dr.kendirci

dr.kendirci Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from dr.kendirci, Mental Health Service, Baltalimanı, Istanbul.

25/05/2026

Her Kurban Bayramı öncesi anne babalardan aynı endişeli soruyu duyuyoruz: Çocuğumuza kurbanı nasıl anlatacağız? Travma olur mu?" Gelin bu meseleyi ne inancımızdan koparak ne de çocuğun ruhsal dünyasını hırpalayarak konuşalım; tam ortada, şefkatli bir yerde duralım.
İlk kural şu: Çocuk soyut düşünme yaşına gelene kadar, yani ortalama 10-12 yaşına kadar, ona kurban ibadetinin "kesim" kısmını, anlatmak veya göstermek zorunda değilsiniz. Çocuk zihni bunu bir "kurban edilme, cezalandırılma" korkusu olarak algılayabilir. Allah sevgisiyle büyümesi gereken yaşta, içine bir korku sızabilir. Özellikle naif ruhlu çocukların yaş gözetmeksizin kesimlere şahitlik etmemesi önemlidir.
Bakınız kurban ibadeti ifadesini kullandım, bu ibadetin insanları birbirine yaklaştıran paylaşma, şükür, yardımlaşma, bereket ve dayanışmaya dair etkisini anlatalım.
Çocuğunuza diyebilirsiniz ki: "Bu bayram, durumu olmayan insanların evine sevgi götürme, onlarla soframızı paylaşma bayramı. Hayvanlar da bu dünyada insanların beslenmesi, güçlenmesi için varlar ve bu bayramda onların vesilesiyle hiç tanımadığımız çocukların evine neşe taşıyacağız. Böylelikle Rabbimizin sevgisini de kazanmış olacağız."
Bayramınız kutlu olsun efendim…
Çocuklarınıza bayramın neşesini, gelen misafiri, pişen yemeğin kokusunu hissettirelim. İnancımız bize merhameti emreder. Merhamet, yardımlaşmak ve paylaşmak üzerinden bir anlatım gerçekleştirelim. Bayramınız kutlu olsun efendim…

24/05/2026

"Kırılan Kalpler Nasıl Yeniden Birleşir?"
Evlilik, birbirini defalarca affedebilen iki insanın hikayesidir. Eğer affetmeyi bilmiyorsanız, aslında aynı evin içinde iki yabancıya dönüşüyorsunuz demektir." Eşler, varoluş yolcuğuna birlikte adım atmış seyyahlardır. Bu yolculuğun birlikte mutlulukla ve uyumla devam etmesi, bağışlama duygusuyla gerçekleşir. Bu yolculukta kine ve nefrete yer yoktur. Geçmişe atıfta bulunmak öfkenin devamlı canlı tutulmasına neden olur. Öfke ise bağışlamayı engeller. Geçmişte yaşanan olumsuzluklara takılıp kalma, intikam planları yapma zihni ve bedeni oyalayan, enerjiyi tüketen eylemlerdir. Affetme, zihni geçmişle uğraşıp durmaktan kurtarır ve özgürleştirir. Eğer her kavgada eski defterleri açıyorsanız, o defterler bir gün gelir evliliğinizin üzerine kapanır. Yarası olan bir ilişki iyileşebilir, ama sürekli kabuğu kaşınan bir yara asla kapanmayacaktır." Gerçek affetme iki şey ister:
Birinin hatasını görmesi ve özrü… Diğerinin ise kalbini kapatmaması… Affetmek zorunda mıyız peki? Tabi ki hayır… İnsan zorunlu olarak affedemez, affetmek gönüllülük ister.
“Başkalarını affetmek onların yararınadır. Ama en çok size fayda sağlar.” Bağışlanmayan her şey, ruhumuza ve sırtımıza yüktür.Affettiğimiz zaman, o yükü alır, bir kenara koyar ve karşımızdakinin yeni bir yanlış daha yapmasını önlemiş oluruz.

