klinikpsikologdilara

klinikpsikologdilara Psikolog

08/06/2026

10 yıl önce hala ne olmak istediğini düşünen bir psikoloji öğrencisiydim…

Bugün kendimden şüphe ettiğimde ( evet hepimiz zaman zaman şüpheye düşebiliriz 🥲) HENÜZ erişemediğim değil de erişmiş olduğum hayallerimin gerçek olduğunu görmeye gayret ediyorum.

Peki siz?

08/06/2026

İyileşme doğrusal değil, belki de yapacağın en zorlu yolculuk… ❤️‍🩹

07/06/2026

Bağımsız biri olmak bazen güçlü görünür.
Ama her güçlü görünen tarafın biraz da dikenleri olabilir.

Her şeyi kendi başına halletmeyi öğrenmiş olabilirsin.
Yardım istemeden önce defalarca düşünmeyi…
Bir şeyler ters gitmeden önce kontrol etmeyi…
İyi bir şey olduğunda bile hemen sevinmemeyi…
Kimseye yük olmamak için ihtiyacını küçültmeyi öğrenmiş olabilirsin.

Dışarıdan bu bazen “kontrolcülük”, “fazla düşünmek”, “mesafeli olmak” ya da “kimseye ihtiyaç duymamak” gibi görünebilir.

Ama içeride bambaşka bir hikâye olabilir.

Belki bir dönem şunu öğrenmişsindir:
“Ben düşünmezsem kimse düşünmez.”
“Ben toparlamazsam işler dağılır.”
“Ben güçlü kalmazsam kimse beni tutmaz.”
“Yardım istersem ya gelmez, ya da bana daha çok yük olur.”

Ve zamanla bağımsızlık sadece bir özellik değil, bir korunma biçimine dönüşmüş olabilir.

Çünkü bazen insan gerçekten özgür olduğu için değil, yalnız kalmaya çok alıştığı için “bağımsız” görünür.

Bu yüzden her şeyi kendi başına yapabiliyor olman, her şeyi kendi başına taşımak zorunda olduğun anlamına gelmez.

Terapi sürecinde de bazen tam olarak bunu çalışırız:
Bağımsızlığını kaybetmeden destek alabilmeyi,
kontrolü tamamen bırakmadan güvenebilmeyi,
güçlü kalmak zorunda olmadan da ilişkide var olabilmeyi…

Belki bugün kendine şunu sorabilirsin:
Ben gerçekten kimseye ihtiyaç duymayan biri miyim,
yoksa ihtiyaç duyduğumda kimsenin gelmeyeceğini mi öğrenmiş olabilirim?

Bu gönderi sana tanıdık geldiyse kaydedebilirsin.
Benzer içerikler takipte kal. ✨

06/06/2026

Son zamanlarda kendim gibi hissetmediğim dönemlere artık biraz daha farklı bakmaya çalışıyorum.

Eskiden bu hissi hemen “bir şeyler yanlış gidiyor” diye yorumlardım. Kendime dönmem gereken yerde kendimi düzeltmeye, toparlamaya, eski halime dönmeye çalışırdım.

Ama bazen kendin gibi hissetmemek, kaybolduğun anlamına gelmiyor.
Bazen eski benliğinin artık sana dar geldiğini, yeni bir şeye doğru büyüdüğünü gösteriyor.

Değişim çoğu zaman konforlu gelmiyor.
Çünkü sinir sistemimiz tanıdık olana tutunmayı seviyor. Acı verse bile bildiğimiz yerde kalmak, bilinmeyene adım atmaktan daha güvenli hissettirebiliyor.

Bu yüzden değişime direnç göstermemi artık yalnızca “yapamıyorum” diye okumuyorum.
Belki de içimdeki bir parça hâlâ güvende hissetmeye çalışıyor.
Belki de olgunlaşmak, sadece daha güçlü olmak değil; kendi direncime de şefkatle yaklaşabilmek.

