Doç. Dr. Ömer Naci Ergin

Doç. Dr. Ömer Naci Ergin Doç. Dr. Ömer Naci Ergin
Ortopedi Cerrahı
İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji

“Çıt” ya da “küt” diye bir ses duyuyorsanız hemen panik yapmalı mısınız?Her ses hastalık anlamına gelmez.📌 Dizden gelen ...
23/04/2026

“Çıt” ya da “küt” diye bir ses duyuyorsanız hemen panik yapmalı mısınız?
Her ses hastalık anlamına gelmez.

📌 Dizden gelen seslerin en sık nedeni:
Eklem içindeki gaz kabarcıklarının ani basınç değişimiyle açığa çıkmasıdır. Bu genellikle zararsızdır.

Ancak bazı durumlarda ses;
• Kıkırdak yüzey pürüzlenmesine
• Menisküs problemlerine
• Diz kapağı (patella) hizalanma sorunlarına

bağlı olabilir.

🔬 Eğer sese şu belirtiler eşlik ediyorsa dikkat:
✔️ Ağrı
✔️ Şişlik
✔️ Kilitlenme hissi
✔️ Hareket kısıtlılığı

Bu tablo değerlendirme gerektirir.

Özellikle diz kapağı arkasındaki kıkırdak yapının zorlanması sonucu gelişen ön diz ağrısı genç erişkinlerde de sık görülür.

Sadece ses varsa ve ağrı yoksa çoğu zaman fizyolojik bir durumdur.
Ama sesle birlikte rahatsızlık artıyorsa, altta yatan mekanik neden araştırılmalıdır.

Diziniz sinyal veriyorsa, onu susturmak yerine anlamaya çalışın.

Erken fark edilen sorunlar, geç kalınmış müdahalelerden çok daha kolay yönetilir.

Dizleriniz gün içinde fark etmeden büyük bir yük taşıyor.Yürürken vücut ağırlığınızın yaklaşık 2-3 katı, merdiven çıkark...
17/04/2026

Dizleriniz gün içinde fark etmeden büyük bir yük taşıyor.
Yürürken vücut ağırlığınızın yaklaşık 2-3 katı, merdiven çıkarken ise 4 kata kadar yük diz eklemine biner.

Bu yüzden diz sağlığı “ileride düşünülmesi gereken” bir konu değil, bugünden korunması gereken bir sistemdir.

📌 Peki dizleri korumak için neler yapabiliriz?

🔹 Kas gücünü artırın
Özellikle ön uyluk (quadriceps) ve arka uyluk kasları diz stabilitesinde kritik rol oynar. Kas ne kadar güçlü olursa, ekleme binen yük o kadar dengeli dağılır.

🔹 Kilo kontrolü sağlayın
Her 1 kilo fazlalık, diz eklemine yürürken yaklaşık 3-4 kilo ek yük bindirir. Bu da uzun vadede kıkırdak aşınmasını hızlandırabilir.

🔹 Düşük etkili egzersizleri tercih edin
Yüzme, pilates ve bisiklet gibi aktiviteler eklemi zorlamadan kasları çalıştırır.

🔹 Uzun süre sabit kalmayın
Saatlerce oturmak diz içi sıvı dolaşımını azaltır. Her 30-45 dakikada bir kısa hareket molası verin.

🔹 Doğru ayakkabı seçin
Diz sağlığı sadece dizle ilgili değildir. Ayak bileği ve kalça hizalanması da eklem yükünü etkiler.

🔬 Biliyoruz ki düzenli kas güçlendirme, Osteoartrit gelişim riskini azaltabilir ve ilerleme hızını yavaşlatabilir.

Dizlerinizi korumak için büyük değişimlere değil, küçük ama sürdürülebilir alışkanlıklara ihtiyacınız var.

Bugün atacağınız adım, yarının hareket özgürlüğü olabilir.

“Yürüdükçe açılır” cümlesi her zaman doğru değildir.📌 Eğer ağrı:• Aktiviteyle artıyor• Dinlenince azalıyor• Eklemde sert...
13/04/2026

“Yürüdükçe açılır” cümlesi her zaman doğru değildir.

📌 Eğer ağrı:
• Aktiviteyle artıyor
• Dinlenince azalıyor
• Eklemde sertlik eşlik ediyorsa

Bu tablo genellikle mekanik kaynaklıdır.

Olası nedenler:
• Kıkırdak aşınması
• Menisküs problemleri
• Tendinit
• Eklem içi sıvı değişiklikleri

🔬 Mekanik ağrıda doku yük taşıma kapasitesini aşmıştır.
Yani sorun çoğu zaman “hareket etmek” değil, yanlış yüklenmedir.

