10/07/2026
“Ya yanlış seçimi yaptıysam?”
İnsanın zihni ilginç çalışır.
Seçtiği yolun yükünü taşırken, seçmediği yolu kusursuzlaştırmaya başlar.
Evlendiysen, bekâr hayatının özgürlüğünü…
Bekârsan, ait olmanın sıcaklığını…
Çocuk sahibiysen, eski hayatının rahatlığını…
Çocuğun yoksa, nasıl bir ebeveyn olacağını…
Hayal etmeye başlarsın.
Fark etmeden yaşanmamış hayat, yaşadığın hayattan daha parlak görünmeye başlar.
Çünkü hayal edilen hayatın içinde yorgunluk yoktur.
Hayal kırıklığı yoktur.
Çatışmalar yoktur.
Sorumluluklar yoktur.
Sadece ihtimaller vardır.
Oysa hiçbir hayat yalnızca mutluluktan oluşmaz.
Her tercih, beraberinde bir kazanç ve bir kayıp getirir. Bu yüzden mesele, bütün kayıplardan kaçabileceğin bir hayat bulmak değildir. Böyle bir hayat zaten yoktur.
Belki de asıl yük, verdiğimiz kararlar değil; sürekli başka bir hayatın daha iyi olabileceğine inanarak bugünkü hayatımızdan uzaklaşmaktır.
İnsan, bazen yaşamadığı hayatın yasını tutarken, yaşadığı hayatı kaçırır.
Ve belki de huzur, kusursuz seçimi yapmakta değil; seçtiğin hayatın içinde anlam kurabilmektedir.
Sizce insanı en çok yoran şey yanlış karar vermek mi, yoksa hiç yaşamadığı bir hayatı zihninde mükemmelleştirmek mi?