bursa_psikolog

bursa_psikolog İyi Bir Başlangıç Yap! Kendini keşfe çık! Küçük bir adım atarak değişime yer aç. Bazen içinde bulunduğumuz durumlar kendimizi kötü hissetmemize sebep olur.

Tek başınıza problemlerle baş etmek zorunda değilsiniz.

02/06/2026

Neden insan kendi değerini unutur?

İnsan kendi değerini bir anda unutmaz. Çoğu zaman bu unutma, çocuklukta öğrenilmiş bir kendilik algısının yetişkinlikte tekrar tekrar devreye girmesidir.

Çocukken ihtiyaçlarımız görülmediğinde, duygularımız küçümsendiğinde, başarılarımız bile yeterli bulunmadığında ya da sevgi çoğunlukla “uslu olmak”, “başarmak”, “sorun çıkarmamak” gibi koşullara bağlandığında; zamanla şunu öğrenebiliriz:

“Olduğum halimle değerli değilim.”
“Sevilmek için daha fazlasını yapmalıyım.”
“İhtiyaçlarım yük olabilir.”
“Ben ancak başkalarını memnun edersem kabul görürüm.”

Ebeveyn tutumları, çocuğun kendine bakışını şekillendiren ilk aynalardandır. Sürekli eleştirilen bir çocuk, yetişkin olduğunda kendi iç sesini de eleştirel kurabilir. Duyguları yok sayılan bir çocuk, büyüdüğünde kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilir. Koşullu sevgiyle büyüyen biri, ilişkilerinde sevgiyi hak etmek için kendinden vazgeçebilir.

Yetişkinlikte “hayır” diyememek, sürekli onay aramak, değersiz hissettiği ilişkilerde kalmak, kendini başkalarının beklentilerine göre şekillendirmek ya da en küçük hatada kendine acımasız davranmak; çoğu zaman bugünün değil, geçmişte oluşmuş bir kendilik algısının izleridir.

Ama önemli olan şu:
Kendi değerimizi unutmuş olmamız, değersiz olduğumuz anlamına gelmez. Sadece bir zamanlar hayatta kalmak, kabul görmek veya sevilmek için kendimizden uzaklaşmayı öğrenmiş olabiliriz.

Terapi süreci de bazen tam olarak bununla ilgilidir:
İnsanın kendine ait olmayan sesleri fark etmesi, çocuklukta aldığı mesajları yeniden değerlendirmesi ve “Ben olduğum halimle de değerliyim” duygusuna yeniden yaklaşması…

Çünkü değer, kazanılması gereken bir ödül değil; insan olmanın temel bir parçasıdır.

özdeğer ilişkiler terapi farkındalık duygusalihtiyaçlar

24/05/2026

Her insanın çocuklukta karşılanmayı bekleyen temel duygusal ihtiyaçları vardır.
Bu ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında, kişi büyüse bile içindeki eksiklik hissi devam eder.

Şema terapiye göre birçok psikolojik zorlanmanın altında aslında şu soru vardır:

“Ben çocukken neye ihtiyaç duydum ama alamadım?”

Çünkü çocuklukta eksik kalan her şey, yetişkinlikte farklı şekillerde kendini göstermeye devam eder:

* Sürekli onay aramak
* Terk edilmekten korkmak
* İnsanlara güvenememek
* Kendini yetersiz hissetmek
* İlişkilerde tükenmek
* Hayır diyememek
* Hep güçlü görünmeye çalışmak

İnsan yalnızca fiziksel değil, duygusal olarak da beslenmek ister.
Ve bazı yaralar, görünmediği için daha derin kalır.

Şema terapi bu yaraların kökenine bakar.
Davranışın arkasındaki duyguyu anlamaya çalışır.

Çünkü bazen sorun “bugün” değildir.
Bugün tetiklenen şey, yıllar önce hissedilmiş bir yalnızlıktır.

