Ayşe Betül Nuroğlu Çırpan

Ayşe Betül Nuroğlu Çırpan Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Ayşe Betül Nuroğlu Çırpan, Psychologist, Vita Akademi, Istanbul.

Bazı insanlar kendini değersiz hissettiği için değil,zihninde çok eski bir cümle tekrar ettiği için geri çekilir.“Önemsi...
04/03/2026

Bazı insanlar kendini değersiz hissettiği için değil,
zihninde çok eski bir cümle tekrar ettiği için geri çekilir.

“Önemsizim.”
“Kimse beni gerçekten merak etmez.”
“Benim söylediklerim pek fark yaratmaz.”

Bu cümleler çoğu zaman bugünün gerçeği değildir.
Bir zamanlar duyulmamış bir çocuğun,
görülmemiş bir emeğin
ya da karşılık bulmamış bir ihtiyacın zihinde bıraktığı izlerdir.

Zihin bu cümleleri yıllarca taşır.
Bir toplantıda söz almak zorlaşır,
bir ilişkide ihtiyaç dile getirmek ağır gelir,
insan kendi yerini küçültmeye başlar.

Oysa bir düşüncenin çok eski olması,
onun doğru olduğu anlamına gelmez.

Terapi sürecinde zihnin yıllardır taşıdığı o eski cümleleri fark etmesi sağlamak ve yerine daha gerçek bir cümle koyabilmektir:

“Buradayım.”
“Sesimin bir değeri var.”
“Varlığım fark yaratıyor.”

Bazı inançlar hayatımızı yönetir.
Ama fark edildiği anda,
yavaş yavaş gücünü kaybetmeye başlar.

28/02/2026

Bazı şeylerin kıymeti, yokluklarıyla öğretiliyor.
Oysa psikolojik olarak en onarıcı olan, varlıkla temas hâlindeyken fark edebilmek.

İnsan zihni alışmaya çok yatkın.
Güvende hissettiren sesleri,
orada olduğunu bildiğimiz insanları,
“nasıl olsa var” dediğimiz ilişkileri arka plana atabiliyor.

Ama bağ dediğimiz şey, otomatik bir hatırlama değil;
bilinçli bir fark edişle canlı kalıyor.

Terapi odasında sıkça şunu görürüz:
İnsanlar kaybettikten sonra değil,
fark etmediklerini fark ettiklerinde yas tutuyor.

Bugün hâlâ hayatımızdayken;
bakmak yerine görmek,
duymak yerine temas etmek mümkün.

Bazı pişmanlıklar geç kalmaktan değil,
geçerken durmamaktan doğar.

26/02/2026

Rami Kütüphanesi’nde
aşkı konuştuk.

Yakın olmakla
yakın kalamamak arasındaki o ince çizgiyi…
Mesafeyi özgürlük sanmayı,
bağlanmayı kaybolmakla karıştırmayı…

Şunu gördük:
İnsan en çok,
gerçekten görülme ihtimalinden korkuyor.

Ve ilişki dediğimiz şey,
birine tutunmak değil;
kaçmadan kalabilmeyi öğrenmek.

24/02/2026

İçsel dünyanın çok sesli hale geldiğinde,
asıl ihtiyaç duyulan şey çoğu zaman “çözüm” değildir.

Nörobiyolojik olarak yoğun duygulanım anlarında prefrontal korteksin düzenleyici işlevleri zayıflar, limbik sistem baskınlaşır. Bu durumda verilen öğütler, mantıksal açıklamalar ya da yönlendirici cümleler sinir sisteminde düzenleyici bir etki yaratmaz.

Duygu düzenleme, bireysel bir beceriden çok ilişkisel bir kapasite olarak gelişir. Sinir sistemi, özellikle erken dönemden itibaren, başka bir sinir sistemiyle temas ederek sakinleşmeyi öğrenir. Psikolojide bu sürece eş-regülasyon denir.

Bu nedenle bazı anlarda en işlevsel müdahale,
duygunun yanına geçip onu yönetmeye çalışmadan
orada kalabilmektir.

Düzenlenme, temasın sürdüğü ilişkilerde ortaya çıkar.

19/02/2026

Bir bebeğe kitap okuduğunuzda ne olur?

Bebek henüz konuşamıyor olabilir ama beyni dinler, kaydeder ve büyür.

Bilimsel olarak biliyoruz ki:
• Tekrarlayan dil maruziyeti, konuşma ve anlama ile ilgili sinir bağlantılarını güçlendirir.
• Ses tonunuzun ritmi, bebeğin işitsel sistemini düzenler.
• Birlikte kitap okuma, dikkat, hafıza ve duygu düzenleme ile ilişkili beyin bölgelerini aktive eder.
• Okuma sırasında kurulan fiziksel yakınlık, güvenli bağlanmayı ve stres düzenlemesini destekler.

🤍 Bir bebek için kitap sadece kitap değildir.
Bir sestir, bir ritimdir, bir güven duygusudur…
Ve anlamın ilk tohumudur.

