psikolognerminbaykan

psikolognerminbaykan NERMİN BAYKAN
Psikoterapist/Psikolog
Çocuk- Ergen- Aile- Oyun Terapisti

Kısaca bahsedecek olursak; esnek ama net sınırlar çocuğun güvende hissetmesini sağlar.
07/01/2026

Kısaca bahsedecek olursak; esnek ama net sınırlar çocuğun güvende hissetmesini sağlar.

Ergenlikte Nasihat.
06/01/2026

Ergenlikte Nasihat.

Duygusal ve psikolojik gelişimi destekleyen en sevdiğim çocuk kitapları…Her biri çocukların dünyasına dokunan, duygu far...
12/12/2025

Duygusal ve psikolojik gelişimi destekleyen en sevdiğim çocuk kitapları…
Her biri çocukların dünyasına dokunan, duygu farkındalığını güçlendiren harika yayınlar. 🌿📚

Ergenlik döneminde sınır koymanın önemi..
08/12/2021

Ergenlik döneminde sınır koymanın önemi..


Oyun terapisi odası iyi bir büyüme zeminidir. En önemli figürün çocuk olduğu, oyunu ve davranışlarını kendisinin yönlend...
24/11/2021

Oyun terapisi odası iyi bir büyüme zeminidir. En önemli figürün çocuk olduğu, oyunu ve davranışlarını kendisinin yönlendirdiği bu güvenli alanda kimse ona ne yapması gerektiğini söylemez, tavsiyede bulunmaz, onu azarlamaz, rahatsız etmez, onun mahremiyetini ihlal etmez.

Çocuk burada kanatlarını açabileceğini hisseder; tam olarak kabul gördüğü için kendisine doğrudan bakabilir; fikirlerini hayata geçirebilir. Dünyası artık buradadır;
Endişe eden ebeveynler arasında bir piyon haline geldiği veya bir başkasının hayal kırıklıkları ve saldırganlıklarının hedefi olduğu dış dünyada, erişkin otoritesi, rakip akranlar veya sıkıntılı durumlarla yarışmak zorunda değildir.

Başlı başına bir bireydir. Ona itibar edilir ve saygı gösterilir.. İstediği herşey söyleyebilir ve tamamen kabul görür. Oyuncaklarla nasıl isterse o şekilde oynar ve tamamen kabul görür.

Nefret edebilir, sevebilir ve taş bir heykel gibi kayıtsız olabilir; yine tamamen kabul görür. Bir kasırga kadar hızlı yahut bir kaplumbağa kadar yavaş olabilir ve ne hızı kesilir ne de acele ettirilir...

Virginia Axline(-oyun terapisi)




Virginia Axline(-oyun terapisi)

Bir çocuğun 3 ebeveyni vardır. Annesi, babası ve anne baba arasındaki ilişki. Byron Norton'un çok sevdiğim sözüdür. Gele...
12/11/2021

Bir çocuğun 3 ebeveyni vardır. Annesi, babası ve anne baba arasındaki ilişki. Byron Norton'un çok sevdiğim sözüdür. Gelelim esas meseleye..

“Hocam oğlum/kızım çok öfkeli. Neden böyle anlamıyorum. Aslında biz sürekli onunla ilgileniyoruz da. Kitaplar okudum. Orada yazan her şeyi uyguladık ama yok, sanırım bizim çocuk annesine/babasına çekmiş."

Size de tanıdık geldi mi
Çocuklarınızla yaşadığınız çıkmazlarda
‘Bu ailede yanlış giden nedir?’ değil,
‘Bu ailede eksik olan nedir?’ diye de değil,
“BU ŞU ANDA NE ANLAMA GELİYOR?” diye sorun kendinize..

İhtiyacı görmek, keşfetmek için doğru soruyu sormuyor oluyoruz çoğu zaman. İşte bu yüzden derinlerde saklı olanı yüzeyde ararken buluyoruz kendimizi..

Çocuk 3 yaş itibariyle özdeşim kurmaya, taklit etmeye ve model almaya başlar. Bir çocuğun şahit olduğu ilk ilişki anne ve babasının (birincil bakım verenlerin) arasındaki ilişkidir. Eşinizle bir tartışma anınızı hayal edin ya da keyifle geçirdiğiniz bir zamanı..Verdiğiniz tepkileri, bedensel duruşunuzu, kullandığınız sözcükleri hatırlayın.. Çocuk o anlarda verdiğiniz tepkileri sizinle ya da bir başkasıyla, benzer durumu yaşadığında sergilemek için kaydetmiştir çoktan..O halde birbirlerine sürekli bağıran bir çiftin, çocuklarının da öfkeyle sorunlarını çözmeye çalışmak istemesi kadar daha doğal ne olabilir ki..

Bir de şöyle bakalım.. Eşinizin öfkeli bir tepkisinin ardından ne hissetiğinizi anımsamaya çalışın..Peki siz öfkeli bir tepki verdiğiniz zaman çocuğunuz da sizinle aynı hissi yaşıyor olabilir mi..

