11/06/2026
Hayatımızda mutlaka bizden esirgenmiş bir özür, yarım kalmış bir hesaplaşma veya duyulmamış bir ah vardır. Hepimiz birilerinin karşımıza geçip “Seni gördüm, sana ne yaptığımın farkındayım” demesini bekleriz. Çünkü zihnimiz, ancak karşı taraf suçunu kabul ettiğinde bizim “haklı ve güvende” olacağımıza inanır.
Ama bu bekleyiş, kendi şifamızı rehin vermektir. Seni kıran bıçağın, aynı zamanda yaranı dikecek iğne olmasını bekleyemezsin. Bazı insanlar hiçbir zaman sorumluluk almayacak, bazı ebeveynler hiçbir zaman “sana eksik davrandım” demeyecek, bazı ilişkiler hiçbir zaman o filmlerdeki gibi net bir kapanışla bitmeyecek.