Bu noktada yapılması gereken:
✔️ Ağrıyı tamamen kesmek değil, yükü düzenlemek
✔️ Kasları güçlendirmek
✔️ Hareket paternini düzeltmek

Sürekli ağrı kesici kullanmak yerine altta yatan nedeni bulmak uzun vadede çok daha etkilidir.

Vücudunuz sinyal verir.
Önemli olan o sinyali bastırmak değil, anlamaktır.

“Kireçlenme başladı” denildiğinde çoğu kişi bunu yaşlılıkla eşleştirir.Oysa tablo bundan daha geniştir.Osteoartrit eklem...
10/04/2026

“Kireçlenme başladı” denildiğinde çoğu kişi bunu yaşlılıkla eşleştirir.
Oysa tablo bundan daha geniştir.

Osteoartrit eklem kıkırdağının zamanla aşınmasıyla ortaya çıkan dejeneratif bir hastalıktır.

📌 Sadece yaş değil;
• Obezite
• Eklem yaralanmaları
• Genetik yatkınlık
• Profesyonel spor geçmişi
• Mesleki zorlanmalar

gibi faktörler de süreci hızlandırabilir.

🔬 Bilimsel olarak:
Kıkırdak dokusu kendini sınırlı yenileyebilir.
Yük arttıkça aşınma hızlanır.
Kas gücü azaldıkça eklem stabilitesi düşer.

İyi haber şu:
✔️ Kilo kontrolü eklem yükünü ciddi oranda azaltır.
✔️ Düzenli kas güçlendirme ilerlemeyi yavaşlatır.
✔️ Yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili egzersizler önerilir.

Kireçlenme “hareketi bırakma” sebebi değildir.
Aksine kontrollü hareket, en güçlü ilaçlardan biridir.

06/04/2026

Sabah yataktan kalktığınızda ilk adımda gelen o batıcı ağrı…
Çoğu kişi bunu “kemik çıkıntısı” zanneder.

📌 En sık neden: Plantar fasiit.

Ayak tabanında bulunan plantar fasya isimli bağ dokusu, ayak kemerini destekler. Bu dokunun aşırı yüklenme sonucu mikroyırtıklar geliştirmesi inflamasyona ve ağrıya yol açar.

🔎 Kimlerde daha sık görülür?
• Uzun süre ayakta çalışanlar
• Fazla kilosu olanlar
• Düz taban veya yüksek kavisli ayak yapısı olanlar
• Uygun olmayan ayakkabı kullananlar
• Koşucular

🔬 Bilimsel detay:
Gece boyunca plantar fasya kısalır. Sabah ilk adımda ani gerilme olduğu için ağrı belirginleşir.

Erken dönemde:
✔️ Baldır germe egzersizleri
✔️ Soğuk uygulama
✔️ Ortopedik destek
✔️ Kilo kontrolü

İlerlemiş vakalarda fizik tedavi ve nadiren enjeksiyon tedavileri gerekebilir.

Topuk ağrısı kader değildir.
Doğru değerlendirme ile büyük oranda kontrol altına alınabilir.

02/04/2026

“Artık eskisi gibi değilim…”
Bu cümle çoğu zaman yaşla değil, hareketsizlikle ilgilidir.

📌 Önce şunu netleştirelim:
Hareket kısıtlılığı bir hastalık değil, genellikle bir sonuçtur.

Kas gücünün azalması, eklem sıvısının azalması, kıkırdak yapının zorlanması veya geçirilmiş travmalar zamanla eklem hareket açıklığını daraltabilir. Özellikle masa başı yaşam, uzun süreli telefon kullanımı ve düşük fiziksel aktivite kas-iskelet sistemini ciddi şekilde etkiler.

🔬 Bilimsel olarak biliyoruz ki:
• Eklem kıkırdağı damar içermez, beslenmesini hareketle sağlar.
• Kaslar zayıfladıkça eklem üzerindeki yük artar.
• Hareketsizlik inflamasyonu artırabilir.

Yani “dinlendikçe geçer” düşüncesi her zaman doğru değildir.
Doğru planlanmış egzersiz, esneme ve güçlendirme çalışmaları eklem sağlığını korur.

✨ Önemli olan: Ağrısız alan içinde, kontrollü ve sürdürülebilir hareket.

Vücudunuzun kapasitesi sandığınızdan daha yüksek olabilir.
Yeter ki doğru destekle harekete geçin.

