Klinik Psikolog Serhat Uludemir

Klinik Psikolog Serhat Uludemir Bireysel Terapi
Aile/Çift Terapi
Çocuk-Ergen Terapi
05511599255

“Ya yanlış seçimi yaptıysam?”İnsanın zihni ilginç çalışır.Seçtiği yolun yükünü taşırken, seçmediği yolu kusursuzlaştırma...
10/07/2026

“Ya yanlış seçimi yaptıysam?”

İnsanın zihni ilginç çalışır.

Seçtiği yolun yükünü taşırken, seçmediği yolu kusursuzlaştırmaya başlar.

Evlendiysen, bekâr hayatının özgürlüğünü…
Bekârsan, ait olmanın sıcaklığını…
Çocuk sahibiysen, eski hayatının rahatlığını…
Çocuğun yoksa, nasıl bir ebeveyn olacağını…

Hayal etmeye başlarsın.

Fark etmeden yaşanmamış hayat, yaşadığın hayattan daha parlak görünmeye başlar.

Çünkü hayal edilen hayatın içinde yorgunluk yoktur.
Hayal kırıklığı yoktur.
Çatışmalar yoktur.
Sorumluluklar yoktur.

Sadece ihtimaller vardır.

Oysa hiçbir hayat yalnızca mutluluktan oluşmaz.

Her tercih, beraberinde bir kazanç ve bir kayıp getirir. Bu yüzden mesele, bütün kayıplardan kaçabileceğin bir hayat bulmak değildir. Böyle bir hayat zaten yoktur.

Belki de asıl yük, verdiğimiz kararlar değil; sürekli başka bir hayatın daha iyi olabileceğine inanarak bugünkü hayatımızdan uzaklaşmaktır.

İnsan, bazen yaşamadığı hayatın yasını tutarken, yaşadığı hayatı kaçırır.

Ve belki de huzur, kusursuz seçimi yapmakta değil; seçtiğin hayatın içinde anlam kurabilmektedir.

Sizce insanı en çok yoran şey yanlış karar vermek mi, yoksa hiç yaşamadığı bir hayatı zihninde mükemmelleştirmek mi?

08/07/2026

Bir ilişkinin sağlıklı olması, hiç tartışma yaşanmaması anlamına gelmez. İki farklı insanın aynı hayatı paylaşmaya çalıştığı bir yerde fikir ayrılıkları, hayal kırıklıkları ve zaman zaman kırgınlıklar yaşanması doğaldır. İlişkiyi güçlü kılan şey, bu zorlukların hiç yaşanmaması değil; yaşandıktan sonra tarafların birbirine nasıl yaklaştığıdır.

İnsan, kendini duygusal olarak güvende hissettiği bir ilişkide düşüncelerini söylemekten çekinmez. Üzüldüğünü, kırıldığını ya da korktuğunu ifade edebilir. Hata yaptığında değersiz hissetmeyeceğini, zorlandığında yargılanmayacağını bilir. Böyle bir ortamda savunmalar azalır, merak artar. Kişi kendini korumaya çalışmak yerine karşısındaki insanı anlamaya daha açık hâle gelir.

Duygusal güvenin olmadığı ilişkilerde ise küçük olaylar bile büyüyebilir. Verilmeyen bir cevap, değişen bir ses tonu ya da unutulan küçük bir ayrıntı, yalnızca o anı değil; kişinin geçmişten taşıdığı incinmişlikleri de harekete geçirebilir. Bu nedenle birçok tartışmanın görünen nedeni ile asıl nedeni aynı değildir. Konuşulan konu bulaşık, para ya da zaman olmayabilir; asıl ihtiyaç çoğu zaman “Benim için önemli misin?”, “Yanımda mısın?” ve “Beni gerçekten görüyor musun?” sorularına verilen cevaptır.

Sağlıklı ilişkilerde amaç haklı çıkmak değil, ilişkiyi koruyabilmektir. Birbirini dinleyebilmek, anlamaya çalışmak, gerektiğinde sorumluluk alabilmek ve kırılan bağı yeniden onarabilmek, güvenli bir ilişkinin temel taşlarıdır. Çünkü insanlar mükemmel oldukları için değil; birbirlerinin yanında kendileri olabildikleri için birbirlerine bağlanırlar.

Güven, tek bir büyük davranışla değil; her gün tekrar eden küçük ama tutarlı davranışlarla inşa edilir. Bazen zamanında verilen bir cevap, bazen içten bir özür, bazen de sadece “Seni anlıyorum.” diyebilmek, ilişkiyi ayakta tutan en güçlü adımlar olabilir.

