Ümmühan Erkoç

Ümmühan Erkoç Amacımız, Amerikan standartlarına uygun nitelikte Dil ve Konuşma TERAPİSİ ve değerlendirme hizmetlerini mevzuata uygun şekilde Türkiye’de de sunabilmektir.

08/08/2026

🧩 Otizmli bir çocuk gerçekten konuşma terapisine hazır olmayabilir mi?

Dil ve konuşma gelişimi, yaşamın ilk yıllarında en hızlı ilerleyen gelişim alanlarından biridir. Özellikle 0–5 yaş, beynin nöroplastisitesinin en yüksek olduğu dönemlerden biridir. Bu dönemde beyin, deneyimlere çok daha hızlı uyum sağlar ve öğrenmeye güçlü bir açıklık gösterir.

Bilimsel çalışmalar, otizmli çocuklarda erken başlanan iletişim müdahalelerinin dil gelişimi, sosyal iletişim, ortak dikkat, oyun becerileri ve günlük yaşama katılım üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini göstermektedir. Bu nedenle erken çocukluk döneminde sunulan her nitelikli iletişim fırsatı değerlidir. Çünkü bu dönemde kazanılan beceriler, sonraki öğrenmeler için güçlü bir temel oluşturabilir.

Dil ve konuşma terapisi yalnızca masa başında yürütülen bir terapi değildir. İletişim; oyun içinde, günlük rutinlerde, ortak dikkat kurulurken, hareket sırasında ve çocuğun ilgi alanları kullanılarak da desteklenebilir. Terapi; çocuğun gelişim düzeyine, dikkat süresine, duyusal özelliklerine ve bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanabilir.

Erken müdahalenin amacı, çocuğun belirli bir davranışı göstermesini beklemek değil; iletişim fırsatlarını mümkün olan en erken dönemde artırmaktır. Çünkü iletişim geliştikçe, çocuğun öğrenme, sosyal etkileşim ve çevresiyle anlamlı bağlar kurma fırsatları da artar.

Belki de sormamız gereken soru şudur:

“Çocuk konuşma terapisine hazır mı?”

değil,

“Biz terapiyi, çocuğun nasıl öğrendiğine göre uyarlayabiliyor muyuz?”

Bilim bize şunu söylüyor:

Terapiyi çocuğa göre uyarlayın; çocuğun terapiye uymasını beklemeyin.

07/08/2026

🗣️ Kekemelik geçer mi?

Bu, dil ve konuşma terapistlerine en sık sorulan sorulardan biridir.

Kekemelik tek bir nedene bağlı değildir ve her bireyde aynı şekilde görülmez. Bazı çocuklarda belirtiler zamanla kendiliğinden azalabilirken, bazı çocuklarda profesyonel destek gerekebilir. Bunu önceden kesin olarak söylemek mümkün değildir.

Bu nedenle değerlendirme sürecinde; çocuğun yaşı, belirtilerin ne kadar süredir devam ettiği, aile öyküsü (ailede başka kekemelik vakası var mı )ve klinik bulgular birlikte ele alınır.

Güncel bilimsel görüşe göre kekemelik (gelişimsel kekemelik) bir nörogelişimsel bozukluk olarak kabul edilir.

Bu, kekemeliğin:

* Beynin konuşmayı planlama ve yürütme süreçlerinin gelişimiyle ilişkili olduğu,
* Genetik yatkınlığın önemli rol oynadığı,
* Çocukluk döneminde (genellikle 2–5 yaş arasında) ortaya çıktığı,
* Kişinin zekâsı, karakteri veya iradesinden kaynaklanmadığı anlamına gelir.

Bununla birlikte, şunları ayırt etmek önemlidir:

* Nedeni: Nörogelişimsel farklılıklar.
* Etkileyen faktörler: Stres, heyecan, zaman baskısı veya yorgunluk kekemeliği artırabilir; ancak bunlar kekemeliğin temel nedeni değildir.

