02/06/2026
Neden insan kendi değerini unutur?
İnsan kendi değerini bir anda unutmaz. Çoğu zaman bu unutma, çocuklukta öğrenilmiş bir kendilik algısının yetişkinlikte tekrar tekrar devreye girmesidir.
Çocukken ihtiyaçlarımız görülmediğinde, duygularımız küçümsendiğinde, başarılarımız bile yeterli bulunmadığında ya da sevgi çoğunlukla “uslu olmak”, “başarmak”, “sorun çıkarmamak” gibi koşullara bağlandığında; zamanla şunu öğrenebiliriz:
“Olduğum halimle değerli değilim.”
“Sevilmek için daha fazlasını yapmalıyım.”
“İhtiyaçlarım yük olabilir.”
“Ben ancak başkalarını memnun edersem kabul görürüm.”
Ebeveyn tutumları, çocuğun kendine bakışını şekillendiren ilk aynalardandır. Sürekli eleştirilen bir çocuk, yetişkin olduğunda kendi iç sesini de eleştirel kurabilir. Duyguları yok sayılan bir çocuk, büyüdüğünde kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilir. Koşullu sevgiyle büyüyen biri, ilişkilerinde sevgiyi hak etmek için kendinden vazgeçebilir.
Yetişkinlikte “hayır” diyememek, sürekli onay aramak, değersiz hissettiği ilişkilerde kalmak, kendini başkalarının beklentilerine göre şekillendirmek ya da en küçük hatada kendine acımasız davranmak; çoğu zaman bugünün değil, geçmişte oluşmuş bir kendilik algısının izleridir.
Ama önemli olan şu:
Kendi değerimizi unutmuş olmamız, değersiz olduğumuz anlamına gelmez. Sadece bir zamanlar hayatta kalmak, kabul görmek veya sevilmek için kendimizden uzaklaşmayı öğrenmiş olabiliriz.
Terapi süreci de bazen tam olarak bununla ilgilidir:
İnsanın kendine ait olmayan sesleri fark etmesi, çocuklukta aldığı mesajları yeniden değerlendirmesi ve “Ben olduğum halimle de değerliyim” duygusuna yeniden yaklaşması…
Çünkü değer, kazanılması gereken bir ödül değil; insan olmanın temel bir parçasıdır.
özdeğer ilişkiler terapi farkındalık duygusalihtiyaçlar