14/09/2026
LGBTİ+’ların ve Hak Savunucularının Hedef Alınması Kabul Edilemez!
Türkiye, 12 Eylül’ü tartıştığımız bu günlerde demokrasi ve insan hakları açısından kabul edilemez ağır bir hak ihlali ile karşı karşıya. Adına “Ailem Güvende” adı verilen operasyon ile onlarca insan gözaltına alınmış, derneklere erişim yasağı getirilmiş, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliği bir suç gibi lanse edilmiştir. LGBTİ+ bireylerin ayrımcılık nedeniyle yaşadıkları hak ihlalleri ortadayken hak savunucusu derneklerin ve yöneticilerinin suçlu gibi damgalanmaları, insanların gece evlerinin basılıp gözaltına alınmaları, internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim sınırı getirilmesi, “Ailem Güvende” operasyon adı ile aile ve güven kavramları üzerinden hedef haline getirilmeleri kabul edilemez.
Ayrımcılık, yaşam hakkını yok sayma, güçlü olanın kendi yaşam kurallarını dayatması, ötekiler diye tanımladıklarına yönelik düşmanca ve hedef gösteren eylemler aşılması gereken karanlık dönemlere aittir. LGBTİ+ bireylere yönelik düşmanca tutumların tekrar gündeme gelmesi, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim çeşitliğinin müstehcenlik, fuhuş ve suç gibi tanımlanması toplumsal ve kamusal normlar açısından çok ciddi sorun, insanlık açısından temel haklarda ağır bir geriye gidiştir.
Bu yaklaşım toplumsal açıdan geri dönülemez hasarlar oluşturabilir. LGBTİ+’lar için yeterince sıkıntılı olan kimlikleri ile sağlıklı ve güvenli bir şekilde yaşamak bu operasyonlar ile çok daha zor olacaktır. Kendinden olmayana yönelik dayatıcı, yok sayıcı, sadece kendini haklı ve doğru gören tutum, sonucu öngörülemeyecek baskı ve suç davranışlarına da kapı açacaktır. Bu yok sayışın devlet eli ile olması ise insanların güven algısını, farklılıklarına olan barışçıl kabulü, ortak bir yaşam ve dünya tasavvurunu çok daha ağır bir şekilde zedeleyecektir...