Uz. Psikolog Semra EVRİM

Uz. Psikolog Semra EVRİM Yetişkin, ergen ve çocuklarda farkındalığın gelişmesine ve günlük yaşamda başedilemeyen d

ALIŞ VERİŞ BAĞIMLILIĞIAlışveriş yapmak tüm kadınların en sevdiği aktivitelerden biridir. Son yıllarda alış veriş merkezl...
26/10/2024

ALIŞ VERİŞ BAĞIMLILIĞI

Alışveriş yapmak tüm kadınların en sevdiği aktivitelerden biridir. Son yıllarda alış veriş merkezlerinin çoğalması, yerimizden kımıldamadan internet üzerinden alış veriş yapma imkanlarının artması bir şeyleri satın almada kolaylık sağlamaktadır.

Alışverişi seviyor olmakla “alışveriş bağımlılığı” aynı şey değildir. Alışveriş bağımlılığı ya da alışveriş çılgınlığı psikiyatride bir çeşit dürtü kontrol bozukluğudur. Zorlantılı alışveriş yapma olarak isimlendirilir.

Alış veriş eylemine bağımlılık diyebilmemiz için kontrolsüz, aşırı miktarda alışveriş yapma, alış veriş davranışlarının kriz halinde ortaya çıkması en az ortalama 1 saat süren ataklar halinde kendini göstermesi gerekmektedir. Bu kişiler genellikle evde kendilerini çökkün ve gergin hissettiklerinde, bir dürtü olarak çıkar ve yaşadıkları stresi azaltma yolu kişi alışveriş yapmayı seçer. Böylece zorlantılı alış veriş yapma sonucunda kişi geriliminden kurtulmakta ve doyum elde etmektedir.

Bu rahatsızlığın başlama yaşı 18 - 30’dur, kadınlarda görülme olasılığı fazla olmakla birlikte erkeklerde de görülmektedir. Özellikle “ metroseksüel” erkeklerin alışverişe düşkün oldukları bilinen bir gerçektir. Kadınlarda daha çok “ giysi, parfüm, mücevher vb.” alımları görülürken erkeklerde elektronik eşyalar, otomobil ya da hırdavat satın alımı görülmektedir.

Alış veriş bağımlısı olan kişilerde, bu rahatsızlığa anksiyete bozukluğu, madde kullanımı, obsesif kompulsif bozukluk, özgüven düşüklüğü, yeme bozuklukları, depresyon eşlik edebilmektedir.
Kişiler alışverişte yapmadan önce kendilerini gergin ve uyarılmış hissederler alışveriş sırasında ise haz alma ve doyum yaşarlar. Bu durum alışverişin sonuna kadar devam eder.

Alışverişin sonunda suçluluk ve pişmanlık hissederler. Alışverişi genellikle kredi kartı kullanarak yaparlar, böylece ödeme güçlüğünü ertelemeye çalışırlar.

Kadınlarda adet öncesi dönemde daha fazla görülmektedir. Pahalı eşyalardan ziyade “ çok sayıda ucuz” eşya alırlar. Evi bir sürü gereksiz eşyalarla doldururlar.

Bu rahatsızlık evliliklerin boşanmayla sonuçlanmasına, iş yerinde sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır.

İlaç kullanımı ile birlikte yapılan psikoterapi hastalığı kontrol altına almayı sağlamaktadır.
Uz. Psk. Semra EVRİM

İYİLİK Yükselmekte olan kişiler İYİLİĞİ büyük bir zarafetle yaparlar. İyiliği, iyi olmak için yaparlar. Bilirler ki; iyi...
20/08/2024

İYİLİK

Yükselmekte olan kişiler İYİLİĞİ büyük bir zarafetle yaparlar. İyiliği, iyi olmak için yaparlar. Bilirler ki; iyilik sadece kendi beğenmediklerini başkalarına vermek demek değildir. Sadece sokakta dilenenlere sadaka vermek demek değildir. Kendi menfaatleri için diğer insanlara iyi davranmak demek değildir. Başkaları, kendilerini sevsin diye gerçek duygularını saklayıp, sahte davranışlar sergilemek değildir. Yükselmekte olan kişiler, kendileri için her şey yolundayken iyide kalmanın kolay olduğunu, önemli olanın şartlar değiştiğinde de aynı çizgide kalabilmek olduğunu bilirler.