Bazı dönemler çiçek açmak gibi değil, toprağın altında köklenmek gibi.
Dışarıdan bir şey olmuyor gibi görünse de içeride çok şey emek istiyor.

Bugün kendime şunu hatırlatıyorum:
Değişim bir anda gelen bir aydınlanma değil.
Bazen yavaş yavaş vedalaşmak, yavaş yavaş alışmak, yavaş yavaş kendine dönmek.

Ve belki de büyümek tam olarak böyle bir şeydir:
Kendini zorla dönüştürmek değil, değişirken kendine daha nazik davranmayı öğrenmek.

Sizin büyüme hikayeniz nasıl?

05/06/2026

İçinde doğduğumuz dönem, sadece nasıl yaşadığımızı değil;
nasıl annelik yaptığımızı, nasıl sevdiğimizi, nasıl destek istediğimizi ve neyi “normal” sandığımızı da şekillendirir.
Bazı anneler duygularını konuşmadan büyüdü.
Bazıları her şeyi tek başına taşımayı güç sandı.
Bazıları ise hem çalışıp hem evi döndürüp hem de çocuklarının duygusal dünyasını onarmaya çalışırken kendini kaybetmemeye çalışıyor.
Hiçbir kuşak her şeyi doğru yapmadı.
Ama her kuşak, elindeki araçlarla sevdi.
Bugün birçok anne yalnızca çocuk büyütmüyor;
kendi çocukluğundan gelen eksikleri, görünmeyen yükleri, bağlanma yaralarını ve sinir sisteminin yıllardır taşıdığı alarm hâlini de fark etmeye çalışıyor.
Terapi tam da burada yalnızca “daha iyi ebeveyn olmak” için değil;
kendini suçlamadan anlamak, sınır koyabilmek, yardım istemeyi öğrenmek ve çocuğuna daha güvenli bir duygusal alan açabilmek için destekleyici olabilir.
Çünkü bazen annelikte en büyük değişim,
çocuğuna hiç yaşamadığın bir güveni vermeye çalışırken
önce kendi içindeki yorgun çocuğu görmenle başlar.

05/06/2026

Kendinize dikkat edin instagram umut taciri dolu 🥲

04/06/2026

Eğlenceli bir reels koymayalı uzun zaman olmuştu 😅

Siz işinizi böyle tarif ettiniz mi? 🙈 yazarsanız tahmin edelim 🤔

Bazı ailelerde “hepinizi eşit sevdik” cümlesi çok duyulur.Ama çocuk sevgiyi yalnızca söylenen sözlerden anlamaz.Kimin da...
04/06/2026

Bazı ailelerde “hepinizi eşit sevdik” cümlesi çok duyulur.

Ama çocuk sevgiyi yalnızca söylenen sözlerden anlamaz.
Kimin daha çok korunduğundan, kimin daha hızlı affedildiğinden, kimin duygularına daha çok alan açıldığından ve kimin daha az yük taşımasına izin verildiğinden de anlar.

Evlat kayırma her zaman açıkça “onu daha çok seviyoruz” şeklinde görünmez.
Bazen bir çocuğun hep idare eden, anlayışlı, güçlü, sorun çıkarmayan taraf olması beklenir.
Diğer çocuğun kırılganlığı görülürken, onun kırgınlığı “kıskançlık” ya da “abartı” gibi yorumlanır.

Ve bu sadece zihinde kalan bir anı değildir.
Çocuk için sevgi, sinir sistemi açısından bir güvenlik sinyalidir.
Kendini daha az seçilmiş, daha az korunmuş ya da daha az merak edilmiş hissetmek; bedende “benim ihtiyaçlarım fazla”, “görülmek için uyum sağlamalıyım”, “yakınlıkta bile güvende olmayabilirim” gibi izler bırakabilir.