Araştırmalar, kekemeliği olan bireylerde konuşma sırasında beynin dil ve motor ağlarının işleyişinde bazı farklılıklar bulunduğunu göstermektedir. Ancak bu, beynin “hasarlı” olduğu anlamına gelmez; daha çok konuşmanın zamanlaması ve koordinasyonuyla ilgili ağlarda gelişimsel farklılıklar olduğu anlamına gelir.

Unutulmaması gereken en önemli nokta ise şudur:
✨ Tedavinin amacı her zaman yalnızca daha akıcı konuşmak değildir. Amaç; kişinin kendini güvenle ifade edebilmesi, iletişimden kaçınmaması ve yaşam kalitesinin artmasıdır.

📌 Erken değerlendirme, doğru bilgi ve bilimsel yöntemlerle planlanan terapi süreci büyük önem taşır.

💬 Siz de konu hakkında merak ettiklerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

06/08/2026

ARTİKÜLASYON PROBLEMLERİ & BEBEKSİ KONUŞMA
🗣️ Çocuğunuz konuşuyor… Peki herkes anlayabiliyor mu?

Çocuğunuz konuşuyor olabilir. Ancak bazı sesleri yanlış üretmesi nedeniyle konuşması herkes tarafından kolay anlaşılmayabilir. Bu durum halk arasında “bebeksi konuşma” olarak bilinen artikülasyon (sesletim) probleminden kaynaklanabilir.

📌 Konuşma sesleri belirli bir gelişim sırasını izler. Ancak yaşına göre beklenen sesler hâlâ doğru üretilemiyorsa, “Biraz daha bekleyelim.” demek yerine değerlendirme yapmak daha doğru olabilir.

Konuşma terapisinde amaç yalnızca sesi doğru çıkarmak değildir. Asıl hedef, çocuğun o sesi günlük konuşmasında, düşünmeden ve doğal bir şekilde kullanabilmesidir.

Doğru değerlendirme, doğru teknikler ve düzenli ev çalışmalarıyla artikülasyon problemlerinde oldukça başarılı sonuçlar alınabilir.

🎥 Videoda;
✔️ Artikülasyon problemi nedir?
✔️ Hangi yaşta hangi sesler beklenir?
✔️ Ne zaman değerlendirme gerekir?
✔️ Terapi süreci nasıl ilerler?

hepsini anlaşılır bir şekilde anlattım.

💬 Siz de çocuğunuzun konuşmasıyla ilgili merak ettiklerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.


Ümmühan Erkoç
Dil ve Konuşma Terapisti

05/08/2026

🧠 KONUŞMA TERAPİSİNDE EV TEKRARLARI VE ÖĞRENİLENLERİ GÜNLÜK YAŞAMA AKTARMAK NEDEN BU KADAR ÖNEMLİDİR?

Birçok aile haftada bir saat terapiye geliyor.
Bazıları ise birkaç hafta yoğun terapi alıyor.
Sonra eve dönüyor…

Ve çoğu zaman tekrarlar duruyor.

Oysa bilim bize şunu söylüyor:

Öğrenme terapi odasında başlar, ancak günlük yaşamda tekrar edilerek kalıcı hâle gelir.

Konuşma beynin, dilin, dudakların, çenenin, gırtlağın ve nefesin birlikte çalıştığı karmaşık bir motor öğrenme sürecidir.

Tıpkı araba kullanmayı öğrenmek gibi…

İlk başta her hareket bilinçlidir. Düzenli tekrarlarla ise otomatikleşir.

Konuşma da aynı şekilde öğrenilir.

Bu nedenle biz terapide yeni bir beceriyi başlatırız. O becerinin kalıcı hâle gelmesini sağlayan ise evde yapılan kısa ama düzenli tekrarlar ve bu becerilerin günlük yaşama taşınmasıdır.

Haftada birkaç saat terapi almak da, birkaç hafta yoğun terapi görmek de tek başına yeterli değildir. Öğrenilen becerilerin korunması (maintenance) ve günlük yaşama aktarılması (generalization) düzenli tekrarlarla mümkündür.

Ev çalışması demek çocuğu saatlerce masaya oturtmak değildir.

Araştırmalar, kısa ama sık yapılan tekrarların daha etkili olabileceğini göstermektedir. Bazen günde 5–10 dakikalık planlı çalışmalar bile önemli fark oluşturabilir.