21/05/2026

Sınava girecek genç arkadaşım bu konuşma senin için…
Şu son virajda muhtemelen herkes sana aynı şeyleri söylüyor: "Az kaldı, dişini sık, bu sınav hayatının dönüm noktası." Ben sana bunlardan bahsetmeyeceğim. Çünkü bu cümlelerin sende yarattığı o omuzlarındaki yükü görebiliyorum.
Sana sadece şu birkaç hafta için çok net üç şey söyleyeceğim.
Birincisi; şu an içindeki o "Hiçbir şey hatırlamıyorum, her şeyi unuttum" hissi var ya... O bir yanılsama. Zihnin şu an kaygıdan dolayı bilgi kapılarını kilitledi, çok normal. Sınav salonunda o kitapçık önüne açılıp ilk soruyu okuduğun an, o kapılar tek tek açılacak. Kendine ve bugüne kadar döktüğün o tere güven, bilgiler orada duruyor.
İkincisi; bu saatten sonra eksik konu kapatacağım diye uykundan, düzeninden yeme. Şu an ihtiyacın olan şey daha fazla bilgi değil, o bilgiyi kullanacak dinç bir zihin. Son günlerde zihnini o masadan biraz kaldır. Arkadaşlarınla sınav muhabbeti yapmayı, sürekli netleri kıyaslamayı bırak. Kendini o kaygı çemberinden sakın. Bu dönemde en kritik şey şudur: çalışmayı artırmak değil, ritmi korumak.
Ve üçüncüsü, en önemlisi... Sınav anında turlama taktiğini falan zaten biliyorsun ama şunu unutma: Bir soruyla inatlaşma. Soru senin düşmanın değil, sadece bir soru. Yapamadın mı? Geç. O soru senin değerini belirlemiyor.
Bu sınav senin ne kadar zeki, ne kadar değerli ya da başarılı bir insan olduğunu ölçmeyecek. Sadece o gün, o saatte, o sorulara verdiğin yanıtları ölçecek, hepsi bu. Kendini o optik formun içine sıkıştırma. Sen o kağıttan çok daha büyüksün. Şimdi derin bir nefes al ve sadece elinden gelenin en iyisini yapmaya git.

17/05/2026

Kurucumuz Dr.Abdurrahman Kendirci Kanal D ekranlarında yayınlanan sunuculuğunu Özlem Yıldız’ın yaptığı Konuştukça Programına konuk oldu. Yayının tamamı youtube kanalımızda.

Bahar mevsiminde kış şartları baharın olmadığını göstermez.İnsan için şartlar sürekli değişir, koşullar hep dönüşür, hal...
01/05/2026

Bahar mevsiminde kış şartları baharın olmadığını göstermez.
İnsan için şartlar sürekli değişir, koşullar hep dönüşür, haller hep başkalaşır. Sürekli mutluluk yoktur, devamlı hüzün yoktur, hep acı-hep keder kapısını çalmaz insanın mutluluk da kaderidir, hüzün de…
Aziz dost! Unutma ki;
Geceler de bir gün, gündüz olur;
Sanma ebedi kalacak çektiğin acılar,
Bir gün mutluluk kapında sana yar olur,
Umut dostum, umut…
Varacağın tek adres yine umut olur,
Sevgiyle,
Dr.Kendirci

2016 yılından bu yana takip ettiğim Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongrelerimin 8.sini heyecanla ve coşkuyla tamamladık...
27/04/2026

2016 yılından bu yana takip ettiğim Uluslararası Pozitif Psikoloji Kongrelerimin 8.sini heyecanla ve coşkuyla tamamladık. Bir doktora öğrencisiyken tez konuma kuramsal çerçeveyi araştırmak için dinleyici olarak katıldığım 2016’daki kongre meslek hayatımın dönüm noktası olmuş ve pozitif psikolojinin etkisini ve kültürümün dokusuna uygunluğunu görmüş bu alamda çalışmalarımı yoğunlaştırmıştım.

Yıllar geçti ve bu kongrelerde sırasıyla bildiriler sunmak, konuşmacı olmak, Pozitif Psikoloji Enstitüsü olarak da paydaşlık etmek benim için onur verici olmuştur. “İnsan olmak ve insan kalmak” paydasında verilen çabanın meslektaşlarımıza ve öğrencilerimize alanımıza katkılarımı görmekteyiz. Pozitif Psikoloji Kongreleri ülkemizin dünyadaki bir markası olarak yer etmeye devam etmektedir.

