18/07/2022
Kayıp ve yoksunluğa karşı ölen kişinin yakınlarının yaşamış olduğu duygusal sürece yas süreci denir. Yas denilince insanların aklına ölüm gelse de eş kaybı, iş kaybı, ülke değişimi, okul değişimi gibi yaşadığımız dinamikler yasta yaşanılan duygulara çok benzerdir.
Yas tutma şeklimiz toplumdan topluma göre değişirken bireyden bireye de değişiklik gösterir. Kimi yasını bir yaş bile dökmeden yaşarken diğer kişi yasını ağıtlar yakarak yaşayabilir.
Kişiler yas dönemindeyken ortak bedensel tepkilere sahiptir. Bunlar;
-baş ağrısı
-mide bulantısı
-göğüste sıkışma
-boğazının düğümlenmesi
-yutkunma güçlüğü
-açlık hissi gibi belirtilerdir.
Duygusal tepkilere baktığımızda ise
-ölümü inkar etme
-üzüntü, ağlama
-Özlem
-delireceği korkusu
-hayattan hiç bir şekilde zevk almaması -yalnızlık
-çaresizlik
-karamsarlık
-geleceğe karşı umutsuzluktur.
Yas doğal süreçtir yaşanamayan ya da ertelenen yas daha sonra daha kötü sonuçlar doğurabilir.
Buraya küçük bir şey eklemek istiyorum. Hayatımızdan biri eksildiğinde gönlümüzde 40 tane mum yanarmış. 40 gün boyunca o mumlar tek tek sönermiş ama sadece tek bir mum kalırmış. Bu mum da biz ölene kadar bizimle birlikte yanarmış. Yani demem o ki kaybettiğimiz kişileri asla unutmayız sadece ilk günküne kıyasla biraz daha az hissederiz o acıyı.