Birlikte oyun oynamak, kitap okumak, günlük rutinlerde iletişim fırsatları oluşturmak ve ekran süresini azaltıp karşılıklı etkileşimi artırmak da ev tekrarlarının önemli bir parçasıdır.

Ve lütfen terapistinizin belirlediği hedef sırasına güvenin.

Henüz tek bir sesi doğru üretemeyen bir çocuktan kelime söylemesini beklemek, öğrenmeyi hızlandırmaz. Konuşma becerileri Ses → Hece → Kelime → Cümle → Günlük konuşma sırasıyla gelişir.

Otizmli çocuklarda öğrenme yalnızca tekrar etmekle değil, doğru ortamı oluşturmakla da ilgilidir. Duyusal ihtiyaçların dikkate alındığı, dikkat dağıtıcı uyaranların azaltıldığı, kısa molaların verildiği ve çocuğun ilgi alanlarının kullanıldığı etkileşimler, öğrenmeyi destekleyebilir.

Terapi odasında geçen süre çok değerlidir. Ama gerçek gelişim, öğrenilen beceriler günlük yaşamın doğal bir parçası hâline geldiğinde gerçekleşir.

📚 Kaynaklar
• Maas et al. (2008). Principles of Motor Learning in Treatment of Motor Speech Disorders. AJSLP.
• Murray, McCabe & Ballard (2014). A Systematic Review of Treatment Outcomes for Children With Childhood Apraxia of Speech. AJSLP.
• ASHA Practice Portal. Childhood Apraxia of Speech.
• Guralnick (2011). Why Early Intervention Works: A Systems Perspective.

29/07/2026

PROMPT Tekniği Nedir?

“Bir daha söyle.”

Peki neden bazı çocuklar defalarca denemelerine rağmen aynı sesi üretemez?

Çünkü konuşma yalnızca duymak ve tekrar etmekten ibaret değildir.

Konuşabilmek için beynimiz önce ne söyleyeceğini belirler, ardından dudak, dil ve çenenin nasıl hareket edeceğini planlar. Son olarak bu plan kaslara iletilir ve konuşma gerçekleşir.

Bazı çocuklarda ise güçlük tam bu noktadadır: motor konuşma planlaması.

İşte PROMPT Tekniği bu süreçte kullanılan terapi yaklaşımlarından biridir.

PROMPT; dil ve konuşma terapistinin çene, dudak ve yüz bölgesine uyguladığı dokunsal-kinestetik ipuçlarıyla, çocuğun konuşma hareketlerini daha doğru planlamasını ve üretmesini desteklemeyi amaçlar.

Buradaki amaç çocuğun ağzını hareket ettirmek değildir.

Amaç, doğru konuşma hareketini hissetmesine yardımcı olarak motor öğrenmeyi desteklemektir.

Tıpkı bisiklet öğrenirken ilk zamanlarda birinin dengeyi desteklemesi gibi, bazı çocuklar da konuşma hareketlerini öğrenirken yalnızca işitsel değil, dokunsal geri bildirime de ihtiyaç duyabilir.

Ancak unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır:

📌 PROMPT her çocuk için uygun değildir.

Hangi terapi yaklaşımının kullanılacağı, kapsamlı bir değerlendirme sonrasında çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre belirlenir.

PROMPT, bu konuda eğitim almış dil ve konuşma terapistleri tarafından uygulanması gereken özel bir terapi yaklaşımıdır.

💬 Daha önce PROMPT Tekniğini duymuş muydunuz? Sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz.

❤️ Bu içeriği faydalı bulduysanız kaydetmeyi ve ihtiyacı olabilecek ailelerle paylaşmayı unutmayın.

28/07/2026

🧠 “Çocuğum her şeyi anlıyor ama konuşamıyor…”

Bu cümleyi söyleyen binlerce ebeveyn var.

Her geç konuşan çocukta Konuşma Apraksisi bulunmaz. Ancak bazı çocuklarda sorun, kelimeleri bilmemek değil; konuşma hareketlerini planlamakta olabilir.

