Uzman Psikolog Ayşegül Soysal

Uzman Psikolog Ayşegül Soysal Çocuk ve ergen terapisti, klinik testler uygulayıcısı. Disleksi, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktiv

Çocuk ve Ergen terapisti, Klinik Testler uygulayıcısı. Öğrenme Güçlüğü, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite, Davranım sorunları, Aile içi ilişkiler, Sınav Mentörlüğü ve Performans Geliştirme alanlarında uzmandır. Canlı yayın videolarını izlemek ve iletişim için sayfayı ziyaret edin.

04/08/2026

TA’da en sevdiğim konulardan biri olan “Oyunlar” konusunu kısaca anlattım.
Karpman drama üçgeni için ayrıca tek bir video daha çekeceğim, ona seriler ayırsak anca hatta 😅
Bu konular ilginizi çekiyorsa, daha fazlası için TA101 eğitimine veya seminerlere katılabilirsiniz.
www.taakademi.com adresinde hepsi mevcut
Faydalı olmasını dilerim 🌸

Yaşam Boyunca Hep Bir Şeyler Oluncaya Kadar Beklemek“Şunu bitirmeden kendime izin veremem.”Tanıdık geliyor mu?Transaksiy...
01/08/2026

Yaşam Boyunca Hep Bir Şeyler Oluncaya Kadar Beklemek

“Şunu bitirmeden kendime izin veremem.”
Tanıdık geliyor mu?
Transaksiyonel Analiz’de buna “Kadar/ Önce” kurgusu diyoruz — Eric Berne’in tanımladığı altı kurgu sürecinden ilki. Mantığı basit ama biraz gizli ilerliyor: iyi bir şey yaşanabilmesi için önce ondan daha az iyi, daha zor bir şeyin bitmesi şart.
🌀
Yani ödül hep bir koşula bağlı — ve o koşul genelde bir türlü tamamlanmıyor.
🌀
“İşimi bitirmeden eğlenemem.” Masadaki iş asla tam bitmez. Bir tane biter, arkasından üç tane daha çıkar. Eğlenme izni hep bir sonraki bitirmeye ertelenir.

“Kilo vermeden mutlu olamam.” Mutluluk burada bir hedef kiloya bağlanmış durumda. O kiloya ulaşılsa bile genelde yeni bir koşul çıkar — çünkü mesele aslında kilo değil, kendine izin verememe alışkanlığı.

“Kendimi tam olarak anlamadan değişemem.” Kendini anlama süreci sonsuza kadar uzatılabilir bir şey. Bu da değişimi rahatlıkla erteleme gerekçesi olur — “önce şunu çözmem lazım” diyerek.

Kısa vadede de aynı örüntü işler.
Eşine “tamam şimdi geliyorum, çay içelim” der, sonra hemen ekler: “bir saniye, şu işi bitireyim önce.” O “bir saniye” çoğu zaman uzar gider — çünkü bitmesi gereken iş asla gerçekten bitmez.
Bunlar tesadüf değil. Kişinin taşıdığı yaşam kurgusunun günlük konuşmaya, günlük davranışa sızmış halidir…
Ve bu kurguyu doğru okuduğumuzda aslında çok daha fazlasını görürüz: kişinin iletişim tercihlerini, hangi inançla hareket ettiğini, hangi oyunları oynadığını. Hepsi bir araya gelip kişilik adaptasyonunu oluşturur.
Daha fazlası için: www.taakademi.com 🌀

Aç değilsin. Ama mutfaktasın.Bunu yapan şey irade eksikliği değil. Çoğu zaman gün boyunca fark edilmemiş bir duygunun, e...
28/07/2026

Aç değilsin. Ama mutfaktasın.

Bunu yapan şey irade eksikliği değil. Çoğu zaman gün boyunca fark edilmemiş bir duygunun, en hızlı ulaşabildiği yerden — yemekten — kendini duyurmaya çalışması.

Yeme farkındalığı bu yüzden “kendini tutmak” değil. Elini yemeğe uzattığın o kısa anı yavaşlatıp orada gerçekte ne olduğuna bakabilmek.

Bunun için 10 sayfalık küçük bir çalışma rehberi hazırladım. Ücretsiz.

İçinde:
— Yemeden önce kendine sorabileceğin 5 soru
— Fiziksel açlık ile duygusal yeme isteğini ayırt etme sayfası
— Duygu fark etme çalışması
— Bir dakikalık duraklama pratiği
— Bir haftalık mini günlük

Diyet yok. Kural yok. Kalori yok. Sadece fark etmek.

Yorumlara “rehber” yaz, DM’den göndereyim.

