29/06/2026
Allostasis; yalnızca reaktif (tepkisel) bir tutum sergilemekten ziyade, stres faktörlerini öngörebilme ve değişim süreçlerinde dinamik bir stabiliteyi sürdürebilme yetisidir. Bireyi içsel olarak olgunlaşmaya, dengede kalmaya, kendi kendini yönetme becerisi geliştirmeye ve kendi psikolojik bütünlüğünü korumaya yönlendiren temel yapı, allostasis sistemidir. Bu mekanizma; tepkisellikten uzaklaşmayı, durabilmeyi, duruma dışarıdan bir perspektifle bakabilmeyi ve öz-sakinleştirmeyi içerir. Reaktif olunmayan her durum, zihinsel süreçlerde farklı bir bilişsel işlemleme alanına geçilmesine olanak tanır.
Kronik stres, stres tepkilerini kontrol eden nöroreseptörlerde yapısal hasara ve işlevsel bozulmalara yol açar; reseptör yapısındaki bu değişimler neticesinde nörokimyasal akışın döngüsü sekteye uğrar. Yüksek düzeyde kortizol ve adrenaline maruz kalındığında; hormonal denge, böbrek fonksiyonları ve iç organlar başta olmak üzere tüm fizyolojik sistemin iç dengesini bozan bir süreç devreye girer. Allostatis mekanizmasını uzun süre işletememek, yani sürekli tepkisel bir tutum sergilemek, ‘allostatik yük’ oluşumuna neden olur. Allostatik yük, temelde erken dönem travmatik deneyimlerin organizmada yarattığı fizyolojik ve psikolojik birikimlerin total bir yansıması olarak tanımlanabilir.
Meral Aydın