Bu çocuklar;
✔️ Anlar,
✔️ İstediğini gösterebilir,

Ve Bazen;
✔️ Sayı sayabilir veya şarkı söyleyebilir,

ama günlük konuşmada kelimeleri üretmekte zorlanabilirler.

Konuşma apraksisi, motor konuşma planlama bozukluğudur. Çocuk ne söylemek istediğini bilir; ancak beyni konuşma hareketlerini doğru sırayla organize etmekte zorlanır.

Bu nedenle;
❌ “Bir daha söyle.”
❌ “İstese konuşur.”
❌ “Biraz daha bekleyelim.”
gibi yaklaşımlar her zaman çözüm olmayabilir.

✨ Erken farkındalık, doğru değerlendirme ve bilimsel temelli konuşma terapisi çocuğun iletişim becerilerini desteklemekte büyük önem taşır.

📌 Unutmayın: Bu video tanı koymak amacıyla değil, farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Çocuğunuzun konuşma gelişimiyle ilgili endişeleriniz varsa bir Dil ve Konuşma Terapistine başvurmanız önemlidir.

💬 Siz bu belirtilerden hangisini fark ettiniz? Yorumlarda paylaşabilirsiniz.

❤️ Bu içeriğin ihtiyacı olan ailelere ulaşması için kaydetmeyi ve paylaşmayı unutmayın.

28/07/2026

7 buçuk yaşındaki yeğenim için hazırladığım bu videoyu sizlerle de paylaşmak istedim. 💛

Disiplin, çoğu zaman ceza olarak algılansa da aslında doğru alışkanlıkları düzenli ve kararlı bir şekilde sürdürebilmektir.

Beynimiz tekrarlarla öğrenir. Bir beceri ne kadar düzenli tekrar edilirse, o beceriyle ilgili sinirsel bağlantılar o kadar güçlenir ve zamanla davranış doğal bir alışkanlığa dönüşür.

Konuşma ve dil terapisinde de gelişimin en önemli anahtarlarından biri budur. Seanslarda edinilen becerilerin evde kısa ama düzenli tekrar edilmesi, terapinin etkisini artırır ve kazanımların kalıcı olmasına katkı sağlar.

Küçük adımlar, düzenli tekrarlar ve sabır… İşte gerçek disiplin tam da budur. 🌸

Nöroplastisite Ebeveynlik ÜmmühanErkoç

27/07/2026

OTİZMDE EN S*K SORULAN SORU

“Çocuğum tamamen iyileşecek mi? Çocuğum ne zaman konuşacak? ”

Bilimsel olarak bu sorunun herkese uyan tek bir cevabı yoktur.

Çünkü otizm, her çocukta farklı özelliklerle ve farklı gelişim süreçleriyle seyreden nörogelişimsel bir durumdur.

Bu nedenle bizim için asıl soru şudur:

“Çocuğumun gelişimini ve iletişim becerilerini bugün en doğru şekilde nasıl destekleyebiliriz?”



Bilim bize ne söylüyor?

Otizmde gelişimi belirleyen tek faktör yaş değildir.

Gelişimi etkileyen birçok unsur vardır:

🔹 Çocuğun mevcut gelişim düzeyi

🔹 İletişim ve sosyal etkileşim becerileri

🔹 Öğrenmeye hazır olduğu basamak

🔹 Müdahalenin bilimsel temellere dayanması

🔹 Ailenin sürece aktif katılımı

🔹 Destek programının bireyselleştirilmesi

Bu nedenle her çocuk kendi gelişim yolculuğu içinde değerlendirilmelidir.



Erken destek önemlidir.

Yaşamın ilk yıllarında beyin daha yüksek bir öğrenme kapasitesine sahiptir.

Bu nedenle erken tanı ve erken müdahale birçok çocuk için önemli avantaj sağlayabilir.

Ancak bu, daha ileri yaşlarda gelişimin mümkün olmadığı anlamına gelmez.

Bilimsel çalışmalar, uygun destek programlarıyla çocukluk boyunca yeni becerilerin kazanılabileceğini göstermektedir.



Amaç yalnızca konuşmayı artırmak değildir.

İletişim, yalnızca kelime sayısından ibaret değildir.