Yetişkinlikte bu yara bazen ilişkilerde yeniden görünür:
Sevilirken bile ikinci planda hissetmek, ilgi istemekten utanmak, küçük bir mesafeyi terk edilme gibi yaşamak ya da kendi kırgınlığını bile suçlulukla bastırmak…

Ama onarım, aileni ikna etmekle başlamak zorunda değildir.

Bazen onarım önce şunu kabul edebilmekle başlar:
“Ben o sevgiyi hak etmiştim.
Ama bana hak ettiğim şekilde verilmedi.”

Bu kabul, olanı onaylamak değildir.
Bu kabul, artık kendini suçlamayı bırakmanın başlangıcıdır.

Ve sınır koymak burada sevgisizlik değildir.
Bazen sınır, aynı aile düzeninin içinde yeniden küçük, görünmez ve haksız hissetmemek için kendine açtığın alandır.

Geçmişte alamadığın sevgiyi tamamen geri getiremeyebilirsin.
Ama bugün kendini aynı adaletsizliğin içinde yalnız bırakmamayı öğrenebilirsin.

Eğer bu yazı sana tanıdık geldiyse, belki de ilk kez içindeki o çocuğa şunu söylemenin zamanı gelmiştir:

“Sen kıskanç değildin.
Sen fazla hassas değildin.
Sen sevgi istemekte haksız değildin.
Sen de korunmayı, seçilmeyi ve görülmeyi hak etmiştin.”

03/06/2026

1️⃣ Travmanın içine doğrudan girmem.
Sinir sistemi yeniden dengeye dönemiyorsa, henüz o konuya temas etmem.
2️⃣ Sadece zihni değil, bedeni de dinlerim.
Bir travmayı zihinsel olarak anlamak, bedenin onu işlemeye hazır olduğu anlamına gelmez. Süreci danışanın hızında ilerletirim.
3️⃣ Dağılma noktasına gelmeden dururum.
Danışan seansta ya da seanstan sonra taşmış, kopmuş, donmuş veya çok zorlanmış hissediyorsa; bunu “derinleşme” değil, aşırı yüklenme olarak görürüm.
4️⃣ Duygusal yoğunluğun peşinden gitmem.
Büyük duygular terapinin hedefi değildir. Benim için hedef; bütünleşme, güven ve iyileşmedir.
5️⃣ Semptomları gerileme olarak değil, sinyal olarak görürüm.
Kaygı, hissizlik, kapanma ya da donma; sistemin sınıra yaklaştığını anlatıyor olabilir. Bu sinyalleri ciddiye alırım.
6️⃣ Hikâyeden önce stabiliteyi önemserim.
Geçmişe dönmeden önce, danışanın bugüne geri dönebildiğinden emin olmak isterim.
7️⃣ Terapinin danışanın hayatına uyumlanmasını önemserim.
Eğer terapi hayatı daha zor, daha bunaltıcı ya da daha taşınamaz hale getiriyorsa; süreci yeniden düzenlerim.
8️⃣ Hızı danışanın belirlemesine alan açarım.
Hazır olmadığı bir yere itmem. Gerekirse yavaşlar, durur, yeniden güvenli zemine döneriz.
9️⃣ Sınırları pazarlık konusu yapmam.
Danışanın terapide her an “hayır” deme, durma, ara verme ya da bir konuya girmeme hakkı vardır.
🔟 Travma-duyarlı kalmaya özen gösteririm.
Danışanı destekleme biçimimde öğrenmeye, gelişmeye ve kendimi güncel tutmaya devam ederim. Çünkü iyileşme sürecinin mümkün olduğunca güvenli olması gerekir.
İyileşmenin sana iyi gelmesi için canını yakması gerekmez.

Address

1. Murat Caddesi No 1
Bursa

Opening Hours

Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00
Saturday 09:00 - 17:00
Sunday 09:00 - 17:00

Telephone

+905330844950

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when klinikpsikologdilara posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to klinikpsikologdilara:

Share