Merdiven inip çıkmak, diz eklemine günlük yürüyüşe göre 3 ila 6 kat daha fazla yük bindiren yüksek talepli bir hareketti...
18/02/2026

Merdiven inip çıkmak, diz eklemine günlük yürüyüşe göre 3 ila 6 kat daha fazla yük bindiren yüksek talepli bir harekettir. Bu nedenle diz ağrısı yaşayan kişilerin çoğu, merdivenlerde ağrının belirgin şekilde arttığını ifade eder. Peki bu durum yalnızca eklemin aşınmasıyla mı ilgili, yoksa daha derin biyomekanik bir açıklaması mı vardır?

Merdiven hareketinin dizde ağrı yaratmasının temel nedenleri şunlardır:

• Patellofemoral ekleme binen yüksek basınç:
Merdiven çıkarken diz kapağı, uyluk kemiğine daha sıkı bir açıyla yaklaşır. Bu, eklem yüzeyinde doğal olarak daha fazla sıkışma yaratır.

• Quadriceps kasının yükü artar:
Dizi düzeltmek için çalışan quadriceps kası, merdiven çıkışında daha fazla kuvvet üretir. Kas zayıfsa veya yük dağılımı doğru değilse ağrı tetiklenebilir.

• Kalça–diz hizasındaki bozukluklar:
Kalça abdüktör kaslarının zayıflığı dizin içe doğru çökmesine (valgus) neden olabilir. Bu da merdivende ağrıyı artırabilir.

• Menisküs ve bağ hassasiyetleri:
Dönme hareketleri merdivende daha belirgin olabilir; diz içi yapıların hassasiyeti bu hareketi zorlaştırır.

• Propriyosepsiyon eksikliği:
Diz, yük değişimini doğru algılayamazsa; her basamak küçük bir “kararsızlık” hissi yaratabilir.

Bu nedenle merdiven ağrısı, çoğu zaman yalnızca “kireçlenme” ile açıklanmaz; kas kontrolü, hareket kalitesi ve diz çevresi mekaniği merdiven kaynaklı ağrının en belirleyici unsurları arasındadır.

✔ Merdiven ağrısı, diz ekleminin zayıflığından çok, yük taşıma ve hareket kontrolü mekanizmalarındaki bozulmanın bir göstergesidir.

Diz osteoartriti (kireçlenme), çoğu kişinin “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak gördüğü bir durum olsa da, klinik açıdan o...
11/02/2026

Diz osteoartriti (kireçlenme), çoğu kişinin “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak gördüğü bir durum olsa da, klinik açıdan osteoartritin gelişimi yalnızca zamanla değil; yük dağılımı, kas dengesi, eklem biyomekaniği ve yaşam tarzı ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle osteoartriti tamamen engellemek mümkün olmasa bile, başlama hızını yavaşlatmak ve ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatmak çoğu zaman mümkündür.

Diz eklemi, vücudun yükünü taşıyan en kritik yapılardan biridir. Kıkırdak dokunun sağlığı; yalnızca genetik faktörlere değil, aynı zamanda şu mekanizmalara bağlıdır:

• Kas gücü ve denge:
Quadriceps, kalça abdüktörleri ve hamstring grupları ne kadar dengeli çalışırsa diz eklemine binen yük o kadar azalır.

• Sağlıklı yük dağılımı:
Aşırı kilo, çökmüş ayak kemeri, yanlış ayakkabı seçimi veya bozulmuş postür diz yüzeylerinde “noktasal basınç” oluşturabilir.

• Doğru hareket kalitesi:
Yanlış çömelme, kontrolsüz iniş–kalkış, ani dönme hareketleri ve tekrarlayan mikrotravmalar zaman içinde kıkırdak yükünü artırır.

• Eklem sıvısının hareketle beslenmesi:
Diz eklemi, hareket ettikçe kendini besleyen bir yapıdır. Uzun süreli hareketsizlik kıkırdak beslenmesini yavaşlatabilir.

• Enflamasyonun kontrolü:
Metabolik faktörler (şeker dengesizliği, kronik stres, düşük uyku) kıkırdak sağlığını etkileyebilir.

Dolayısıyla osteoartrit “kader” değildir; eklemin biyomekanik dengesinin korunmasıyla etkisi azaltılabilir.

✔ Osteoartriti tamamen durdurmak mümkün olmasa da, eklemi doğru yüklemek ve kas koktrolünü geliştirmek diz sağlığını uzun yıllar koruyabilir.