Klinik Psikolog Serhat Uludemir

Aslında içinizde biliyorsunuz…  O kişi size iyi gelmiyor.Konuşunca yoruluyorsunuz,  davranışları canınızı yakıyor,  kend...
14/05/2026

Aslında içinizde biliyorsunuz…
O kişi size iyi gelmiyor.

Konuşunca yoruluyorsunuz,
davranışları canınızı yakıyor,
kendinizi sürekli eksik, değersiz ya da ikinci planda hissediyorsunuz.

Ama yine de vazgeçemiyorsunuz.

Çünkü insan bazen bir kişiye değil,
o kişinin içinde uyandırdığı duyguya bağlanır.

Belki ilk defa bu kadar görülmüş hissettiniz.
Belki ilk defa biri size “tamamlanmış” gibi geldi.
Belki de çocukluğunuzdan beri peşinden koştuğunuz sevgiyi, ilgiyi, değeri onda bulacağınızı düşündünüz.

Bu yüzden gitmek bu kadar zor geliyor.

Çünkü mesele sadece ilişki değil.
İçeride yıllardır taşınan bir eksiklik hissi…

Bazı insanlar bize huzur verdiği için değil,
tanıdık geldiği için çekici gelir.

Çocukken sevgiye ulaşmak zor olduysa,
büyüdüğünüzde de uğruna mücadele ettiğiniz ilişkileri “gerçek sevgi” sanabilirsiniz.

Sürekli sizi düşündüren, kaygılandıran, belirsizlik yaşatan bir ilişki bazen aşk gibi gelir.
Ama çoğu zaman o şey aşk değil;
alışılmış bir duygunun tekrar edilmesidir.

Bu yüzden mantığınız “olmuyor” derken,
kalbiniz hâlâ bekler.

Belki değişir diye…
Belki bu sefer seçilirim diye…
Belki sonunda gerçekten sever diye…

Ama bazen insanın kendine sorması gereken şey şudur:

“Ben gerçekten onu mu seviyorum,
yoksa onun bana hissettirdiği eksik parçayı tamamlamaya mı çalışıyorum?”

Çünkü bazı ilişkiler mutlu etmek için değil,
insanın içindeki yarayı görünür yapmak için hayatına girer.



Klinik Psikolog Serhat Uludemir

07/05/2026
Çocukla kurulan iletişim, yalnızca o anı düzenlemekle kalmaz; çocuğun iç dünyasında kendine ve diğerlerine dair kurduğu ...
06/05/2026

Çocukla kurulan iletişim, yalnızca o anı düzenlemekle kalmaz; çocuğun iç dünyasında kendine ve diğerlerine dair kurduğu temsilleri de şekillendirir. Tehdit eden, azarlayan ya da yargılayan bir dil, çocuğun duygularını ifade etme alanını daraltırken zamanla “olduğum gibi kabul edilmem” inancını içselleştirmesine yol açabilir. Bu içselleştirme ilerleyen yaşlarda ilişkilerde geri çekilme, kendini ifade etmekte zorlanma ya da yoğun onay arayışı olarak karşımıza çıkabilir. Oysa iletişimde “sen dili” yerine “ben dili” kullanmak; yani davranışı hedef alıp duyguyu ifade etmek, çocuğun hem kendini daha güvenle ortaya koymasına hem de ilişkide anlaşılma deneyimi yaşamasına olanak tanır. Çocuğun duygularını hemen düzeltmeye çalışmadan, onları anlamaya ve adlandırmaya alan açmak ise onun duygusal düzenleme kapasitesini güçlendirir. Çünkü çocuk, bakım verenle kurduğu ilişkiyi içselleştirir ve zamanla kendisiyle de o dille konuşmaya başlar; bu da benlik saygısının, yeterlilik duygusunun ve ilişkisel kapasitenin temelini oluşturur.

🖊️ Klinik Psikolog Serhat Uludemir

21/04/2026

haber ile yaptığımız röportajdan bir kesit 👇

Sabah aynı kahvaltıyı yapıp akşam bambaşka şeyler istemek aslında irade meselesi değil.

Zihin gün içinde farklı ihtiyaçlara göre çalışır:
▫️ Sabah → düzen ve güven
▫️ Öğlen → sosyalleşme
▫️ Akşam → ödül ve haz

Yani mesele çoğu zaman ‘ne yediğimiz’ değil, o anda zihnin neye ihtiyaç duyduğu.