Bilirler ki; iyiliği seçmek kötülüğün her çeşidinden kaçmaktır, kötülüğe savaş açmaktır. Bilirler ki en büyük iyilik; kendi bilgilerini diğerlerine iletmek, bildiklerince ideal davranmak, ortama yaydıkları enerjilerle henüz uyanmamış olan bireylerde istek, gayret yaratmaktır. Aynı zaman iyilik; yeniliğe açık olmak, özellikle bilgi konusunda bir noktada takılıp kalmamaktır. Bilirler ki; yapılan iyiliğin içinde yüzde bir oranında kötülük, beklenti, menfaat varsa o iş kötüdür. Bu aynı bir bardak portakal suyunun içindeki bir damla siyanür gibidir.

Yükselmekte olanlar bilirler ki; gerçek iyiler tüm insanları gönülden sever, kendileri için istemediklerini kardeşleri için de istemezler. Ne olursa olsun, iyilik kapsamında her ne varsa karşılıksız, koşulsuz, gönülden vermek hem kendilerini hem de tüm insanlığı yükseltir.

Gerçek iyiler iyide kaldıkça, yüreklerinden saçılan iyilik tohumları ilerde bir gün açılmak üzere tüm dünyaya yayılır. Bilirler ki iyiliğe, sevmeye niyet ederlerse, kendilerini yıkamak, arıtmak, ta içlerinde duranın açığa çıkması için yardım gelecektir. Çünkü İyilik ve Sevgi yükseliş yolundaki tüm engelleri yok edecek güce sahiptir. (14.05.2020 / İstanbul)

Sevgilerimle…..
Semra Evrim

BEN YAPTIM!Karşımda oturan genç kadın konuşmaya başladı.“Hata yok” dedi “bu yaşadıklarım kimsenin hatası değil. En başta...
06/06/2024

BEN YAPTIM!

Karşımda oturan genç kadın konuşmaya başladı.

“Hata yok” dedi “bu yaşadıklarım kimsenin hatası değil. En baştan yanlış başlamış olmalıyım. İyi kötü olmadığına göre doğru yanlış da olmamalı. Sadece seçimlerimin sonuçlarına katlanmak var. Bazen denge bozuluyor ve ortam karışabiliyor. Tekrar dengeyi sağlamaya çalıştıkça karışık ortam daha da karışabiliyor.”

“O zaman bozulmuş ortamda dengesiz durumları, “ama, eğer, fakat, keşke” falan diye bahaneler üretiyorum. Egomun savunma sistemlerini kullanarak duygu ve düşüncelerimi değerlendirmeye çalışıyorum, ama aslında sadece kendimi avutmuş oluyorum.”

“Egosantrik irade boyutundan, düşük enerjisel yaklaşımla durumu normalleştirmeye çalışıyorum. Gittikçe de bu aşağıdan bakışa alışmak ve olan biteni kendime ve dünyaya sanki hiç zararı yokmuşçasına, doğalmışçasına kabullenmek ne kolay. Algılarımı, olgularımı buna göre yaşamanın riski var. Bu şekilde konforlu rahat bir yaşamı seçmek. Bu riski biliyorum. Biliyor muyum? Hayır ne yazık ki bildiğimi sanıyorum yoksa fasit daire içinde, illüzyon içinde dönüp durur muyum? Ve bir de bu durumu normalleştirmeye çalışır mıyım?”