Gerçek iletişim;

• ortak dikkat kurabilmeyi,

• karşılıklı etkileşim başlatabilmeyi,

• isteklerini uygun yollarla ifade edebilmeyi,

• oyun oynayabilmeyi,

• sosyal ipuçlarını anlayabilmeyi,

• öğrendiği becerileri günlük yaşama aktarabilmeyi kapsar.

Bu nedenle yalnızca kelime sayısına değil, çocuğun iletişimi işlevsel olarak kullanabilmesine odaklanıyoruz.



Her becerinin bir gelişim sırası vardır.

Bazı çocuklarda;

taklit,

ortak dikkat,

oyun,

karşılıklı etkileşim

gibi temel beceriler yeterince gelişmeden yalnızca sözel ifadeye odaklanmak süreci zorlaştırabilir.

Bilimsel yaklaşımlarda amaç, çocuğun gelişim basamaklarını dikkate alarak en uygun sırayla ilerlemektir.



Her çocuk aynı hızda ilerlemez.

Bazı çocuklar ilk aylarda hızlı ilerleme gösterebilir.

Bazılarında gelişim daha yavaş fakat daha istikrarlı olabilir.

Kısa süreli duraklamalar her zaman gerileme anlamına gelmez.

Bu nedenle biz tek bir güne değil, düzenli değerlendirmelerle aylar içerisindeki gelişim sürecine odaklanıyoruz.



Bilim bize garanti değil, yol gösterir.

Hiçbir bilimsel yaklaşım her çocuk için aynı sonucu vaat edemez.

Ancak güçlü bilimsel kanıtlar;

✔️ iletişim becerilerinin,

✔️ sosyal etkileşimin,

✔️ oyun becerilerinin,

✔️ günlük yaşam becerilerinin,

✔️ bağımsızlığın

uygun ve bireyselleştirilmiş müdahalelerle anlamlı düzeyde geliştirilebildiğini göstermektedir.



Bizim hedefimiz

Bir çocuğu değiştirmek değil;

onun güçlü yönlerini keşfetmek,

gelişim alanlarını desteklemek,

iletişim becerilerini güçlendirmek,

bağımsızlığını artırmak

ve yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmaktır.



Otizmde doğru soru

“Geç mi kaldık?” değildir.

Doğru soru;

“Bugünden itibaren çocuğum için bilimsel, bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir olarak neleri doğru yapabiliriz?” olmalıdır.



Son söz

“Tamamen geçer mi?” sorusunun bilimsel olarak kesin bir yanıtı yoktur.

Ancak şunu biliyoruz:

Her çocuk farklıdır.

Her çocuk aynı hızda ilerlemez.

Fakat doğru zamanda başlayan, bilimsel temellere dayanan, bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir müdahale süreci; çocuğun iletişim, sosyal katılım ve günlük yaşam becerilerinde anlamlı gelişimler sağlayabilir.

Amacımız, her çocuğun mevcut potansiyelini en üst düzeye taşıyacak güvenilir ve bilimsel bir yol haritası oluşturmaktır.

27/07/2026

OTİZMDE EN S*K SORULAN SORU

“Çocuğum tamamen iyileşecek mi?”

Bilimsel olarak bu sorunun herkese uyan tek bir cevabı yoktur.

Çünkü otizm, her çocukta farklı özelliklerle ve farklı gelişim süreçleriyle seyreden nörogelişimsel bir durumdur.

Bu nedenle bizim için asıl soru şudur:

“Çocuğumun gelişimini ve iletişim becerilerini bugün en doğru şekilde nasıl destekleyebiliriz?”



Bilim bize ne söylüyor?

Otizmde gelişimi belirleyen tek faktör yaş değildir.

Gelişimi etkileyen birçok unsur vardır:

🔹 Çocuğun mevcut gelişim düzeyi

🔹 İletişim ve sosyal etkileşim becerileri

🔹 Öğrenmeye hazır olduğu basamak

🔹 Müdahalenin bilimsel temellere dayanması

🔹 Ailenin sürece aktif katılımı

🔹 Destek programının bireyselleştirilmesi

Bu nedenle her çocuk kendi gelişim yolculuğu içinde değerlendirilmelidir.