Sizde günün hangi saatinde yeme isteği daha çok artıyor?

12/04/2026

Çocukluk herkes için “güzel anılar” demek değildir.
Bazı insanlar için çocukluk; yalnızlık, korku ve kimsenin gerçekten yanında olmadığı bir dönemdir. Açık söylemek gerekirse; eğer bir çocuğun hayatında onu koruyan, kollayan, duygusunu anlayan bir yetişkin yoksa, çocukluk onun için ağır bir yük haline gelir.

Bir çocuk tek başına baş edemez.
Korktuğunda birine yaslanmaya, üzüldüğünde anlaşılmaya, hata yaptığında cezalandırılmadan yön gösterilmeye ihtiyaç duyar. Bunlar olmadığında çocuk şunu öğrenir:
“Duygularım önemli değil.”
“Güvende değilim.”
“Kimseye güvenmemeliyim.”

Ve bu öğrenmeler çocuklukta kalmaz.

Bugün ilişkilerinde sürekli tetikteysen,
Sevildiğine inanmakta zorlanıyorsan,
En küçük bir mesafede terk edilecekmiş gibi hissediyorsan ya da tam tersi kimseye yaklaşamıyorsan…
Bunlar karakter meselesi değil.

Zamanında yanında kimse yokken geliştirmek zorunda kaldığın hayatta kalma yolları.

İnsanın zihni ilginç çalışır.
Geçmişte ne yaşadıysa, bugünde de benzerini arar. Tanıdık olanı tekrar eder. Bazen seni inciten ilişkilere çekilmen, bazen iyi giden bir şeyi sabote etmen bundan. Çünkü içten içe bildiğin şey şudur:
“Yakınlık tehlikeli olabilir.”
Ya da “Nasıl olsa sonunda yalnız kalırım.”

Bu yüzden birçok insan aslında bugünü değil, geçmişte yarım kalan bir hikâyeyi yaşamaya devam eder.

Ama şu kısmı çok önemli:
O zaman çocuktun ve gerçekten yalnızdın.
Bugün ise değilsin.

Bugün o çocuğun ne yaşadığını anlayabilecek bir tarafın var.
Onun korkusunu küçümsemeden, onun ihtiyacını görmezden gelmeden yanında durabilecek bir tarafın var.

İyileşme dediğimiz şey; geçmişi silmek değildir.
Geçmişin bugünü yönetmesine izin vermemeyi öğrenmektir.

Ve bu çoğu zaman ilk kez şunu fark etmekle başlar:
“Benim yaşadıklarım normal değildi.
Ve ben suçlu değilim.”

İşte tam bu noktada, insan kendine başka bir hikâye yazmaya başlar.

Merkezimiz, psikolojik danışmanlık ve psikoterapi alanında hizmet sunan bir özel sağlık meslek hizmet birimidir. Kurumum...
10/04/2026

Merkezimiz, psikolojik danışmanlık ve psikoterapi alanında hizmet sunan bir özel sağlık meslek hizmet birimidir. Kurumumuzda psikolojik destek hizmetleri; bilimsel temellere dayalı, etik ilkelere uygun ve danışan mahremiyetini esas alan bir anlayışla yürütülmektedir.

Hizmetlerimiz; bireylerin duygusal, bilişsel ve ilişkisel alanlarda yaşadıkları güçlüklerin değerlendirilmesi, psikolojik iyilik hâlinin desteklenmesi ve ruh sağlığının korunmasına yönelik psikoterapi uygulamalarını kapsamaktadır.

Merkezimizde görev yapan uzmanlar, ilgili mevzuata uygun şekilde yetkili ve alanında eğitimli sağlık meslek mensuplarından oluşmaktadır. Terapi süreçleri her danışanın ihtiyaçları ve klinik değerlendirme doğrultusunda bireysel olarak planlanmaktadır.

Kurumumuzda yüz yüze görüşmelerin yanı sıra, ilgili mevzuat kapsamında uzaktan sağlık hizmeti çerçevesinde online psikolojik destek görüşmeleri de gerçekleştirilebilmektedir.