Çiftler bu noktada önce birbirlerinin uzmanı olmalı, birbirleriyle ilgili hiçbir şey onları korkutmamalıdır. Ancak birbirlerinin uzmanı olan çiftler çocuklarına doğru ışığı tutabilirler. İşte tam burada çocuğa ebeveynlik yapan anne baba değil, anne ve babanın aralarındaki ilişkidir.

Herkese güzel bir haftasonu olması dileğiyle. İlişkilerimize bu açıdan bakmayı deneyelim.

Sevgiyle Kalın🌷
Psikolog Nermin Baykan

Herkese iyi akşamlar dilerim..Bugün çocuğun yemek yemeye karşı direnişi ve yememesini ele almak istedim.Seanslarda genel...
10/11/2021

Herkese iyi akşamlar dilerim..

Bugün çocuğun yemek yemeye karşı direnişi ve yememesini ele almak istedim.

Seanslarda genellikle çocukların beslenme düzenini sorarım.

Yapılan çalışmalar, çocukta yeme bozukluğunun gelişmesinde annenin ruhsal durumunun, anne çocuk arasındaki etkileşimin, annenin yeme alışkanlıklarının önemli olduğu göstermektedir. Annenin ruhsal sorunları (kaygı, depresyon, gerginlik) çocuğa yansıyabilir. Çocuğun yemek yemeye karşı tepkileri, isteksizliği annenin ruhsal durumunun (kaygı, gerginlik ve depresyonunun) daha da tetiklenmesine neden olabilir. Bu durum kısır döngüye girebilir. Anne bu durumda çocuğu daha çok yemek yemeye zorlayabilir veya yemek yemeyi kesebilir. Çocuk da bu süreç karşısında gerginleşir ve karşı tepkiler vermeye başlayabilir.

Annenin yemek yeme saatindeki tutumu da önemli belirleyicilerden biridir. Çocuk “çabuk yesin, oyalanmasın, döküp saçmasın” diye çocuğa kendi yemek yedirmesi durumunda annenin kaygısı çocuğa yansır. Bu durum çocuğun kendine güven duygusunun gelişmesini olumsuz etkiler. Annenin hem kendi hem de çocuğun kaygıları ile baş edebilmesi, çocukla kaliteli zaman geçirmesi, çocuğun özerkliğinin gelişmesine yardımcı olacaktır.

Yemek yemek aynı zamanda beden sınırlarımızla ilgilidir. Bebeklikten itibaren yapılan zorla ve annenin kendi ritmine göre yedirmeler çocukta bir tür beden sınırı ihlali etkisi yaratabilmekte ve çocuğun öfkelenmesine,yemek yemeye direnmesine veya ileriki yaşlarda başka yeme bozukluğu davranışlarına zemin hazırlayabilmektedir.

Bununla ilgili "Çocuklarda ebeveyn olarak yeme problemlerini önlemek için neler yapabilirsiniz?" adlı gönderimi inceleyebilirsiniz.

Korkular, çocuklarda oldukça sık rastlanan tepkilerdir. Çevresini tanımayan, etrafında olup bitenlerden pek haberdar olm...
09/11/2021

Korkular, çocuklarda oldukça sık rastlanan tepkilerdir. Çevresini tanımayan, etrafında olup bitenlerden pek haberdar olmayan küçük bir çocuğun herşeyden korkması çok doğaldır. Büyüdükçe bu korkuların azalması beklenir. Çünkü çocuğun bilişsel olarak gelişmesi ve çevreyi tanıma oranının artması, korkulacak nesne ve durum sayısını azaltır. Ancak ; anne babanın yanlış tutumları ve adeta korkuyu çocuklarına öğretmeleri nedeniyle bu geçici korku uzun yıllar devam ediyor ve hayatın işlevselliğini etkiliyor.

Çocuk korkunun anlamlı olmadığının farkındadır, ancak kendine engel olmaz ve korktuğu nesne ve durum karşısında kaçma ya da kaçınma reaksiyonu göstermektedir. Korkulan durum ve nesne ile karşılaşıldığında, çocuk ağır bir kaygı durumu yaşar. Bu kaygı da dışarıya huysuzluk, ağlama, mızmızlanma ya da yanında bulunan kişiye sıkıca sarılır.

Özgül fobi de çocuk korktuğu nesne ve durumlarla karşılaştığında titreme, terleme ve kalp çarpıntısından baygınlık duygusuna kadar değişen bir bedensel belirtilerinin eşlik ettiği panik hali yaşanabilir.

Fobilerin son araştırmalarda kalıtım ve beyindeki bazı maddelerin metabolizmasındaki bozukluklardan dolayı fobi oluşumunda etkili olduğu söyleniyor.

1 yaş ila 5 yaş arasında yüksek ses karanlık, hayvanlar ve aileden ayrılma korkuları sık görülür.