“Sınır koymak bencillik değil, kendine verdiğin değerin göstergesidir.”Nedra Glover Tawwab’ın Sınır Koymak, Huzur Bulmak...
18/05/2026

“Sınır koymak bencillik değil, kendine verdiğin değerin göstergesidir.”

Nedra Glover Tawwab’ın Sınır Koymak, Huzur Bulmak kitabı; ilişkilerde neden tükenmiş, kırgın ve yorgun hissettiğimizi sade ama güçlü bir dille anlatıyor. Birçok insan “hayır” diyemediği için kendi ihtiyaçlarını geri plana atıyor ve zamanla hem zihinsel hem duygusal olarak yoruluyor.

Bu kitap bana bir kez daha şunu hatırlattı:
Sınırlar insanları uzaklaştırmak için değil, ilişkileri daha sağlıklı hale getirmek için vardır.

Her şeye yetişmek zorunda değiliz.
Herkesi memnun etmek zorunda değiliz.
Kendi duygularımızı görmezden gelmek zorunda hiç değiliz.

Bazen huzur; bir açıklama yapmakta değil,
“Bu bana iyi gelmiyor.” diyebilmekte saklıdır.

Klinik Psikolog Çiğdem Akbaş

16/05/2026

TOKSİK İLİŞKİ BELİRTİLERİ

• Sürekli kendini suçlu hissetmek
• Değersiz hissettirilmek
• Sürekli açıklama yapmak zorunda kalmak
• Manipüle edilmek
• Duygusal iniş çıkışların bitmemesi
• Kendin gibi davranamamak
• Sürekli kaybetme korkusu yaşamak
• Yorulduğun halde ayrılamamak

Sevgi huzur verir.
Sürekli kaygı veriyorsa,
orada sevgi değil,
duygusal yorgunluk olabilir.

14/05/2026

Sürekli Tartışan Çiftler Ne Yapmalı?

Her tartışma ilişkinin kötü olduğu anlamına gelmez.Asıl önemli olan:Nasıl tartıştığınız,birbirinizi nasıl hissettirdiğinizve sonrasında nasıl onardığınızdır.

Uzun süredir aynı konular dönüp duruyorsa,ilişkiniz “iletişim yorgunluğu” yaşıyor olabilir.

Tartışma sırasında çözüm değil,haklı çıkmaya çalışıyorsanız durun.

Çünkü çiftlerin çoğu:“Beni anlamıyorsun”duygusunu yaşadığı için öfkelenir.

Önce savunmayı bırakın,duymaya çalışın.

Bazen tek ihtiyaç:“Anlaşıldığını hissetmek”tir.

Her problemi tartıştığınız anda çözmek zorunda değilsiniz.

Öfkeliyken konuşmaya devam etmek:Kırıcı sözleri artırır,çözümü değil.

Gerekirse kısa bir mola verin.Sakinleşin.Sonra yeniden konuşun.

Sessizlik kaçmak değildir,doğru kullanılırsa ilişkiyi korur.

Aynı tartışmalar tekrar ediyorsa,sorun çoğu zaman olay değil,birikmiş duygulardır.

Kırgınlık,değersiz hissetme,yetersizlik,görülmeme…

Çiftler çoğu zaman öfkeyi konuşur,ama altında yatan duyguyu konuşamaz.
Sağlıklı ilişkilerde hiç tartışma olmaz diye bir şey yoktur.

Önemli olan:Birbirinizi incitmeden konuşabilmek,duyguları ifade edebilmekve tekrar yakınlaşabilmektir.

Bazen ilişkiyi kurtaran şey:Haklı olmak değil,birbirini anlamaya yeniden istekli olmaktır.

16 yıllık klinik deneyimimle şunu söyleyebilirim:Doğru iletişim öğrenilebilir.