Diz bağları, eklemi sabit tutan ve hareket sırasında dizin yönlendirilmesini sağlayan biyomekanik rehberler gibidir. Bu ...
08/02/2026

Diz bağları, eklemi sabit tutan ve hareket sırasında dizin yönlendirilmesini sağlayan biyomekanik rehberler gibidir. Bu nedenle ön çapraz bağ (ACL), iç yan bağ (MCL), dış yan bağ (LCL) ve arka çapraz bağ (PCL) yaralanmaları yalnızca “sporcu yaralanması” değildir; günlük yaşamı da derinden etkileyebilir.

Diz bağ yaralanmalarının günlük hayatta en sık görünür olduğu alanlar:

• Güvensizlik hissi:
Kişi yürürken dizinin bir anda boşalacakmış gibi hissetmesi, en erken fark edilen sinyallerden biridir.

• Merdiven inip çıkmada zorlanma:
Kaslar dengeyi telafi etmeye çalışırken dizde tutukluk, sızı ve titreme görülebilir.

• Dönme hareketlerinde tedirginlik:
Mutfakta dönmek, arabanın içine oturmak, yön değiştirerek yürümek bile küçük bir risk gibi hissedilebilir.

• Spor ve aktivite kısıtlamaları:
Koşma, zıplama, ani durma–başlama hareketleri sırasında diz bağları yeterince destek sağlayamadığında kişi aktiviteden tamamen uzaklaşabilir.

• Gün içinde artan ağrı ve yorgunluk:
Dizin stabilitesini kasların sağlamaya çalışması ekstra bir enerji tüketimine yol açar; bu da gün sonunda belirgin bir yorgunluk hissi yaratabilir.

• Hareket paterninin bozulması:
Bir bağ yaralanması yalnızca diz eklemini değil; ayak bileği–kalça–bel hattını da etkiler. Bu durum, bütün vücutta yanlış yük dağılmasına yol açabilir.

Diz bağ yaralanmalarında en önemli nokta, bağın durumu kadar çevresindeki kasların kontrol kapasitesidir. Sinir–kas koordinasyonu yeniden kazandırılmadıkça kişi tam güven hissine ulaşamayabilir.

✔ Diz bağ yaralanmaları yalnızca bir eklem sorunu değil, tüm hareket zincirini etkileyen bir stabilite kaybıdır.

Diz protezi, eklem yüzeylerinin ileri derecede yıprandığı ve günlük yaşam aktivitelerinin belirgin şekilde zorlaştığı du...
04/02/2026

Diz protezi, eklem yüzeylerinin ileri derecede yıprandığı ve günlük yaşam aktivitelerinin belirgin şekilde zorlaştığı durumlarda başvurulan fonksiyonel bir tedavi yaklaşımıdır. Ameliyat, yalnızca ağrıyı azaltmayı değil; hareket özgürlüğünü geri kazandırmayı hedefler.

Diz protezi sonrası yaşam kalitesindeki değişim şu alanlarda belirginleşir:

• Ağrı yükünün azalması:
Yıllardır dizini korumaya çalışan kaslar rahatlar, sinir sistemi “tehlike” kodlamalarını azaltır. Bu durum hem fiziksel hem duygusal rahatlama sağlar.

• Yürüme kapasitesinin artması:
Hasta, baston veya yardım gereksiniminin azalmasını, merdiven çıkma kolaylığını ve uzun süreli yürüyüşlerde dayanıklılığın artmasını deneyimleyebilir.

• Uykunun düzenlenmesi:
Diz ağrısı gece uykusunu bölen en yaygın eklem şikayetlerinden biridir. Protez sonrası uykunun dinlendirici hâle gelmesi sık karşılaşılan bir sonuçtur.

• Günlük yaşam bağımsızlığının artması:
Giyinme, çömelme, ev içi aktivitelerde azalan ağrı ve artan fonksiyonellik kişinin özgüvenini belirgin şekilde artırır.

• Psikolojik rahatlama:
Uzun süreli ağrı yalnızca fiziksel bir deneyim değildir; duygu durumunu da etkileyebilir. Ağrının azalması ve hareket kalitesinin artması, kişinin yaşam doyumunu yükseltebilir.

Elbette protezin başarısı, ameliyat kadar ameliyat sonrası rehabilitasyonun kalitesiyle ilişkilidir. Kas gücü, denge, propriosepsiyon ve yürüme eğitimi, elde edilen sonucun en belirleyici parçalarıdır.

✔ Diz protezi, bir eklem değişiminden çok, kişinin yaşam ritmini, hareket özgürlüğünü ve günlük rahatlığını yeniden yapılandıran kapsamlı bir dönüşüm sürecidir.