“Daha önce daha uzun sürmüştü sanki bu kaos ortamını fark etmem. Daha üzgün, daha öfkeli, daha endişeli olduğum zamanlar olmuştu. Ne yapıyorum ben daha, daha, daha diyerek? İçinde yaşadığım karmaşık ortamları mı kıyaslıyorum? Öyle de böyle de zaman zaman düşük farkındalıkla hareket ediyor tepkiler verebiliyorum.”

“Bu benim işte. Yaşadıklarımı kendim kurdum, bazen sevindim bazen üzüldüm, bazen öfkelendim falan. Ve kendimi yıprattım. Neyse ki hala dengeye kavuşmamın, toparlanmanın vakti geldi. Eeee nereden başlıyoruz?”

Bütün bunları bir nefeste anlatmıştı, şaşkınlık içinde dinliyordum. Benden yol göstermemi istiyordu. Bu kadının söyledikleri eğer samimiyse büyük bir farkındalık barındırıyordu. Fakat büyük bir karışıklık içinde olduğu da anlatışından belliydi. Peki benden ne istiyordu? Toparlanmasına yardım etmemi bekliyordu ki bu anlayışla kendi rahatlıkla toparlanabilir, dengesini sağlayabilirdi.

İçime şüphe düşmüştü, acaba okuduklarını, duyduklarını “ben buyum” diye anlatıyor olabilir miydi? Böyle yapanlarla, hatta kitaplar yazanlarla karşılaşmıştım. Yoksa gerçek miydi ulaştığı anlayış? Her iki şekilde de bunu yapabilir, bilgim çerçevesinde ona yardımcı olabilirdim. Sadece dikkatli olmalı ve beni aşağıya çekmesine izin vermemeliydim.

Bu kilitli bir kapının anahtarını vermeye benzer. Anahtar verilir, o anahtarı kilide yerleştirip kapıyı açmak anahtarı alana kalır.

Sevgilerimle…..
Semra Evrim

EVDEN NE GETİRDİN?KAPAK (3)Terapi amaçlı grup çalışmalarında çeşitli yöntemler kullanılır. Grup terapisi, benzer sorunla...
29/11/2023

EVDEN NE GETİRDİN?
KAPAK (3)

Terapi amaçlı grup çalışmalarında çeşitli yöntemler kullanılır. Grup terapisi, benzer sorunları olan bireylerin, öğrenme ve kişiler arası ilişkiler açısından destekleyici bir ortamda kendine dair farkındalık kazanmasını sağlar.

Grup terapisinde benzer sorunları olan kişiler birbirine ayna görevi görür, birey başkalarıyla etkileşim içinde olduğu zayıf ve güçlü yönlerini daha rahat ortaya koyar. Herkes katılımda bulunur, birey yalnız olmadığını, yargılanmadığını hisseder ve kendini değiştirmeye yönelik sorumluluk alma ve sorunlarıyla baş edebilme gücü harekete geçer.

Bu kez bizden çalışmaya gelirken evden bir nesne getirmemiz istenmişti. Katılımcıların elinde çeşitli şeyler vardı. Terapistin yönlendirmesiyle süreç başladı.

Uzun saçlı, esmer, orta yaşlı bir kadın söz aldı. Elinde orta boy bir makas vardı. “Ben,” dedi “evden bu makası getirdim, neden getirdiğimi de bilmiyorum.” Biraz durdu ve alçak sesle devam etti: “Bazen sebebini bilmeden bir şeyleri keserim.” Utanmış gibiydi.

Bilindiği gibi: “Makas ya da sındı, birbirine bakan yüzeyleri sertleştirilmiş çelikten yapılmış kesici el aleti. Makaslar çeşitli nesnelerin kesiminde, bir kaç parçaya ayırmada kullanılırlar. Örnek olarak: kâğıt, metal levha, kumaş, ip, kablo, saç, yiyecek gibi. (Oxford sözlük)

Ayrıca soyut anlamda bakacak olursak “kesmek” ifadesini öyle farklı anlamlarda kullanılır ki: mesela; ümidini kesmek, arkadaşlığı kesmek, konuşmayı kesmek (susmak), ilişkiyi kesmek, dinlemeyi kesmek, hesabı kesmek, karşı cinsi kesmek, herhangi bir şeye son vermek, görüşmeyi kesmek vb…..