Dağınık zihinler gerçekten “dağınık” mı, yoksa anlaşılmayı mı bekliyor?     Gabor Maté bu kitapta, özellikle yetişkin DE...
01/05/2026

Dağınık zihinler gerçekten “dağınık” mı, yoksa anlaşılmayı mı bekliyor?
Gabor Maté bu kitapta, özellikle yetişkin DEHB’yi alışılmışın dışında bir perspektifle ele alıyor. DEHB’yi sadece nörolojik bir eksiklik olarak değil; erken dönem deneyimler, stres ve duygusal bağlanma süreçleriyle ilişkili olarak değerlendiriyor.
Kitap, kendini “odaklanamıyorum”, “başladığımı bitiremiyorum”, “potansiyelimi kullanamıyorum” diye tanımlayan yetişkinler için güçlü bir farkındalık sunuyor. En önemli katkısı ise suçluluk duygusunu azaltması ve kişinin kendine karşı daha şefkatli bir bakış geliştirmesine yardımcı olması.
Ancak burada kritik bir nokta var: Bu yaklaşım, DEHB’nin biyolojik yönünü tamamen dışlamıyor olsa da, daha çok çevresel ve psikolojik faktörlere ağırlık veriyor. Bu nedenle kitabı, bilimsel tedavi yaklaşımlarının yerine koymak yerine, onları tamamlayan bir perspektif olarak değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.
Bu kitabı okurken kendinizi yargılamak yerine gözlemlemeyi seçin. Çünkü bazı zihinler dağınık değil, sadece fazla yük taşımıştır.

26/04/2026

“Ergenlerde öfke çoğu zaman bir sorun değil bir ihtiyaçtır. Dinlemek ve anlaşılmak yargılamaktan çok daha güçlüdür.”

öfkeyönetimi

23/04/2026
13/04/2026

İnsan; seçimlerinin, kaçınmalarının ve anlam arayışının içinde sürekli kendini inşa eder.
Ve bu inşa sürecinde yalnızlık, kaçınılması gereken bir boşluk değil; temas edilmesi gereken bir deneyimdir.
Çünkü kişi, ancak kendi varoluşunun sorumluluğunu aldığında gerçekten özgürleşir.
Ve belki de asıl mesele şu soruda düğümlenir:
Seçtiklerin gerçekten sana mı ait, yoksa sadece kaygını yatıştıran tanıdık tekrarlar mı?

#
bursa_psikolog

14/03/2026

İnsan psikolojisini anlamak bazen karmaşık teorilerden değil, insanın kendisine dürüstçe bakabilmesinden geçer.

Bu noktada Türk psikolojisinin önemli isimlerinden Engin Geçtan’ın yazdığı İnsan Olmak kitabı gerçekten etkileyici bir kaynak.

Bu kitap, psikolojiyi sadece bir bilim olarak değil, insanın kendini anlama yolculuğu olarak ele alıyor. Geçtan; kaygılarımızı, yalnızlık duygusunu, savunma mekanizmalarımızı ve toplum içinde kendimizi nasıl konumlandırdığımızı oldukça sade ama derin bir dille anlatıyor.

Kitap özellikle şu sorularla ilgilenen herkes için çok değerli bir kaynak olabilir:

• Ben neden böyle hissediyorum?
• İnsan davranışlarını gerçekten ne yönlendirir?
• Toplum içinde kendimizi nasıl kaybediyoruz?
• Kendimizle daha sağlıklı bir ilişki kurabilir miyiz?

Psikolojiye ilgi duyan, kendini anlamak isteyen ya da insan davranışlarını daha derinden kavramak isteyen herkese İnsan Olmak kitabını gönülden tavsiye ederim.

insanpsikolojisi ruhsağlığı kendinitanıma psikolojiokumaları kitaptavsiyesi

Address

Lotus Plaza, Konak Mh. 1. Badem Sk. No:26 1. Kat Ofis B14 Nilüfer Metro Istasyonu Yanı
Bursa
16140

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when bursa_psikolog posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category