Not: Yeme örüntülerin günlük hayatını zorlaştırıyorsa bu rehber tek başına yeterli olmayabilir. O noktada bir uzmanla konuşmak daha doğru bir adım.

beslenmepsikolojisi

Buzdolabını üçüncü kez açıyorsan, mesele yemek olmayabilir.Çünkü bu çoğu zaman irade meselesi değildir.Zorlayıcı bir duy...
28/07/2026

Buzdolabını üçüncü kez açıyorsan, mesele yemek olmayabilir.
Çünkü bu çoğu zaman irade meselesi değildir.
Zorlayıcı bir duygu geldiğinde, zihnimiz en hızlı rahatlamayı bildiği yere yönelir. Pek çok kişi için bu yer yemektir.
Bu yüzden sadece ‘kendimi durdurmalıyım’ demek çoğu zaman işe yaramaz.
Önce ne hissettiğini anlamak gerekir.
Ben de bunun için duygusal yeme döngüsünü adım adım anlattığım kısa bir rehber hazırladım.
Yorumlara REHBER yazarsan sana gönderebilirim.

“Bize hiç sorun yaşatmadı.”Bu cümle bir övgü gibi duyulur. Oysa bazen bir çocuğun yıllarca taşıdığı görünmez emeğin, ve ...
23/07/2026

“Bize hiç sorun yaşatmadı.”
Bu cümle bir övgü gibi duyulur. Oysa bazen bir çocuğun yıllarca taşıdığı görünmez emeğin, ve hatta görünmez yükün özetidir.

Bazı çocuklar erken yaşta bir şeyi sezer: Bu evde sorun çıkarmamak gerekir. Belki anne babanın kendi dertleri vardır. Belki evde zaten “zor” olan başka biri vardır. Belki de duygular, bu evde taşınamayacak kadar ağırdır. Belki ebeveynlerinin duygularından çocuğun duygularına adeta yer kalmıyordur.

Çocuk da kendine düşeni yapar: küçülür. İhtiyacını söylemez. Ödevini kimse demeden yapar. Ağlayacaksa odasında, sessizce ağlar.
Ve övülür: “Ne uslu çocuk. Ne olgun. Hiç bakım istemiyor.”

Her övgü aynı dersi biraz daha pekiştirir: Sevilmek için sorunsuz olmak gerekir. İhtiyacın olması, yük olmak demektir.

O çocuk büyür. Yardım istemeyi bilmeyen, hata yaptığında dünyası başına yıkılan, “nasılsın” sorusuna otomatik “iyiyim” diyen bir yetişkin olur.

Herkesin güçlü bildiği ama kimsenin gerçekten tanımadığı biri. Çünkü öğrendiği sistemde ihtiyaç duymak tehlikelidir; kusur göstermek, sevgiyi riske atmaktır.

Mükemmel çocuk aslında mükemmel değildir. Sadece kendinden vazgeçmiştir — hem de bunu kimse fark etmeden.
(Not: “Mükemmel çocuk sendromu” klinik bir tanı değil; sık karşılaştığımız bir örüntünün adı.)
🌼
İyileşme, o eski sözleşmeyi bozmakla başlar: Yardım istemek zayıflık değil. “İyi değilim” demek yük olmak değil. Hata yapmak, sevilme hakkını kaybetmek değil.

Sorunsuz olmak hiçbir zaman bir çocuğun görevi değildi. Senin de değil.
Bu yazıda kendinden bir şey bulduysan, ihtiyacı olduğunu düşündüğün biriyle paylaşabilirsin.

Büyük harflerle şehir panosuna şunu yazmak isterdim: “Bencillik, kendini sevmek değildir. Kendini sevmek de bencillik de...
13/07/2026

Büyük harflerle şehir panosuna şunu yazmak isterdim: “Bencillik, kendini sevmek değildir. Kendini sevmek de bencillik değildir.”
🌀

“Bencil olma.”
Çoğumuz bu cümleyle büyüdük. Ve zamanla şunu öğrendik: İyi insan, kendini en sona koyan insandır. Hayır demek ayıptır. Dinlenmek tembelliktir. Kendine zaman ayırmak lükstür. Önce herkes, sonra — eğer bir şey kalırsa — sen.
Böyle büyüyen biri için kendine dönük her adım suçlulukla gelir. Yorgunken “hayır” dediğinde içi rahat etmez. Kendine bir şey aldığında açıklama ihtiyacı duyar. Dinlenirken bile aklı, yapmadığı şeylerdedir.
Oysa ikisi aynı şey değil.
Bencillik, başkasının ihtiyacını yok saymaktır. Kendini sevmek, kendi ihtiyacını yok saymamaktır.
Bencil olan “sadece ben” der. Kendini seven “ben de” der.
Aradaki fark küçük görünür ama hayat aslında tam da bu farkın içinde geçer. Çünkü kendi ihtiyacını sürekli erteleyen kişi bir gün fark eder ki verdiği her şeyin altında sessiz bir kırgınlık birikmiş. Yorgunluk öfkeye, fedakârlık hesaba dönüşmüş. Ve beden, sözle söylenmeyeni bir şekilde söylemeye başlamış — uykusuzlukla, gerginlikle, tükenmişlikle.
Kimse boş bir kaptan su ikram edemez. Kendine bakman, kimseden bir şey eksiltmez; tam tersine, ilişkilerine kırgınlıkla değil isteyerek vermeyi geri getirir.
“Hayır” demek birini reddetmek değildir çoğu zaman. Sadece kendini reddetmekten vazgeçmektir… Ve bazen de bunu kendimize rağmen gerçekleştirmemiz gerekir…

Bu yazıda kendinden bir şey bulduysan, ihtiyacı olduğunu düşündüğün biriyle paylaşabilirsin.