Bu kongrelerin ilham kaynağı olan Hepimizin Hocası üstadımız Üsküdar Üniversitesi kurucu rektörü Prof.Dr.Nevzat Tarhan Hocamıza teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca kongrenin en büyük emekçilerinden kongre genel sekreteri Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr.Fatma Turan Hocamıza da teşekkürlerimi sunuyorum. Kongrede konuşmaları, atölyeleriyle, bildiri sunumlarıyla katkı sunan meslektaşlarımıza, Hocalarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca emeği geçen tüm üniversite personeli ve çalışanlarına, Türk PDR derneği nezdinde İstanbul Anadolu ve Avrupa temsilciliklerine teşekkürlerimi sunuyorum. Tüm katılımcılara 2 gün boyunca bizlere eşlik etmelerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum . Pozitif Psikoloji Enstitüsü Ekibimizden Klinik Psikolog Buse Bahçekapılı Buldu, Psikolog Gülnihan Sarı’ya ve stajerimiz Edagül Yolcu’ya teşekkürlerimi sunuyorum.
Kongre sonrasında geçmişe pozitif hatıralar bırakıyoruz birkaç resimle…
Sevgi ve muhabbetle
Dr.Abdurrahman Kendirci
dr.nevzat.tarhan

kendirci




14/04/2026

Romantik ilişkilerde “Kurtarıcı rol, karşı tarafın sorunlarını onun yerine çözmeye çalışarak kendini sürekli sorumluluk alan ve “düzelten” kişi konumuna yerleştirmektir. Kurtarıcı olmak çoğu zaman büyük bir fedakârlık gibi algılanır. Oysa bu rol, çoğu zaman partnerin gelişimini engelleyen, ilişkide görünmez bir hiyerarşi yaratan ve uzun vadede yıkıcı sonuçlar doğurabilen bir savunma mekanizmasıdır. Eğer bir ilişkide sürekli kurtarıcı rolüne giriyorsanız, bu genellikle tesadüf değildir. Çoğu zaman kişinin kendi içsel boşluğunu, başkasının kaosunu düzenlemeye çalışarak doldurma çabasıdır.
Ancak birinin sorumluluklarını üstlenmek, ona gerçekten yardım etmek değildir. Aksine, farkında olmadan şu mesajı verir: “Sen bunu tek başına yapamazsın.” Bu durum başta fedakârlık gibi görünse de aslında gizli bir kontrol biçimine dönüşebilir.
Peki neden bu role gireriz? Çünkü çoğu zaman başkasının sorunlarını çözmeye çalışmak, kendi içimizdeki boşlukla veya çözülmemiş meselelerle yüzleşmekten daha kolaydır.
Oysa sağlıklı bir ilişkide amaç kurtarmak değildir. Birini sevmek, onun sorumluluklarını elinden almak değil; o sorumlulukları taşıyabilecek güce sahip olduğuna inanmaktır. Bazen yapılabilecek en destekleyici şey, çözmek değil eşlik etmektir.

11/04/2026

Duygular vareder, değerler birleştirir, davranışlar ise güven verir. Bir ilişkide duygu varedebilir ancak sadece duyguyla ilişkiyi devam edemez.
Duyguların başında sevgi gelir, sevgi var edici bir güç olabilir, sevgiyle birlikte sevgiyi bütünleyen örneğin; saygı, güven, tutku, şefkat, huzur gibi en temel duygular gereklidir. Sevgiyi bu bütünleyen duygular besler.
Değerler ise birleştirici bir güçtür. Değerler, bir evliliği devamlı canlı tutan bir dinamik oluşturur. Fedakarlık, affetmek, şükran duymak, vefa, iyimser olmak eşinin aklını okumamak, duygusal esneklik gibi. Bir ilişkide bu değerlerin test edildiği zamanlar vardır. Örneğin fedakar olabiliyor musunuz? Hatasız bir insan yoksa eğer affedebiliyor musunuz? Affedemediğiniz bir ilişkiyi nasıl devam ettirebileceksiniz?
Davranışlar ise güven verecektir. Eşlerin birlikte başbaşa keyifle nitelikli zaman geçirmesidir. Çoğu zaman çocuklarla, kök aileyle, arkadaşlarla zaman geçirilir, eğlenilir. Ancak karı-koca birlikte zaman geçirmeye gelince yoğunluk, iş, güç der ihmal ederiz.
Unutmayalım ki; ihmal edilen bir ilişkinin sonu kopuş olacaktır. Mutlu ve uyumlu bir birliktelik istiyorsanız eşinizle aranızdaki duygulara, yaşadığınız değerlere ve birlikte geçirdiğiniz keyifli zamanların varlığına dikkat edin. Geçmişte bıraktığınız pozitif hatıralar aranızda gizli bir bağ oluşturacaktır.

Address

Baltalimanı
Istanbul
34470

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when dr.kendirci posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Featured

Share