Korkuları olan bir çocuğa yardım etmek istersek ona zaman tanımak ve adım adım sorunun üzerine gitmesini sağlarız. Attığı her adımda onu cesaretinden dolayı kutlarız ve gelecek için ümit vermeliyiz. Korku duygusunu yansıtabilir. Anlayışla karşılayabiliriz.

Ancak yaklaşılmaması gereken bir davranış ise anne babanın, korkan bir çocuğa söyledikleri ilk söz "bebek gibi niye korkuyorsun" oluyor. Bu aşağılayıcı yaklaşım ile sorunu çözmek mümkün değildir.

Korkular tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bir uzmana başvurabilirsiniz.

Sevgilerimle🌠
Psikolog Nermin Baykan

Herkese günaydın..💛Ebeveynlerin genellikle sorduğu sorulara cevap vermek istedim.Gönderiyi sola kaydırarak okuyabilirsin...
09/09/2021

Herkese günaydın..💛

Ebeveynlerin genellikle sorduğu sorulara cevap vermek istedim.

Gönderiyi sola kaydırarak okuyabilirsiniz.

Okullar açılması ile bazı yaşanan krizler ortaya çıkabiliyor. Bazı davranışlar da değişiklikler görülebilir.

Davranışı değiştirmek için sevgi dolu bir bakış, birkaç güzel söz, çocuğun kendisini onarmasına yardımcı olur.

Peki bu dönemlerde stresi yatıştırmak için neler yapabiliriz?

•Fiziksel temas, ebeveynin teselli veren sesi, sevgi gösterileri.şefkat göstermek.

Sakince derin bir nefes almak.

Dikkati onun içinde kopan fırtınalara çevirmek.

Duygularını ifade etmesine izin vermek.

Bir bardak su.

Yeşillik manzarası.

Fiziksel egzersizler. (yürüyüş, koşu, bol hareket)

Müzik

Onu güldürmek

Şefkat duygusu amigdalayı yatıştırır stres hormonlarının salgılanmasını azaltan dopamin, seretonin ve oksitosin (sevinç, dinginlik ve mutluluk molekülleri) salgılanmasını sağlar.

Bol bol sevgi ve şefkatli günler diliyorum...💛

Devamı gelsin isterseniz sorularınızı mesaj bölümünden iletebilirsiniz. Fırsat buldukça cevaplayacağım.







Bugün payımıza düşen polis olmaktı :)Basit gibi görünen anne-babaların öğrettiği korkuların çocuklar üzerinde ne kadar e...
13/07/2021

Bugün payımıza düşen polis olmaktı :)

Basit gibi görünen anne-babaların öğrettiği korkuların çocuklar üzerinde ne kadar etki ettiğini gördüm.
Bazı anne-babalar korkuyu disiplin aracı olarak kullanırlar. ''Öcü geliyor, uslu durmazsan seni polis götürür, köpek ısırır, doktor iğne yapar'' gibi sözlerle çocuğunuzu disiplin etmeye çalışırsınız. Ancak bunlar çocuğunuza korku aşılar. Başlangıçta masumane gözüken bu şakalar ileride çocukta bir travmaya dönüşebilir.

Korku, çocuğun küçük dünyasında ‘güven de değilim’ tepkisi oluşturur.

Güvenin zıddı olan korku, insan hayatındaki en önemli duygulardan birisidir. Nasıl ki fiziksel bütünlüğü bozulan, yaralanan insan ağrı hissederse; psikolojik bütünlüğü zedelenmiş kişi de korku duyar.



Herkese Merhabalar 🙏🍀🙋🏼‍♀️Bugün beslenme konusunu ele almak istedim.  Beslenmenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmek i...
01/06/2021

Herkese Merhabalar 🙏🍀🙋🏼‍♀️

Bugün beslenme konusunu ele almak istedim. Beslenmenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmek istiyorum. Eminim bir çok ebeveynin sıkıntısı olduğunu görüyorum.

Yaşamın en temel gereklerinden biri olan beslenme aynı zamanda anne-çocuk arasındaki ilk ilişki biçimidir. Bu ilişki biçimi, anne ve çocuğun bedensel ve ruhsal yapılarını direkt ilgilendiren yönüyle dikkat çekicidir.

Beslenme konusunda nasıl bir tutum içerisinde olabiliriz?

Çocuğun yemek yemesi için neler yapabilirsiniz?

Postu kaydırarak okuyabilirsiniz.
➡️➡️➡️➡️➡️➡️➡️➡️➡️➡️

Umarım faydalı olur. Beğenmeyi ve takip etmeyi unutmayın. Sizler nasıl sorun yaşıyorsunuz yorum kısmına yazabilirsiniz. 🙏🍀




Address

Batı Mahallesi Karanfil Sokak No:30 Önder Apartmanı Daire:6 Pendik Istanbul
Istanbul
34890

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when psikolognerminbaykan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Featured

Share

Category