; aşırı koruyucu bir ortamda büyümek ya da çevrenizde sürekli en kötü ihtimali düşünen yetişkinler görmek, dünyayı olduğundan daha tehlikeli algılamayı öğretebilir.

Sonra yetişkinlikte küçük bir bedensel belirti hastalık korkusuna, ufak bir sorun felaket senaryosuna, belirsizlik ise “Ben bununla baş edemem” düşüncesine dönüşebilir.

Şemayı kırmak için küçük bir teknik:
Kaygı geldiğinde hemen “Ne olacak?” diye düşünmek yerine üç soru sorun:

• Bunun gerçekleşeceğine dair somut kanıtım ne?
• Gerçekleşme ihtimali gerçekten yüzde kaç?
• Olsa bile nasıl baş edebilirim?

Ardından sürekli kaçındığınız küçük bir durumu seçin ve güvenli olduğu ölçüde adım adım deneyimleyin. Çünkü beyin yalnızca “Korkma” diyerek değil, “Bunu yaşadım ve baş edebildim” deneyimini tekrar ederek yeni bir öğrenme oluşturur.

Dayanıksızlık şeması kaderiniz değildir; fark edildiğinde ve sistemli çalışıldığında değiştirilebilir.

Bu video size birini hatırlattıysa ona gönderin.
Bu örüntüyü tek başınıza değiştirmekte zorlanıyorsanız psikolojik danışmanlık sürecinde birlikte çalışabiliriz.

İyimserlik, “her şey güzel olacak” diye kendini kandırmak değildir.Martin Seligman’ın iyimserlik araştırmalarında asıl f...
02/09/2026

İyimserlik, “her şey güzel olacak” diye kendini kandırmak değildir.

Martin Seligman’ın iyimserlik araştırmalarında asıl fark, insanların olumsuz bir olayı nasıl açıkladıklarında ortaya çıkıyor.

“Bu sefer olmadı.” demekle
“Ben zaten hiçbir şeyi başaramıyorum.” demek aynı şey değil.

Çünkü birinde yaşadığınız olayı sınırlı tutuyorsunuz.
Diğerinde ise tek bir olumsuzluğu bütün hayatınıza, kimliğinize ve geleceğinize yayıyorsunuz.

Ve sonra davranış değişiyor.

Daha çabuk vazgeçiyorsunuz.
Daha az alternatif arıyorsunuz.
Bir reddedilmeyi son karar gibi görmeye başlıyorsunuz.

İyimser açıklama biçiminde ise düşünce daha gerçekçi:

“Olmadı” başka, “olmayacak” başka.

Psikolojik danışmanlıkta da çoğu zaman tam olarak bu düşünce kalıpları üzerinde çalışıyoruz. Çünkü yıllardır aynı cümleyi kendinize söylüyorsanız, bir süre sonra onu düşünce değil gerçek gibi yaşamaya başlayabilirsiniz.

Aynı düşünce döngülerinde sıkışıyorsanız, bunu birlikte çalışabiliriz.
Psikolojik danışmanlık ve randevu bilgisi için DM’den ulaşabilirsiniz.

Kaydetmeyi unutmayın; özellikle “olmadı” dediğiniz günlerde tekrar okuyabilirsiniz. 🧠

01/09/2026

Kaygı geldiğinde bedenin senden önce kapanıyor olabilir.

Omuzların öne düşüyor mu?
Çenen sıkılıyor mu?
Nefesin yüzeyselleşiyor mu?

Şimdi benimle 30 saniyelik bir egzersiz dene.

Omuzlarını geriye ve aşağıya bırak.
Çeneni gevşet.
Ayak tabanlarını yere bastığını hisset.

Şimdi kare nefesi:

4 saniye nefes al.
4 saniye bekle.
4 saniye nefes ver.
4 saniye bekle.

Bunu 3 tur tekrarla.

Amaç kaygıyı zorla yok etmek değil.
Bedenine “Şu anda durabilirim” mesajı vermek.

Nefesini tutmak seni rahatsız ediyorsa şöyle dene:

4 saniye nefes al,
6 saniye nefes ver.

