Psk. Ebru Demirhan

Directions

Psk. Ebru Demirhan Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Psk. Ebru Demirhan, Psychologist, Istanbul.

08/08/2026

İnsanların sevdiği kişi gerçekten sen misin… Yoksa gösterdiğin versiyonun mu?”

Psikanalist Donald Winnicott’un çok önemli bir kavramı vardır:

Gerçek Benlik ve Sahte Benlik.

Gerçek benlik…

Duygularını yaşayabildiğin halindir.

Sahte benlik ise…

Kabul görmek için oluşturduğun maskedir.

Mesela…

“İyiyim.”

Ama değilsin.

“Önemli değil.”

Ama kırıldın.

“Güçlüyüm.”

Ama yardım istemeye ihtiyacın var.

Sahte benlik…

Seni toplumda işlevsel yapabilir.

Ama uzun süre onunla yaşarsan…

Bir gün aynaya bakıp şunu sorarsın:

“Ben aslında kimim?”

İnsan en çok…

Maskesiyle özdeşleştiğinde kendini kaybeder.

“Kimlik, bulunduğun ortamın değil; değerlerin ve seçimlerinin ürünüdür.”
* “İyileşmek, yeni biri olmak değil; yıllardır bastırdığın gerçek benliğine yaklaşmaktır.”
* “Çocukken geliştirdiğin stratejiler seni hayatta tuttu. Ama bugün aynı stratejiler seni sınırlıyor olabilir.”
* “İnsan değişmeye, kendini suçladığında değil; kendini anlamaya başladığında başlar.”

07/08/2026

Manipülasyon her zaman bağırarak yapılmaz. Bazen en tehlikelisi, sevgi gibi görünenidir.

Manipülasyon, bir kişinin karşısındakini fark ettirmeden kendi istediği yönde düşünmeye, hissetmeye veya davranmaya yönlendirmesidir. Bunu açık baskıyla değil; suçluluk hissettirme, gerçekliği çarpıtma, sessiz kalma, kurban rolüne girme ya da aşırı ilgi gösterme gibi yöntemlerle yapabilir.

Bu yüzden manipülasyona maruz kalan kişi zamanla:
• Sürekli kendini sorgulamaya başlar.
• “Acaba sorun bende mi?” diye düşünür.
• Kendi duygu ve ihtiyaçlarını geri plana atar.
• Hayır demekte zorlanır ve suçluluk hisseder.

Unutmayın; sağlıklı bir ilişkide duygularınız küçümsenmez, sınırlarınız cezalandırılmaz ve sevgi, kontrol aracı olarak kullanılmaz.

Manipülasyonu fark etmek, suçlu aramak değil; psikolojik sınırlarınızı koruyabilmek için ilk adımdır.




# İlişkiler

26/07/2026

Sence Neden aradığın - istediğin o ilişkiyi bulamıyorsun ?

Bunun diğer bir bakış açısı ; İlişkilerde Yüzeysellik

Günümüzde birçok insan bir ilişki istiyor, ancak ilişkinin gerektirdiği duygusal emeği sürdürmekte zorlanıyor. Bu yüzden ilişkiler hızla başlayıp aynı hızla bitebiliyor.

İlişkide yüzeysellik; duyguların konuşulmadığı, kırgınlıkların bastırıldığı, yalnızca iyi hissettiren anların yaşanmak istendiği bir ilişki biçimidir. Böyle ilişkilerde insanlar birbirini gerçekten tanımak yerine birbirlerinin oluşturduğu imaja bağlanır.

Bunun altında çoğu zaman bağlanma korkusu, incinme kaygısı, sabırsızlık, anlık haz arayışı ve sosyal medyanın oluşturduğu “kusursuz ilişki” algısı yer alır. Sürekli daha iyisinin olabileceği düşüncesi, mevcut ilişkiye yatırım yapmayı zorlaştırır.