Sezgilere tekrar güvenmeyi öğrenmek mümkün, hatırlatıcı olmasını dilerim 🌼“Kötü bir olay yaşadığımda bazen anlamlandırma...
10/07/2026

Sezgilere tekrar güvenmeyi öğrenmek mümkün, hatırlatıcı olmasını dilerim 🌼

“Kötü bir olay yaşadığımda bazen anlamlandırmakta zorlanır, çoğu zaman abartıyor olduğumu düşünürüm.” Der misiniz?

Mantıken biliyorum ama yapamıyorum” bir irade sorunu değil; içerde aynı anda konuşan iki sesin hikâyesi. Transaksiyonel ...
09/07/2026

Mantıken biliyorum ama yapamıyorum” bir irade sorunu değil; içerde aynı anda konuşan iki sesin hikâyesi. Transaksiyonel Analiz bu iki sesi yapısal olarak okumayı öğretir — hangisi şimdiye ait, hangisi geçmişten konuşuyor? Bu bakışı temelden alıp klinik uygulamaya taşıyan bir eğitim yolu kurduk: TA Akademi, 2026–2027 döneminde başlıyor.
Programın tamamı broşürde — yorumlara “TA” yaz, DM’inden göndereyim.
⚪️
Psikologlar, psikoterapistler, psikiyatristler, psikolojik danışmanlar, aile hekimleri ve psikoloji/PDR öğrencileri için.

Bu içerik psikoeğitim amaçlıdır; tanı ya da terapi yerine geçmez.

07/07/2026

Transaksiyonel Analiz eğitimleri başlıyor 🙌🏻

Detaylı bilgi almak için bize ulaşabilirsiniz,
Sevgiler

Ben uygulayamayacağım kurallar koyacağıma, uygulayabileceğim çerçeveler belirlemeyi hayatın her alanında, çokça tercih e...
09/03/2026

Ben uygulayamayacağım kurallar koyacağıma, uygulayabileceğim çerçeveler belirlemeyi hayatın her alanında, çokça tercih ediyorum.
Hatta hayata bakış açım bu diyebilirim, özellikle anne olduktan sonra bu tutumum daha da pekişti 🫠
Çünkü ebeveynlik mottom anneler grubunda bolca konuştuğumuz gibi “Kaosa kaos eklememek.” 🤣
Bazen işler karışmıyor mu? Hem de nasıl! Bir bakmışım sınırlar karışmış, ekran konusu birbirine girmiş, olmuyor mu oluyor, açıkçası olmadığına da hiç inanmam.
Önemli olan çıkan kaos değil, çözümlere geri dönülebileceğini bilmek, mükemmel olmaya çalışmamak, herkesin kendi ebeveynlik tarzı olduğunu, çocuğuna uygun olanı belirleyebileceğine güvenmek. Bunun için de eksiklikleri okumak, öğrenmek.
Evet ekran konusu çok karmaşık, çok denklemli bir konu, eğer çerçeveyi tutamayan, o sınırları yönetemeyen bir ebeveynseniz ekrana hiç müsaade etmemek daha iyi bir seçenek olabilir; ancak eninde sonunda sınır koymayı öğrenmeniz gerekecektir.
Önemli olan sizin yetişkin kişi, ve o çocuğun annesi/babası/ bakımvereni olduğunuzu fark etmek, dolasıyla kuralları, yönetimi sizin belirleyici olduğunuzu unutmamak.
Bir ilişki içerisinde bu işlerin aile sistemine uygun versiyonu bulunabileceğini de unutmamak olduğunu düşünüyorum.
Faydalı olmasını dilerim,

Ayşegül 🤗

Address

Co-Mind Psikoloji Caferağa Mahallesi Bahariye Caddesi Ağabey Sokak No:40 Kadıköy
Istanbul
34710

Opening Hours

Monday 09:00 - 19:00
Tuesday 09:00 - 19:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 19:00
Friday 09:00 - 19:00

Telephone

+905333577372

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Uzman Psikolog Ayşegül Soysal posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Practice

Send a message to Uzman Psikolog Ayşegül Soysal:

Shortcuts

Featured

Share