Kaygı yükseldiğinde sadece “Ne düşünüyorum?” diye sorma.

“Bedenim şu anda ne yapıyor?” diye de bak.

Çünkü bazen bedenine alan açtığında, nefesine de alan açarsın.

Bu videoyu kaydet.
Kaygı anında omuzlarını kulaklarına kadar kaldıran bir arkadaşına da gönder. 🙂

sakinleş

Duygusal olgunluk, hiç öfkelenmemek, kırılmamak ya da her durumda sakin kalmak değildir. Asıl mesele, duyguyu fark ettik...
31/08/2026

Duygusal olgunluk, hiç öfkelenmemek, kırılmamak ya da her durumda sakin kalmak değildir. Asıl mesele, duyguyu fark ettikten sonra ne yaptığını seçebilmek. Çünkü hissettiğimiz şey gerçek olsa da, o duygunun bize anlattığı her düşünce mutlaka gerçeğin kendisi değildir.

Bilişsel davranışçı yaklaşımda da önemli ayrımlardan biri budur: duygu, düşünce ve davranışı birbirinden ayırabilmek. “Böyle hissediyorum” ile “demek ki kesinlikle böyle” aynı şey değildir. Duygusal olarak olgunlaştıkça; hemen tepki vermek yerine düşünür, zihinden geçen varsayımları kontrol eder, gerektiğinde soru sorar, sınır koyar ve hatalı olduğumuzda savunmaya geçmek yerine sorumluluk alabiliriz.

Kendine bugün iki soru sor: “Şu an ne hissediyorum?” ve “Bu duyguyla hareket etmek yerine nasıl davranmayı seçebilirim?” Bazen değişim tam da bu iki sorunun arasındaki birkaç saniyede başlar.

Kaydet; özellikle yoğun duygulandığın bir anda tekrar dönüp bak. 💛
Sence bu 8 işaretten hangisi sende en güçlü, hangisi hala zor?

Duygularını yönetiyor olabilirsin… ya da sadece bastırıyor olabilirsin.Duygu yönetimi; öfkeyi, kaygıyı, üzüntüyü ya da k...
30/08/2026

Duygularını yönetiyor olabilirsin… ya da sadece bastırıyor olabilirsin.

Duygu yönetimi; öfkeyi, kaygıyı, üzüntüyü ya da kıskançlığı ortadan kaldırmak değildir. Duyguyu fark edip, ona rağmen nasıl davranacağını seçebilmektir.

BDT açısından önemli olan sadece “Ne hissediyorum?” sorusu değil; “Ne oldu, aklımdan ne geçti ve bunun sonucunda ne yaptım?” zincirini görebilmektir. Çünkü aynı olay, ona yüklediğimiz anlama göre çok farklı duygusal tepkiler yaratabilir.

Yoğun bir duygu geldiğinde şunları deneyebilirsin: otomatik düşünceni yakala, başka bir açıklama olup olmadığını sorgula, dikkatini bilinçli olarak yönlendir ve kontrol edebildiğin bir sonraki adıma odaklan. Gerekirse birkaç dakika yaz: Ne oldu? Ne düşündüm? Ne hissettim? Ne yapmak istedim?

Duyguların sana bilgi verir. Ama ne yapacağına onlar karar vermek zorunda değil.

📌 Bu seriyi kaydet. Bir dahaki yoğun duygunda baştan sona tekrar bak.
💬 Sen en çok hangi duyguyu yönetmekte zorlanıyorsun?

Address

Büyükşehir Mah. Cumhuriyet Caddesi No:1 Ekinoks Residance E1 Blok K:7 D:109 Beylikdüzü
Beylikdüzü

Opening Hours

Monday 09:00 - 21:00
Tuesday 09:00 - 21:00
Wednesday 09:00 - 21:00
Thursday 09:00 - 21:00
Friday 09:00 - 21:00
Saturday 09:00 - 21:00

Telephone

+905346510717

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Beylikdüzü Psikolog- Kayra Psikolojik Danışma posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Beylikdüzü Psikolog- Kayra Psikolojik Danışma:

Shortcuts

Share