Oysa sağlıklı bir ilişki sadece heyecan, tutku ve romantizmden ibaret değildir. Aynı zamanda güven, açık iletişim, çatışmaları yönetebilme, sorumluluk alma ve birlikte büyüyebilme becerisidir. Derin bağlar; mükemmel insanlarla değil, birbirini anlamaya çalışan insanlar arasında kurulur.

Unutulmamalıdır ki, bir ilişkinin kalitesini ilk günlerde yaşanan yoğun hisler değil; zor zamanlarda gösterilen emek, tutarlılık ve duygusal erişilebilirlik belirler. Çünkü gerçek yakınlık, sadece mutlu anları paylaşmakla değil, zor duygulara da birlikte alan açabilmekle oluşur.





18/07/2026

Erteleme çoğu zaman zaman yönetimi sorunu değildir. Beynimiz, başarısızlık korkusu, eleştirilme kaygısı ve mükemmeliyetçilik gibi zorlayıcı duygulardan bizi korumaya çalışırken ertelemeyi bir kaçış yöntemi olarak kullanabilir. Peki sen bugün gerçekten neyi erteliyorsun?





13/06/2026

Travma sadece başımıza gelen kötü olay değildir.
Bazen yaşadığımız olaydan çok, o olay karşısında kendimizi ne kadar yalnız, çaresiz ve güvensiz hissettiğimizdir.

Peki travma iyileşir mi?

Evet. Çünkü travma, yaşanan olayın kendisi değil; bedenimizde, zihnimizde ve ilişkilerimizde bıraktığı izdir. Ve izler doğru destekle yeniden şekillenebilir.

Ama yaşadığımız her olumsuzluk travmadan mı kaynaklanır?

Hayır.

Her kaygı, her öfke, her ilişki sorunu ya da her başarısızlık travmanın sonucu değildir. Bazen kişilik özelliklerimiz, bazen öğrenilmiş davranışlarımız, bazen de yaşam koşullarımız bizi zorlar.

Ancak travmalar çoğu zaman görünmez bir senaryo gibi hayatımızı yönetebilir.

Çocukken reddedilen biri yetişkin olduğunda terk edilmekten korkabilir.
Sürekli eleştirilen biri, en küçük hatasında kendini değersiz hissedebilir.
Sevilmek için mücadele eden biri, onu inciten insanlardan vazgeçmekte zorlanabilir.

Carl Jung’un şu sözü tam da bunu anlatır:

“Bilinçdışını bilinçli hale getirene kadar, hayatını yönlendirmeye devam edecek ve sen buna kader diyeceksin.”

Belki de mesele, başımıza ne geldiği değil…
Yaşadıklarımızın bugün bizi nasıl yönettiğini fark etmektir.

Çünkü iyileşmek; geçmişi silmek değil, geçmişin bugünkü hayatımız üzerindeki etkisini azaltabilmektir.




11/06/2026

Birbirini seven çiftler neden bu kadar çok kavga eder ..?

Çünkü ilişkiler sadece sevgiyle yürümez.

Bir taraf anlaşılmak isterken, diğer taraf eleştirildiğini hisseder.
Bir taraf yakınlaşmaya çalışırken, diğer taraf bunalmış hisseder.
Bir taraf konuşmak isterken, diğer taraf susmayı seçer.

Ve zamanla sorun, yaşanan olaylar olmaktan çıkar; kendimizi yalnız, değersiz ve görülmemiş hissetmeye başlarız.

Aslında çoğu çift, birbirini sevmediği için değil; birbirinin yaralarına dokunduğu için zorlanır.

Çünkü ilişkilerde kavga ettiğimiz şey genellikle bugünkü konu değildir…
Çocukluktan taşıdığımız reddedilme korkusu,
terk edilme endişesi,
değer görmeme yarasıdır.

Bu yüzden bazen sevdiğimiz kişiye değil,
bize hatırlattığı eski acılara tepki veririz.

İlişkilerde sorun yaşamak, ilişkinin bittiği anlamına gelmez.
Bazen sorunlar, iki kişinin birbirini daha derinden tanıması için bir fırsattır.