Erken destek önemlidir.

Yaşamın ilk yıllarında beyin daha yüksek bir öğrenme kapasitesine sahiptir.

Bu nedenle erken tanı ve erken müdahale birçok çocuk için önemli avantaj sağlayabilir.

Ancak bu, daha ileri yaşlarda gelişimin mümkün olmadığı anlamına gelmez.

Bilimsel çalışmalar, uygun destek programlarıyla çocukluk boyunca yeni becerilerin kazanılabileceğini göstermektedir.



Amaç yalnızca konuşmayı artırmak değildir.

İletişim, yalnızca kelime sayısından ibaret değildir.

Gerçek iletişim;

• ortak dikkat kurabilmeyi,

• karşılıklı etkileşim başlatabilmeyi,

• isteklerini uygun yollarla ifade edebilmeyi,

• oyun oynayabilmeyi,

• sosyal ipuçlarını anlayabilmeyi,

• öğrendiği becerileri günlük yaşama aktarabilmeyi kapsar.

Bu nedenle yalnızca kelime sayısına değil, çocuğun iletişimi işlevsel olarak kullanabilmesine odaklanıyoruz.



Her becerinin bir gelişim sırası vardır.

Bazı çocuklarda;

taklit,

ortak dikkat,

oyun,

karşılıklı etkileşim

gibi temel beceriler yeterince gelişmeden yalnızca sözel ifadeye odaklanmak süreci zorlaştırabilir.

Bilimsel yaklaşımlarda amaç, çocuğun gelişim basamaklarını dikkate alarak en uygun sırayla ilerlemektir.



Her çocuk aynı hızda ilerlemez.

Bazı çocuklar ilk aylarda hızlı ilerleme gösterebilir.

Bazılarında gelişim daha yavaş fakat daha istikrarlı olabilir.

Kısa süreli duraklamalar her zaman gerileme anlamına gelmez.

Bu nedenle biz tek bir güne değil, düzenli değerlendirmelerle aylar içerisindeki gelişim sürecine odaklanıyoruz.



Bilim bize garanti değil, yol gösterir.

Hiçbir bilimsel yaklaşım her çocuk için aynı sonucu vaat edemez.

Ancak güçlü bilimsel kanıtlar;

✔️ iletişim becerilerinin,

✔️ sosyal etkileşimin,

✔️ oyun becerilerinin,

✔️ günlük yaşam becerilerinin,

✔️ bağımsızlığın

uygun ve bireyselleştirilmiş müdahalelerle anlamlı düzeyde geliştirilebildiğini göstermektedir.



Bizim hedefimiz

Bir çocuğu değiştirmek değil;

onun güçlü yönlerini keşfetmek,

gelişim alanlarını desteklemek,

iletişim becerilerini güçlendirmek,

bağımsızlığını artırmak

ve yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmaktır.



Otizmde doğru soru

“Geç mi kaldık?” değildir.

Doğru soru;

“Bugünden itibaren çocuğum için bilimsel, bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir olarak neleri doğru yapabiliriz?” olmalıdır.



Son söz

“Tamamen geçer mi?” sorusunun bilimsel olarak kesin bir yanıtı yoktur.

Ancak şunu biliyoruz:

Her çocuk farklıdır.

Her çocuk aynı hızda ilerlemez.

Fakat doğru zamanda başlayan, bilimsel temellere dayanan, bireyselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir müdahale süreci; çocuğun iletişim, sosyal katılım ve günlük yaşam becerilerinde anlamlı gelişimler sağlayabilir.

Amacımız, her çocuğun mevcut potansiyelini en üst düzeye taşıyacak güvenilir ve bilimsel bir yol haritası oluşturmaktır.

Address

Nişantaşı/Şişli
Istanbul
34365

Opening Hours

Monday 10:00 - 18:00
Tuesday 10:00 - 18:00
Wednesday 10:00 - 18:00
Thursday 10:00 - 18:00
Friday 10:00 - 18:00

Telephone

+905350521597

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ümmühan Erkoç posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Ümmühan Erkoç:

Shortcuts

Featured

Share