02/05/2020
5 Mayıs 2020 salı akşam saat 16:30 da instagram CANLI YAYINDAYIZ..
&
https://youtu.be/9lrbWbFj2-g
TÜP BEBEK tedavisi ve YOGA NEFES konusunda bir canlı yayın yapacağız. Stresin kısırlığa neden olduğuna dair çok az bulgu bulunmakla birlikte, bazı durumlarda yüksek seviyelerdeki stresin, kadınlarda hormon seviyelerinin değişmesine ve yumurta oluşumunda bozulmaya yol açabildiği bilinen bir gerçek. Aşırı stresin ayrıca, kadınlarda fallop tüpü spazmlarına, erkeklerde ise s***m sayısının azalmasına sebep olabildiğini de biliyoruz.
Stresin nasıl tanımlandığı da çok önemli, "Kronik stresin, depresyona neden olabileceği göz önüne alındığında, depresyonun yumurta kalitesini olumsuz etkilemesi ve depresyondaki kadınların iki kat düşük tehlikesi taşıması, stresin, dolaylı olarak kısırlık ve tüp bebek tedavilerini de olumsuz etkilediğinin bir kanıtıdır."
Araştırmalara göre, kısırlık tedavisi gören hastaların stres düzeyleri, hayati derecede önem taşıyan hastalıklarla mücadele edenlerden farklı değil, hatta sıklıkla bir parça daha fazladır"
‘’Kısırlık, bu sorunu yaşayan çiftlerin hayatında bir çok alana etki eder. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, vücutları ya da hayata dair planları üzerinde kontrol duygularını yitirdiklerini hissederler. Hayatın en önemli gayelerinden biri olan "ebeveyn olmak" gerçekleşemediği için, ciddi bir kriz yaşayabilir, hatta hayatları boyunca emek sarf edip başarı elde ettikleri bir çok konu olmasına rağmen bu tedavi süreci çiftler için oldukça zor bir dönemdir. Kısırlık tetkikleri, işlemler ve tedavi sürecindeki iğne ve ilaç kullanımı.. fiziksel, duygusal ve maddi açıdan büyük bir stres kaynağıdır. Çalışan kadınlar, doktor randevularına gidip gelirken izin konusunda sıkça problem yaşayabilmekte, bu da üstlerinde daha fazla bir baskıya neden olabilmektedir.
Tedavi gören çiftlerde, gebelik elde edebilmek için yapılan tedavinin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda da hayal kırıklığı nedeniyle her ay kronik bir stres süreci yaşanır.
Tüp bebek sürecinde stresin azaltılmasına yönelik önerilerde bulunursak:
"-Eşler aralarında açık ve etkili iletişim kurmaya özen göstermeli.
-Yoga, nefes, meditasyon gibi stres azaltma tekniklerinden yararlanılabilir.
-Kafein ve vücutta uyarıcı etki yapan diğer maddeler alınmamalı veya az tüketilmelidir.
-Eşlerin üzerinde görüş birliğine vardığı bir tedavi planı bulunmalı.
-Eşler, kısırlığın nedeni ve uygun tedavi seçenekleri hakkında tam bir bilgi edinmeli.
-Çiftler kendilerini yalnız hissetmemek için duygusal destek almalı.
Mfit Fly Yoga Studio ve Terapi Home kurucusu ayrıca Yoga Eğitmeni ve Yaşam Koçu Mevlüde TEBER ÖZTÜRK
Süreklilik gösteren üzüntü, suçluluk, ya da değersizlik hissi, sosyal olarak içe kapanma, gündelik aktivitelere ve başkalarıyla ilişki kurmaya karşı ilgisizlik, bitmeyen iç sıkıntısı, kendini bir yere ait hissedememe, artış gösteren duygusal dalgalanmalar, kısırlık ile ilgili konularla fazlaca meşgul olmak, eşle olan ilişkinin bozulması, konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlık, alkol ya da sigara tüketiminde artış, iştah ve kiloda değişim, uyku düzeninin bozulması halinde biz tüp bebek danışmaniniz Zehra Özdinç & yaşam koçunuz olarak yanınızdayız👍
Kısırlık sürecinde stres belirtilerinin ortaya çıkması çok normal, bu birçok kişinin karşılaştığı bir sorun , "Önemli olan, stresi yok saymayıp uygun başa çıkma stratejileri geliştirmek ve bu konudaki becerileri kazanabilmektir".
Böylelikle, hem bu dönemin daha rahat geçirilmiş olacak ve tedaviye katkı sağlanacak, hem de kısırlık süreci sona erdiğinde hayat boyu kullanılabilecek yeni ve yararlı beceriler elde edilecektir.
Düzenli olarak yoga yaparsan üreme hormonlarının seviyesi artar. Hem bedeninde hem de ruhunda doğurganlık için gereken enerji keyifle dolaşır. Ayrıca hamile kalamama gibi bir sorunun varsa şunu söyleyelim: Fiziksel etkenlerin yanında kaygı, endişe, depresif ruh hali veya gibi stres gibi faktörler de hamile kalmanı engelliyor olabilir. Yoga, tüm pozitif enerjisiyle sana bu konuda da fazlasıyla yardımcı olur.
Ve şimdi çok özlediğin HAMİLELİK durumunu hayal etmeye başla👶