Diz ve kalça protezleri, ileri eklem hasarı olan bireylere yeniden hareket özgürlüğü kazandırmayı hedefleyen fonksiyonel...
01/02/2026

Diz ve kalça protezleri, ileri eklem hasarı olan bireylere yeniden hareket özgürlüğü kazandırmayı hedefleyen fonksiyonel cerrahilerdir. Ancak protezin başarısı, yalnızca ameliyatın kalitesiyle değil; ameliyat sonrası yaşam tarzı ve hareket prensipleriyle belirlenir.

Protezden sonra yaşam tarzındaki değişim; “kısıtlanmak” anlamına gelmez. Aksine, eklemin yeni biyomekanik yapısına uyum sağlayan daha bilinçli bir yaşam ritmi anlamına gelir. Bu ritimde öne çıkan birkaç temel nokta vardır:

• Kas gücü artık daha kritiktir:
Protezin çevresindeki kaslar eklemi koruyan en önemli yapıdır. Kalça çevresi, diz çevresi ve merkez bölgesi kaslarının dayanıklılığı protezin uzun ömürlülüğünü artırır.

• Doğru hareket paternleri, protezi korur:
Merdiven çıkma, eğilme, çömelme ve yürüme gibi günlük hareketlerin proteze uygun şekilde yapılması hem ağrıyı azaltır hem de mekanik ömrü uzatır.

• Aşırı yüklenme risk oluşturabilir:
Uzun süreli sert zemin yürüyüşleri, yüksek etkili sporlar ve kontrolsüz kilo artışı protez üzerindeki fark edilmez basınçları artırabilir.

• Yaşam tarzının aktif hâle gelmesi kişiyi güçlendirir:
Protez sonrası kişiler çoğu zaman yıllardır yapamadığı hareketlere geri dönebilir. Bu da hem psikolojik hem fiziksel bir iyileşme etkisi yaratır.

• Ağrı yönetimi ve propriosepsiyon önemlidir:
Vücudun yeni ekleme güven duyması zaman alır. Bu süre içinde doğru güçlenme, denge ve koordinasyon çalışmaları kritik rol oynar.

✔ Protez ameliyatı bir bitiş değil; bilinçli hareketin, yük yönetiminin ve kas gücünün ön plana çıktığı yeni bir yaşam döneminin başlangıcıdır.

Diz ağrısı çoğu kişi tarafından “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak yorumlanır; ancak klinik açıdan diz ağrısının kökeni y...
28/01/2026

Diz ağrısı çoğu kişi tarafından “yaşlanmanın doğal sonucu” olarak yorumlanır; ancak klinik açıdan diz ağrısının kökeni yaşla tek başına açıklanamayacak kadar çok katmanlıdır. Yaş almak diz eklemini etkileyebilir, fakat ağrı—her zaman—yaşlanmanın kaçınılmaz sonucu değildir.

Diz ağrısının gerçek kökeni genellikle şu dört ana mekanizmada ortaya çıkar:

• Ekleme binen yükün değişmesi:
Kilo, yanlış ayakkabı seçimi, çökmüş ayak kemeri ve postür bozuklukları diz yüzeyine eşit olmayan baskı bindirebilir.

• Kas dengesizliği:
Quadriceps–hamstring dengesinin bozulması, kalça kaslarının zayıflığı ve bacak ekseninin doğru hizalanmaması diz eklemini zorlayabilir.

• Kıkırdak kalitesindeki değişimler:
Sadece yaş değil; travmalar, yanlış egzersiz teknikleri, tekrarlayıcı zorlama ve genetik faktörler de kıkırdak yükünü etkiler.

• Bağ ve menisküs yapılarının hassasiyeti:
Bağ dokuları yaşla değil, yüklenme biçimiyle zayıflar. Bu nedenle dizin destek sistemi bozulmaya başladığında ağrı daha kolay tetiklenir.

Kısacası diz ağrısı “kaçınılmaz bir kader” değil; çoğu zaman görünmeyen biyomekanik bir sürecin sinyali olarak ortaya çıkar.
Bu nedenle dizde hissedilen ağrı, yaşa değil; dizin maruz kaldığı yük ve dengenin bozulmasına bağlı bir durumdur.

✔ Diz ağrısı yaşlanmanın doğal sonucu değildir; diz ekleminin değişen biyomekaniğinin verdiği bir uyarı olabilir.

Address

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Çapa
Istanbul

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Doç. Dr. Ömer Naci Ergin posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Doç. Dr. Ömer Naci Ergin:

Featured

Share

Category