Bu hanım sebebini bilmediği bazı şeylerle baş etme yöntemi olarak bir şeyleri kestiğinden söz ediyordu. Terapist söz almak isteyen katılımcıların bu konudaki düşüncelerini dinledi.

Çalışma ilerledikçe konu ilginç bir yöne kaydı. Makası getiren kadın meditasyon yaptığından, kendini tanımaya çalıştığından söz etti. Ve genellikle meditasyonu yarım kestiğini, makasla bir şeyleri kesme eylemini de meditasyon sonrası yaptığını fark etti.

Özet olarak söyleyecek olursam ne zaman kendine dair negatif bir özellik hissetse kendiyle yüzleşmeyi kesiyor, yüksek benden gelen uyarıları kesiyor meditasyonu yarıda bırakıyor ve ardından da bir şeyler kesiyordu. Ve “bu bende yok ki” diye kendini rahatlatmaya çalışıyordu. “Kesme” eylemini de somut hale getiriyordu.

Yeryüzüne tekâmül amacıyla enkarne olan varlıkların bazısı ilk etapta oluşturdukları yersel adaptasyon kişiliğine öylesine sıkı sıkıya bağlanıyorlar ki kendilerini bu kişilikten (ego da diyebiliriz) ibaret sanıyorlar. Yüksek benlerinden gelen uyarıları göz ardı ediyor, egolarının lekesiz, tertemiz olduğuna inanıyorlar. Egoları da bu konuda (ya da kişinin hangi konuda hassasiyeti varsa) kendi varlığının devamı için çeşitli taktikler ve tuzaklar kullanıyor. Böyle varlıklar farkındalık kazanmazlarsa göksel kişilikleri ortaya çıkamıyor, beşeri yaşam içinde sıkışıp kalıyorlar. Bu hanım da böyle bir süreç içindeydi. Birkaç katılımcı da benzer olgular yaşadıklarını itiraf ettiler. Çalışma kişilerin kendilerindeki negatif özelliklerin, bağımlılıkların, kayıtlayıp şart haline getirdiklerinin ve otomatik düşüncelerin farkına varmanın önemi ve yapılması gerekenlerle ilgili bilgilerle sona erdi. Terapist ve makas getiren kişi özel birkaç seans yapmaya karar verdiler.

Biz de yükselmeye çalışanlar olarak egomuzun olumsuz yanlarıyla yüzleşebiliyor muyuz? Bize ayna görevi gören kişilerle karşılaştığımızda gereken önemi verebiliyor muyuz? Egomuzun çıkıntılı yanlarını fark etmeyip “bu bende yok” diye kesip atıyor muyuz?

Evimizden herhangi bir nesne seçelim, bize ne ifade ediyor, neyi sembolize ediyor? Bir bakalım. Kendimize karşı dürüst olursak gelişim açısından büyük bir adım atmış oluruz.

Sevgilerimle…..
Semra Evrim

KAPAK (1)“Yemek arası verelim,” dedi grubu yöneten hoca, “Kırk beş dakika sonra toplanalım, herkes gelirken dışarıdan bi...
27/11/2023

KAPAK (1)

“Yemek arası verelim,” dedi grubu yöneten hoca, “Kırk beş dakika sonra toplanalım, herkes gelirken dışarıdan bir şey getirsin.” Grup terapisi eğitim programındaydık, grupta on iki kişi vardı.

Grup terapisi, psikoterapi yöntemlerinin grup içinde uygulanmasıdır. Grup terapisi, benzer sorunları olan bireylerin, öğrenme ve kişiler arası ilişkiler açısından destekleyici bir ortamda kendine dair farkındalık kazanmasını sağlar.