Bebeğe kitap okumak, hikâyeyi anlaması için değil;
Dünyanın nasıl ses çıkardığını, nasıl hissettirdiğini ve nasıl bağ kurduğunu öğrenmesi içindir.

   with .repost・・・Farklı alanlarda yeni bilgiler edinmek, becerilerini geliştirmek ve keyifli sohbetlerle ufkunu genişle...
15/02/2026

with .repost
・・・
Farklı alanlarda yeni bilgiler edinmek, becerilerini geliştirmek ve keyifli sohbetlerle ufkunu genişletmek istiyorsan, Rami Kütüphanesi tam sana göre! 📚✨

Etkinliklere kayıt olmak için profilimizdeki linke tıklayabilir veya web sitemizin Etkinlikler sayfasını ziyaret edebilirsin.👆📎

05/02/2026

Bahçeyi bir gün çiçekle doldurmak mı ilişkidir,
yoksa her gün düzenli sulamak mı?

Ve biri gelip üzerine su döktüğünde…
bunu nazikçe istemeye devam mı edersin,
yoksa kendini koruyan bir sınır mı koyarsın?

Sağlıklı bağ tam burada kurulur.

Emek; arada yapılan büyük jestler değil,
duygusal olarak sürekli ulaşılabilir olmaktır.

Sınır ise mesafe koymak değil,
saygıyı yapılandırmaktır.

Biri ilişkiyi besler.
Diğeri kişiyi güvende tutar.

Sevgi, emekle büyür.
İlişki, sınırla sağlıklı kalır. 🌿

03/02/2026

Hayatta geride kalmak diye bir şey yok. Sadece durduğun yer var, baktığın yön var ve yürümeyi seçtiğin yol…Geride kaldığını düşündüğün anlarda aslında başkasının hızını kendine ölçü alıyorsun. Oysa kimse seninle aynı yoldan yürümüyor. Aynı başlangıçlar yok, aynı yükler yok, aynı duraklar hiç yok. Kendi yolunda yürüyorsan, olduğun yer tam da olman gereken yer. Geride değil… sadece kendinle birliktesin.

23/01/2026

İnsan zihni yaşadıklarına uyumlanarak varlığını sürdürür.
Bu uyum, acıyla baş etmeyi kolaylaştırırken
zaman zaman sevinci de sıradanlaştırabilir.

Psikolojide bu sürece hedonik adaptasyon denir.
Yaşanan deneyim ister zorlayıcı ister keyifli olsun,
duygusal yoğunluk zamanla azalır ve yeni bir denge oluşur.

Bu nedenle zor anlar kalıcı değildir.
Ancak iyi anlar da fark edilmediklerinde
zihinsel temsile dönüşmeden geçip gidebilir.

Araştırmalar, olumlu yaşantıların bilinçli biçimde fark edilmesinin
duygusal düzenleme becerilerini desteklediğini,
stresle baş etme kapasitesini ve psikolojik iyi oluşu artırdığını göstermektedir.

Bu yüzden iyi bir an geldiğinde acele etmemek önemlidir.
Biraz yavaşlamak, bedensel ve duygusal deneyimde kalmak
zihnin bu anı işlemesine alan açar.

Fark edilen anlar, ruhsal dengeyi besler
ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi derinleştirir.

16/01/2026

Büyüme her zaman dışarıdan fark edilen bir süreç değildir.
Bazen yaşamda gözle görülür bir değişim yokmuş gibi görünürken, kişi içsel olarak önemli bir yeniden yapılanma sürecinden geçer.

Bu süreçte birey, kendi sınırlarını daha net fark etmeye başlar.
Neye onay verdiğini, neyin artık onun için sürdürülebilir olmadığını ayırt eder.
Zihin ise çoğu zaman bu süreci “geride kalma” olarak yorumlar.
“Yeterince ilerleyemedim”, “Herkes yol alıyor, ben yerimde sayıyorum” düşünceleri sıkça ortaya çıkar.

Oysa psikolojik gelişim doğrusal ilerlemez.
Her bireyin temposu, ihtiyaçları ve hazır oluşu farklıdır.
Bazı dönemler hareket etmekten çok durmayı gerektirir.
Bu duraklamalar pasiflik değil; ruhsal bütünlüğü korumaya yönelik bir düzenlemedir.

Kendilik saygısı da burada şekillenir.
Kişinin, kendi içsel ritmini başkalarıyla kıyaslamadan kabul edebilmesiyle.
“Henüz hazır değilim” diyebilmek; bunu bir yetersizlik değil, sağlıklı bir farkındalık olarak görebilmekle.

Çünkü çoğu zaman en anlamlı ilerleme,
dışarıdan alkışlanmayan ama
kişinin kendisiyle kurduğu ilişkide gerçekleşir.



10/01/2026

İlişkilerde insanı asıl yaralayan şey anlaşmazlıklar değil,
yalnız bırakıldığını hissetmektir.

Herkes bir tarafa savrulurken
birinin yanında kalması,
sinir sistemine “güvendesin” mesajı verir.

Çift terapisinde biliriz ki;
yakınlık, haklılıkla değil
eşlikle kurulur.

Sevgi bazen çözüm üretmek değil,
zorlayıcı duygular ortaya çıktığında eşlik edebilmektir.


Address

Vita Akademi
Istanbul
34000

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ayşe Betül Nuroğlu Çırpan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Featured

Share

Category