Hizmet Alanlarımız

Kurumumuz bünyesinde aşağıdaki alanlarda psikoterapi hizmetleri sunulmaktadır:

• Yetişkinlere yönelik psikoterapi
• Çocuk ve ergenlere yönelik psikoterapi
• Çift ve aile terapisi
• Cinsel terapi
• Bağımlılık alanında psikoterapi çalışmaları

Uygulanan Terapi Yaklaşımları

Psikoterapi süreçlerinde bilimsel literatürde yer alan ve klinik uygulamalarda kullanılan çeşitli terapi yaklaşımlarından yararlanılmaktadır. Bunlar arasında:

• Dinamik yönelimli psikoterapi yaklaşımları
• EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)
• Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
• Şema Terapi
• Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi
• Çift terapisi alanında psikobiyolojik yaklaşımlar (PACT)
• Duygu odaklı terapi yaklaşımları

Terapi süreci; danışanın ihtiyaçları, klinik değerlendirme ve terapötik hedefler doğrultusunda planlanmaktadır.

Uzmanlarımız hakkında ayrıntılı bilgiye aşağıdaki internet sitelerinden ulaşabilirsiniz. Randevu ve bilgi almak için 0551 159 92 55 numaralı telefondan bizimle iletişime geçebilirsiniz.

www.klinikpsikologserhatuludemir.com
www.klinikpsikologtugbaacikgoz.com
www.ahmetcanalkan.com
www.psikologmelikenurkutluyavuz.com

05/04/2026

İlişkilerde çoğu kavga aslında görünen konudan çıkmaz.

Birinin geç mesaj atması, ses tonunun değişmesi, unutulan bir plan… Bunlar çoğu zaman tartışmanın görünen yüzüdür. Asıl mesele genellikle daha derinde yatar: “Ben senin için önemli miyim?” sorusu.

İnsan sevdiği kişiyle ilişkideyken sadece bugünü yaşamaz. Farkında olmadan geçmişten getirdiği duygular, korkular ve beklentiler de ilişkiye dahil olur. Bu yüzden bazen partnerimizin söylediği küçük bir söz bile içimizde beklenenden çok daha büyük bir duygu yaratabilir. Çünkü o an sadece bugüne değil, geçmişte incindiğimiz yerlere de dokunur.

Güvenli işleyen ilişkilerde partnerler bunu anlamaya çalışır.
“Bu kadar büyütülecek ne var?” demek yerine, “Bu sende neyi tetikledi?” diye merak ederler.

Çünkü güçlü ilişkilerde taraflar birbirini rakip gibi görmez. Aynı takımda olduklarını bilirler. Tartışmanın amacı karşı tarafı yenmek değil, ilişkiyi korumaktır.

Birçok ilişkide insanlar kavga ederken aslında farkında olmadan birbirini tehdit olarak algılar. Beden gerilir, ses yükselir, savunma başlar. O an beyin ilişkiyi korumaya değil, kendini korumaya çalışır. İşte tam bu noktada güvenli ilişkilerle güvensiz ilişkiler arasındaki fark ortaya çıkar.

Güvenli işleyen ilişkilerde insanlar tartışma sırasında bile şunu hatırlar:
“Karşımdaki kişi düşmanım değil, benim insanım.”

Bu yüzden tamamen kopmadan, aşağılamadan, küçük düşürmeden konuşabilirler. Bazen mola verirler, bazen sakinleşirler ama ilişkiyi yıkacak şekilde saldırmazlar.

Sağlıklı ilişkilerde önemli olan hiç tetiklenmemek değildir. Hepimiz tetikleniriz. Hepimizin hassas olduğu yerler vardır. Önemli olan o anlarda birbirimize karşı nasıl davrandığımızdır.

Gerçek yakınlık, iki insanın da kırılgan yanlarını saklamak zorunda kalmadığı yerde oluşur. İnsan ancak kendini güvende hissettiğinde gerçekten yakın olabilir.

Bu yüzden iyi işleyen ilişkilerde insanlar sadece mutlu anları değil, zor anları da birlikte taşıyabilir. Çünkü bilirler ki mesele kimin haklı o

Address

İstiklal Mahallesi Şaiir Fuzuli Caddesi Özkal İş Merkezi No:36/6
Eskisehir
26010

Opening Hours

Monday 10:00 - 20:00
Tuesday 10:00 - 20:00
Wednesday 10:00 - 20:00
Thursday 10:00 - 20:00
Friday 10:00 - 20:00
Saturday 10:00 - 20:00

Telephone

+905511599255

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Klinik Psikolog Serhat Uludemir posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Klinik Psikolog Serhat Uludemir:

Shortcuts

Share