Mola sonrası herkes elinde bir nesneyle yerini aldı. Neler yoktu ki bu nesneler arasında, boş bir şişe, çiçek, yaprak, dal parçası hatta biri araba lastiği getirmişti. Deneyimli bir klinik psikolog ve terapist olan yöneticimiz tek tek herkese getirdiği nesnenin özelliklerini ve niçin bu nesneyi seçtiğini düşünmesini istedi ve kendini seçtiği nesneyle bütünleştirmesi için bir süre tanıdı ve sürenin bitiminde grup üyeleri sırayla söz almaya başladı.

İlk sözü uzun sarı saçlı, biraz kilolu, muntazam yüz hatları olan genç bir psikolog aldı. Getirdiği nesne, bir pet şişe kapağıydı, hani mavi kapaklar vardır ya ondan.

Terapistin yönlendirmesiyle ve her bir üyenin katılımıyla süreç başladı. Kapak her türlü şeyin üstünü örtmeye, ağzını ya da bir deliği kapamaya yarayan bir nesnedir bilindiği gibi. Yaşamımızda yaptığımız hataların üstünü örtebiliriz, bazen fazla konuşmamayı seçebiliriz, ya da yediklerimizi ayarlayabilmemiz için ağzımızı kapatmamız gerekebilir. Başkaları hakkında gerçek düşüncelerimizi bir kutuya saklayabilir ve kapağını örtebiliriz, yüzlerine gülebiliriz ve başkalarına kızsak bile öfkeyi içimize atabilir, üstünü kapatırız. Hatta bir ata sözü vardır: “Açtırma kutuyu söyletme kötüyü.”

Sonucu kısaca özetliyorum: İşte bu mavi kapak genç arkadaşımız için bu ve buna benzer şeyleri sembolize ediyordu. Genç kız ve benzer sorun yaşayan birkaç kişi yanlış bir şey söylerim korkusuyla pek fazla konuşmak istemediklerini fark ettiler. Gerçekten de genç kız çalışmanın başından beri çok az konuşmuştu. Ayrıca konuşarak kendisini korumak amacıyla taktığı maskelerin diğerleri tarafından anlaşılması korkusunu da bastırdığını fark etmişti. Kilo vermek istediğini sıklıkla diyet yapmaya niyetlenip yarım bıraktığından söz etti. Çocukluk çağlarından beri hayatında hep bir şeyleri örtmeye, kapamaya ve bastırmaya çalışmıştı. Ebeveynlerin yanlış tutumundan söz edildi grupta ve üyelerin çoğu aileleriyle yaşadığı sorunları gündeme getirdi.

Grup terapisinde benzer sorunları olan kişiler birbirine ayna görevi görür, birey başkalarıyla etkileşim içinde olduğu zayıf ve güçlü yönlerini daha rahat ortaya koyar. Herkes katılımda bulunur, birey yalnız olmadığını, yargılanmadığını hisseder ve kendini değiştirmeye yönelik sorumluluk alma ve sorunlarıyla baş edebilme gücü harekete geçer. Genç arkadaşımızda da böyle olmuştu. Başkalarından etkilenmek yerine kendine yönelmeyi yaşamının sorumluluğunu üstüne almaya karar vermişti.

Biz de dışarı çıktığımızda dışarıdan bir şey getirelim eve ve düşünelim niçin bunu alıp getirdim? Bu benim için ne ifade ediyor, neyi sembolize ediyor? İnanın böyle bir çalışma ile, dürüst olabilirsek kendimize dair birçok özelliği yakalayabiliriz.

Sevgilerimle…..
Semra Evrim

Address

Istanbul

Opening Hours

Monday 12:00 - 18:00
Tuesday 12:00 - 18:00
Wednesday 12:00 - 18:00
Thursday 12:00 - 18:00
Friday 11:00 - 18:00
Saturday 12:00 - 18:00

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uz. Psikolog Semra EVRİM posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Featured

Share

Category