Asıl soru şu:
Haklı çıkmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa birbirinizi anlamaya mı?





10/06/2026

Birbirini seven çiftler neden bu kadar çok kavga eder biliyor musunuz?

Çünkü ilişkiler sadece sevgiyle yürümez.

Bir taraf anlaşılmak isterken, diğer taraf eleştirildiğini hisseder.
Bir taraf yakınlaşmaya çalışırken, diğer taraf bunalmış hisseder.
Bir taraf konuşmak isterken, diğer taraf susmayı seçer.

Ve zamanla sorun, yaşanan olaylar olmaktan çıkar; kendimizi yalnız, değersiz ve görülmemiş hissetmeye başlarız.

Aslında çoğu çift, birbirini sevmediği için değil; birbirinin yaralarına dokunduğu için zorlanır.

Çünkü ilişkilerde kavga ettiğimiz şey genellikle bugünkü konu değildir…
Çocukluktan taşıdığımız reddedilme korkusu,
terk edilme endişesi,
değer görmeme yarasıdır.

Bu yüzden bazen sevdiğimiz kişiye değil,
bize hatırlattığı eski acılara tepki veririz.

İlişkilerde sorun yaşamak, ilişkinin bittiği anlamına gelmez.
Bazen sorunlar, iki kişinin birbirini daha derinden tanıması için bir fırsattır.

Asıl soru şu:
Haklı çıkmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa birbirinizi anlamaya mı?





05/06/2026

Aldatma çoğu zaman sadece bir “başkasını isteme” hikâyesi değildir.

Bazen kişinin kendi içindeki boşluğu doldurma çabasıdır.
Bazen görülme, onaylanma ve değerli hissetme ihtiyacıdır.
Bazen de yüzleşemediği sorunlardan kaçmanın en kolay yoludur.

Ama şunu unutmayın:

Bir insanın aldatması, aldatılan kişinin yetersiz olduğunu göstermez.
Aldatma, çoğu zaman aldatan kişinin sınır koyma, dürüst olma ve duygularıyla sağlıklı şekilde baş etme becerisindeki eksikliği gösterir.

Çünkü sağlıklı bir ilişkide sorunlar konuşulur.
Bitmesi gerekiyorsa ilişki bitirilir.
Ama aldatma, çözüm değil; güvenin sessizce yıkılmasıdır.

En acı olan ise aldatılmak değil…
Kendini suçlayarak “Bende ne eksikti?” sorusuyla yaşamaktır.

Belki de doğru soru şudur:

“Benim neyi görmezden gelmem, bu davranışı hak ettiğimi düşünmeme neden oldu?”

İyileşme, kendini suçlamayı bıraktığın yerde başlar.

AldatmaPsikolojisi

26/05/2026

“Bazen birini sevmiyoruz…
Sadece çocukluğumuzdan tanıdık gelen duyguyu yeniden yaşamaya çalışıyoruz.

Size değer vermeyen, ulaşılmaz, sevgisini eksik gösteren insanlara sürekli çekiliyorsanız bu bir ‘şanssızlık’ olmayabilir.
Psikoloji buna tekrar eden ilişki döngüsü der.

Çünkü insan zihni, sağlıklı olanı değil…
Tanıdık olanı güvenli sanır.

Çocuklukta sevgiyi ilgi kırıntılarıyla aldıysanız,
yetişkinlikte de sizi belirsizlikte bırakan kişileri ‘aşk’ sanabilirsiniz.

Bir tarafınız:
‘Bu sefer beni seçsin…’ diye savaşır.
Ama aslında savaş verdiğiniz şey sevgi değil, geçmiş yaralarınız olabilir.

Gerçek sevgi;
kaygıyı, kovalamayı ve kendini kanıtlama savaşını değil,
huzuru hissettirir.

Yanlış kişilere çekilmek bazen kalbin değil,
iyileşmemiş yaraların seçimidir.”

Address

Istanbul

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Psk. Ebru Demirhan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

Sponsored

Share